13 Günde 62 Liseden Bildiri

Paylaş

 

4 Haziran’da İstanbul Erkek Lisesi mezuniyet töreninde öğrencilerin bildiri yayınlamasının ardından geçen 12 günde 52 liseden öğrenciler bildiriler yayıladı. Her gün yeni bir liseden yeni bildiri geliyor.

Yönetici ve öğretmenlerin görevden alınması, kadın öğrencilere dönük ayrımcılık, okuldaki yaşam alanlarının kısıtlılığı, idarenin etkinlikleri engellemesi, bilimsel eğitimden uzaklaşma, dini içerikli etkinlikler bildirilerde dile getiren ortak sorunlardan. Hemen hepsinde dayanışma vurgusu yer alıyor.510_lise

 

Şimdiye dek öğrencileri bildiri yayınlayan liseler şöyle: İstanbul Erkek, Beyoğlu Anadolu, Galatasaray, Beşiktaş Atatürk Anadolu, Kadıköy Anadolu, Vefa Lisesi, Notre Dame de Sion, Bakırköy Anadolu, İzmir Atatürk, Beşiktaş Anadolu, Ankara Gazi Anadolu, İzmir Fen, İstek Vakfı Atanur Oğuz, Etiler Anadolu, Pertevniyal, Samsun Anadolu, Cağaoğlu Anadolu, İzmir Çiğli Fen, Bornova Anadolu, Erenköy Kız, Eskişehir Kılıçoğlu Anadolu, Eskişehir Salih Zeki Anadolu, Seyitgazi Sağlık Meslek, Cihat Kora Anadolu , Samsun Sosyal Bilimler, Ankara Türk Telekom Sosyal Bilimler, Teğmen Ali Rıza Akıncı Anadolu, Suzan Divrik Mesleki Teknik Anadolu, İzmir Karşıyaka Anadolu , Ziraat Bankası Balıkesir Fen , Hisar Okulları, Zuhal Dörtçelik (Şenipek) Endüstri Meslek ,
Çamlıca Anadolu , 
Yıldırım İMKB Mesleki ve Teknik Kız Anadolu , Yıldırım Beyazıt Anadolu,  Uğur Temel, Kırklareli Anadolu, Kırklareli Atatürk Anadolu, Kırklareli TOBB Anadolu, Ankara Atatürk Anadolu, Nişantaşı Nuri Akın Anadolu, Korkmaz Yiğit Anadolu, Bakırköy Kartaltepe Mesleki ve Teknik Anadolu, Kepez Mesleki ve Teknik Anadolu, Çorlu Anadolu, Zeynep Kamil Mesleki Teknik ve Anadolu, Aydın Doğan Mesleki ve Teknik Anadolu, Hasan Hüseyin Akdede Fen, Mersin Anadolu, İzmir Narlıdere Cahide Ahmet Dalyanoğlu, Cumhuriyet Nevvar Salih İşgören Kız Teknik ve Meslek, İtalyan, Özel Getronagan Ermeni, Kurtuluş Anadolu, Çağlayan Anadolu, Antalya, Hacı Zarife Çelebi Aygar Anadolu, İzmir Ahmet Adnan Saygın Mesleki Teknik Anadolu, . Bakırköy Yahya Kemal Anadolu, Gaziantep Yahya Kemal Beyatlı Anadolu, Ayvalık Anadolu, Avni Akyol Güzel Sanatlar

 

16 Haziran’da eklenenler:

Özel Getronagan Ermeni

Kurtuluş Anadolu

Çağlayan Anadolu

Antalya Lisesi

Hacı Zarife Çelebi Aygar Anadolu

İzmir Ahmet Adnan Saygın Mesleki Teknik Anadolu

Bakırköy Yahya Kemal Beyatlı Anadolu

Gaziantep Yahya Kemal Beyatlı Anadolu

Savaşın ve acının kentinden sesleniyoruz…

İktidara geldiği günden bu yana ülkemizi yangın yerine çeviren AKP iktidarına karşı artık yeter diyoruz!

14 yıllık AKP iktidarında ülkemizde eğitim ilkokullardan liselere dinselleştirilmiş, hukukun üstünlüğü sadece bir tanımlamadan ibaret kalmış, laiklik ise ayaklar altına alınmıştır. Bunlar yetmezmiş gibi dış politikası fiyaskoya uğramış bir iktidar ile karşı karşıyayız. Bu yüzden kolları sıvadık, bir adım öne çıkıyoruz.

Bizler Yahya Kemal Beyatlı Anadolu Lisesi mezunları olarak taleplerimiz ve yapacaklarımız açıktır.

* Bu ülke topraklarında bilimsel, evrensel ve laik bir eğitim için mücadele edeceğiz.
* Ülkemizin Cumhuriyet ile kazandığı laikliği savunmaya ve gericilikle mücadele etmeye devam edeceğiz.
* Hukuk’un üstünlüğünü kendini padişah sananlara Bilal’e anlatır gibi anlatacağız.
* Bu ülke topraklarına yeni bir Cumhuriyetin temellerini atacağız.

Türkiye’nin dört bir yanından yükselen liseli arkadaşlarımızın seslerine ses katıyoruz! Bu mücadelede onlarla omuz omuza olacağımızı, gericiliğe geçit vermeyeceğimizi ilan ediyoruz!

Gaziantep Yahya Kemal Beyatlı Anadolu Lisesi Mezunları

Ayvalık Anadolu

Ayvalık Anadolu Lisesi olarak karanlığa sırtını dönen tüm liseli dostlarımıza destek veriyor ve selamlıyoruz.

Okullarımızın ve eğitimin içinde bulunduğu gerici kuşatmadan son derece rahatsız olmakla birlikte, arkadaşlarımızın karanlığı aydınlatmak için yaktığı bu meşaleye bizler de birer alev olmaya hazırız. Biz liselilerin en öncelikli talebi laik, bilimsel ve çağdaş bir eğitimdir. Bu nedenle şu andan itibaren her türlü gerici ve bilimsellikten uzak politikalara karşı sesimizi yükselteceğimizi belirtmek isteriz.

Çıkar uğruna dini kullanarak, her türlü din ticaretini kendilerine görev bilmiş olan yöneticilerin, okullarımızda laik bir eğitim vermelerini beklemek kocaman bir hayalden başka bir şey değildir. Ancak bizim eğitim görmemizin asıl sebebi olan dünyayı, insanlık için daha yaşanılabilir bir hale getirme düşümüze ulaşabilmekteki en önemli basamaklardan biri olan laiklik için durmadan direneceğiz.

Okulumuz Ayvalık’ın ilk Anadolu lisesi olmakla birlikte, kurulduğu günden bu yana bilimsel eğitimi kendisine ilke edinmiştir. Ancak son yıllarda okullar üzerinde dönen kirli siyasetin sonuçları hem öğrenciler hem de öğretmenleri olumsuz etkilemektedir. Yaşanan bu olumsuzluklar öğrencilerin geleceğe bakışını ve eğitim başarısını ciddi bir şekilde etkilemektedir. Bizlerin insanca eğitim talebinden vazgeçmek gibi bir niyeti asla yoktur, olmayacaktır da.

Biliyoruz ki şu anda egemenler, zalimler, zorbalar, her türlü baskı yönetimini üzerimizde deneyenler bizden korkuyorlar. Korksunlar da, biz heybelerimizde umut tohumları taşıyoruz ve bu tohumlar serpilip de taptaze filizler olarak yeşerdiğinde onların dünyasını değiştireceğiz. Çünkü bizler dünyaya sığdıramadığımız şeyleri yüreğimizde taşıyoruz. Tüm liseli dostlarımızı Nemrut’un ateşine karşı İbrahim’e yapraklarla su taşıyan karıncalardan olmaya çağırıyoruz.

Liseli arkadaşlarımızı sırtımızı karanlığa dönerek aydınlık yarınlar kurmak için tek yumruk olmaya çağırıyoruz.

“Safları sıklaştırın arkadaşlar “bu kavga hürriyet kavgası!

Avni Akyol Güzel Sanatlar

15 Haziran’da eklenenler:

Mersin Anadolu

Cumhuriyet Nevvar Salih İşgören Kız Teknik ve Meslek

İstanbul Erkek Lisesi öğrencileri ile başlayan ve ülke çapında diğer liseler ile devam eden diktatöre diz çökme bildirisini destekliyor, Cumhuriyet N.S.İ Olarak bizde bildiri yayınlayarak diktatöre diz çökme diyoruz.

Üzerimizdeki baskı gün geçtikçe artıyor. Erdoğan bundan tam dört yıl önce “Dindar nesil yetiştireceğiz” çıkışı ile beraber liselerde özel bir uygulamayı devreye soktu.

Yıllardır fizik öğretmeni açığı bulunmasına rağmen atanamayan fizik öğretmenleri yerine din kültürü ve ahlak bilgisi dersi öğretmenleri atandı. Bilimin öğretilmesi gereken liselerde din öğretmenlerini atayarak bizleri dindar bir nesil olarak yetiştirmeye çalışıyorlar.

Buradan bir kez daha söylüyoruz: Erdoğan’ın istediği dindar nesil olmayacağız! Lisemize ve geleceğimize sahip çıkıyoruz.

İtalyan Lisesi

Yarınlar aydınlıktır yarınlar bizimdir!
Ülkemiz gerici bir işgal altında çırpınıyor. Öyle bir işgal ki, bu zihniyet hayatımızın her noktasına utanmadan, korkmadan nüfuz ediyor. İş yerlerinden evlere, evlerden sokaklara, sokaklardan okullara, karanlık her tarafımızı sarmış durumda. Gericiler okullarımızda bizi yozlaştırmaya çalışıyor, tüm namlularını umutlanmıza tutuyor ancak bilmeleri gereken bir şey var. Biz gençler yeni geldik ve karanlığa teslim olmaya hiç niyetimiz yok.
Bu oyunu bizzat biz bozacağız. Çünkü artık yobaz dayatmalardan da, sözde aydınlıkçı boşboğazlıklardan da sıkıldık. Yaşıtlarımızın, dostlarımızın proje okullarda hem fiziksel hem zihinsel tacize uğramasını, aydın öğretmenlerin yerine dinci yandaşların getirilmesini, bulunabilen her okulun imam hatipleşmesini, laik ve bilimsel eğitim için para vermek zorunda olmayı, tek amacı dinci bir nesil yetiştirmek olan bu eğitim sistemini ve bu karanlığa karşı sadece gevezelik yapanları istemiyoruz.
Artık herkesin taşımaktan çekindiği bu aydınlanma bayrağını biz elimize alıyoruz. Bu bayrağın etrafında toplanıp, bu gerici karanlığı yırtmaya yemin ediyoruz.
Biz İtalyan Liseliler gericiliğe direnen ve isyan eden bütün liseler ile omuz omuza olduğumuzu kokmadan açıklıyoruz. Üzerimize düşen bu görevde bizimle beraber yürüyüp, geleceğin elinde olduğunu anlayan her lise bizim için bir yoldaştır.
Yarınlarımızı oniara ve karanlıklarına teslim etmeyeceğiz, çünkü yarınlar aydınlıktır, yarınlar bizimdir!
İTALYAN LİSESİ ÖĞRENCİLERİ

İzmir Narlıdere Cahide Ahmet Dalyanoğlu

 Hasan Hüseyin Akdede Fen Lisesi

Aydın Doğan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

İstanbul Erkek Lisesi öğrencilerinin idareyi — protesto etmesiyle başlayan dalga bu günlerin karanlığını aydınlatacak olan kıvılcımı tutuşturan olay olmuştur. Eğitim egemenler tarafından bir ticari araç olarak görüldüğü, öğrencilerin ve eğitim kurumlarının ilişkisini esnaf-müşterisi ilişkisine indirgendiği bu karanlık günleri aydınlığa – çevirmeye vesile olmaktan onur ve mutluluk duyarız. Stajlarda köle gibi çalıştırılmamıza vesile olmuş cinsiyetçi ve paralı eğitiminiz çökmüştür. Her yıl sisteminiz bizlerin hayatlarının kararmasına olanak sağlarken bizlerin duracağını, susacağını zannetmek büyük bir hata olur. Okullarımızı imam hatipleştirerek dindar ve kindar bir nesil yetiştirmek isteyenlerin asıl hedefi karanlığı aydınlığa çevirecek olan öğrencileri sindirme ve baskılamaktır. Rant peşinde koşanların idareyi ele aldığı bir okulda eğitimin tam anlamıyla işlemesi mümkün değildir. Aydın Doğan MTAL olarak direnişi büyütme sorumluluğumuzu geçmişten filizlenen geleceğe atılan bir adım olarak görüyor Eşit, Parasız, Bilimsel, Anadil de Eğitim taleplerimizi yükseltiyoruz. #LiselilerAyakta

Zeynep Kamil Meslek Teknik ve Anadolu Lisesi

Yandaşlara ve gericiliğe karşı tek yumruk olacağız!

