Anasayfa Haber 434 Akademisyen: ‘Demokrasi ve barış umudu için HDP’yi desteklemeye davet ediyoruz’

434 Akademisyen: ‘Demokrasi ve barış umudu için HDP’yi desteklemeye davet ediyoruz’

Paylaş

AKP hükümetini toplumda büyük tahribatlar yarattığını ve barış konusundaki samimiyetsizliğinin seçimlere doğru ortaya çıktığını belirterek, HDP’ye destek açıklaması yapan 400’den fazla akademisyen, “Demokrasi ve barış umudu için sizleri de seçimlerde HDP’yi destekleme” çağrısında bulundu. Akademisyen Sevilay Yükselir, HDP’ye destek vermenin ahlaki bir sorumluluk olduğunu belirterek, “Bugüne kadar hep Kürtlere oy verdim ve hiç pişman olmadım. Kürt derken de sadece Kürtlerden bahsetmiyorum, bana göre ezilen herkes Kürt’tür” dedi.

Seçim sürecinde “10danSonra” inisiyatifinin çağrısıyla biraraya gelen 434 akademisyen, HDP’ye destek çağrısı yaptı. Mülkiyeliler Birliğinde biraraya gelen inisiyatif üyeleri ve kampanyaya destek veren akademisyenler HDP’ye neden destek verdiklerinin gerekçelerini anlattı. İnisiyatif üyesi akademisyen Sedat Yağcıoğlu, inisiyatifin çalışmaları hakkında bilgi vererek, 7 Haziran’a kadar HDP’ye destek olmak amacıyla çeşitli formlar, toplantılar ve dayanışma etkinlikleriyle çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi.
680x680nc-ank-20-05-15-akademisyenler-destek8
Daha sonra ortak basın metnini okuyan akademisyen Ahmet Haşim, inisiyatif üyelerine teşekkür ederek, Türkiye toplumunun önemli bir karar sürecinin eşiğinde olduğunu belirtti. Haşim, “Kasım 2002’den bu yana süren AKP iktidarı giderek otoriterleşmiş, ülkenin tüm anayasal kurumlarını ve karar süreçlerini adım adım parti politikalarının uzantısı haline getirmiştir. Sıradan bir demokrasinin temel ilkesi sayılabilecek yasama, yürütme ve yargı ayrılığı, AKP için anlamını tamamen yitirmiş durumdadır. Ülke geçmişte hiç olmadığı kadar siyasal, ekonomik, kültürel, toplumsal ve ekolojik bir tahribatla karşı karşıyadır” ifadelerini kullandı.

‘İktidarın barış konusundaki samimiyetsizliği ortaya çıktı’

Haşim, eğitim verdikleri üniversitelerin de AKP’nin yarattığı tahribattan zarar gördüğünü ve üniversitelerin son süreçte anti-demokratik uygulamaların ve piyasacı politikaların yoğunlaştığı bir alan haline geldiğini belirtti. Basın ve iletişim sektörünün tekelleşip, tek sesleştirilmesi ve kamusal bilgi hakkının sağlanamamasına vurgu yapan Haşim, “Ülke bir şiddet toplumu görünümündedir. Öte yandan Kürt ve Türk halklarının barışı üzerinden siyaset yapma iddiasında olan iktidarın bu çağrıdaki samimiyetsizliği seçim yaklaştıkça ortaya çıkmış, yerini dini ve milliyetçi temelde ayrıştırıcı bir dile bırakmıştır” diye konuştu. Haşim, AKP hükümetinin sürdürdüğünü seçim politikasının Meclis ve iktidar hedefinin dışına çıktığını, “başkanlık” sistemi için toplumdan oy istediği ve Meclis üstü bir gücü arzu ettiğini belirtti.

‘Demokrasi ve barış umudu için HDP’yi desteklemeye davet ediyoruz’

AKP’nin seçim barajını, meclis çoğunluğunu ele geçirme garantisi olarak gördüğünü ve koruduğunu belirten Haşim, açıklamalarında şunları kaydetti: “7 Haziran 2015 seçimleri bu anlamda söz konusu barajın gerçek anlamının sınandığı bir oylama olacaktır. Biz akademisyenler, bu ülkenin bilim emekçileri olarak, farklı siyasal görüşlere sahip olsak da, önümüzdeki seçim sürecinin bu karanlık gidişata dur denilebilecek önemli bir tarihsel eşik olduğunu görüyoruz. Halkların Demokratik Partisi’nin yüzde 10 seçim barajını aşması, Türkiye’de 2002’den beri büyük bir değişiklik göstermeden devam edegelen parlamento-içi siyasi dengelerin köklü bir biçimde yeniden tanımlanmasına ve AKP iktidarının otoriter yöneliminin durdurulmasına yol açacaktır. Hem bu nedenle, hem de bu topraklarda ve tüm dünyada halkların kardeşliğini savunduğumuz için, 7 Haziran 2015 seçimlerinde oylarımızı Halkların Demokratik Partisi’ne vereceğimizi duyuruyoruz. Ondan sonraki demokrasi ve barış umudu için sizleri de seçimlerde HDP’yi desteklemeye davet ediyoruz.”

