Anasayfa Dergi Dosya 13 yıllık AKP iktidarında kadın, çocuk ve iş cinayetleri – DOSYA-2

13 yıllık AKP iktidarında kadın, çocuk ve iş cinayetleri – DOSYA-2

Paylaş

‘Çocuk da olsa gerekeni yapın’ zihniyetinin sonucu 187 çocuk katledildi

ROJDA KORKMAZ Hazırladı

‘Çocuk da olsa kadın da olsa gereken yapılır’ zihniyetiyle hareket eden AKP’nin 13 yıllık iktidarında Türkiye ve Kürdistan’da 187 çocuk polis ve asker tarafından hedef gözetilerek katledildi. Katledilen çocukların faillerinin yargılanması için açılan davalar çeşitli gerekçeler gösterilerek “takipsizlikle” sonuçlandırılırken, yargılamalarda işletilen “cezasızlık” politikası, söz konusu “devlet eli” ile katledilen çocuklar olunca adaletin hiç gerçekleşmediğini bir kez daha gözler önünde serdi.

13 yıllık iktidarı boyunca yaşamın her alanına müdahale eden düzenlemeleriyle gündeme gelen AKP, iktidarı boyunca, uyguladığı neo-politikaların bir sonucu olarak artarak yaşanan cinayetler ile de Türkiye’yi adeta “ölü kadın, işçi ve çocuklar ülkesi”ne dönüştürdü. Miting meydanlarında sarf ettiği, “Güvenlik güçlerimiz, çocuk da olsa kadın da olsa gereğini yapacaktır” sözleriyle, 12 Eylül darbesinin mimarı Kenan Evren’in, 19 Mart 1980’de yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren için söylediği, “Asmayalım da besleyelim mi?” sözlerini hatırlatan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP hükümetinin 13 yıllık iktidarında, Türkiye ve Kürdistan’da 187 çocuk polis ve asker tarafından hedef gözetilerek katledildi. “Kadın da olsa çocuk da olsa gereği yapılacaktır” ifadelerini kullanarak açıkça “vur” emri veren dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, sonraki süreçte, “talimatı ben verdim” diyerek adeta katliamlardaki sorumluluğunu itiraf ederken, 13 yılın sonunda “ölü çocuklar ülkesine” dönen Türkiye’de 2002 yılında 18, 2003, 2004 ve 2005 yılları arasında 36, 2006’da 23, 2007’de 9, 2008’de 17, 2009’da 21, 2010’da 12, 2011’de 33 çocuk katledildi. 2012 yılında 10, 2013’te 1, 2014’te 3 çocuğun polis ve asker tarafından katledildiği Türkiye’de 2015’in ilk ayında Şırnak’ın Cizre ilçesinde polis müdahalesi sonucunda katledilen 6 kişiden 4’ü çocuk.

2002 yılında 18 çocuk katledildi

Adeta askeri kışlaya çevrilen Kürdistan’da 2002 yılında askeri patlayıcı sonucu 11 çocuk yaşamını yitirirken, 18 çocuk da asker-polis tarafından katledildi. Çocuk katliamlarının devam ettiği 2003 yılında ise 12 çocuk katledildi. 2003 yılı Nisan ayında 13 ve 14 yaşlarındaki Nihat Çeri ve Destan Korkmaz, Van’ın Başkale ilçesinde Esenyamaç köyünde koyunlarını otlattıkları sırada askerler tarafından kaçakçı oldukları iddiasıyla roket mermisiyle katledilirken, Zahir Yılmaz (14) ise Van Çaldıran ilçesi Üçgözler köyünde İran’dan mazot getirdiği sırada Güldere Jandarma Komutanlığı askerleri tarafından taranarak katledildi. 9 çocuk ise arazilerde buldukları patlayıcının patlaması sonucunda yaşamını yitirdi.