Arkadaşlarımızın çağrısına biz de ses veriyoruz!

Ülkemizde yıllardır eğitmeye, öğretmeye ve geliştirmeye değil ezbere dayanan “olmayan” eğitimi.

Kendilerini hala 80’li ve 90’lı yıllarda zannedip buna göre eğitim amacı güden yandaş öğretmenleri ve müdürleri,

Bizleri geleceğe değil karanlığa sürükleyen ve sadece günü kurtarmayı hedefleyip birer solucan olmamızı isteyen bu düzeni, Emek verenin hakkını alamadığı veya yetersiz ve ağır şartlar altında kaldığı bu sömürüyü,

Şiirden ve kitaptan korkan bu anlayışı,

Eşitliğin-kardeşliğin ezildiği, insanlık onurunun ayaklar altına alındığı ve insanların fikirlerine saygı duyulmadığı bu sistemi istemiyoruz.

Faşist yöneticiler tarafından hepimizin aynı olmasını bekleyen iradeye belirtiyoruz: Laik bir ülkede bütün düşüncelerimizi istediğimiz gibi ifade edeceğiz. Bu sisteme, iktidara karşı tavrımız sınıflarımızdan, okullarımızdan bütün kesimlere yayılıyor. Eşit, parasız, herkesin rahatlıkla öğrenim görebileceği bir eğitim istiyoruz.

iktidardakilerin istediği gibi bir nesil olmayacağız. Bizler kendi kararlarımızı kendi isteklerimiz doğrultusunda vereceğiz. Bu isteklerimizden ve isyanımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Eşitlik, adalet ve özgürlük yolunda ilerleyeceğiz!

Okullarımızı karanlığa, yandaşlara, diktatöre bırakmayacağız!

Çorlu Anadolu Lisesi

SAFLARI SIKLAŞTIRIYORUZ

Öncelikle İstanbul Erkek Lisesinde başlatılan direnişi selamlıyor tıpkı diğer okullarda olduğu gibi biz de anti-bilimsel, gerici, paralı eğitime karşı olduğumuzu bir kez daha belirterek bu direnişin bir tohumunu da Çorlu Anadolu Lisesinde atıyoruz.

Liselerdeki baskı gün geçtikçe artıyor ve gerici okul yönetimleri, okul içerisindeki çağdaş ve bilimsel odaklara savaş açıyor. Bizler de bu gericiliğe karşı mücadeleyi ve direnmeyi kendimize borç biliyoruz! İktidarın yaratmaya çalıştığı tektip-dindar nesil olmayı reddediyor, demokratik, bilimsel, parasız eğitim için bütün arkadaşlarımızı mücadele saflarına çağırıyoruz!

“Nerede olursan ol, içerde, dışarda, derste, sırada,

Yürü üstüne-üstüne,

Tükür yüzüne celladın,

Fırsatçının, fesatçının, hayının…

Dayan kitap ile Dayan iş ile.

Tırnak ile, diş ile,

Umut ile, sevda ile, düş ile Dayan rüsva etme beni.”

Kepez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

Kepez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri olarak direnişi selamlıyoruz.

Üzerimizdeki baskı gün geçtikçe artıyor. Okullarda eşit .parasız, bilimsel, anadilde eğitim hakkımız her geçen gün elimizden alınıyor. Saçımıza, makyajımıza, giyinişimize karışan tek din tek mezhep anlayışını bizlere dayatan anti-bilimsel, cinsiyetçi, homofobik eğitim sistemi sorgulamayan .biat eden dindar bir nesil yetiştirmek istiyor. Biz bu sistemi tanımıyoruz, bizler onlar yaratmak istediği gençlik olmayacağız! Onların kimden güç aldığını biliyoruz ama şunu bilsinler ki bizlerde omuz omuza, yürek yüreğe direneceğiz. Bizlerde İstanbul Erkek Lisesin’de başlayan Antalya Metin Çiviler Anadolu Lisesi olmak üzere birçok ilde bir çok liseye yayılan direnişten güç alıyor ve direnişi büyütüyoruz. Bu yolda asla yalnız yürümeyeceğimizi biliyoruz.

Direnişi sürdürenlere selam olsun.

Bakırköy Kartaltepe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

Diktatörlüğe alışmıyoruz, bizler de direnişi örgütlüyoruz!

Okullara yerleşen AKP yandaşlan anti-demokratik uygulamalarla öğrencileri baskı altına alıyor. Kadın öğrencilere tacizler, yasaklanan etkinlikler, hiçbir resmiyeti olmamasına rağmen sınavlardan alınan ücretler öğrencileri yavaş yavaş gericiliğin karanlık dünyasına sürüklüyor.

Tüm bu anti-demokratik uygulamalara karşı çıkanlar ise anti-demokratik bir biçimde sindirilmeye çalışılıyor.

Okullarınızda yandaş ve gerici idareciler istemiyorsak, ileride bizden sonra yetişecek olan neslin gerici ve tek-tipçi olmasını istemiyorsak, demokratik ve nitelikli eğitim veren okullar istiyorsak; AKP’nin ve yandaş idarecilerin tüm sesimizi kısma çabalarına rağmen laikliği savunarak AKP’nin karanlık zihniyetine karşı mücadelemizi sürdürmeliyiz. Liselerdeki direniş ateşini örgütlenerek büyütmeliyiz.

Sırtını AKP’ye ve yandaşlanna dönen tüm liselileri selamlıyoruz!

Korkmaz Yiğit Anadolu Lisesi

KYAL AYAKTA!

Korkmaz Yiğit Anadolu Lisesi öğrencileri olarak bilimi, sanatı, laikliği, aydınlığı yok etmek isteyenlere karşı bir aradayız!

Okullarımızda çağdaş, laik, ilerici eğitim alma hakkımızı elimizden almaya çalışanlar, mevcut eğitim sisteminin her yanını dini motiflerle süsleyenler, bu zihniyetteki gerici vakıflarla ortaklaşanlar, sorgulamayı, düşünmeyi tasfiye edip biat gençliği yaratmak isteyenler bilsinler ki onların dindar-kindar gençliği olmayacağız! Bu yüzden İstanbul Erkek Lisesi’nden başlayıp Türkiye’nin dört bir yanında liselerde yayılan direnişe ve arkadaşlarımızın haklı mücadelelerine destek veriyoruz.

Korkmaz Yiğit Anadolu Lisesi öğrencileri olarak bu tür gerici baskılardan uzak bir okulda eğitim alma şansına sahip olsak da ileride sıranın bize ve bizim okulumuza geleceğini şimdiden görüyor ve “yine kitapları, türküleri, bayraklarıyla gelen/ dalga dalga aydınlık olan/ karanlığın üstüne yürüyen” arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu belirtmek istiyoruz.Direnişlerini büyük bir umut ve gururla selamlıyoruz!

Biliyoruz ki ülkemizden ve okullarımızdan bu gerici kuşatmayı söküp atacağız.Şahmeran’ın mağrasını el ele, yürek yüreğe vererek yıkacağız!

Nişantaşı Nuri Akın Anadolu Lisesi

Safları Sıklaştırın Çocuklar!

Ülkenin geleceği olan lise öğrencilerinin inançları ve düşünceleri yüzünden geleceklerinin karartılmasını kesin bir dille reddediyoruz.

Biz de diğer liseli arkadaşlarımız gibi gerici eğitim sistemine baş kaldırıyoruz!

Karanlığa arkamızı dönüp güneşe yürüyoruz! inanç konusunda dayatmacı, insanları inançlarına ve düşüncelerine göre kayıran, eğitimin temelini dine bağlayan gerici bir eğitim sistemine karşı çıkıyoruz. Milli bayramları ufak törenlerle geçiştirip, dini bayram bile kabul edilmeyen günleri büyük törenlerle ve masraflarla “kutlayan” bir idare istemiyoruz. Bizler Ortaçağ zihniyetine takılı değil, bilimsel ve çağdaş. Atatürk ilkelerine bağlı, laik bir eğitim istiyoruz.

Yine kitapları, türküleri.

Bayraklarıyla geldiler.

Dalga dalga aydınlık oldular,

Yürüdüler karanlığın üstüne.

14 Haziran’da eklenenler:

Ankara Atatürk Anadolu

Kırklareli TOBB Anadolu

Gençliğin içindeki sorgulama ve bilgi edinme aşkını köreltip, robotlaştırabileceğini zannedenlere inat, yandaşları külahlarıyla konuşturan arkadaşlarımızı destekliyoruz, onlara omuz veriyoruz.

Şeriatçı vakıflara verdiğiniz destekleri, bilimsel olmayan eğitimde ısrarınızı ve gerici öğretmenleri ilerici öğretmenlerimizin yerine getirdiğiniz unutmadık. Gericilerin kuşatmasına karşı kalemlerimizi kuşanıp karşı duracağız.

Geleceğimizi umutsuzlukla karartmak isteyenler unutmasınlar ki gelecek onların değil, bizim! Fiiliyatı hukuka uydurma düşüncesiyle hareket edenler gençliği bir kalıba sokamayacaklarını en güçlü biçimde görecekler.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Anadolu Lisesi’nin ilerici öğrencileri baskıya ve gericiliğe direnen tüm kardeşlerini selamlar.

Kırklareli Anadolu

SIRALARIMIZ BARİKAT

Biz Kırklareli Anadolu Lisesi öğrencileri olarak gericiliğe sırtını dönen arkadaşlarımızı selamlıyoruz. Ülkemizde yükselen şeriatçı uygulamalar, anti-bilimsel eğitim ve gerici vakıflara karşı bir umut olan bu günün lise öğrencileri olarak geleceği sizlerin eline teslim etmeyeceğiz.

Haklı isyanımız, bize küçüklüğümüzden beri dayatma uygulayan ve gün yüzü göstermeyenlere karşı bunca yıllık birikmiş öfkenin eseridir. Evrim teorisi işlenmeyen Fen Bilgisi derslerinin ve sorgulamaya açık olmayan zorunlu derslerin eseridir. Parlatılan yancı, gerici vakıfların okulumuza sokulmasının eseridir Liselilerin içindeki gençlik coşkusu sansürlenemez bir alevdir ve pes etmeyecek kadar dirençlidir.

Tahta sıralarımızdan barikatlarda kurşun kalemlerimiz keskin! İsyan ateşini bekliyoruz.
Trakyalı Spartaküs’ün milattan önce attığı özgürlük tohumları bu gün yeşil. Başkaldırıyoruz çünkü gelecek bizim ve bizler bunun farkındayız. Yurdumuzun dört bir yanını kuşatan karanlığa karşı aydınlığı, geleceği savunacağız.

Bu kıvılcımın ışığında tüm liseli arkadaşlarımızı dayanışmaya ve sesimizi göğe ulaştırmaya çağırıyoruz.

Kırklareli Anadolu Lisesi Öğrenci Dayanışması

Kırklareli Atatürk Anadolu

YANDAŞ DEĞİL ÇAĞDAŞ EĞİTİM İÇİN

Kırklareli Atatürk Anadolu Lisesi olarak gerici ve tek tipleştiren eğitime karşı başkaldırıyoruz. Ülkenin dört bir yanına yayılan isyan ateşini harlıyoruz.

