Anasayfa Haber 4. yılında Roboski’nin babasız büyüyen çocukları…

4. yılında Roboski’nin babasız büyüyen çocukları…

Paylaş

Roboski Katliamı bugün 4. yılını geride bıraktı. Faillerin yargılanmaması ailelerin acılarına yeni acılar ekledi. Ne olursa olsun adalet mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini ifade eden annelerden Emine Ürek, “Failler yargılanıncaya kadar Erdoğan’ın yakasından düşmeyeceğiz. Eğer ben ölürsem oğluma vasiyet edeceğim bu mücadeleyi ve eğer sen yapamazsan çocuklarına vasiyet et diyeceğim” dedi.

srnk-27-12-15-babasiz-cocuklar-fatma-encu-07

Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde çoğu çocuk 34 yurttaş, tüm dünyanın gözleri önünde Türk savaş uçaklarının yağdırdığı bombalarla katledildi. AKP hükümeti ilk açıklamalarında olayı “Operasyon kazası” olarak göstermeye çalışsa da, dönemin Başbakan’ı Recep Tayyip Erdoğan “Uludere Ankara dehlizlerinde kaybolmayacak” diyerek, katliamın faillerinin yargılanacağı sözünü verdi.srnk-27-12-15-babasiz-cocuklar-pakize-kaplan3

Geçen süre içinde ilk olarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı dosyanın görevsizlik nedeniyle Askeri Savcılığa sevk ederken, 7 Ocak 2014 tarihinde Genelkurmay Askeri Savcılığı ise, “TSK personeli TBMM ve Bakanlar Kurulu kararları çerçevesinde Genelkurmay’ın onayıyla hareket edilmiştir” gerekçesiyle “takipsizlik” kararı verdi. Verilen bu kararla birlikte Roboski Katliamı da devlet eliyle yapılan katliamlar gibi cezasızlığa mahkûm oldu.srnk-27-12-15-babasiz-cocuklar-fatma-encu6

Tüm bu kararlara rağmen aileler, adalet taleplerinden vazgeçmeyerek, 4 yıl boyunca mücadelelerini sürdürdü. Anneler, katliamın ana sorumlusu olarak gördükleri Erdoğan’ın katliamın hesabını vermesini istiyor.

Sınır yolu hayat yoluydu!

Yıllardır ellerinde çocuklarının fotoğraflarıyla çalmadık kapı bırakmayan annelerden biri olan Yüksel Ürek’in annesi Emine Ürek, sınır yolunun köy için hayat yolu olduğunu ve Recep Tayyip Erdoğan dönemine dair değil çok öncesine dayandığını belirtti.srnk-27-12-15-babasiz-cocuklar-fatma-encu-MANSET_LSUN

“7-8 kişilik bir aileyiz kimse gönül rahatlığıyla çocuğunu kar içinde olan bir yola yollamazdı. Bu çocuklar eğer geçim derdinden okullarını bırakmış ve kardeşleri için çalışıyorsa bu kaçakçılık değildir” diyen Ürek, çocuklarının Erdoğan ve çocukları gibi hırsızlık, yolsuzluk yaparak değil şerefleriyle öldüklerini söyledi.

Katliamdan önce köydeki hayatın iyi olduğunu, ölüm, tutuklanma gibi bir korkularının olmadığını dile getiren Ürek, “Tayip Erdoğan istediği için bu katliam oldu ve onların ardından hayat zehir oldu” dedi.

‘Biz yeter dedik para vermekten söz ettiler’

Katliamın verilen tazminat ile örtülmeye çalışıldığını hatırlatan Ürek, “‘Biz yeter artık çocuklar ölmesin’ dedik. Bize para vermekten söz ettiler. Ben bu dünyaya çocuk getireceğim ve Başbakan öldürsün onları bize para versin mi diyeceğim? Altımızdaki toprağı yerim ama çocuklarımı para için satmam” diye ifade etti.

