Anasayfa Haber 21 Şubat Dünya Anadil Günü, birçok merkezde düzenlenen yürüyüş ve basın açıklamalarıyla...

21 Şubat Dünya Anadil Günü, birçok merkezde düzenlenen yürüyüş ve basın açıklamalarıyla kutlandı.

Paylaş

 

*Bugün dünyada konuşulan 7.000 dilin yarısı kaybolma tehlikesi altında ve bu dillerden sadece 300’ü resmi dil statüsünde.
Türkiye’de ‘resmi dil’ olarak kullanılan Türkçe dışında 34 dil var ve bu dillerin 18’i yakın gelecekte yok olma tehlikesi altında. Örneğin son 25 yılda Ubıhça ve Kapadokya Rumcası’nın bu topraklarda yok edildiği gibi

HABER MERKEZİ (DİHA) – 21 Şubat Dünya Anadil Günü, birçok merkezde düzenlenen yürüyüş ve basın açıklamalarıyla kutlandı. Diyarbakır’daki yürüyüşle Kürtçenin yaşamın her alanında kullanılmasını amaçlayan “Kent, Kasaba ve Belediyelerimizde Kürdistani Kimliği Yeniden İnşa Edelim” kampanyasının startı verilirken, DTK Eş Başkanı Hatip Dicle, şehirlerin ve köylerin gasp edilen kimliklerini, halkın öz gücü ve kurumların programlı çabaları sayesinde geri vermeye kararlı olduklarını kaydetti. Dicle, Kürdistan’da Kürtçeyi daha görünür kılmaya çalışacaklarını belirterek, “Bu kampanyanın önemli bir siyasi kültürel hamle oluşturması için tüm Kuzey Kürdistanlıları göreve çağırıyoruz” dedi.

DİYARBAKIR
680x680nc-srnk-21-02-2015-sirnak-21-subat-anadil-bayrami-etkinlik11
Diyarbakır’da Dünya Anadil Günü kapsamında DTK, DBP ve TZP-Kurdî öncülüğünde gerçekleşen yürüyüşle 2015 yılı boyunca devam edecek olan Kürtçenin yaşamın her alanında kullanılmasını amaçlayan “Kent, Kasaba ve Belediyelerimizde Kürdistani Kimliği Yeniden İnşa Edelim” kampanyasının startı verildi. Koşuyolu Parkı İnsan Hakları Anıtı önünde başlayan yürüyüşe Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eş başkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı, DBP ve HDP’li yöneticiler, kentteki kimi STÖ temsilcilerinin yanı sıra binlerce kişi katıldı.

Yürüyüş kortejinin en önünde ise Ferzad Kemanger Kürtçe Okulu ve DBP’li belediyeler bünyesinde Kürtçe eğitim veren eğitim destek evleri öğrencileri giydikleri, “Zimanê me rumeta meye” yazılı önlüklerle yer aldı. Yürüyüşte sık sık “Bê ziman jiyan nabe”, “Bijî berxwedana Kobanê” sloganları atılırken, anadilde eğitim taleplerinin yer aldığı onlarca döviz ve lolipop ile Kürtçe “Eğitim topluma aittir, bu toplumun dili Kürtçedir”, “Rojava devrimi Kürt dili devrimidir” yazılı pankartlar taşındı.

DTK binası önünde son bulan yürüyüşün ardından ilk olarak DTK Dil Komisyonu üyesi İrfan Babaoğlu, bir açıklama yaptı. Babaoğlu, kısaca Dünya Anadil Günü’nün tarihçesine değinerek, son iki yüz yılda yaklaşık olarak 200 dilin yok olduğunu ifade etti. Babaoğlu, Türkiye’de de 18 dilin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade ederek, “Dilin yasaklanması aynı zamanda ulusun yok edilmesidir. Bu yok saymaya karşı meşru savunma hepimizin temel hakkıdır” ifadelerini kullandı. Babaoğlu, tüm kurumlarla başlattıkları kampanya ile 2015 yılını Kürtçe yılı ilan ettiklerini söyledi.

Dicle: Dilinin gelişmesi önünde barikat olan bir halk özgür değildir

DTK Eş Başkanı Hatip Dicle ise “Anadil bir halkın kimliğidir. Kürt halkı gibi anadili baskı altında olan, dilinin gelişmesi önünde barikat olan bir halk özgür değildir” dedi. Dicle, Kürt halkı açısında Kürtçeye sahip çıkmak ve yaşama iradesini sürdürmenin ötesinde bir onur mücadelesi olduğunu ifade ederek, mutlaka bu onur mücadelesinin kazanılmasını gerektiğini söyledi. Dicle, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Hepimiz biliyoruz ki Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan hemen sonra, Kürtçe başta olmak üzere Kürdistan ve Anadolu’nun Türkçe dışındaki tüm dilleri imha sürecine tabi tutuldu. Türkçe dışındaki bir dili kullanan insanlarımız, kelime başına para cezasına çarpıtıldı. ‘Kürtçe ıslık’ çaldı diye, Apê Musa gibi onurlu aydınlarımız hapislere atıldı. Çok gelişkin olan Kürt medreseleri kapatılarak, hala utanmazca sürdürülen anadilde eğitim hakkımız tümüyle gasp edildi. Bundan daha büyük zulüm olabilir mi? Bundan daha kapsamlı bir kültürel soykırım uygulanabilir mi?”

