Anasayfa Köşe Yazıları 2 zafer, 1 umut…

2 zafer, 1 umut…

Paylaş

2 zafer, 1 umut…
Son aylarda hayalini kurduğumuz iki konuda başarılı sonuçlar elde edildi. Birinci hayalimiz, Kobanê direnişinin kazanılması idi. Miştenur tepesinin ve Kaniya Kurda’nın alınmasından sonra, 134 gündür süren direnişte Kobanê’nin kurtuluşu ve özgürleşmesi gerçekleşmiş oldu. Kobanê’de bir avuç direnişçi, arkalarında olağanüstü bir halklar desteği ile, son derece güç koşullara rağmen, yakın tarihin en vahşi barbarlarını, IŞİD’i durdurdu. Bütün dünya Kürt halkının ve özellikle kadınların bu olağanüstü direnişini ve kararlılığını konuşuyor artık. Gözlerini ve kulaklarını kapatmadan, zihnini bulandırmadan Irak ve Suriye’de yaşananlara bakan herkes, IŞİD karşısında onurları, yaşamları, toprakları ve gelecekleri için savaşanları gördü, tanıdı. Kobanê direnişinin ilk günlerinden bu yana hep bu günlerin hayalini kurduk. Biliyorduk ki, destek ve dayanışmayı büyütürsek, direnenlerin yanında olduğumuzu hem biz hem de onlar hissederse, sesimizi Türkiye’nin tamamına ve dünyaya duyurursak, bu insanlık onuru için verilen mücadele başarıya ulaşır.

Kobanê’nin kurtuluşu, ‘düştü, düşecek’ beklentisindeki kişiye de zihniyete de bir ders oldu. Artık önümüzdeki dönem Kobanê ve çevresinin inşası dönemidir. Yıkılanların yenilenerek inşa edilmesi, yeni bir toplumsal ve siyasal ilişkiler ağının geliştirilmesi en önemli işlerden birisidir. Artık Kobanê ile birlikte Rojava kantonlarının daha işlevsel olması, halkın kendi yönetim mekanizmalarını geliştirmesi esas olandır. Artık kanton yönetimlerinin uluslararası alanda ilişkilerini derinleştirmesi, tanınma yönünde hukuki ve siyasal güvenceler elde edilmesi esas olandır. İki gün önce Afrika gezisi dönüşünde uçakta konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz yeni bir Irak olsun istemiyoruz. Nedir bu? Kuzey Irak… Şimdi de Kuzey Suriye doğsun! Bunu kabullenmemiz mümkün değil. Biz buradaki duruşumuzu korumak zorundayız. Aksi takdirde Kuzey Irak’tan sonra burada da bir Kuzey Suriye… Bu oluşumlar gelecekte büyük sıkıntılara yol açacaktır. Bir de şu boyut da var, yani Afrin, Kobanê, Kamışlı, bu şeritte böyle bir düzenlemenin yapılması da manidardır” diyerek köhnemiş ve çürümüş devlet zihniyetini terk etmediğini bir kez daha gösterdi. Bakmayın Başbakan Davutoğlu’nun Diyarbakır’daki AKP kongresinde Kobanê’ye selam göndermesine, ya da Kürtçe öğrenmek istediğini dile getirmesine. Esas olan, Erdoğan’ın söyledikleridir.

Demek ki, Kobanê için gösterilen kararlılığın, destek ve dayanışmanın sürdürülmesi, Rojava’ya yönelik bu saldırgan ve tanımaz, kabullenmez tutumların aşındırılması mücadelesi yarının kazanılması için son derece önemlidir.

İkinci hayalimiz ise komşu Yunanistan’da gerçekleşti. Syriza, seçimlerde büyük başarı elde etti ve iktidar oldu. Evet, bir koalisyona muhtaç kaldı, ama ilk kez kendi önerilerini gerçekleştirmek için erk sahibi oldu. Çok zorlu bir dönem, çünkü karşılarında neo liberal uygulamaların yerle bir ettiği bir ekonomi var. Emekçilerin, köylülerin, işçilerin, yoksulların, tüm ücretli çalışanların haklarının gasp edildiği, insanca yaşamanın zorlaştırıldığı bir ülkenin ve onursuzluğa mahkum edilmek istenen bir toplumun kendi yağıyla kavrulmasını sağlamak son derece zorlu bir iş. Ama tarih her zaman en uygun koşullarda fırsatları önümüze getirmez. Zor olanı başarmak, daha kalıcı sonuçlar üretir.

Umudumuz ise HDP’nin çıktığı yolda tarihsel bir başarı elde ederek, barajı yıkması ve Türkiye halklarının ihtiyacı olan güçlü, ne istediğini ve nasıl yapacağını bilen bir siyasal odağın Meclis’te ve sokaklarda büyümesinin sağlanmasıdır. Bunun yolu ise AKP’nin demokrasi ve sosyal haklar çıtasının ne kadar düşük olduğunun; HDP’nin kazanmasının ve barajı aşan sonuçlar elde etmesinin Türkiye’de istikrarsızlığa değil, toplumsal gelişmeye, barışa ve huzura anlamlı bir katkı sağlayacağının tüm topluma anlatılmasıdır. ‘Barış ve Demokratik Müzakere Taslağı’nın, hem özgürlük ve eşitlik, hem de sosyal ve ekolojik alanlarda bir ‘Demokrasi Manifestosu’ olduğunun kavratılmasıdır. Bunlar yapılabilirse, umudumuz büyür, hayallerimiz gerçekleşir, toplumsal barış için bir adım daha atılmış olur…

(Özgür Gündem)

Yazar : Saruhan Oluç

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here