Erdoğan’ın adalet getirmek yerine zulmü devam ettirdiğini söyleyen Ürek, “Erdoğan bu zulmü devam ettirmekten, diktatör olmaktan söz ediyor. Belki ben kendim için iyi bir dünya istemedim ama çocuklarım ve Kürt halkı için güzel bir dünya istiyorum. Biz tamam dedik, Reyhanlı, Suruç, Gezi, Soma, Diyarbakır, Ankara’da katliam yaptılar” şeklinde konuştu.srnk-27-12-15-babasiz-cocuklar-fatma-encu-04

‘Oğluma mücadeleyi vasiyet edeceğim’

Çocuklarını suçlu olarak görenlerin onları öldürmek yerine yargılaması gerektiğini söyleyen Ürek, adalet mücadelesinin devam edeceği sözünü şu şekilde veriyor: “Erdoğan bu katliamların hesabını vermeden gideceğini düşünüyorsa öteki dünyada bunun hesabını verecek. Madem bu bir suçtu, çocuklarımızı mazot ve şeker getirdikleri için hapse atsaydılar. Yaşadığımız sürece davamızın peşinde olacağız. Katillerimizin yargılanmadığı, 34 insanın katillerine müebbet ceza verilmediği sürece Erdoğan’ın yakasından düşmeyeceğiz. O emekli olup gitse bile biz ondan hesap soracağız. Eğer ben ölürsem oğluma vasiyet edeceğim bu mücadeleyi ve eğer sen yapamazsan çocuklarına vasiyet et diyeceğim.”

‘Nadir gitmezse arkadaşları da gitmezdi’

Hayatlarının katliamdan sonra kötüye döndüğünü söyleyen Nadir Alma’nın annesi Azima Alma da, yitirdiği oğlunun diğer çocuklarından farklı, akıllı ve cesaretli olduğunu belirterek, “Askerliğini yapıp geldi ve evin idaresini onun elindeydi. Çalışkandı ve arkadaşları tarafından sevilendi. Arkadaşları sınıra gideceği zaman gelip onun gidip gitmeyeceğini sorardı. Eğer Nadir ‘Ben gitmeyeceğim’ derse arkadaşları da gitmezdi onun cesareti arkadaşlarını çok etkilerdi” dedi.

’24 saat çocuğumuzun fotoğrafı gözlerimizin önünde’

Çocukları yaşarken huzurlarının yerinde olduğunu dile getiren Alma, ama katliamdan sonra düğüne gidip, keyif yapmanın içinden gelmediğini belirterek, “24 saat boyunca gözümüzün önünde çocuğumuzun fotoğrafı, huzurumuz kalmadı. Hiç suçları yoktu, ceplerinde 50 TL’den başka para yoktu. Yeni yıl geliyordu ve arkadaşlarıyla vakit geçirmek için bir şeyler almak istiyordu bir şeyler alırım dedi o yüzden gitti” şeklinde konuştu.

“Türk devleti bize büyük bir hakaret etti” diyen Alma, aradan geçen 4 yıla rağmen tek bir sorumlunun bile bulunmadığını, mahkemenin başlamadığını söyledi. Alma, “Bir çocuk panzere, polise taş attığında mahkemeye çıkartıyorlar ve 10 yıl ceza veriyorlar. 34 insan katledildi, anneler çocuklarının parçalarını görmediler, çocuklarının parçalarını torbalara koyup getirdiler. Tayyip Erdoğan bu dünyada bu hesabı verecek. 4 yıldır bekliyoruz ama bir şey olmuyor. Allah hakkımızı onlarda bırakmasın” diye ifade etti.

‘Oğlum YPG’ye katıldı, ağabeyinin adını aldı’srnk-27-12-15-babasiz-cocuklar-pakize-kaplan014

Bir çocuğunun YPG’ye katıldığını söyleyen anne Alma, “Nezir katliam olduğunda 15 yaşındaydı, okulda başarılıydı, katliamdan sonra ne yaptıysak okula gidip okumadı. ‘Ben Nadir’in ardından nasıl gider okurum?’ diye sordu. Bütün çocuklarımızın psikolojileri bozuldu, biz anneler olarak da öyle olduk. 1.5 yıldır da gitti Rojava’ya mücadeleye katıldı. YPG’ye katıldıktan sonra ağabeyinin adını aldı” dedi.

Katliamların yaşanmaya devam ettiğini dile getiren Alma, mücadelelerinde kimsenin kendilerini yalnız bırakmamasını istedi.

diha DİCLE MÜFTÜOĞLU / DEVRAN TOPTAŞ haberi

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here