Yandaş değil çağdaş eğitim isteyen liseliler sürekli değişen eğitim sistemi karşısında defalarca savrulmuş, çokça gericiliğe maruz kalmış olarak öfkelerini biriktirmiştir. Bu öfke ise gerici ve yandaş idareye sırtını dönen arkadaşlarımızın çaktığı kıvılcım ile alevlenmiş, tüm kader ortaklarımızın gönüllerini birleştirmiştir.

Yandaşlar geleceklerini bile düşünmeden istediğini yapabilirken bizler geleceksizleştirildik. Gerici vakıflar okullarımızda çalışmalar yaparken susturulduk. Bunun ışığında geleceğimize sahip çıkmak için müdürümüzün demir kapı sürgüsüne karşı baş kaldırıyoruz.

Ama bu böyle gitmez. Gericiliğe, şeriata karşı tüm liselileri aydınlıkta dayanışmaya çağırarak selamlıyoruz.

“Kırklareli Atatürk Anadolu Lisesinden Öğrenciler”

Uğur Temel

Sol Baştan Sırtımızı Dönüyoruz!

Gericiliğe ve karanlığa karşı sırtını dönen İstanbul Erkek Lisesindeki arkadaşlarımızı selamlıyor, karanlık bir geleceğe sol baştan sırtımızı dönüyoruz.

Herşeyin Bildirisi;

İktidar, organları aracılığı ile gerici zihniyetini gençliğe yani geleceğe aktarıyor, sağ baştan saymamızı istiyorsa karanlık bir geleceğe sol baştan sırtımızı dönüyoruz.

Erkek lisesinde verilen tepki toplumun bir kısmı olan öğrencilerin-liselilerin eğitim-öğretim başta olmak üzere toplumdaki tüm memnuniyetsizliklere karşı verilmiş bir tepkidir.

Eğitim-öğretimin imam hatipleştirme, pozitif ve analitik bilim derslerinin niteliksizleştirilmesi, felsefe gibi derslerin saatlerin azaltıması hatta kaldırılması ile içi boşaltılmış, iktidar zihniyetinin çiftliği haline getirilmiştir. Laiklik karşıtı iktidar eğitim-öğretiminde kendi zihniyetinde şekillendirmeye çalışmıştır. Biz Cumhuriyetin yapı taşı olan laikliği sonuna kadar savunuyor ve gericiliğe zihnimizi; sınıflarımızı teslim etmiyoruz.

İktidar dalkavuklarını müdür olarak atıyor, muhalif öğretmenler başta olmak üzere, tüm öğretmenleri baskı ve tehdit yoluyla sindiriyor, müfradatıyla öğretmenlerin görevi olan biz öğrencileri aydınlık bir nesil olarak yetiştirme görevini engelliyor. Biz tüm bu sebeple görevinden gönderilmiş,baskı ve tehdite maruz kalmış öğretmenlerimizin yanında olduğumuzu bildiriyoruz.

Eğitim-Öğretim yıllardır zorluk ve haksızlık yaratan sınav sisteminin üzerine şekillendirilmiş, eğitim-öğretimde temel liseler ortaya çıkmıştır. Bu yolla zaten fırsat eşitliğinin olmadığı bir sistem iyice deşilmiş, yozlaştırılmıştır. İktidar rant, piyasa para kazanmıştır. Biz eğitimde fırsat eşitliği ve kamusallığı savunuyor, eğitim gibi önemli bir organı piyasalaştıranlara karşı duruyoruz.

Uğur Temel Liseli kardeşim gör yapılanları gör sesin yükselmesin diye bizi sınav kaygısıyla dolduranları, bizleri aynı kaygıyla ceplerimi doldurayım diye soyanları, geleceksizleştirenleri.

Bir düzen ki, bilmeyiz hangi neodayı tarafından yönetiliyordur, bilmeyiz her poşette gördüğümüz büyük biraderin adını, bilmeyiz boyalı kuşların hangi toprakta kimin silahı ile vurulduğunu. Bildirmez bize bunu zaman, bildirmek istemez belki bizi oyalar bu düzen, ama sebep ise tüm bunlara düzen, çarkına kalem sokmasını da biliriz. Söz söyleyene zulüm ediyorlarsa sözün üstüne son sözümüzü söyleriz varsın kalemimizi kırsınlar. Gelecek biz isek gelecek bizimdir.

Yıldırım Beyazıt Anadolu

Karanlığın Kök Saldığı Liselerden Işıklar Geliyor

Karanlığa sırtını, aydınlığa yüzünü dönen tüm liseliler gibi bizlerde bir çığlık atıyoruz, isyanın sesine ses oluyoruz.

Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi öğrencileri olarak önceden en iyi şekilde görevini yapan öğretmenlerimizi alıp onların yerine cinsiyetçi söylemleriyle, farklı düşünce veya görüşlere saygıları olmayan bağnaz,yobaz ve gerici insanların bizi yönetmeye çalıştıklarını görüyor bizde onlara başkaldırıp yenilikçi,özgürlükçü,bilimsel ve sorgulayan sistem için mücadele vereceğimize inanarak bu bildiriyi yayınlıyor ve bizim gibi düşünen bütün liseli arkadaşlarımızı karanlığa karşı aydınlık olmaya çağırıyoruz!

Yıldırım İMKB Mesleki ve Teknik Kız Anadolu

Karanlığa Sırtımızı Dönüyoruz!

Önce saçlarımızı beğenmediler, sonra kıyafetlerimizi, gülüşümüzü beğenmediler, giderek vahşileştiler, kadın oluşumuzu beğenmediler, ikinci sınıf insan muamelesi ettiler.

Bir zamanlar çıkmıyordu sesimiz, ne dedilerse sustuk, kabul ettik sandılar. Hani cahiliye devri çoktan kapandı diyorlar ya bizi yaşarken öldürdüler dört duvarların arasında, okulda, evde stajda…

Bu ortaçağ zihniyeti elimizden alırken herşeyi, bizi, insanlığımızı, benliğimizi, susmak olur mu deyip bir yola çıkıyoruz şimdi. Bu yol gericiliğe geçit vermeyeceğiz diyen liselilerin, aydınlıkçı eşit bir yaşam diye haykıran biz genç insanların yolu. Yani arkadaşım bu yol insan olmanın yolu.

Bizler bu yolda yürüyen yüzlerce liseli dostumuz gibi, bir ışık olmaya, kulaklara ıslık olmayavarız, Özgecan’ selam, Berkin’e selam. Sırt çeviriyoruz karanlığa, aydınlığa selam.

Çamlıca Anadolu

Biz de Cevap Veriyoruz!

Karanlık günlerin arasından bir umut ışığı gibi beliren bu haberlere Çamlıca Anadolu Lisesi öğrencileri olarak biz de cevap veriyoruz.

Cevabımız geçmişin ellerinde olan geleceğimizi kurtarmak içindir. Cevabımız liseli olarak aydınlık günler için, gerçek bir demokrasi içindir.

İçinde menfaat, siyasi çıkar bulunduran ve beyin yıkayan bir eğitim sistemi istemiyoruz. Kendi fikirlerini empoze eden bir eğitim sisteminden ziyade ilerici bir eğitim sistemi hayal ediyoruz.

Amacımız bilginin peşinden koşan, beyinlerin çalıştığı bir sistem.

Aydınlık hayaller umudumuz, gelecek nesiller mutluluğumuzdur.

Liseliler bu yolda asla pes etmeyecek gururumuzdur.

Şimdi bir isyan liselerin her yanını sarıyor, isyanimiz oluyor. Onlar liseleri gerici, karanlık bir zihniyetle kusatirken bizler aydınlığın türküsünü söylüyoruz, bu bildiri aydınlığın türküsüne bir ıslık, isyanda ses, Çamlıca Anadolu Liselilerin sözleridir!

Zuhal Dörtçelik (Şenipek) Endüstri Meslek

Ülkemizin karanlıklar diyarı olmaya başladığı şu günlerde, birer ateşböceği gibi parlayan liselilerin umuduyla, coşkusuyla, heyecanlanıyoruz. Genç yüreğimiz daha hızlı çarpmaya başlıyor.

Bu bir selam metnidir.

Bu daha başlangıç metnidir.

Bu isyan metnidir.

Çünkü isyan her yerdedir…

Ey sen Zuhal Dörtçelik Meslek Lisesi öğrencisi,

Fabrikaların ucuz işçisi, stajyer diye işlerin en pisine sürüleni, meslek lisesi diye ismi söylenmeyeni…

Haydi!

Tut elimizden, omuzdaş olalım, İstanbul’a, İzmir’e Ankara’ya uzanalım…

Bu gerici eğitime, bu ticarethanelere teker teker, ama hep birlikte sırtımızı dönelim.

Seninle birlikte Gezi’de sokaktaydık, nasıl ‘korktular’ bizden? Sıralardan taşmıştık seninle, dört duvara sığmadık. Şimdi yürürüz işte liselerden başlayıp karanlıkların üstüne…

Evet, İSYAN !

Hisar Okulları

Türkiye’yi yıllardır sinsice saran gerici, bağnaz ve kutuplaştırıcı düşünce ve eğitim sistemine karşı ilk kıvılcımı çakan, neslimizin Hasan Tahsinlerinin, İstanbul Erkek Liseli arkadaşlarımızın ve onlara bu haklı davalarında destek olan herkesin yanındayız. Direnen neslin bir parçası olmanın onurunu her zaman taşıyacağız.

Ülkenin çektiği acılara, baskıya, sansüre şahit olan ve sorgulamayı görev kabul eden gençler olarak, bu duruma duyarsız kalmak, hem cumhuriyetin bize kazandırdığı değerlere hem de vicdanımıza açık bir hıyanettir. Düşünce özgürlüğünün öğrenmenin temeli olması gerektiğine inandığımız liselerimizde baskıcı politika ile gerici, sorgulamayı reddeden eğitim anlayışına maruz kalan liseli arkadaşlarımızın sesini duyuyoruz ve onların sesine ses, gücüne güç katmaya hazır olduğumuzu bildiriyoruz.

Zorbalık ve kindarlıktan beslenen bir yönetime, hoşgörü ve eşitlikten aldığımız güç ile karşı duran bizler, özgür düşünce ve bireye değer veren bir toplum yaratma yolunda yorulmadan ve kararlı adımlarla yürüyeceğiz.

Direnen tüm liseli dostlara selam olsun.

“Safları sıklaştırın çocuklar,

Bu kavga faşizme karşı, bu kavga hürriyet kavgasıdır.”

                                                                  -Nazım Hikmet

Hisar Okulları Öğrenci Grubu

Bu bildiri Hisar Okulları yönetiminin görüşlerinden bağımsızdır.

Ziraat Bankası Balıkesir Fen

Dayanışma çağrımızdır!

Öncelikle, karanlığa sırtını dönen tüm güzel insanlara selamlarımızla!

Hakkımız olan laik, bilimsel, çağdaş ve demokratik eğiti

Mücadele ediyoruz, edeceğiz!

Biz Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Balıkesir Fen Lisesi öğrencileri olarak, ülkemizde git gide artan gerici ve baskıcı eğitim politikalarına sırtını dönen ve laik, bilimsel, çağdaş ve demokratik eğitim taleplerini haykıran onurlu lise öğrencilerinin tepkilerine destek oluyoruz.

Bizler Türkiye’mizin önde gelen liselerinden biri olarak ülkemizdeki ilerici ve aydınlıkçı liseli arkadaşlarımızın tepkilerine destek olmayı ve karanlığa karşı onlarla beraber mücadele etmeyi kendimize borç biliriz.

Ülkemizde iktidar eliyle bilim yok sayılıyor. Rasyonalizmden uzak politikalar izleniyor. Bilimsel ve laik eğitimin önüne geçilip, dayatılanı yapması istenen yozlaşmış bir gençlik oluşturulmaya çalışılıyor.

