Anasayfa Haber ​Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi: Eşit koşullarda bir arada yaşamı savunmaya kararlıyız!

​Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi: Eşit koşullarda bir arada yaşamı savunmaya kararlıyız!

Paylaş

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Parti Meclisi, 28-29 Kasım 2015 tarihlerinde toplanmış, 1 Kasım seçimleri ve Ortadoğu’da ki gelişmeler ve Suriye meselesi, yeniden çatışmalı ortama girilmesi ve buna bağlı olarak yaşanan tüm gelişmeleri değerlendirmiş, Parti Meclisi sonuç bildirgesinin kamuoyu ile paylaşılmasına karar vermiştir.

 Eşit koşullarda bir arada yaşamı savunmaya kararlıyız!

 28-29 Kasım 2015 tarihlerinde toplanan Parti Meclisimiz; 7 Haziran seçimleri sonrası siyasal iktidarın, tek başına kaybettiği iktidarını yeniden kazanmak, bölgede Suriye üzerinden dış politikada kaybettiği itibarını yeniden onarmak uğruna, devreye sokmuş olduğu ve barış iklimini zehirleyen, yeniden savaş politikalarına başvuran stratejik adımlarının yol açtığı gelişmeleri değerlendirmiş ve önümüzdeki sürecin temel görevlerini somutlamıştır.

30 yılı aşkın süredir, Kürt siyasal hareketi ile devlet arasında süren çatışma ve savaşın, barış ve müzakere süreci olarak yaşandığı son yıllar içerisinde, toplumda oluşan iyimserliğin, bir çırpıda sonlandırıldığı ve 7 Haziran seçimlerinin sonuçlarının AKP iktidarı tarafından değiştirilmek istendiği tekrar ve zorlama bir seçimi 1 Kasım seçimlerinde yaşadık.

 Bu seçim süreci AKP’nin savaş politikaları altında yaşandı. AKP bir yandan ipuçları görülen çözülmesini engellemek, diğer yandan HDP etrafında birikmeye başlayan yeni bir yaşam arayışını sindirmek amacıyla bilinçli bir savaş stratejisi izledi. Bu stratejinin ikinci amacı ise, Ortadoğu’daki gelişmeler karşısında yeniden güç kazanmaktı. 

Bu stratejinin odak noktasında ise iç ve dış politikalarının boşa çıkmasının en önemli nedeni olan Kürt toplumsal muhalefeti bulunmaktaydı. Haziran seçimlerinden bugüne yaşadıklarımızın tamamı, bu bilinçli ve sonuç almaya odaklanmış stratejinin sonuçlarıdır. Kitlesel bombalamalardan Tahir Elçi’nin öldürülmesine ve Kürt illerinde yaşanan iç savaşa kadar her şey bu stratejik kararın sonucudur. Önümüzdeki dönemin politikaları bu gerçeğin üzerine kurulmak zorundadır.

Karşımızdaki ikinci gerçek ise haldeki durumda AKP’nin bu stratejisinin başarılı olduğudur. İtiraf etsek de etmesek de AKP inisiyatifi tekrar eline geçirmiştir. Haziran’da başarı kabul edilecek sonuçların, Kasım’da moralleri bozmasının nedeni tam da budur.

 Bu durumun anlık mı yoksa kalıcı mı olacağını toplumsal muhalefetin gücü belirleyecektir. AKP bunun farkındadır ve toplumsal muhalefetin güçlenmesini engellemek amacıyla ardı ardına hamleler yapmaktadır. Buna cevap veremeyen bir toplumsal muhalefetin başarılı olabilmesi mümkün değildir.

Başarı AKP tarafından belirlenmiş bir stratejinin tekil adımlarıyla mücadele etmekle veya örgütsel düzenlemelerle elde edilemez. Başarının ön koşulu alternatif bir stratejiyi topluma sunabilmek ve benimsetebilmektir. Örgütsel ihtiyaçlar ve biçimler bu doğrultuda belirlenmelidir. Bu gerçekliğin başta HDP ve bileşenleri olmak üzere tüm toplumsal muhalefet güçleri tarafından görülmesi gerekir.

