Anasayfa Forum Abdurrahman Koç yazdı :O   İNSANLARI   ARIYORUM

Abdurrahman Koç yazdı :O   İNSANLARI   ARIYORUM

Paylaş

 

 

Yıl 1977 İstanbul Aksaray’da bir kahvehanenin izini sürüyorduk birkaç arkadaş. Devrimci Gençlerin devam ettiği İstanbul Üniversitesine yakın bir yerde bulunan bir sokak arasındaydı aradığımız kahvehane!

Güneşli ,aydınlık bir gündü o gün; tıpkı insanın hayatında nadir olarak gördüğü birkaç güzel rüyanın bir kopyası gibi hala tüm canlılığıyla belleğimde durmakta o günün kaydı.Yazdan kalma güneşli bir sonbahar günü olsa gerek.Zira yüreğim o gün kadar sıcak oluyor her hatırlayışımda!

Birkaç arkadaş bir yüksek okula girmek için ellerimizde üniversite sınav puanı kartlarımızla, bize yardımcı olabilecek devrimci ağabeylerimizin devam ettiği bir kahvehaneydi aradığımız. Birkaç karışık dar sokağı geçtikten sonra, bir kaldırıma sıkışmış tahta sandalyeli, eski bir kahvehanenin önüne geldiğimizde, aradığımız yerin olduğunu öğrenmenin mutluluğu ile yüzlerimiz güneşin aydınlığı kadar parıldadığını, arkadaşlarımın otuz iki dişlerinin gülümseyen yüzlerinin belleğimde duran siluetinden hatırlıyorum!

O güne değin kendilerini efsaneleştirdiğimizden miydi, yoksa gerçekten yapılarından mıydı hala çözmüş değilim; sözünü ettiğim devrimci ağabeylerimiz ince, uzun boylu ve sağlıklı fizikleri ile o güne değin gördüğüm en düzgün fizikli kişilerdi. Sarışın, beyaz tenliydi çoğu. Konuşmaları duru ve düzgün bir Türkçe olmasına rağmen aksanları ve seslerindeki gürlükten Karadenizli olduklarını anlamıştık.

Bizi bir süre dinledikten sonra bir yurda götürdüler. Günlerce misafir edip, istediğimiz yüksek okullara ön kayıtlarımızı yapmakta ayrı ayrı kişileri görevlendirdiler. O günle ilgili olarak hatırladığım, bir ön kayıt İstanbul Güzel sanatlar akademisinin resim bölümüne, bir ön kayıtta Fikirtepe Eğitim Enstitüsünün Türkçe bölümüne yaptığımdı. İkisini de kazanamamıştım. Birini, o dönem Fikir tepe Eğitim Enstitüsünün sağ görüşlülerin elinde olmasından, diğerinin de yeteneğimin yetersiz olduğundandı.

Kazancım; bir aya yakın kaldığım öğrenci yurdundaki devrimci ağabeylerin insani yaklaşım, dayanışmacı paylaşımı ve mertliği beni büyülemiş kalbimin derinliklerinde yer edinmesiydi. Kaybettiğim ise, On İki Eylül’ün üzerinden silindir gibi geçtiği o gençliğin kimi işkencede, kimi infazda, kimi de hayat boyu ülkesine hasret, gurbet ellerde yaşaması, yavaş kanayan bir yaranın ince sızısı gibi içimde keder, endişe ve üzüntü olmasıdır!

O insanlar ister bu ülkede, ister başka ülkede, ya da toprağın altında olsunlar, onları bütün kalbimle selamlıyorum; zira o günden sonra, o aydınlık dolu yüzlere hasret kaldığımızı özellikle belirtmek isterim.

Sevgiyle kalın.

Abdurrahman Koç

abdurrahmankoc@mynet.com

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here