Karanlığa karşı bilimin aydınlığını haykırıyoruz!

Ülkemizde git gide artan gericilik ve karanlığa biz de sırtımızı dönüyoruz!

İzmir Karşıyaka Anadolu

SUSMAK FITRATIMIZDA YOK!

İzmir Karşıyaka Anadolu Lisesi öğrencileri olarak; “üst’ten”yapılan atamalarla en iyi liselerimizin ele geçirilmeye çalışılmakta olduğunun, sorgulamadan kabullenen, farklı düşüncelere saygı duymayan bireyler yetiştirmeye çabalayan eğitim sistemi(nizin) farkındayız. Ve bu karanlık sisteme biz de sırtımızı dönüyoruz. Bugün ülkemizde kan gövdeyi götürürken, yaşamanın güvencesi kalmamışken biz geIdik. Kalem tutan ellerimiz, çağdaş düşüncelerimizle gelecek o güzel günleri şekillendirmeye geldik. Karanlıkları yırttıkça özgürleşmeye ve mavi bir gökyüzü gibi olacak aydınlık yarınlara bir adım daha yaklaşmaya geldik. Bu atmosferde her bir liseli arkadaşımızı “ayakta KALmaya” davet ediyoruz.

Teğmen Ali Rıza Akıncı Anadolu

Suzan Divrik Mesleki Teknik Anadolu

Haramilerin Saltanatını Yıkacağız!

Karanlığa boğduğunuz, seslerini kısmaya kalkıştığınız ve korkutmaya çalıştığınız liselilerden, siz “her şeyin en iyisini biz bilirizcilere”: Etek boyumuza, saçımızın uzunluğuna, kızlı erkekli oturmamıza karşı durdunuz; ilk aşklarımıza el koymaya çalıştınız. Ensarcılara arka çıktınız. Liselerde başkaldıran tüm liseli dostlarımızı selamlıyoruz. Haramilerin saltanatını yıkacağız. Suzan Divrik Mesleki Teknik

Anadolu Lisesi öğrencileri olarak biz de sırtımızı karanlığa döneceğiz.

Ankara Türk Telekom Sosyal Bilimler

“…Suskunluk kanıksandı, kabalık azgın Ne Dada! a sadık halk ne Karacaoğlan’a Sokakta sabrın tiryakisi ruhsuz bir kalabalık..

Tek umut ki -yaşam bitti demeye varmıyor dilim-

O da çocukların sesleri..

İsyan edin

İsyan edin

İsyan edin!’*

Biz okulumuzda birleri tek tipleştirmeye çalışan gerici dinci eğitim sistemiyle mücadele eden Ankara Türk Telekom Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri olarak liselerden yükselen isyan çığlığını duyuyor ve ses çıkartıyoruz. Ankara Türk Telekom Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın-İlerici-Çağdaş dört öğretmenimizin sürüldüğü, çantasında politik dergi bulunduruyor bahanesiyle öğrencisini okuldan atan, 10 Ekim Katliamının Anmasına katılmaları sebebiyle 13 öğrencisini okuldan atmakla tehdit eden bunlarla kalmayıp yurtta, yemekhanede okul bahçesinde dahi bizleri rahat bırakmayan hiçbir eğitimci niteliğini bulundurmayan bir idareye sahip okul. Öğrencileri birbirine düşman etmeyi marifet belleyen her fırsatta hükümet propagandası yapan, aykırı bir kelimeye dahi tahammül edemeyen okulumuz idaresine ve onların yetiştirdiği öğrencilere minnettarız. Bizlere bu kadar pisliği gösterdiniz, bizlere kötü olmak ne demek öğrettiniz. Haliyle direnç büyüdü bizde, isyanı, konuşmayı, haykırmayı mücadele etmeyi öğrendik. Sizler dini-ırkı mezhebi cinsel kimliği dediniz insanı insandan ayırdınız. Bizlere birlik olman öğrettiniz. Karsınızda var olabilmeyi öğrettiniz.

Şimdi Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyan çığlığını yükseltme vaktidir. Artık yalnız olmadığımızı biliyoruz artık yalnız olmadığınızı bilin!

Sesimizi duyurabildiğimiz herkese sesleniyoruz. İSYAN EDELİM! çünkü biz sesimizi yükselttiğimizde onların karardığını aydınlatacağız. ÖRGÜTLENELİM çünkü o zaman sıra arkadaşlarımıza o kanlı ellerini uzatamayacaklar. BİRLEŞELİM! Kendimiz olabilmek için.bir kadın olarak bu topraklarda özgürce varolabilmek için.yarınlarımız için Birleşelim! ÇÜNKÜ GELECEK BİZİM! LİSELER BİZİM!

Şimdi bir türkü tutturalım hep bir ağızdan güzel olduğu kadar gerçek olsun.

Dayanışmayla…

Samsun Sosyal Bilimler

Son 10 yıla damgasını vuran Sosyal Bilimler Liseleri arasında Karadeniz Bölgesi’nin önde gelen okullarından Samsun Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri olarak bizler de bu gidişata bir “dur” demek için bu açıklamayı yapmak zorunda kaldık.

Edebiyat ve Sosyal Bilimler alanında ihtiyaç duyulan üstün nitelikli bilim adamlarının yetiştirilmesine kaynaklık etmek amacıyla kurulan okulumuzun önüne, siyasi yetkilerle gönderilmiş idareciler tarafından taş konulmaya çalışılmış ve halen çalışılmaktadır.

Lise hayatımıza, ülkemizi aydınlık bir geleceğe taşımayı düşleyip her parçamızı ülkemize adamaya hazır gençler olarak başladık. Son 5 yılda okul müdürümüz ve yurt müdürümüz tarafından amaçlarımızdan koparılmaya ve sorgulamadan itaat eden bir öğrenci topluluğu olarak yetiştirilmeye çalışıldık. Bunların yanında MEB tarafından bizlere eğitimimiz için tahsis edilmiş ve kendi maddi imkânlarımızla elde ettiğimiz kitaplarımız haber dahi verilmeden sıralarımızdan alınıp -ne amaç ile olduğu belirtilmeden- çöp kutusuna atılmıştır.

Beş yıl önce büyük umutlarla geldiğimiz okulumuzdan beş yıl sonra kendi maddi ve manevi çabalarımızla (bazı değerli öğretmen ve idarecilerimizi imtina ederiz.)gerçekleştirdiğimiz mezuniyet töreniyle ayrılırken bir başka üzücü olay vuku bulmuştur. Yalnızca bu beş yılın ve YGS-LYS stresinin vahametini üzerinden atmak isteyen bizlerin beş dakikalık müzikli eğlence isteği zorbalıkla reddedilmiş ve açılan müzik zorla kapatılmıştır. Bu küçük isteği reddedenler bizleri, ailelerimizi, bazı öğretmen ve idarecilerimizi vatan hainliğiyle suçlamış; “duyarsız hain azınlık” olarak itham etmiştir. Bu çirkin ithamı şiddetle reddederek kendilerine 20.04.2016 tarihinde okul yurdumuzda düzenlediği müzikli- oyunlu sıra gecesini Şehitler Haftası’nda gerçekleştirdiğini ve 19.04.2016 tarihinde Şırnak’ta çıkan çatışmada iki şehit verdiğimizi hatırlatırız. Bu ve bunun gibi rezillikleri görmezden gelemeyiz!

Tüm bunların yanında son günlerde gördük ki diğer liseli kardeşlerimiz de bizimle benzer dertlerden muzdarip imiş. Kendilerine demokrasi ve hür bir gelecek yolunda yalnız olmadıklarını hatırlatmak isteriz.

Sorgulamadan itaat edeceğimize inanan, bizlerin çobanı olduklarına kendilerini inandıran, bir nebze olsun sorgulamadan itaat eden ve bu gibi absürt düşünceleri mantıklı gören büyüklerimizi yine onların suratlarından dökülen sahte tebessümle selamlıyoruz.

Karanlığı arkamıza alıp aydınlığa BİRLİKTE koşuyoruz.

Cihat Kora Anadolu

13 Haziran’a dek yayınlanan bildiriler:

Seyitgazi Sağlık Meslek

Eskişehir Seyitgazi Sağlık Meslek Lisesi olarak İstanbul Erkek Lisesinde başlayan Türkiye’deki birçok lisede devam eden okullarımıza yönelik gericileştirme politikalarına karşı tepkilere biz de destek veriyoruz.

Bizler, sözde bu okula seçilerek gelen öğrencileriz. İnsan sağlığının en büyük emanetçileriyiz. Fakat bakıldığında okulda büyük bir rekabete sokulan ,9.sınıf olduğu için sayın öğretmenlerimiz tarafından ezilen, bölümlerin kaldırılması üzerine onların deyimiyle ‘boşu boşuna bu okula gelen” sosyal etkinliklerden uzaklaştırılan, yapılan tek tük etkinlikte sırf görüşü yüzünden bazı sanatçıların şarkılarını söyleyemeyen, okullardaki gerici eğitimi, laiklik karşıtı düşünceleri olur da yüksek makamdaki kişilerin kulağına gider diye kendi arasında bile olsa tartışamayan, hasta bakıcı olursunuz en fazla diyerek dalga geçilen, hemcinsi olmayan bir arkadaşıyla yan yan göründüğünde çeşitli hakaretlere uğrayıp ceza alan, temel derslerden uzak olduğu için üniversite sınavında barajı zor geçen, en güzel zamanlarını memur olmak için bir sınava çalışmakla geçiren fakat yüksek makamda dayısı olmadığı için atanamayan insanlarız.

Bizler zorla mescide sokularak namaz kılmak ve kılmadığımızda o dersten kalmak, ebelik sınıfını seçen erkek öğrenciler olarak alay konusu olmak, karşı cinsten bir arkadaşımızla merdivenlerden inerken öğretmenlerimizin bakışlarına maruz kalmak, sağlık meslek lisesi okuduğumuz için edebiyattan tiyatrodan uzak bırakılmak istemiyoruz.

Ellerimizdeki serumları bir saniye olsun bırakabilmek, şiir okuyan, tiyatro yapan insanlar olmak istiyoruz, merkeze 1saat uzaklıkta olan bu okula gelirken yolda istediğimiz kitabı okuyabilelim istiyoruz. Kadın arkadaşlarımızın da sedye taşıyabileceğinin bilindiği, erkek arkadaşların hemşire hanım diye çağırılmadığı bir okul istiyoruz, okul bahçesindeki köpeğe tekme atan değil onun başını okşayan öğretmenler istiyoruz. Sınıf ayrımına son verilsin istiyoruz.

KARŞIYIZ

Bizler bu gerici eğitime karşıyız. Kadın öğrenciler dar pantolon giyemez diyenlere… Topluma empoze edilen erkekler kadınlardan güçlüdür o yüzden erkekler acil tıp teknisyeni olmalı düşüncesine… Kadın öğrencilerin ‘’sedyeyi bile kaldıramazsın neden bu bölümü seçtin’’ sözüne maruz kaldığı bir cinsiyetçiliğe, sırf üniforması kadınlara göre tasarlandığı için öğretmenlerimiz tarafından ‘’hemşire hanım’’ diye çağırılan erkek öğrencilerin üzerindeki bu baskıya, okuduğumuz kitaplara karışılmasına bize zorla bazı kitapların okutulmasına, bu gerici eğitime, öğretmenlerimiz üzerindeki bu baskıya, laiklik olmasa da olur diyen anlayışa karşıyız.

Hakaretlere ,gericiliğe ve birilerinin bizi koyun sürüsü olarak görmelerini istemiyoruz . Bizler bu ülkenin umut ışığı olduğumuzu, geleceğin bizim olduğunu yüksek koltuklardakilere unutturmayacağız. Diğer tüm liseli arkadaşlarımızın ses çıkarmasını, destek vermelerini bekliyoruz.