Haşim ayrıca böylesi bir korku ortamında bu kadar akademisyenin biraraya gelmesi ve böyle bir inisiyatif geliştirmiş olmasının önemine vurgu yaparak, “Yakın zamanda ben bu düzeyde bir biraraya gelişi hatırlamıyorum. Eğer Üniversitelerde sandık kurulmuş olsaydı biz barajı çoktan aşmış olurduk” şeklinde konuştu.

‘HDP bitmiş bir proje değil, nasıl şekil alacağı bizim katılımımıza bağlı’

Akademisyen Pınar Bedirhanoğlu, seçimlerin iki kritik seçenek sunduğunun altını çizerek, HDP’nin barajı aşması ve mecliste yer almasının kutuplaştırıcı AKP siyasetini sınırlayacağını belirterek, “Ayrıca biz de verdiğimiz destekle bu gidişata itiraz etmiş olacağız” dedi. Sol siyaset açısından mücadelenin kaçınılmaz olduğunu ve seçimlerden sonra da devam edeceğini belirten Bedirhanoğlu, “HDP’li bir seçenekte mücadele etme koşullarımız artacak” şeklinde konuştu. AKP’nin referandum sonrasında elde ettiği güçle sistem dönüşümünü tamamlamak istediğini dile getiren Bedirhanoğlu, “HDP’nin kimlik siyasetini yaptığı söyleniyor. Bir parça kimlik siyaseti yönü var ama HDP’nin kimlik siyaseti eşit vatandaşlık içeriyor” dedi. Bedirhanoğlu, ayrıca radikal demokrasi istediği içinde HDP’nin desteklenmesi gerektiğini dile getirdi. “Seçime parti olarak gireceklerini duyduğumda umutsuzlanmıştım, ama HDP başarılı bir siyaset yürütüyor” diyen Bedirhanoğlu, “Ayrıca HDP bitmiş bir proje değil, nasıl şekil alacağı bizim katılımımıza bağlı” dedi. Bedirhanoğlu son olarak, “HDP’siz bir parlamento da, Kürt sorunu çözülmez” şeklinde konuştu.

Yükselir: Kürtlere oy vermekten hiç bir zaman pişmanlık duymadım

Akademisyen Sevilay Yükselir de, “Farklı görüşlere sahip bu kadar insanın bir araya gelmesi ‘barajı aştık’ duygusunu veriyor” dedi. HDP’den önceki siyasi partilerle hep bir dayanışma duygusu içinde olduğunu belirten Yükselir, “Bu zamana kadar hep onlara oy verdim ve onlara oy vermekten hiç pişmanlık duymadım” şeklinde konuştu. “Kürt siyasi hareketinin parlamentoda olması talebini hep ahlaki bir talep olarak değerlendirdim” diyen Yükselir, Kürt sorunun çözülmesi ve 35 yıllık çatışmanın sona ermesinin de ancak Kürt siyasetinin siyasi kanallarda güçlenmesine bağlı olduğunu söyledi. Ayrıca Kürt derken sadece Kürtleri kastetmediğinin altını çizen Yükselir, “Bana kalırsa bütün ezilenler Kürt’tür. O yüzden HDP’de bu kadar ezilen kimliğin bir araya gelmesi tesadüf değildir” dedi. Yükselir, HDP’nin sosyalist solun nefes alabilmesi içinde ciddi bir şans olduğunu dile getirdi.

HDP’ye destek açıklamasına aralarında Yrd. Doç. Dr Fitchburg Eyalet Üniversitesi’nden Adem Elveren, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ali Nesin, Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ali Kerem Saysel, Queens Üniversitesi’nden Ali Rıza Güngen, New York Üniversitesi’nden Doç. Dr. Aslı Peker, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Prof Dr Ayhan Sol, Baskın Oran, Pittsburgh Üniversitesi’nden Ergin Koçyıldırım gibi akademisyenlerin imzaları bulunuyor.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here