‘AKP’nin söylemleri koskoca bir yalandır’
680x680nc-srnk-21-02-2015-sirnak-21-subat-anadil-bayrami-etkinlik3
Kürtçe kadar tarihi kökleri olan bir dil iken, bu dili imhaya tabi tutmak ve hala ısrarla bu politikaları sürdürmenin sadece Kürt halkına değil, insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu ifade eden Dicle, “Her şehidin, her damla kanı, Kürtçenin bugünkü kazanımlarının nedenidir. Kürtçeyi medeniyet dili bile saymayan, ana dilde eğitim için hiçbir programı olmayan, AKP hükümetinin, Kürtçenin gelişmesinden yana olduğu söylemleri koskoca bir yalandır’ diye konuştu.

‘Kürtçeyi ve Kürdistani diğer dilleri yerelde görünür kılacağız’

Bir yıl boyunca devam edecek olan kampanya ile Kürtçeyi ve Kürdistani diğer dilleri yerelde daha görünür kılmaya başlayacaklarını söyleyen Dicle, “90 yılı aşkın bir süredir, şehirlerimizin, kasaba ve köylerimizin gasp edilen kimliklerini, bizzat halkımızın öz gücü ve kurumlarımızın programlı çabaları sayesinde geri vermeye kararlıyız. KCD öncülüğünde tüm Kürdistan belediyeleri, Kürdistani siyasi parti ve hareketler, dil kurumlarımız ve tüm sivil toplum örgütlerimiz, kendilerinin çıkaracakları programlar çerçevesinde, Kürdistan’da Kürtçeyi daha görünür kılmak ve çift dilliği yaygınlaştırmaya çalışacaklardır” dedi.

Dicle, kampanyanın içeriğine ilişkin ise şunları dile getirdi: “Esnaflarımızı iş yeri adlarını Kürtçeleştirecek, lokantacılarımız menülerini Kürtçe-Türkçe yazarak, minibüsçülerimizi tabelalarını çift dilli yazdırarak bu kampanyaya güç verebilirler. Halkımız ve kurumlarımızın birçok yaratıcı örnekle, zenginlikler oluşturacağı ve bu siyasi-kültürel hamleyi mutlaka başaracağına olan inancımız tamdır” dedi.

Dicle tüm Kuzey Kürdistanlıları göreve çağırdı

Konuşmasının sonunda kampanyanın tüm Kuzey Kürdistan çapında başladığını ilan eden Dicle, “Bu kampanyanın şehir, kasaba ve beldelerimize, yeniden esas kimliğinin kazandırılması, önemli bir siyasi kültürel hamle oluşturulması için tüm Kuzey Kürdistanlıları göreve çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Fırat Anlı da, Dicle’nin ardından yaptığı konuşmada, “Anadilde eğitim anne sütü gibi helaldir. Artık Ankara’yı, devleti beklemeyeceğiz. Kendi ellerimizle yeni bir yaşamı inşa edeceğiz. İşte Kobanê direnişi yolumuzu aydınlatıyor” diyerek, kampanyayı bir görev olarak bildiklerini ve bu kapsamda kampanyaya sahip çıkarak yaygınlaştıracaklarını söyledi.

‘Hiçbir ülkede eğitim dördüncü sınıftan başlamaz’

Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde ise KURDÎ-DER tarafından dernek binası önünde basın açıklaması yapıldı. Çok sayıda yurttaşın katıldığı açıklamada, pankart ve dövizler açıldı. KURDÎ-DER eğitmenlerinden Muharrem Dengiz, yaptığı açıklamada, Kürtçeye yönelik dil aktivistlerinin bugün dile ilişkin yaptıkları eylemleri yeterli görmediklerini ifade etti. Konuşmasının devamında MEB’in Kürtçeyi seçmeli ders olarak vermesinin pedagojik eksiklikler içermesine “Hiçbir ülkede eğitim dördüncü sınıftan başlamaz” diyerek tepki gösteren Dengiz, yine ‘öğretmen yok, sınıflar yetersiz’ gibi gerekçelerle seçmeli Kürtçe derslerin bile engellenmeye çalışıldığını vurguladı. Yasal güvencesi bile olmayan bu seçmeli ders eğitimine KURDÎ-DER olarak karşı çıktıklarını dile getiren Dengiz, “Kürtler için anadilde eğitime alternatif olarak seçmeli dili sundular. Biz bu yaklaşımı asimilasyonun devamı olarak görüyoruz. Kürtlerin doğal ve demokratik haklarını en az derecede vermek istiyorlar. Kürtler bunları yeterli görmüyor. Yanlışlık burada, Kürtler nasıl ki Türkçe yasal olarak eğitim dili ise Kürtçenin de aynı şekilde eğitim dili olmasını istiyorlar” diye konuştu.