Eskişehir Salih Zeki Anadolu

KORKMA LA BİZİZ LİSELİLER

Biz de Eskişehir Salih Zeki Anadolu Lisesi öğrencileri olarak liseli arkadaşlarımızın umut veren isyanına omuz veriyoruz.

Aslında ülkenin her tarafında liselerde yaşanan sorunlar iktidar kaynaklı olduğundan ortak. Cinsiyet ayrımından yandaş idare baskılarına; piyasacı, niteliksiz, içi boşaltılmış köhne eğitim sisteminden; gerici, zorba sisteme kadar tüm sorunlarımız ortak. Gezinin bize verdiği umutla isyanımız bir liseli fikridir.

Gerici, antibilimsel, zorba, yandaş eğitim sisteminizi inancımızın bize verdiği umutla başınıza yıkacağız. Ülkenin dört bir yanında bu düzeni kabullenmeyen arkadaşlarımızı birlik olmaya, birlikte baş kaldırmaya çağırıyoruz.

İsyanımız karanlığı delecek bir meşaledir ve bu meşale birlikteliğimizle yükselecektir.

Eskişehir Kılıçoğlu Anadolu

Biz Eskişehir Kılıçoğlu Anadolu Lisesi öğrencileri olarak İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de ve ülkenin dört bir yanında gerici, zorba, yandaş eğitime baş kaldıran liseli arkadaşlarımızın sesine ses katıyor, bizde bu mücadelede arkadaşlarımızın yanındayız diyoruz.

Okullarımızda gün be gün dayatılan gerici, antibilimsel, eğitime karşı laikliği, bilimi, dayanışmacı eğitimi savunmanın zorlaştığı, zorlaştırıldığı bu dönemde bu isyan bizler için çok büyük bir umuttur. Velileri, öğrencileri, vicdanıyla hareket eden herkesi biz liselilerin açtığı yolda destek vermeye çağırıyoruz.

Okullarımızda yandaş idare ve öğretmenleri, gerici vakıfları, ülkemizi savaşa sürükleyen, kazanımlarımızı yok etmeye çalışan iktidarı, her gün baskılarına maruz kaldığımız faşistleri istemiyoruz.

Bizde tüm liselileri bu karanlığa karşı birlik olmaya çağırıyoruz.

Okullar bizim, ülke bizim, gelecek bizim!

Erenköy Kız

“Tarih 16 Şubat 2015.

Okulumuza atanan yandaş Müdür Saadet Berna Ocakçıoğlu’nun, göreve başladığı ilk günlerde Atatürk fotoğraflarımızı kazan dairesine kaldırarak yerlere atmasını, 15 yıl evvel kıymetli resim öğretmenlerimizin öğrencileriyle birlikte altı ay geceli gündüzlü çalışarak yaptıkları sanatsal yağlı boya duvar resimlerini ‘sanatsal içeriği olmadığı’ şeklindeki keyfi kararı ile sildirip yok etmesini, tarihi ve antika aynalarımızı tamirat gerekçesi ile kestirip alt kaidelerini imha etmesini, kıymetli öğretmenlerimizi ağlatmasını, kendileriyle azarlarcasına konuşmasını, öğretmenlerimizin gururlarını incitmesini, ‘Kutlu Doğum’ haftası bahanesi ile AKP seçim araçlarını okulumuza sokarak yandaşlığını, taraflılığını ispatlamasını, eğitim ile siyaseti birbirine karıştırmasını, öğrencilere ulusal marşımızı okutmamasını, yaklaşık 500 kişilik katılım ile basın açıklamamızda duyurmuştuk.

Hem basın açıklamamız hem de ‘İstifa et’ başlıklı kampanyamız ülkemizde büyük bir ses getirmişti.

Erenköy Kız Lisesi bu direnişi ile karanlığa karşı verilen ilk kıvılcımı ateşlemiş, bir anlamda benzer sorunları yaşayan tüm liselilerin sesi olmuştur.

1911 yılından bu yana cumhuriyete tanıklık etmiş ve ülkemizin her alanında ilkleri yetiştirmiş güzide okulumuzun her daim Atatürk ilke ve inkılaplarını kendisine yol, cumhuriyeti ışık, laik eğitimi öz edinmiş büyük camiamızın kenetlenen tüm okullarla birlikte karanlığa sırtını sonsuza dek döndüğünü bilgilerinize arz ederiz.

Bornova Anadolu

Ülkenin her bir köşesine, her bir derdine dair sorumluluk bilinci… BAL’da okuyarak elde ettiğimiz olanaklara sahip olamayan tüm kardeşlerimize ve insanlığa karşı borçlu olma bilinci… Zorbalığa, çürümüşlüğe boyun eğmeme bilinci… Eşitlik gibi, özgürlük gibi, laiklik gibi en temel değerlerimize karşı yapılan saldırılara karşı direnme bilinci ve daha fazlası…”

Çocuklarımızın sıraladığı bu en temel ilkelerle yetişmiş, bu gelenekle biçimlenmiş, büyümüş, insan olmuş, dahası yaşamının her alanında bu en temel ilkeleri titizlikle korumuş BAL mezunları olarak bizler;

Bal geleneğinin, gerici ve baskıcı iktidar sahiplerinin yıkamayacağı kadar güçlü ve köklü temelleri olduğunu ve kendimizi bu geleneği kuşaklar boyu yaşatmaktan mutluluk duyan büyük bir aile saydığımızı,

Aklımıza, bilgimize, özenle ördüğümüz yaşam biçimimize yönelik bu kasıtlı ve planlı karanlığa boyun eğmediğimizi,

Başka bir ülke, başka bir dünyanın mümkün olduğuna inandığımızı,

Karanlığa karşı aydınlığı, gericiliğe karşı bu ülkenin tüm ilerici birikimlerini, dinci bir dünya tasavvuruna karşı laikliği savunduğumuzu,

Eşitlikçi, özgürlükçü, laik, dayanışmacı ve barışçı bir ülkede yaşamak için mücadeleye devam edeceğimizi,

BAL öğrencisi çocuklarımıza ve bu ülkenin aydınlık bakışlı, ilkeli, yürekli tüm diğer öğrencilerine gururla sahip çıktığımızı, onların mücadelelerini kendi mücadelemiz bildiğimizi,

Ortak geleceğimizi karartmaya çalışan  güçlere duyurur, desteğin ve dayanışmanın çoğalmasını dileriz.

İzmir Çiğli Fen

İzmir Çiğli Fen Lisesi öğrencileri olarak İstanbul Erkek Lisesi’nde başlayan, okul yönetimlerini ve onların gerici uygulamalarını sırtını dönerek protesto eden arkadaşlarımızın direnişine bizler de destek veriyoruz. Okullarımızda öğrenciler üzerindeki gerici baskıların ve uygulamaların bir an önce son bulmasını istiyor, benzer baskılar altındaki diğer okullarda eğitim gören arkadaşlarımızı bizimle kol kola durmaya çağırıyoruz.

“İstanbul’dan arkadaşlarımızın gerçekleştirdikleri hepimize umut oldu. Bir kez daha liselilerin karanlığın karşısında yan yana ve omuz omuza durabileceğini gördük. Bizler, gerici öğretmenlerin verdiği eğitimden, etek boylarımıza karışılmasından, sapık öğretmenler tarafından taciz edilmekten, gerici okul idareleri tarafından tehdit edilmekten bıktık. Bilimsel ve laik eğitimin yuvası olması gereken okullarımız, gericiliğin ve kindarlığın yuvası olmuş durumda. Biz bu kalıba sığmayacağız, liselerimizi savunmaktan vazgeçmeyeceğiz. İstanbul’daki arkadaşlarımızın çağrısına cevap veriyoruz ve gerici okul yönetimlerine sesleniyoruz: Arkadaşlarımızla beraber, yan yana, kararlı bir şekilde karanlığın üzerine yürümeye devam edeceğiz!

Şimdi tüm liseli arkadaşlarımıza sesleniyoruz; beraber olursak başarabiliriz, yan yana durursak okullarımıza sahip çıkabiliriz. Umudumuzu her zaman korumaya devam edeceğiz ve omuz omuza durarak karanlığın karşısına dikileceğiz!”

Samsun Anadolu

Kamuoyuna duyurumuzdur.

Ülkemizde kurulan ilk altı Maarif Koleji’nden biri olup Samsun’un en güzel köşesine kurularak büyük arazisiyle birçok üniversiteyi kıskandıran Samsun Anadolu Lisesi, altmış yıllık tarihinden ve ülkesine en iyi şekilde hizmet etmiş binlerce yetişmiş mezunundan gelen birikimiyle birlikte her yıl, ailesine katılan yeni bireylere sarı yeşil sevdayı tanıtmakta ve onu her daim layık olduğu yerde tutmaktadır. Ancak “Proje Okul” başlığı altında son iki yıldır okulumuzda planlı bir şekilde hükümet tarafından yeni müdür eliyle gerçekleştirilen ve okulumuzu karanlığa çekmeye çalışan faaliyetlerden dolayı öfkeliyiz. Altmış yıllık okul kültürümüzü bitirip yerine bilimsel düşünceden yoksun, empati yeteneğinden bihaber ve hiçbir muhalif sese tahammülü olmayan bir nesil yaratılmaya çalışılıyor. Son iki yılda okulumuzda yapılanları özetleyecek olursak:

1-        Okulumuza DAİŞ ile iş birliği içinde olan İHH getirilerek bir konferans düzenlendi ve bizlerden İHH için yardım parası toplandı.

2-        Okulumuzda Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını reddeden bir şekilde Osmanlı İmparatorluğu lehine propagandalar yapıldı ve bu propaganda “Osmanlı’yı Tanımak ve Anlamak” adlı konferansla pekiştirildi.

3-        Okulumuzdaki TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı’nda arkadaşlarımız tarafından hazırlanan açılış konuşmasında Atatürk adının çok fazla geçmemesi, bunun yerine çeşitli İslam alimlerinin adlarının anılması konusunda müdürden uyarı aldık.

4-        Okullarda siyasi parti veya herhangi bir ideolojinin, isminin dahi geçmesi Milli Eğitim Bakanlığı kararıyla yasaklanmasına rağmen aynı TÜBİTAK Fuarı’nda, organizasyona bile katılmayan AKP milletvekilinin mektubu, tüm uyarılar tanınmaksızın AKP Milletvekili’nin mektubudur diyerek okutuldu ve alkışlatıldı.

5-        Müdür, okulda istediği gibi gitmeyen şeyleri öğrenmek için kendine ait bir muhbir ağı kurarak kendine yakın öğrencileri bu amaçla kullandı ve sonucunda bu öğrencileri ödüllendirdi

6-        Okulumuzda bu yıl sözleşmeli olarak bulunun bir öğretmene, EĞİTİMBİR-SEN’e geçerse okulda kadrolu olacağı müdür tarafından söylenerek baskı uygulandı. Sonuç olarak öğretmenler bu sendikaya zorla geçirildi.

7-        İktidar-Cemaat çatışması başladığı zamanlarda Cemaat’e yakınlığıyla bilinen müdür yardımcısı görevinden tasfiye edildi.

8-        Kadın-erkek ilişkilerinde kadın öğrenciler şer’i uygulamalarla yüz yüze kaldı. Okul içinde kadın ve erkek

öğrencilerin yan yana oturması bile sorun hâline getirildi.      _’

9-        Bir erkek arkadaşımız okul koridorunda kız arkadaşı ile sarıldığı için okul tarafından kendisine yaptırım uygulandı.

10-      Müdür tarafından öğrencilere, birey haklarım hiçe sayan ve hakarete varan sözler sarf edildi.

11-      10 Kasım ve 19 Mayıs törenlerine bilerek ve isteyerek katılmamakla kalmayan müdür, ayrıca bu törenlerin iptal edilmesi için elinden gelen her şeyi yaptı.

12-      Okulumuzda yıllardır bulunan ve hatırası olan Cari Tobey bahçesi katledildi. Ayrıca bununla kalınmayıp okulumuzu bütün arazi boyunca saran ağaçlar kesildi ve belediye tarafından imar izni verildi.