12 yaşında 13 kurşun: Uğur Kaymaz

5 çocuğun askeri mayın patlaması sonucunda yaşamını yitirdiği 2004 yılında, 6 çocuk patlayıcı madde sonucunda yaşamı yitirirken, Mardin’in Kızıltepe ilçesinde yaşayan 12 yaşındaki Uğur Kaymaz ise 21 Kasım 2004 tarihinde evinin önünde polisler tarafından 13 kurşunla katledildi. Kaymaz’ı katleden polisler ardından babasını da aynı 8 kurşunla katletti. Katliamın ardından açılan ilk davanın ilk duruşması 21 Şubat 2005’te, Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Katliamla ilgili haklarında dava açılan sanık polisler Mehmet Karaca, Yaşafettin Açıkgöz, Seydi Ahmet Döngel ve Salih Ayaz mahkeme süresince tutuksuz yargılandı. Güvenlik gerekçesiyle Eskişehir’e nakledilen dava sonunda Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi, 18 Nisan 2007’de görülen karar duruşmasında “meşru müdafaa” gerekçesiyle sanık polisleri beraat ettirdi. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin yerel mahkemenin kararını oybirliğiyle onamasının ardından Kaymaz ailesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. Şubat 2014’te kararını açıklayan AİHM, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşama hakkını düzenleyen 2. maddesini ihlal ettiğine karar verdi. AİHM kararının ardından yargılanmanın yenilenmesi talebiyle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvuruda bulunan İHD Mardin Şubesi’ne bağlı avukatların, davanın yargılanmanın yenilenmesi talebi mahkeme tarafından reddedildi.

2006 yılında Kürdistan’da 8 çocuk katledildi

2005 yılında Kürdistan’da 6 çocuk daha önce döşenen mayına basarak yaşamını yitirirken, Van’ın Bostaniçi Beldesi’nde yaşayan 15 yaşındaki Talat Işık ise askerler tarafından atılan aydınlatma mermisinin başına isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdi. Muş’un Şenyayla ilçesi kırsalında 24 Mart 2006 tarihinde 14 HPG’linin kimyasal silahların kullanıldığı çatışmada yaşamını yitirmesinin ardından 6 HPG’li için Diyarbakır’da düzenlenen cenaze törenine polis müdahalesiyle başlayan ve Kürdistan’ın diğer illerine yayılan “serhildana” dönüşen 28 Mart olaylarında, polis tarafından açılan ateş sonucunda 5’i Diyarbakır, 2’si Batman 1’i de Mardin’de olmak üzere 8 çocuk katledildi. Olaylar sırasında Diyarbakır’da 29 Mart’ta 9 yaşındaki Abdullah Duran (9), 30 Mart günü 8 yaşındaki Enes Ata ile İsmail Erkek, 3 Nisan’da 17 yaşlarındaki Mahsum Mızrak ve Emrah Fidan polis tarafından açılan ateş sonucunda katledilirken, Batman’da 3 yaşındaki Fatih Tekin ile 10 yaşındaki Mizgin Özbek, Mardin’de ise 17 yaşındaki Ahmet Araç katledildi. Katliamla ilgili açılan davalarda cezasızlık politikasının işletilmeye devan ederken, sanık polisler ise tutuksuz yargılanıyor.

Mahkeme katledilen Menekşe’yi suçlu buldu!

2007’de askeri mayın ve mühimmat patlaması sonucunda 8 çocuk yaşamını yitirirken, 16 yaşındaki Nedim Karaca ise, Diyarbakır Kulp ve Hazro ilçeleri arasında kafasına kurşun sıkılarak öldürüldü. 17 çocuğun katledildiği 2008 yılında, Şırnak’ın Cizre ilçesinde 15 Şubat komplosunu protesto eden kitleye polis müdahalesi sırasında 16 yaşındaki Yahya Menekşe, polis panzeri tarafından ezilerek katledildi. Katliamın hemen ardından Menekşeyi ezen panzerin şoförü polis O.Y. hakkında “taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçundan dava açılmasına karşın, 2 yıl sonra keşif yapıldı. Cizre 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde, 5 yılın sonunda 11 Aralık 20012’de sonuçlanan davada mahkeme heyeti sanık polis O.Y.’nin beraatına karar verdi. Sanık polisi beraat ettirmekle yetinmeyen mahkeme, kendisini panzer altına attığını öne sürerek, Menekşe’yi suçlu buldu.