Lice’de yürüyüş

Lice ilçesinde de Dünya Anadil Günü, çarşı merkezinde basın açıklamasıyla kutlandı. HDP İlçe Örgütü’nün organize ettiği etkinlik kapsamında, çarşı merkezinde HDP İlçe Örgütü Eş Başkanı Salime Zingil tarafından yapılan açıklamada “21 Şubat gününü, anadil şehitleri günü” olarak gördüklerini söyledi. Yapılan basın açıklamasının ardından kitle çarşı merkezinde bir süre yürüyüş yaptıktan sonra dağıldı.

DBP Genel Merkezi mesaj yayınladı

DBP Genel Merkezi, 21 Şubat Dünya Anadil Günü’ne ilişkin yazılı bir mesaj yayınladı. Bütün dünya halklarının Anadil Günü’nün kutlandığı mesajda, bu günün Kürt halkı için her zaman sokaklara inmenin, diliyle, kültürüyle ilgili taleplerini bir kez daha haykırmanın zamanı olduğu ifade edildi. Ulus devlet paradigmasıyla yıllardır yok sayılan, ötekileştirilen halkların, bugün bu bayram gününü esasta bir hak arama günü, bir direniş günü olarak yaşadığının belirtildiği mesajda, “Yaşadığımız coğrafya da ne yazık ki ulus devlet paradigmasıyla farklılıkları yok sayılan halklar coğrafyası olmuştur. Yıllarca resmi dil Türkçe dışında herhangi bir dil konuşmak yada kullanmak yasaklanmıştır. Kürtçe, Lazca, Emenice, Arapça, Çerkezce bu anlamda yok sayılmış, bu halkların kültürel olarak da gelişimlerinin önüne geçilmiştir. Egemenlikçi zihniyet farklılıkları yok etme temelinde bu dilleri asimilasyon politikalarına tabii tutmuştur. Özel ve kamusal alanda kullanımını engelleyerek bir akademi dili olmasının önüne geçilmek istenilmiştir. Dolayısıyla yaşamı da biçimlendiren dilsel gelişim bilim alanından da dışlanmak istenilmiştir” denildi.

MARDİN
680x680nc-srnk-21-02-2015-sirnak-21-subat-anadil-bayrami-etkinlik12
Mardin’in Derik ilçesinde yürüyüş düzenlenip, sonrasında da sembolik olarak Kürtçe ders verildi. Eğitim Sen İlçe Temsilciliği önünde bi araya gelen çok sayıda kişi, buradan Cumhuriyet Meydanına doğru yürüyüşe geçti. Erbanelerin çalındığı yürüyüşte yurttaşlar, “Em perwerdehiya bi zimanê dayikê dixwazin”, “Zimanê me hebûna meye” ve “Ziman çande, dîroke, jiyane” dövizleri taşıyıp, sık sık, “Bê ziman jiyan nabe” sloganı attı. Meydanda açıklama yapan Eğitim Sen Derik Temsilcisi Ulaş Çelik, Kürt dili üzerindeki tüm yasakların kaldırılması gerektiğini belirterek, “Devlet artık tek dil, tek kültür ve tek inanç anlayışını terk etmelidir” dedi.

Açıklamanın ardından Qedrîcan Kültür Merkezi eğitmeni Selçuk Doğan, alanda bulunan kitleye sembolik olarak Kürtçe ders verdi. Etkinlik, erbaneler eşliğinde çekilen halaylar ve “Ziman, jiyan azadî” sloganlarının ardından sona erdi.

ŞIRNAK

Şırnak’ta KURDİ-DER öncülüğünde Azadî Meydanı’nda basın açıklaması yapıldı. Cudi Kültür Merkezi korosunun erbane çalarak renk kattığı açıklamada, Türkçe, Arapça ve Ermenice dillerinde “Bê ziman jiyan nabe”, “Zimanê me rûmeta meye” ve “Zimanê azad jiyana azade” yazılı pankartlar açıldı. İran rejimi tarafından katledilen üç Kürt genci için “Ey Reqîp” marşı eşliğinde yapılan saygı duruşunun ardından konuşan KURDİ-DER Şırnak Şubesi eğitmenlerinden Mehmet Barut, yaptığı konuşmada okullarda verilen seçmeli dersin asimilasyonun bir parçası olduğunu ifade etti.