13-      Okulun çatısı, yüksek miktarda para harcanarak yeniletildi. 64 bin lira para harcanarak kamera ve güvenlik sistemi adı altında okul hapishaneye çevrildi. Daha sonra okulun kötü durumda olduğu iddia edildi ve okul binasının yıkılarak taşınması gündeme getirildi. Araştırmalarımız sonucu 30 dönümlük arsanın değerinin çok yüksek olduğu ve bu yüzden satıldığı meydana çıktı.

Bizler biliyoruz ki son dönemde ortaya çıkan “Proje Okulları” uygulaması, ülkemizin bilimsel eğitimden taviz vermeyen ve sorgulama yeteneğini kazanmış nesiller yetiştirmeyi kendisine amaç edinen köklü liselerini karanlığa çekmeyi açık ve net bir şekilde hedeflemektedir. Bizler uygulanan tüm politikaların farkındayız ve bu bildiriyle birlikte bu gidişata sessiz kalmadığımızı ilan ediyoruz.

Saygılarımızla.

Pertevniyal

Etiler Anadolu

İstek Vakfı Atanur Oğuz 

Beşiktaş Anadolu

Beşiktaş Anadolu Lisesi öğrencileri olarak;

Ülkemizin dört bir yanındaki liselerden yükselen mücadele çağrısına ses veriyoruz!

Baskının, karanlığın ve gericiliğin üzerimize çöktüğü günlerde liselerden yükselen bu ses aydınlanmanın sözcüsü ve umudun taşıyıcısı konumuna gelmiştir.

İktidarın inşa etmeye çalıştığı dindar ve kindar nesil kimliğine karşı gençlik; özgürlük, laiklik ve dayanışma bilincini yükselterek, egemenlerin düşünsel köleleri olmayı reddetmiştir. Bizler bütün dostlarımızla beraber gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan, aydınlık günlerin hüküm sürdüğü bir ülke yaratana kadar okulumuzdan aldığımız direniş geleneğiyle mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz, yarınsızlığın karşısında geleceği büyüteceğiz.

Liselileri ve gençliği, dayanışmayı her alanda sürdürmeye ve yüreklerini yüreklerimizin yanında olmaya çağırıyoruz.

Emekten, bilimden, insandan yana olanlara selam olsun!

12 Haziran 2016

 İzmir Atatürk

“Ey Türk Gençliği

Birinci vazifen, Türk istikbalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur.”

“Öğretmenler! Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.”

“Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk iktisadıyla, Tür şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.”

“Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan meydana gelir. Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça diğer kısmı göklere yükselebilsin.”

Mustafa Kemal Atatürk

Ey gözlerine karanlık ve umutsuzluk perdesi çekilmiş Türkiye’m! Bizi ötekileştirmeye çalışanlara inat Gavur İzmir’den sesleniyoruz.

Kurulduğu 1888’den bu yana karanlığa, gericiliğe karşı dimdik ayakta duran; Çanakkale ve Kurtuluş savaşlarında öğrenci ve öğretmenlerini şehit veren, Hasan Tahsin ve arkadaşlarının ilk kurşunu atmadan toplandığı yer olan lisemiz; İzmir Atatürk Lisesi. Ve bizler; Ata’nın adını taşımaktan gurur duyanlar, Ata’nın çocukları…

Susmuyoruz!

Okulumuzda geçirdiğimiz dört yıl içinde öğrenciler tarafından sevilen idealist öğretmenlerin baskıyla susturulduğunu, korkutulduğunu, yetkisizleştirildiğini; yandaş sendikalardan olanların yetkilendirildiğini gördük.

Sinirliyiz!

İzmir Atatürk Lisesi bilim uğruna çalışıyor (!). İzmir Atatürk Lisesi laboratuvarlarını kilitli kapılar ardında saklıyor. İzmir Atatürk Lisesi sanat uğruna çalışıyor (!). İzmir Atatürk Lisesi tiyatro kulübüne sansür uyguluyor. İzmir Atatürk Lisesi çağdaşlıkta bir neslin önünden gidiyor (!). İzmir Atatürk Lisesi yönetimi, öğrencilerini kılık kıyafet kontrolüyle ahlak polisi gibi avlıyor.

Üzgünüz!

Düşünmeyen, sorgulamayan, araştırmayan tek tip insanlara dönüştürülmek isteniyoruz. İstedikleri gibi bir nesil yetiştirmeye uğraşıyorlar, istemedikleri gibi olanı sindiriyorlar. Gün geçmiyor ki öğrenciler yeni bir disiplin dosyası haline dönüşmesin.

Ama umutsuz değiliz!

128 yıllık tarihimizin sesine kulak verin. Hak etmeyen insanların hak etmedikleri koltuklarında, bu okulu hak ederek gelen bizleri köreltmeye çalışan seslerini fark edin. O sesleri kısmaya çalışan bizlere kulak verin. Kulak verin, el verin, hayat verin bu mücadelemize.

Ülkemizin dört bir yanında direnen onurlu liselerimizi, kardeşlerimizi saygıyla selamlıyoruz.

“Bize iman veriyor hür vatanın hür sesi, ebediyen var olsun İzmir Atatürk Lisesi”

11 Haziran 2016

Bakırköy Anadolu

Karanlık zihniyetlere karşı aydınlık mücadelesini sürdüren yol arkadaşlarımıza selam olsun.

Bakırköy Anadolu Lisesi öğrencileri olarak bizler, eğitim kurumlarımızın içine sinmiş olan irticai faaliyetlere karşı mücadelesini sürdüren tüm yol arkadaşlarımızla birlikte direnmenin haklı gururunu yaşıyoruz.

Çağdaş ve lâik eğitim anlayışının yok edilmeye çalışıldığı, iktidarın kendi siyasi amaçları doğrultusunda yaratmak istediği “DİNDAR VE KİNDAR” nesil için çabalarını eksik etmeyen atanmışların, yerlerde sürünen eğitim sistemimizi daha da aşağılara çekme çabalarına utançla bakıyoruz.

Kendilerinin hedefi olan “CAHİL İNSAN KİTLESİ”nin hiçbir zaman yaratılamayacağını ve uygulamaya çalıştıkları gerici faaliyetlerinin de başarıya ulaşamayacağını büyük bir gururla bildiriyoruz.

2016-2017 Eğitim Öğretim yılında lisemize pozitif bilimlerden, sanattan, felsefeden uzak, öğrencilerine dogmatik bilgilerden başka hiçbir faydası dokunmayan, hükümetimizin 4+4+4 sistemi ile yaygınlaştırmaya çalıştığı “İMAM-HATİP” uzantılı bir kurum ile birlikte eğitim görme tehlikesi ile karşı karşıyayız.

Bakırköy Anadolu Lisesi öğrencileri olarak, ortaçağ zihniyetine sahip, gerici bir kurumla birlikte olmak istemiyoruz.

Sözümüz bu gerici kurumların içinde baskıyla öğrenim gördüğü için direnmeye çalışan yol arkadaşlarımızı kapsamamaktadır.

Bu direnişimizi hep birlikte sürdürmeye ve sizleri karanlığı boğmak için boyun eğmeden direnmeye davet ediyoruz…

Bilinsin ki hiçbir zaman bilimsel, çağdaş ve laik eğitimden vazgeçmeyecek, okulumuza gerici faaliyetleri ve gerici kurumları sokmaya çalışan her kişiye karşı onurlu mücadelemizi sürdüreceğiz!

11 Haziran 2016

Beyoğlu Anadolu

‘Karanlıktan Aydınlığadır şiarımız

Türkiye’nin dört bir yanında liseli kardeşlerimizin gerici, yobaz okul idarelerine verdiği mücadeleyi gıpta ile izlerken okulumuz Beyoğlu Anadolu lisesinin kız lisesine çevrilerek gelecek yıldan itibaren erkek öğrencilerin okula alınmayacağım öğrendik.

Bahçesinde kızların ve erkeklerin bir arada oturmasından dolayı yoldan çıkacağını düşünüp üniversite seçen bir zihniyetin kızlı-erkekli eğitime nefretini elbette ki biliyoruz. Devlet desteğindeki dinci vakıflarda çocuklara sistematik taciz, tecavüz edilirken ses çıkarmayan, eğitimi dinci-gerici vakıf ve kurumlara ihale edip memleketi koca bir imam hatip hapishanesine çeviren iktidar ele geçiremediği okulları ‘proje okul* kılıfıyla kuşatıp, idarecisinden öğretmenine kadar kendi zihniyet dünyasıyla uyumlu ‘eğitimcilerle* doldurmuştur.

Okulumuzdaki gericileşme öncelikle müdür yardımcılığı atanmasında yaşanmıştır. Bir önceki müdür yardımcısı haksız biçimde görevden alınıp yerme ilçe milli eğitim müdürünün dayatmasıyla 3 yıllık bir dm kültürü öğretmem müdür yardımcısı olarak atanmıştır. Öğrenciyle iletişim kurmayı beceremeyen, bütün gün güvenlik kameralarından okulu izleyen biri köklü bir okulun idareci koltuğuna geçmiştir.

Okulumuzdaki sınıflarının fiziki kapasiteleri 34 kişiyi bile kaldıramazken, Ankara’daki -büyük ihtimalle eğitimci olmayan- bürokratların verdiği kararla sınıf mevcutları 40 kişiye çıkmıştır. Bahçesi olmayan, sınıflarına 30 kişinin bile sığmadığı bir okula 40 kişilik kontenjan veren bir zihniyet akabinde karma eğitim veren okulumuzu kız lisesi yapmıştır. Çok da uzak olmayan bir vadede kız imam hatip lisesi yapılmayacağının garantisi yoktur.

Bizler Beyoğlu Anadolu Liseli öğrenciler olarak okul bileşeni öğrenci-öğretmen ve mezunlarının görüşü alınmadan alınan ‘kız lisesi* kararına karşı çıkıyor, kızlı-erkekli karma eğitimin devam etmesini talep ediyoruz.

Gücümüzü Beyoğlu Anadolu lisesinin ‘karanlıktan aydınlığa’ olan şiarından alıyoruz. Bütün mezunlaeımızı ve öğrencilerimizi mücadelemizde desteğe çağırıyoruz.

11 Haziran 2016

İzmir Fen

İzmir Fen Lisesi olarak, İstanbul Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi, Cağaloğlu Anadolu Lisesi, Kadıköy Anadolu Lisesi’ndeki arkadaşlarımızın başlattığı bu çağrıyı destekliyoruz.

Bu çağrı, memleketteki tüm liselilere umut olmuştur.Ülkemizde süregelen gericiliğin ve karanlığın baskısına gençliğin boyun eğmeyeceği bir kez daha gösterilmiştir.

Gericiliğin ve baskının ülkemizi felakete sürüklediği günlerde bu tepkiye kulak verilmelidir. ‘Dindar ve kindar’ nesil yetiştirmek hevesiyle okullarımız gericilik ve piyasacılık ile teslim alınmaya çalışılıyor.

Fen liselerinin, bilimsel eğitimin itibarsızlaştırıldığı, imam hatipler yoluyla dinsel eğitimin yaygınlaştırıldığı bir ortamda bilim üretiminin düzeyi bellidir. O düzeyi yakın zamanda “papaz eriğini” “imam eriğine” çeviren çılgın TÜBİTAK projesinde gördük. Dolayısıyla denilecek tek şey öyle ortama böyle bilim olur.

Halbuki bilimsel eğitimin ağırlıklı olduğu bir ortamda biz İzmir Fen Liseliler olarak 2 ay önce kemoterapi ilacı geliştirerek bilimsel üretimin nasıl olacağını göstermiş olduk. Onların gülünç gericiliğine karşı aydınlanmacılığın ve bilimin sesini yükselteceğiz.

Proje okulları kapsamında atadığı “badem bıyıklı” idarecilere boyun eğmiyor ve bilimsel üretim ve etkinliklerimize devam edeceğimizi söylüyoruz.

