Anasayfa Köşe Yazıları 2014’te tarım

2014’te tarım

Paylaş

Bir yılı daha geride bırakmak üzereyiz.  Geride bırakacağımız yıl (2014), çiftçiler için nasıl geçti diye bakacak olursak, iki ana konudan bahsetmemiz mümkün. Birincisi, 2014 yılı çok kurak geçti. Yağışlar ürün yetiştirme periyodundaki bitkinin ihtiyacına uygun yağmadı/düşmedi. Başta buğday üreticileri olan çiftçiler kuraklıktan dolayı verim kaybı yaşadı. Bir fiyat politikası belirlenip uygulanmadı.  Kaderiyle baş başa bırakıldı. İklimsel nedenlerle fındık üretiminde yaklaşık yüzde 50, kayısı üretiminde yüzde 80, ceviz üretiminde yüzde 40 azalma yaşandı. Bu konularda da üreticilere etkili bir destek politikası uygulanmadı. Çiftçi borçları silinmedi. Ertelendi. Böylece çiftçi, 2015’e, 2014 borcuyla girmiş olacak.

Aynı şekilde kuraklığın etkisiyle diğer meyvelerde de benzer durum yaşandı. Meyve üreticisi köylüler perişan oldu.

Zeytincileri ise, kuraklık ve don değil, tozlanma-döllenme döneminde 10 gün aralıksız yağan yağmur vurdu. Zeytinlerin dane bağlamasını engelledi. Gemlik, Mudanya, Orhangazi ve İznikli zeytincilerin verimi yüzde 10’lar civarına kadar düştü. Bir önceki yıl (2013) zeytinin az yılı olduğu için çiftçiler borç batağına biraz daha gömüldü. Bu konuda da hükümet bir çözüm üretme gereği duymadı. Bu anlattıklarım iklimsel sorunlardan kaynaklıydı. Çiftçilerin felaketi oldu.

İkincisi, maden ve enerji şirketlerinin kırsal alana kâbus gibi çökmesidir. Ne yazık ki şirketler, iklimsel felaket gibi geçici değil, kalıcı. Enerji ve maden şirketlerinin kırsal alana saldırısı (hükümet desteğindeki) 2014’de artarak devam etti. Birçok yerde mahkemelerin durdurma kararı vermiş olmasına rağmen şirketler aldırmadı. Hükümet de, mahkeme kararlarını şirketlere uygulatmak için bir çaba göstermedi. Aynı zamanda hükümet, mahkeme kararlarının uygulanmasını isteyen köylüler ve onların destekçileri olan yaşam savunucularına kolluk kuvvetlerinin engellemeleri, darpları ile özel güvenliğin saldırısını görmezden geldi.  Yırca’da (Soma) yaşananlar bütün bir ülkenin vicdanını yaraladı. Hükümet, saldırgan şirketin arkasında durdu. Yırcalı köylüler özel güvenlikçiler tarafından dağa kaldırıldı. Bu olay köylülüğün künyesine kazıldı ve tarihe bir ilk olarak yazıldı.

Köylüler, tütün ektirilmediği, şekerpancarına kota getirilerek ürettirilmediği, pamuktan zarar ettiği için zeytine yönelmişti. Hükümet de geçmişte desteklerle bu yönelime omuz vermişti. Şimdi zeytinlikleri ortadan kaldıracak bir yasa değişikliğine imza atmak istiyor. Çok yanlış ve yazık!

Çünkü zeytin ağaçları bir yıllık değil, çok yıllıktır. Altın yumurtlayan tavuktur. Üstelik bu tavuk, şirketler gibi doğayı kirletmez. Ekolojiyi bozmaz.

Kısacası, zeytinlikler sadece tarla, arazi değil; tesistir. Topluma yeşilliğiyle göz temaşası, yağış erozyonunda toprağı tutması, elde edilen yağıyla sağlıklı bir beslenme kültürü sağlamasıyla ihtiyaç değil, gerekliliktir. Unutmayalım; zeytin üretmek, çiftçilerin üretme hakkıdır!

2015 yılının; çiftçiler için üretme hakkının uygulandığı ve bütün halklar arasında barışın gerçekleşeceği bir yıl olması dileklerimle, hepinize kutlu olsun.

Abdullah AYSU
Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here