SİİRT

KURDÎ-DER Siirt Şubesi, Kızılay İş Merkezi önünde kitlesel basın açıklaması yaparak, Anadolu ve Kürdistan’da çok sayıda halkın dilinin asimile edildiğine dikkat çekti. Anadile, dikkat çekmek amacıyla yapılan açıklamaya çok sayıda kurum temsilcisi ve Siirt Belediyesi Eş Başkanı Belkiza Beştaş Epözdemir katıldı. “Bi zimanê azad ber bi nasnameya azad”, “Zimanê me rûmeta me ye em li rûmeta xwe xwedî derkevin” yazılı pankart açan kitle adına konuşan KURDÎ-DER eğitmenlerinden Ayşe Atabay, bölge kadim dilleri üzerinde kurulan her türlü şiddete dikkat çekerek, bu durumu kınadıklarını ifade etti.

KOBANÊ

Kobanê’de bulunan şehitlik alanında bir araya gelen Kobanêli çocuklar, Dünya Anadil Günü’nü düzenlenen etkinlikle kutladı. “Em zaroken Kobanê dixwazin bi zimane Kurdi”, “Roja cihani ya zımane dayikeli mırovahiyê piroz be” yazılı dövizlerin taşındığı etkinlikte Kobanê direnişinde yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulunuldu. Ardından konuşan Kobanê Saziya Ziman sözcüsü Ednan Hesem, Kobanê direnişinde Kürt dili ve kültürünün de savunulduğunu söyledi. Kobanê’de sergilenen tarihsel direnişle Kürt dili ve kültürünün korunduğunu belirten Hesem, “Çocuklarımız bugün yine kendi topraklarına kendi dillerini yaşamak için geri geldi. Dilsiz yaşam olmaz. Yıllarca yürütülen politikalara rağmen dilimizi yaşattık ve çocuklarımızın kendi anadilleri ile yaşaması için elimizden gelen mücadeleyi yürüteceğiz” ifadelerini kullandı. Etkinlik Kürtçe müzik dinletisinin ardından sona erdi.

URFA
680x680nc-dyb-21-02-15-dil-yuruyusu20
KURDİ-DER ve Eğitim Sen Urfa şubeleri, Ahmet Bahçıvan İş Merkezi önünde düzenledikleri basın açıklaması ile Anadil Günü’nü kutladı. DBP ve HDP’nin de destek verdiği açıklamada, “Herkese parasız, nitelikli anadilde eğitim istiyoruz” ve “Em dixwazin zimanê dayîkê bibe zimanê fermî” pankartları açıldı. KURDİ-DER Yöneticisi Hamza Ayebe’nin açıklamasından sonra Kürtçe harfler tanıtıldı.

Siverek’te ise KURDİ-DER binasının önünde bir araya gelen yurttaşlar, Kanlıkuyu Meydanı’na kadar yürüyüş gerçekleştirdi. “Êdî bese em perwerdehiya bi zimanê xwe dixwazin” pankartını taşıyan yurttaşlar, “Bê ziman jiyan nabe” ve “Biji serok Apo” sloganlarını attı. Meydanda KURDİ-DER yöneticileri açıklama yaptı.

ANTEP

KURDİ-DER Antep Şubesi, Yeşilsu Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya HDP, DBP, KURDİ-DER, İHD, YSGP, KESK, SYKP ve ÖSP temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. “Roja zimanê dayike ya cîhane piroz be” pankartı açan kitle, “Bê ziman jiyan nabe”, “Zimanê me rûmata me ye” ve “Zimanê me qedexe neke” sloganları attı. 7 farklı dile ile “Anadilim ile varım” dövizinin taşındığı etkinlikte açıklama yapan KURDİ-DER Antep Şube yöneticisi Abdullah İnce, her yıl anadile gününde çeşitli etkinliklerin düzenlendiğini aktararak, artık bu tür etkinliklerin yetmediğini belirtti. Pratikte farklı çalışmaların uygulanması gerektiğinin altını çizen İnce, Kürt hareketinin talepleri temelinde Kürtçeye yakınlaşılması gerektiğini vurguladı. Unesco’nun Kürtçeyi unutulmaya yüz tutmuş diller arasına aldığını hatırlatan İnce, anadilde her temel hakkın tanınması gerektiğini aktardı.

ADIYAMAN

KURDİ-DER Adıyaman Şubesi, dernek binası önünde basın açıklaması yaptı. Yurttaşlar, “Bê zimane dayıke perwerdahi nabe”, “Ziman mafeki gerduniye”, “Sinore zimane min sinore cihana mine” dövizleri açıp, sık sık “Bê ziman jiyan nabe” , “Zimane azad jiyana azad”, “Zimaneme rumeta meye” sloganları attı. Basın açıklamasını okuyan KURDİ-DER Adıyaman Şube Eş Başkanı Şerif Yılmaz, “Kürt halkının ve Kürt hareketinin mücadelesi ile yeni bir bilinç kazanılmıştır. Bu mücadelenin verdiği ruhla anadilde eğitim hakkının kazanılması için mücadelemizi daha da yükselterek doruğa çıkarmalıyız” dedi.