 Toplumsal muhalefet Haziran seçimlerinin gösterdiği imkanları da Kasım seçimlerinin sonuçlarını da gözden kaçırmadan, mücadeleye devam etmek zorundadır. HDP bu mücadelenin taşıyıcısı olacağını ortaya koymakla birlikte, bu yeni sürecin ihtiyaçlarına cevap verebilecek adımları atması gerekmektedir. HDP ve HDK günün ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırılmalı, bunlara ek olarak yeni formlar bulunmalıdır.

Yaşanan sürecin politik gelişmeleri ve krizleri Ortadoğu’da ki gelişmelerden bağımsız ele alınamayacağından, bölgedeki egemenlik kavgasına bağlı siyasi krizin daha da derinleşeceğini görmek gerekir. En son düşürülen Rus uçağı ve sonrasında Türkiye tarafından yapılan açıklamalarda ki tutarsızlıklar, Suriye de yaşanacak planlamada bütün uluslararası güçlerin hesabı ve yerel dinamiklerin tutumu iç siyasetin bölge siyasetinden direk etkileneceğini göstermesi bakımından önemli gelişmelerdir. Dolayısıyla bütünlüklü bir siyasi mücadele bu gelişmelerden bağımsız ele alınamayacaktır. Bu gün siyasetimizi her dönemden daha fazla bütünlüklü bir Ortadoğu ve Uluslararası bakış üzerinden oluşturulması gereken bir dönemin içinden geçtiğimizi bilerek yapmalıyız.

YSGP ülkenin ve Ortadoğu halklarının çıkarına olduğuna inandığı bu yaklaşımı ışığında politik mücadelesine devam edecektir

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi PM’si olarak; Özetlemeye çalıştığımız gelişmeler karşısında her zamankinden daha çok barış eksenli politikalara yoğunlaşarak ve 7 Haziran seçimlerine doğru büyük emeklerle yaratılmış demokratik siyaset olanaklarını sahiplenerek, politik mücadelemizi derinleştirmeye kararlıyız.

Bugün AKP’nin toplumu saflaştırarak, ayrıştırarak ve kutuplaştırarak iktidarını sağlama almaya çalıştığını, HDP vizyonu etrafında bu saflaştırma ve ayrıştırmaya karşı yaşam içinde karşılık gören birlikte ortak mücadele umuduna daha fazla sahip çıkarak, bu konuda üzerimize düşen sorumluluk ve kararlılıkla birleşik mücadele zeminlerine güç vermeye devam edeceğiz.

Son aylarda siyasal iktidarın devreye soktuğu savaş siyasetinin, esas olarak insanlığa karşı bir saldırı olduğunu düşünüyoruz. AKP, toplumun vicdanını körelten bir politikayla, ülkenin bir yakasında olup bitenle ilgili olarak, ülkenin bir başka bölgesinde vicdanları sağırlaştıran adımlar atmaya devam etmektedir. Toplumun bir kesiminin yaşadığı acıları duymayan, hissetmeyen bir toplumda, barış siyasetinin güçsüz kalacağını görerek, toplumun vicdanını uyandıracak bir vicdan hareketini de yaratmak ve bunun için harekete geçmek gerektiğine inanıyoruz.

Bir an önce, insanlarımızın ölümüne, toplumun gittikçe iç savaş psikolojisine sürüklenmesine neden olan çatışmaların durdurulmasını, şiddetin geriletilmesini sağlayarak, demokratik ve barış eksenli bir siyasete yeniden dönülmesi için partimize düşen görevlerde sorumluluk almakta tereddüt etmeyeceğiz.

Barış siyasetini yükseltmeye ve eşit koşullarda, bir arada yaşamamı savunmaya kararlıyız. Bunun için bütün muhalefet güçleriyle, ortak bir birleşik mücadeleye inanıyor, daha ekolojik, demokratik, eşit, özgür bir yaşam inşa etmek için, demokrasiyi kazanmaya odaklanmış görevler için sorumluluk almaya kararlı olduğumuzu duyuruyoruz.

29 Kasım 2015, İstanbul

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Parti Meclisilogo

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here