Tüm liselere çağrımızdır !

Şimdi zaman; Galileo’nun tüm baskılara karşın “Dünya dönmeye devam ediyor” cümlesindeki tavrı gösterme zamanı. Galileo’nun inadını sürdürüyoruz.Karanlığın boğuculuğuna karşı, gerçeğin ve bilimsel olanın safındayız.  Karanlığa  sadece sırtımızı dönmüyor, yüzümüzü hep beraber aydınlanmaya dönmeye çağırıyoruz.

Ülkemizin sürüklediği karanlığa karşı, gelecek güzel günler için yürüyelim.

 

Ankara Gazi Anadolu

“Hey

Bir sabahın üç kapısı var göğe

Biri umut

Al umudu, ver çocuğa büyütsün

Büyütsün de yürüsün

Hey hey

Bir sabahın üç kapısı var göğe

Biri emek, ellerinde ışıyan

Işıt gitsin, yol boyu yürüsün

Heyhey de hey

Bir sabahın üç kapısı var göğe

Biri korku, çal yere!

Emek senin, umut senin, korku ne?

Yeter ki elin ellere kavuşsun”

Sennur SEZER

Bozkırın ortasına, bir dağın tepesine kurulmuş bir okulda umudu büyütmekti gayemiz. Öylesine bir umut ki; yeri geldiğinde sınav kağıdında, yeri geldiğinde okul bahçesinde şarkılar mırıldanırken, yeri geldiğinde de okul idaresinin karşısında dimdik…

Nice emek verip kazandığımız Ankara’nın köklü liselerinden biri olan Gazi Anadolu Lisesi’nin sıralarında, bizlere daima “Sizler geleceğin doktorları, mühendisleri, avukatları olacaksınız” denilirken öte yandan da geleceksizleştirildik.

Okuldaki laboratuvarların yüzünü ikinci kez göremeden dört yıl geçiriyo­ruz. Çıkarmak istediğimiz gazetelere, dergilere, kurmak istediğimiz toplu­luklara ket vuruluyor. Geleneğinde her zaman öğrencilerin ön planda olduğu etkinliklerin yapılması engelleniyor, özellikle idare; GAL öğrencileri­nin ülkede yaşananlara kör, sağır, dilsiz olmasını bekliyor. Okulu okul yapa­nın öğrenciler olduğunu göz ardı edenler fikirleri ve özgürlükleri taş duvar­lar arasına sıkıştırabileceklerini zannediyorlar. Oysa unutulmamalıdır ki GAL öğrencileri dünden bugüne haksızlığa, zulme sessiz kalmamıştır bütün susturma çabalarına rağmen.

Öğrencilerin yapmak istedikleri karşısında duvarlar örenler okulumuzla alakası olmayan gruplarla ortaklaşa dini içerikli etkinlik düzenlemiş ve özel­likle dokuzuncu sınıftaki öğrencileri zorla bu etkinliğe götürmüşlerdi. Yandaş üsluplarıyla yaptıkları konuşmalarda laikliğe sırtlarını dönerek öğrencilere kendi düşüncülerini empoze etmeye çalışmışlardı.

Okulun bahçesinde gardiyan odasıyla beyaz motoruyla dolaşan bir idareci görmemek için, son sınıf öğrencilerinin veda geleneği olan “Gazi” yazısını bahçede gururla yazabilmek için, nitelikli, laik, bilimsel, eşit bir eğitim için ve başta emeğimiz için korkuyu yere çalıp ellerimizi ellere kavuşturmaya…

Farklı şehirlerde, farklı okullarda, farklı sıralarda okusak da yaşadıklarımız ortak. İşte bu nedenle çıkaracağımız ses de ortak olmalı. Selam olsun ka­ranlığa arkasını dönüp güneşli yarınlara yürüyen bütün liselilere…

Ankara Gazi Anadolu Lisesi Öğrencileri

10 Haziran 2016

 

Notre Dame de Sion

“Direnen tüm liselilere selam ve dayanışmayla

“Çağdaş ve medeni bir eğitim modeli benimsediğini iddia eden okulumuz Notre Dame de Sion, mevcut siyasi konjonktürün her türlü dayatmasını beden politikası ve ifade özgürlüğü üzerinden yeniden kuruyor.

Eleştirel düşünme yollarını destekler gibi görünüp, öğretmenlerimizi makineleştiriyor, öğrencileri belirli bir sınıfsal prototipe hapsediyor ve bunun oluşması için her türlü hak ihlalini meşrulaştırıyor.

Notre Dame de Sion öğrencisi profili yaratmak isteyen ve bu profile uymayan tüm öğrencileri tehditlerle, yasaklarla, cezalarla, iğneleyici konuşmalarla rencide ediyor. Gücünün karşısındakinin iradesini yıkmaya yetemeyeceğini fark edince “gerekli önlemleri” alıyor. Ve bizler, törenlerde, okul koridorlarında ve dersliklerde de bu dilin hegemonyasına maruz kalıyoruz.

Çevredeki esnafın rahatsız olduğu bahanesiyle eteklerimizin bir anda şort eteğe dönüştürülüyor. Okul üniformasına “sadık kalan” kadın öğrencilere okula kendini göstermek için geldiği idare ve öğretmenlerce söyleniyor. Ve hatta hakaret ediliyor. Tayt giymek beden ölçüleri kıstasına göre disiplin suçuna dönüştürülüyor. Ve bu yollarla kadın öğrenciler üzerinde baskı kuruyor. Bunun yanında, derslerde homofobik, transfobik ve cinsiyetçi söylemler devam ediyor. Bunlar da okulda ve dışarda sürekli karşılaştığımız tacizi normalleştiriyor.

Örneğin, Karadelik adlı kısa filmin bir derslikte gösteriminden sonra öğretmenin “erkekler anlar” diyerek kinaye yapması; kürtajın dinde yasak olsuğunun öğretmenler tarafından ders esnasında dile getirilmesi, cinsiyetçi küfürler edilmesi ve kadınlar üzerinden yürütülen ayrımcı söylemler idarenin kulağına nedense hiç gitmiyor. Törenlerde ise biz yarım kadınların çiçek olmaktan başka bir çaresi kalmıyor. Baskılar sadece bedenimizle sınırlı kalmıyor, fikrimize de müdahale sürüyor. Bir öğrenci, din sınavında “başkasının doğruları” yerine kendi doğrularını cevap doğrultusunda yazdığı için disipline gidiyor ve kuruldaki öğretmenler öğrenciye “Saçmalamışsın, bilinçaltını kusmuşsun, resmi evrakta fikirlerini dile getiremezsin” diyor.

Ancak okul unutuyor ki, bu sözler, NDS’nin internet sitesinin “Hedefler” kısmında “bilimsel, eleştirel tavır alabilen ve özgür insanlar yetiştirmek” iddiasını boşa çıkarıyor. “Okul dışında istediğini yap” diyerek yine kendini özgürlükçü sanan okulumuz, “hobi olarak gene yap”tan öteye gidemiyor. İdare, eğitimci ilişkisinden çok patron ilişkisini yeğlediğini, geçen sene edebiyat öğretmenimizi “itaat etmediği” gerekçesiyle temmuz ayında atarak göstermişti.

Hatırlatıyoruz: okulu okul yapan idare değil, öğretmenler ve öğrencilerdir. Yaşama alanlarımızı genişleten öğretmenlerin, doğrudan veya dolaylı olarak çeşitli yöntemlerle okuldan uzaklaştırıldığına tanık oluyoruz. Bunun bir eğitim politikası değişikliğinin işaretleri olduğunun farkındayız.

Ancak, bilimum iktidarların dâhil olduğu bu körelme sürecine boyun eğmeyi reddediyoruz. Notre Dame de Sion örneğinden, “aydınlıkçı” çerçevenin de dayatmacı zihnin bir parçası haline dönüşebileceğini görüyoruz. Ekol olmamız veya olmamız değil, anti-faşist mücadeleyi her alanda kuvvetlendirmemiz gerektiğinin esas olduğunun bilincindeyiz. Direnen tüm liselilere selam ve dayanışmayla…

10 Haziran 2016

Beşiktaş Atatürk Anadolu

Kadıköy Anadolu 

Kadıköy Anadolu Lisesi öğrencileri olarak giriştiğimiz …………….. etkinliklikler……….. idareciler tarafından destek gör(me)mektedir. Okulumuzda ………….. hiçbir …………… problem …………… bulunmamaktadır. Etkinliklerimize ………….. kesinlikle ……………… sansür ………………… uygulanmamaktadır. Kulüp faaliyetlerimiz …………….. özgürce …………… gerçekleşmektedir. Son olarak …………… proje okulları ……….. öğrencilerinin …………….. yaptıkları ………………… yanlışlıklarından …………….. derhal ………………… dönmelerini …………. tavsiye ediyoruz.

Yandaşlara arkasını dönenlerle, yarımada yokuşunda geçmişi özleyenlerle, Fikret’in mirasını koruyanlarla beraber bu kara mürekkebi dağıtmak için ışığa koşacağız.

10 Haziran 2016

Vefa Lisesi

144 senelik köklü bir çınar olan ve Atatürk ilke ve inkılaplarından taviz vermeden eğitimini sürdüren Vefa Lisesi öğrencileri olarak “Proje Okul” adı altında okulumuzda yapılan kısıtlamalardan hoşnut olmadığımızı ve bu kısıtlamalara karşı sessiz kalmayacağımızı belirtmek isteriz.

Biz  tarihi boyunca ülke menfaatlerini en üst düzeyde tutan, akademik başarılarımızla adımızdan söz ettiren; bilim,sevgi,hoşgörü anlayışından ödün vermeyen ve kendi fikirlerini başka fikirlere saygı duyarak oluşturmuş bir ailenin fertleriyiz. Farklı siyasi ve dünya görüşlerini bir arada demokratik bir şekilde barındırabilen Vefa Lisesi’nde bu çok seslilik, çok renklilik belli bir güruh tarafından yok edilmeye çalışılmaktadır

Biz ve bizim gibi adından söz ettirmiş köklü okulların son yıllarda maruz kaldığımız baskılara karşı duruşumuzun asla değişmeyeceğini göstermeyi vazifemiz biliriz.

Bu bildiriyi yazma amacımızı özetleyecek olursak;

– Vefa Lisesi adıyla bütünleşmiş geleneksel etkinliklerimize engel olunmak istenmektedir. 14 senedir düzenlemekte olduğumuz geleneksel şenliklerin gerçekleştirilmesi, tutar yanı olmayan bahanelerle okul müdürümüz tarafından engellenmiştir.

– Eğitim camiasında bir geçerliliği olmayan kişi ve kuruluşların yanlı düşüncelerini öğrencilere empoze etmek amacıyla vermek istedikleri konferanslar okul müdürümüzce desteklenmiş, bütün okulun katılımı zorunlu tutulmuştur.

– Her bireyin hür iradesiyle hareket etmesini destekleyen bu koca çınarın öğrencileri, okul müdürü tarafından kılık kıyafet konusunda birtakım tehdit ve aşağılamalarla baskı altına alınmak istenmiştir.

9 Haziran 2016

Cağaoloğlu Anadolu

Tarihi yarım adayı bir kez olsun gezmiş,

Ayasofya’ya durup şöyle bir bakmış,

Belki Cağaloğlu yokuşunu ağır adımlarla nefes nefese çıkmış güzel insanlar,

Tarihi ağzından düşürmeyenlerin tarihini yok etmeye çalıştıkları lise, Bezm-i Alem Valide Sultan’ın 166 yıl önce ilk sivil lise olarak kurduğu okulumuz hepimizin ortak tarihinin bir mirasıdır.

1933 yılında İstanbul Kız Lisesi’nden gururla devraldığımız bu bordo gri mirası koruyup yüceltmeyi; bugüne kadar aydın nesiller yetiştirmiş okulumuzun geleneklerine sahip çıkmayı, karanlıkları aydınlatmayı kendimize gaye edindik.