Öte yandan KURDİ-DER, 21 Şubat Dünya Ana Dil Günü vesilesi ile Cırlaz Düğün salonunda gece düzenlendi. Geceye HDP ve DBP il yöneticileri, SES, BES, PSAKD, YAKAY-DER, İHD, AKAY-DER temsilcileri ve çok sayıda yurttaşın yanı sıra konuşmacı olarak DTK Meclis Üyesi Osman Özçelik katıldı.

Gecede yapılan konuşmaların ardından Dengbêj Hemê Golo sahne aldı.

MERSİN

Eğitim Sen Mersin Şubesi, 21 Şubat Dünya Anadil Günü’ne ilişkin Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. “Anadilinde eğitim haktır engellenmez”, “21’ê Sibatê Zimanê Dayîkê Ya Cîhanê Pîrozbê” pankartları açılan açıklamada, “Anadilde eğitim haktır” ve “Be ziman jiyan nabe” sloganları atıldı. Açıklamaya, KURDİ-DER, İHD, HDP il yöneticiler, EMEP, Mersin Emek Demokrasi Platformu bileşenlerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Açıklamayı yapan Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Sinan Muşlu, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Genel Kurulu’nun, 1999 yılında aldığı bir kararla 21 Şubat gününü, “Uluslararası Anadili Günü” olarak kabul etiğini ve ilk kez 2000 yılında, dünya çapında kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek amacıyla “Dünya Anadili Günü” kutlanmaya başlandığını belirtti.

UNESCO verilerine göre dünya üzerinde 2 bin 500 dilin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu, Türkiye’de ise tehlikede olan anadil sayısının 18’i bulduğunu belirten Muşlu, şunları aktardı: “Tarih boyunca sayısız uygarlığa beşiklik etmiş, diller ve kültürler zengini Anadolu ve Mezopotamya toprakları yıllardır uygulanan ‘tekçi’ politikalar sonucunda resmen bir çöle dönmüş durumdadır” dedi. Yapılan açıklamanın ardından Eğitim Sen üyeleri yanlarında getirdikleri balonları çocuklara dağıttı.

KURDİ-DER: Anadil üzerindeki baskılara son verilsin

KURDİ-DER Mersin Şubesi de, HDP Akdeniz İlçe Örgütü binası önünde, Dünya Anadil Günü’ne ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. “21’ê Sibatê Zimanê Dayîkê Ya Cîhanê Pîrozbê” pankartı açılan açıklamada, “Zımane me Rumeta me ye”, “Be Serok Jiyan Nabe”,”Biji Serok Apo” ve “Be Zıman Jiyan Nabe” sloganları atıldı. “21 Sıbate Roja Zımane Dayike Ye Cihane Piroz Be” ile “Mirov Be Zıman Nabe” dövizleri açılan açıklamayı yapan KURDİ-DER Mersin Şube Eş Başkanı Serdar Karakeçi, 21 Şubat’ta yapılan eylem ve etkinliklerin yeterli olmadığını, artık dil ve kültür savaşının yeteri kadar verilmesi gerektiğini söyledi. Kürtçe’nin seçmeli ders olarak verilmesinin kabul edilmeyeceğini belirten Karakeçi, Kürtlerin artık Kürtçe’nin de Türkçe gibi bir eğitim dili olması gerektiğini vurguladı. Karakeçi, “Kürtçe’nin yaşam dili haline getirilmediği sürece UNESCO’nun sunduğu rapora göre Kürtçe kayıp ve ölü diller arasına girecektir” dedi.

VAN

Van’da KURDÎ-DER öncülüğünde Musa Anter Parkı’nda bir araya gelen yüzlerce yurttaş, Sanat Parkı’na yürüdü. HDP, DBP, MAPER, Eğitim Destek Evi yöneticileri, ilçe belediye eş başkanları ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katıldığı yürüyüşte, “Zimanê me rûmeta meye” pankartı açan kitle, “Bê ziman azadî pêk nayê”, “Bê ziman jıyan nabê”, “Zimaneke azad jiyaneke azad” dövizlerini taşıdı. Kadınların ve gençlerin yöresel kıyafetlerle katıldığı yürüyüşte arbane eşliğinde sık sık, “Bê ziman jiyan nabe”, “Zimanê me rumeta me ye” sloganları atıldı. Sanat Parkı’nda son bulan yürüyüşün ardından saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşunun ardından konuşan KURDİ-DER Van Şube Yöneticisi Tahsin Timur, yıllardır Kürtçe’nin, devlet tarafından asimile edilmeye çalışıldığına dikkat çekerek, “Devlet şimdiye kadar anadil konusunda yeteri kadar samimi olmadı. Kürtçeyi seçmeli ders olarak okullarda ders programına aldılar fakat öğretmen atamadılar. Biz kurum olarak devletin tüm asimilasyon politikalarına karşı durduk. Biz Kürtçeyi seçmeli ders olarak kabul etmiyoruz. Burada Kürt halkının en doğal ve en demokratik hakkı olan anadilde eğitim hakkını en düşük seviyede bize kabul ettirmeye çalışıyorlar” diye konuştu.