Önkol davasında hiç gelmeyen adalet

Üç çocuğun yaşamını yitirdiği 2009 yılında ise, 23 Nisan günü Hakkari’de 14 yaşındaki Abdülsamet Erip, 9 Ekim günü ise Cizre’de 18 aylık Mehmet Uytun katledildi. Katledilen çocuklardan biri de 28 Eylül günü, Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Şenlik köyü Aşağı Xambaş Mezrası’nda, öğle saatlerinde koyunlarını otlattığı sırada Tapan Tepe Taburu’ndan atılan havan topu mermisiyle katledilen 12 yaşındaki Ceylan Önkol. Patlama sesinin duyan köylüler tarafından bulunan Ceylan, Lice Cumhuriyet Savcısı’nın, “Can güvenliği” gerekçesiyle patlamanın olduğu alana 6 saat boyunca gelmemesi nedeniyle olay yerinde bekletilirken, 6 saatlik gecikme Önkol katliamında hiç gelmeyecek “adaletin” işaretlerini verdi. Patlamanın olduğu alanda Ceylan’ın otlattığı küçükbaş hayvanların zarar görmemesi ve herhangi bir çukurun oluşmaması, Ceylan’ın karakoldaki askerler tarafından doğrudan hedef alındığı iddiasını doğrularken, annesinin parçalarını eteğinde toplandığı Ceylan’ın katledilmesinin ardından açılan davalarda da diğer çocuk katliamı davalarında olduğu gibi “failler” ve azmettiriciler yargılanmadı.

Şüpheli askerler hakkında takipsizlik kararı

Ceylan’ın ölümü nedeniyle ilgili “Görevini kötüye kullanmak” suçlamasıyla açılan soruşturmada şüpheliler hakkında takipsizlik kararı veren Lice Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü’ne olayla ilgili bilgi istediği yazısında, Lice ilçesini PKK’nin yoğun faaliyet gösterdiği yer olarak göstererek, burada birçok askerin yaşamını yitirdiğini yönünde “hatırlatmalara” yer verildi. Açılan davalardan hiçbir sonuç alamayan Önkol ailesinin 100 bin TL maddi, 150 bin TL de manevi tazminat talebiyle açtığı davaya bakan Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi, “devletin kusurlu olup-olunmadığının tespit edilemediği” savunmasıyla manevi tazminat talebini reddederek, aileye 28 bin 208 lira 85 kuruş maddi tazminat ödenmesine karar verdi.

Yüzde 50 ile iktidar olduğu yıl 33 çocuk katledildi

Katliamların devam ettiği 2010 yılında ise 12 çocuk katledildi. 2010 yılında Şırnak’ta 14 yaşındaki Fırat Basan ve 12 yaşındaki Ahmet İmre, Van’da 16 yaşındaki Canan Saldık, Hakkari’de 15 yaşındaki Enver Turan, Silopi’de Umut Furkan Akçil, İdil ilçesinde ise 4 yaşındaki Nûjîyan İdem polis tarafından katledildi. AKP Hükümetinin yüzde 50 oranında oy alarak tek başına iktidar olduğu 2011 yılında ise aralarında Roboskili 17 çocuğun da bulunduğu 33 çocuk katledildi. 17 çocuğun katledildiği Roboskî katliamını araştırmak amacıyla Meclis İnsan Haklarına İnceleme Komisyonu bünyesinde kurulan Uludere Alt Komisyonu hazırladığı raporda, olayın faillerini “kasıt yok” diyerek aklamaya çalıştı.

Erdoğan çocukları hedef gösterme geleneğini sürdürdü

AKP hükümeti iktidarında 2012 yılında 10 çocuk katledilirken, 2013 yılında Şemdinli’de 8 yaşındaki Behzat Özen, 2014’te İstanbul’da 15 yaşındaki Berkin Elvan, Adana’da İbrahim Aras (15), Diyarbakır’da ise 16 yaşındaki Kadir Çakmak katledildi. 2015’in ilk ayında ise Şırnak’ın Cizre ilçesinde Barış Dalmış (15), Ümit Kurt (14) ve Nihat Kazanhan (12) polis tarafından açılan ateş sonucunda katledildi. Katliamların ardından meydanlara çıkarak, katledilen çocukları “terörist” ilan eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çocukları açıkça hedef gösterdiği meydanlarda çocuk ölümleri üzerinden siyaset yapma geleneğini de sürdürdü.

Çocuk katliamlarında ölen adalet!

Katledilen çocukların faillerinin yargılanması için açılan davaların çeşitli gerekçeler gösterilerek “takipsizlikle” sonuçlandırıldığı 13 yıllık AKP Türkiye’sinde, katliamların ardından güvenlik güçleri hakkında açılmak istenen soruşturmalar da valilikler eliyle engellendi. Siyasi partiler ve çocuk hakları savunucularının girişmleri sonucunda yapılan yargılamalarda işletilen “cezasızlık” politikası, söz konusu kolluk güçleri tarafından katledilen çocuklar olunca adaletin hiç gelmediği gerçeğini bir kez daha gözler önünde serdi.

YARIN: AKP iktidarında 5 bin 451 kadın erkekler tarafından katledildi.diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here