Zamanının en çağdaş okulu, eşsiz laboratuvarlara sahip bir ilim yuvası iken yıllar içinde yavaşça pozitif bilimlerin, çağın ötesinde eğitim kalitesinin yok edilişine şahit bırakılmıştır.

1 yıl önce, proje okulu adı altında okulumuzun üzerine çöken karabulutların ilk yaptırımı okulumuza atadıkları müdür aracılığıyla 1983’ten beri okulumuz öğrencilerinin amatör ruhla profesyonel olarak organize ettiği ve gelenek haline gelmiş olan festivalimiz Jugendfest’i 2015 senesinde asılsız sebeplerle bitirmek olmuştur.

Ne yazıktır ki, müdürümüz kendine kara kaplı bir fişleme defteri edinmiş, bunu saklama gereği bile duymamış ve kendi düşüncelerinin karşısında duran, okula getirmiş olduğu baskıcı düzen karşısında sivrilen öğrenciler hakkında notlar almış, hatta bazı öğrencilerin isimlerinin üzerine çarpı atmıştır.

Bu durum öğrenciye yalnızca gözetlenme hissi vermekle kalmamış öğrencinin okuldaki motivasyonunu ve akademik başarısını doğrudan etkilemiştir. Bunların yanında okulda irticai faaliyetler ortaya çıkmış ve okul ruhunu yansıtan etkinliklerimize köstek olunmuştur.

Bütün bunlara boyun eğmeyen, CAL ruhunu ve geleneklerini yaşatmaya çalışan bizler, asılsız bahanelerle ve hiçbir gerekçe sunulmadan önümüze konan engellerle yılmadan mücadele etmekteyiz.

Buna rağmen Cağaloğlu Ailesi olarak bu sene 158’e layıkıyla veda edemedik. 158’inci mezunlarını veren okulumuzun mezuniyetine katılmayan müdürümüz aynı zamanda okul öğrencilerinin mezunlarına veda etmek için el birliğiyle düzenlediği gelenekselleşmiş konfeti gününü de bu döneme çok görmüştür.

Okulumuzun aldığı bu halden ötürü şikayetlerini belirtmek isteyen velilerin ve öğrencilerin yazmış olduğu dilekçeler, alaycı bir tavırla karşılanmıştır. Bu sınırları olmayan özgüven Cağaloğlu Ailesi’ni rahatsız etmektedir.

Derdimiz çok, hemderdimiz siz.

Sizleri bizimle bağırmaya, yanmaya çağırıyoruz.

Ben yanmasam sen yanmasan biz yanmasak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa…

.

.

.

Ha! Bu arada kayıttayız…

6 Haziran 2016

 

Galatasaray 

Acil yeni müdür aranıyor

Galatasaray Lisesi mezunu, sağduyu ve izan sahibi, akli dengesi yerinde, tercihen 120 üzeri IQ seviyesinde, gençlerle asgari düzeyde iletişim kurabilecek, koltuğundan çok öğrencileri koruyacak, öğrencinin çamaşır makinesini, piyanosunu çalıp evine almayacak, hiçbir padişaha kölelik yapmamış, Tevfik Fikret’in makamına yakışan.

MAAŞ: Dolgun (Memur maaşı+Vakıf çeki+para biriktiriyoruz), Not: Okulu zaten öğrenciler yönetiyor. Evde oturup öğrenciye çok sataşmasanız yeter.

5 Haziran 2016

İstanbul Erkek

 

Mezuniyet gecemizde yaptığımız protesto hakkında tarafımızdan bilgi alınmadan yapılan haberler bu açıklamayı elzem kılmıştır.

Öncelikle belirtmek istiyoruz ki yapılan protesto kimsenin politik görüşü ile alakalı değildir. İstanbul Erkek Lisesi öğrencileri tüm fikirlere saygılı olmayı ilke edinmiş ve çatısının altında yaşattığı zengin fikir mozaiğiyle her zaman gurur duymuştur.

Ancak okul müdürü Hikmet Konar’ın gelmesiyle birlikte başlayan bazı kısıtlamalar bu zenginliğe karşı bir tehdit oluşturmaya başladığından; asırlık kültür mirasımızı, değerlerimizi ve sarı-siyah renklerimizi korumak adına böyle bir tepki gösterme gereği duyduk.

Yaşanan olayları kısaca özetlemek gerekirse:

–   Senelerdir düzenlenen Kültür Etkinlikleri Haftası’na davet edilen sanatçı ve düşünürlerin konferansları, politik duruşları ve hatta cinsel yönelimleri sebebiyle iptal edilmiştir. Buna karşın modern eğitim anlayışıyla çelişen konferans ve etkinliklere izin verilmiş ve çeşitli baskılarla bunlara katılım zorunlu tutulmuştur.

–   öğrenciler tarafından düzenlenen müzik etkinliğinde kız öğrencilere pantolon giymek zorunlu tutulmuştur. Ayrıca etkinliğe okulumuzla herhangi bir bağı olmayan vakıf ve kuruluşlar davet edilmiştir.

–   Okulumuzun bir başka zenginliği olan köklü etkinliklerinin içerikleri komik bahanelerle kısıtlanmakta ve bu süreçte okul müdürü öğrencinin yanında durmamaktadır.

–   Eğitim ve öğretim ile bir ilgisi olmayan oluşumların kendi düşüncelerini, bir eğitim ve öğretim yuvası olması gereken lisemize empoze etmek amacıyla yaptığı çalışmalara okul müdürümüz tarafından destek verilmiştir.

Bu ve bunun gibi birçok sebepten ötürü İEL öğrencileri olarak mezuniyet gecemizde tepkimizi, müdürün konuşması sırasında arkamızı dönerek gösterdik. Okul müdürü Hikmet Konar’la birlikte okula yerleşmekte olan baskı ortamı bu davranışımızın temel sebebidir, yaptığı konuşmayla bir ilgisi yoktur ve başka şekilde yorumlanmamalıdır. Medyada çıkan eksik ve bazı yönlerden gerçeği yansıtmayan haberler okulumuzu ve camiamızı zedelemektedir. Bu ve bir ay önce yazmış olduğumuz veda manifestomuz dışındaki hiçbir açıklamaya itibar edilmemelidir.

 

İstanbul Erkek

“Karanlığı yok etmek için okuduk”

Karanlığı ve esareti gördük.

Ateşi ve ihaneti gören abilerimize paydaş bidik kendimizi. Bizler daha dün, bu merdivenlerde haksızlığa, 181’e karşı bacaklarımız uyuşuncaya dekotururken, daha dün şu okul bahçesinde yağmurun altında donumuza kadar ıslanırken, bugün gidiyoruz şimdi.

Son kelimelerimiz, kimisinin kulaklarında küpe, kimisini uykularında sımsıcak tutan bir selam, kimisinin kabuslarında yankılanan kara ağıtlar ve kardeşlerim, sizin yolunuzu aydınlatan bir kılavuz olsun.

Ey ahali! Bilin ve bilelim ki;

Bu kurumda ayrım yapılmaktadır. Bu ayrımı yapan, bizatihi bizi yönetmekle birileri tarafından görevlendirilen sayın kimselerdir. Bizlere “Sen git hocan gelsin” diyen bu sayın kimseleri işine geldiğinde hocalarımıza, eğitimcilerimize emirler, hatta tehditler yağdırıp her şeyi oldu bittiye getirmekte ve yine bu sayın kimseler hiçbir hakkı olmadan resmi dilekçeleri yırtmakta, birilerinin maşaları olmaktadırlar. Duy bunları ahali!

Ülkemizin nice değerlerini hiçe sayanları, erk sarhoşluğu içerisinde kapılarda ceketlerini ilikleyip adeta baş tacı etmişlerdir.

Bu korkaklıktır!

Müdüriyet makamı, bizleri, bizim düşüncelerimizi dış mercilerde sonuna kadar savunmakla yükümlüdür. Bu zahmete girilmiyorsa, sorarım size eh ahali, ne gerek var bu makama? Etek yerine pantolon giymeyi zorunlu kılan, mezun abilerimizi muhattap kabul etmeyip dışarı kovan bir idareye ihtiyacımız yok bizim. Nitekim bir İstanbul Erkekli vicdani muhakemesiyle öz idaresini sağlayabilme gücündedir.

Sor kardeşim, “Tüm etkinlikler okul içerisinde yapılacaktır” diye o meşhur ilçeden yazı gelmişken malum konser neden Talebe Birliği’nde yapıldı? Nasıl izin alındı? Bu ülkede bir çok kültür sanat vakfı varken hiçbir eğitim kurumuna yakışmayan vakıflara neden davetiye gönderildi? Niye kimin yararına?

Sor kardeşim, tıkama kulaklarını, duy bunları, gör kardeşim!

Karanlığı ve esareti gördük. Karanlığı ve esareti gördük. Onların esaretinden, cesaret biriktirdik paltomuza. Karanlığı yok etmek için okuduk, kurtulduk dogmalarımızdan. Düştük, kaldırdı abilerimiz, ablalarımız. Bilirdik, arkamızda bizi kollayan hocalarımız vardı. Özledik o hocalarımızı; susmayan, bize güç veren, bize güvenen, üstümüze kilitler vurmayan, karakterimizin söküklerini dikmek için uyumayan o eski ailemizi özledik.

Kardeşlerim,

Sizi eğitmekle mükellef hocalar susuyorsa; idareciler rüşvet olarak izinler yazıyorsa, bursları birer sus payı olarak biliyorsa üzerinize karabasanlar çökmüştür. O zaman kaldırın başınızı artık test kitaplarınızdan. Yatağınızdan kalkın. Kurtulun karabasanlardan.

Toplanın, örgütlenin, durun kol kola herkes duyana kadar. Bağır bağır bağırın:

Bizler özgür düşünceden yanayız. Bizler demokrasiden yanayız. Bizler insan haklarından yanayız. Ve bizler sevgiyi, kardeşliği daima her şeyin üstünde tutacağız.

Bilin ki, nefesiniz kesildiğinde abileriniz, ablalarınız inletecektir bu koridorları.

Sizler cinayeti gören kör kayıkçılar, herkesin önünde kalkan tek yumruk, sizden sonrakilerin sırtını yaslayacağı aydınlar, bir kurtarıcı beklemeden kurtarıcınız kendiniz olmalısınız. Olacaksınız.

Bu güç sensin. Bu güç damarlarında, beyninde, sende.

Karayeller başına indirmeden çatını;

Artık ses ol, ışık ol, yumruk ol!

4 Haziran 2016

İstanbul Erkek Lisesi’nde başladı

Bildiriler 4 Haziran’da İstanbul Erkek Lisesi öğrencilerinin mezuniyet töreninde müdüre sırtlarını dönerek bildiri yayınlamasıyla başladı.

Okulda gelenekselleşmiş öğrenci etkinliklerinin içeriklerinin kısıtlanması ya da iptali, kadın öğrencilere kıyafet kısıtlamaları, iptal edilen panellerden söz ediyorlardı.

Bu kısıtlamaların yeni gelen müdür ile yaşandığını anlatıyorlardı. Müdür atamalarının ardında  “proje okul” uygulaması vardı. Milli Eğitim Bakanlığı, yaklaşık bir yıl önce İstanbul’daki 11 lisenin okul müdürlerini kendisi atamaya başladı. Daha önce liseye ait vakıfların da görüşü alınarak bazı sınavlara tabii tutulan, aynı okulda öğretmen ya da müdür yardımcılığı yapanların müdür olarak görevlendirildiği okullarda bu sistem yapılan yasal düzenlemeyle kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanlığı’na bazı okulları seçerek “Proje Okul” yapma, öğretmen ve müdürlerini de sınavsız atama hakkı veren yasal düzenleme, dershaneler yasası olarak bilinen 652 sayılı Kanun hükmünde kararname ile yapıldı. Yasa MEB’e, Proje Okullar’a öğretmen ve yöneticileri sınavla değil, doğrudan bakan tarafından atama yetkisi veriyor. (BK/EH/NV)

bia
Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here