Açıklamanın ardından kitle sessizce dağıldı.

Van’da İpekyolu Belediyesi tarafından ise Dünya Anadil Günü etkinlikleri kapsamında Bostaniçi Mahallesi’nde Eğitim Destek Evi açıldı. Sarı, kırmızı ve yeşil balonlarla süslenen Eğitim Destek Evi’nin açılışına yüzlerce öğrenci ve velinin yanı sıra, İpekyolu Belediyesi Eş Başkanı Veysel Keser, HDP, BDP yöneticileri katıldı. Öğrenci ve veliler tarafından Eğitim Destek Evi’nin kurdelesi kesilirken, burada konuşan Keser, Dünya Anadil Günü’nü kutlayarak, Eğitim Destek Evi’nde öğrencilerin anadillerinde eğitim göreceğini söyledi.

Ardından Eğitim Destek Evi’nde öğrenciler arasından yapılan Kürtçe bilgi yarışmasında, birinci, ikinci ve üçüncü olan öğrencilere ödül verildi. Etkinlik, öğrencilerden oluşan koronun ezgileri eşliğinde çekilen halaylarla son buldu.

ERCİŞ

Van’ın Erciş ilçesinde de KURDİ-DER tarafından dernek binası önünden Erciş Kaymakamlığı’na yürüyüş gerçekleştirildi. Kadın ve çocukların yoğunlukta olduğu kortejde, kadınlar yöresel kıyafetleri ve ulusal renkleri ile yürüyüşe renk kattı. Dil önündeki resmi ve fiili engellerin kaldırılmasına ilişkin dövizlerin taşındığı yürüyüş için polisin yoğun önlem alması ve sivil polislerin yürüyüşe katılan çocukları kameraya alması dikkat çekti. Kaymakamlık binasına kadar yürüyen kitlenin saygı duruşunda bulunmasının ardından konuşan KURDÎ-DER Şube Eş Başkanı Şakir Asıl, Dünya Anadil Günü’nün dilleri katledilen ve ezilen halkların günü olduğuna dikkat çekti.

HDP Van Milletvekili Özdal Üçer de dünyada 200 devlet olduğunu, ancak dünya üzerinde konuşulan dil sayısının 6 bin ile ifade edildiğini belirterek, “Devletler dilleri ve kültürleri korumak zorundadır. Türkiye’de 40 farklı millet yaşamaktadır. Türkiye devleti kanunlarında farklı milletlerin diller ve varlıkları kabul edilmemektedir” dedi.

Konuşmaların ardından Zilan Parkı’na geçen kitle, KURDÎ-DER tarafından açılan standı gezdi.

BAŞKALE
680x680nc-dyb-21-02-15-dil-yuruyusu15
Van’ın Başkale ilçesinde, KURDÎ-DER Şubesi öncülüğünde yüzlerce yurttaş ilçe merkezinden Kadir Saruhan Caddesi’ne kadar yürüdü. Saygı duruşunda bulunulmasının ardından konuşan KURDÎ-DER Şube Başkanı Erzan Ayhan, Kürt kurum ve kuruluşlarının Kürtçenin canlandırılması ve yaşamın her alanında kullanılabilmesi için daha fazla çaba göstermesi gerektiğine vurgu yaparak, “Anadil Günü, bugün tüm dünyada, özellikle anadilleri yasaklanan, baskı altında olan ve ayrımcılığa uğrayan halklar tarafından kutlanıyor. Yani Anadil Günü egemen dillerin, resmi devlet dillerinin günü değil, hak gaspına uğrayan dillerin günüdür” dedi

Açıklamanın ardından kitle KURDÎ-DER binasına yürüdükten sonra dağıldı.

DOĞUBAYAZIT

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde ise Dünya Anadil Günü ile Kürt müziğinin gelişimine ve teşvikine katkı sunmak amacıyla belediye tarafından “Kültürün Mirası Işığında Genç Sesler Yarışıyor” ses yarışmasının ön elemesi başladı. İlçe Milli Eğitim salonunda başlayan programa yarışmacılar ve aileleri yoğun ilgi gösterdi. Doğubayazıt Belediyesi eş başkanları Rohat Özbay ve Delal Tekdemir’in yanı sıra DBP ve HDP yöneticileri, DTK delegeleri ile yüzlerce yurttaşın da katıldığı etkinlik, dengbejleri anlatan sinevizyon gösterimi ile başladı. Saygı duruşunda bulunulmasının ardından konuşan Doğubayazıt Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Halis Gültekin, Kürtçenin yeni nesillere aktarılması amacıyla başta aileler olma üzere gereken kurum ve kuruluşların üzerine düşen görevleri yapması gerektiğine vurgu yaptı.

MUŞ

KURDİ-DER Muş Şubesi ise Dünya Anadil Günü’nü kapsamında Belediye Meydanı’nda açıklama yaptı. Açıklamaya KURDÎ-DER eğitmenleri ve kursiyerler, KESK, HDP ve DBP yöneticileri, Muş Barosu temsilcileri, Ağrı Belediyesi Eş Başkanı Sırrı Sakık’ın yanı sıra yüzlerce yurttaş destek verdi. Açıklamada konuşan KURDİ-DER Şube Başkanı Şafi Nergiz, halkların dilleri, kültürleri ve değerleriyle onurlu yaşayabileceğine dikkat çekti. Anadilde eğitimin gerçekleşmediği sürece büyük problemlerle karşılaşacaklarını dile getiren Nergis, “Eğer Kürt dilini yaşamın dili haline getirmez isek, UNESCO raporunda da ifade edildiği gibi Kürt dili de kayıp diller arasına girecek” dedi.

Ağrı Belediye Eş Başkanı Sırrı Sakık ise Cumhuriyetin kurulduğu günden bu yana Türkiye’de azınlık dillerinin yasaklandığını söyleyerek, dil uğruna verilen mücadelenin kutsal olduğunu dile getirdi.

Konuşmaların ardından KURDİ-DER’in güne özel çıkardığı Kürtçe gazete dağıtıldı.

HAKKARİ

KURDÎ-DER Hakkari Şubesi, 21 Şubat Dünya Anadil Günü kapsamında Kaya Plaza önünden belediye binasına yürüdü. Yüzlerce kişinin yanı sıra, DBP ve HDP yöneticileri, sivil toplum örgütü temsilcileri ve Barış Anneleri Meclisi üyelerinin de katıldığı yürüyüşe kadınlar yöresel kıyafetleri ile yer aldı. Sık sık “Zimanê me rûmeta me ye” ve “Bê ziman jiyan nabe” sloganlarının atıldığı yürüyüşte, “Em perwerdehiya bi zimanê dayikê dixwazin”, “Ziman rûmeta mirovan e” ve “Ziman hebûna mirovan e” dövizleri taşındı. Belediye binası önünde son bulan yürüyüşün ardından saygı duruşunda bulunuldu. Burada konuşan KURDÎ-DER Yöneticisi Eyüp Bor, artık önemli günlerde yapılan eylem ve açıklamaların yetmediğini dile getirerek, başta Kürt kurumları olmak üzere, halkın farklı mücadele alanlarını oluşturmasını ve dili hayatın her alanında kullanması gerektiğini vurguladı. Kürt özgürlük mücadelesinin halkta yeni bir fikir oluşturduğu ve Kürtlerin de bu fikir ile kültür ve dil mücadelesi vermesi gerektiğini söyleyen Bor, “Artık kendi eğitim modellerimizi oluşturmalıyız ki dil kıyımı ve Kürtçe önündeki engeller kaldırılsın” dedi. Kürtçenin seçmeli ders olarak kabul edilmesini de eleştiren Bor, “Hiçbir ülkede 4’üncü sınıftan itibaren dil eğitimi başlamaz. Kürtçe artık eğitim dili olarak kabul edilmeli ve Kürt çocukları kendi dillerinde eğitim görebilmeli” diyerek, konuşmasını sonlandırdı.

Yürüyüş ve açıklamaların ardından yurttaşlar Feqiyê Teyran Kültür ve Sanat Merkezi’nde dil politikaları ile ilgili düzenlenen panele katıldı.

YÜKSEKOVA

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde de Dünya Anadil Günü nedeniyle TZP Kurdî ve KURDİ-DER öncülüğünde Gever Kültür Merkezi önünde bir araya gelen binlerce kişi, Cengiz Topel Caddesi üzerinde yürüyüş gerçekleştirdikten sonra Dibistana Seretayî a Dayika Uveyş’ın (Üveyş Ana İlköğretim Okulu) önünde basın açıklaması yaptı. “Gelê Kurd ne bê alternatîf e, Em bi xweseriya demokratîk dibistanên azad ava dikin”, “Gel bi zimanê xwe azad e” ve “Zanê Dimilkî wendis wazeme” gibi Kürtçe’nin farklı lehçelerinde, Türkçe ve İngilizce pankart ve dövizler, PKK ile KCK bayraklarının taşındığı yürüyüşte, “Bê ziman jiyan nabe” ve “Bıjî zimanê Kurdî” sloganları atıldı.

‘Ana dilimizin dilencisi olmayacağız’

Saygı duruşunun ardından söz alan KURDİ-DER eğitmenlerinden Aydın Koç, İran rejimi tarafından infaz edilen Saman Naseem ve Efşari kardeşleri andı. Artık anadillerinin dilencisi olmayacaklarını vurgulayan Koç, “Kürt halkının talebi Kürtçenin, Türk dili gibi okullarda resmi eğitim dili olmasıdır. Biz bu saatten sonra kendi dilimizin dilencisi olmayacağız. İnsan kendi kültürüyle, kendi değerleriyle, kendi diliyle onurludur. Biz gün be gün geç kalıyoruz. Kürt dili üzerinde çok tehlikeli politikalar yürütülüyor. Eğer biz ana dilimize sahip çıkmazsak, UNESCO’nun dediği gibi Kürt dili de kaybolan diller arasına girecektir” diye konuştu. Kürtçeye ve Kürtçe eğitim veren okulları sahiplenme çağrısı yapan Koç, “Anadilimizi yaşamın her alanında daha güçlü sahiplenmelidir. Egemen ve iktidardan anadilimizin tarafımıza hak olarak verilmesini beklememek gerekir. Kendi ana dilimizi kendimiz alacağız. Kürtlerin yaşadığı her yeri doğal bir okul yapıp, Kürtçemizi yaşam dili yapacağız” ifadesinde bulundu.

MARDİN

TZP Kûrdî Mardin Temsilciliği, 21Şubat Dünya Anadil Günü dolayısıyla gerçekleştirilen yürüyüş sonrası panel düzenledi. Kurum temsilcilerinin katılımıyla KESK binası önünde bir araya gelen gurup, açtıkları “21’e Sibatê roja zimanê zikmakîya cîhanê pîroz be” pankartı ve sloganlar eşliğinde Karayolu Parkı’na kadar yürüdü. Yürüyüşün ardından konuşan TZP Kurdi yöneticilerinden Hüsnü Acay, tüm halkların anadil gününü kutladı. İran, Suriye ve Türkiye’nin hala Kürt diline yönelik inkar ve imha politikaların devam ettiklerini dil getiren Acay, “Fakat Kürt mücadelesi olduğu sürece ve bu halk kendi diline sahip çıktığı sürece Kürt dili asla kaybolmayacaktır” dedi. TZP Kûrdî yöneticilerinden Mahir Mikailoğlu tarafından yapılan Kürtçe açıklamada ise Anadil Günü vesilesi ile söylenen sözlerin artık yetmediğine, başka yollar bulması ve bu yolların da daha güçlü kılınması gerektiğine işaret edildi. Mikailoğlu, “Artık anadil mücadelesinde açıklamalar değil, pratikler lazımdır. Kürt halkının yılardır verdiği mücadele sayesinde Kürt halkı yeni bir noktada gelmiştir. Lazım olan şu ki, Kürt halkı artık kendi mücadelesinin esaslarına ilişkin anadilini güçlendirmelidir. Bu anlamda Kürt kurumları ve yöneticileri bu yolda öncü olmalıdırlar. Ve Kürt diline yönelik yapılan saldırılara karşı gelmelidirler” ifadesinde bulundu.

Yapılan açıklamanın ardından kitle daha KESK binası önüne dönerek, burada yine anadile dair düzenlenen panele katıldı.

MİDYAT

Mardin Midyat’ta da 21 Şubat Dünya Anadil Günü Eğitim Sen öncülüğünde, DBP ve HDP ilçe örgütlerinin de desteği ile yapılan basın açıklamasıyla kutlandı. Eğitim Sen Şube Eğitim Sekreteri Fesih Yeler, etkinlikte Türkiye’de anadili Türkçe’den farklı olan çocuklara değinerek, “Anadilde eğitim insanın en temel hakkıdır. Anadilde eğitimi engellemek evrensel insan hakkı ihlalidir. Bu engelleme en çok çocukları etkilemektedir” diye konuştu.
İstanbul:

 

10364118_1575348729417993_523830521952507309_n

Yeter, dünya çapında 15’inci kez kutlanan Dünya Anadil Günü’nün Türkiye’de anadili Türkçe’den farklı olan Kürtçe, Mıhelmice, Süryanice, Lazca, Çerkezce gibi milyonlarca çocuğun anadilinden koparılmadığı hatırlattı.

HDP’liler Dünya anadil günün de”Anadillerimize Özgürlük” için etkinliği düzenledi21 Şubat Cumartesi saat 14:00’da Galatasaray Lisesi önünde halklarımız la buluşuyoruz..!

Bugün dünyada konuşulan 7.000 dilin yarısı kaybolma tehlikesi altında ve bu dillerden sadece 300’ü resmi dil statüsünde.

Türkiye’de ‘resmi dil’ olarak kullanılan Türkçe dışında 34 dil var ve bu dillerin 18’i yakın gelecekte yok olma tehlikesi altında. Örneğin son 25 yılda Ubıhça ve Kapadokya Rumcası’nın bu topraklarda yok edildiği gibi… Bunun Başlıca nedeni ise ulus-devletlerin asimilasyon politikaları..!
10364118_1575348729417993_523830521952507309_n
Kültürlerin ve kimliklerin yaşamasının ana koşulunun “anadillerin yaşaması/yaşatılması” olduğu biliniyorken, anadillere uygulanan baskılar, yasaklar ve otosansüre neden olan bütün uygulamalar, “asimilasyon yasakçılık ve inkar” politikaları ile hâlâ devam ediyor..!

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here