Anasayfa Haber Ölüm yerine çözüm olmazmıydı?(güncellendi)

Ölüm yerine çözüm olmazmıydı?(güncellendi)

Paylaş

Berkin Elvan’ı vuran polislerin kimlik bilgilerinin açıklanması için soruşturmayı yürüten savcı Mehmet Selim Kiraz’ı Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’ndeki odasında rehin alan 2 DHKC’liye düzenlenen ve savcı Kiraz da dahil 3 kişinin ölümüyle sonuçlanan operasyon devlet yetkililerince “başarılı” olarak değerlendirilirken, 3 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan operasyon ile ilgili ayrıntılar “kan dökülmeden de sorun çözülemez miydi?” sorusunu akıllara getiriyor.

Gezi Parkı direnişinde Okmeydanı’nda polis tarafından gaz başından gaz kapsülü ile vurulan ve 269 günlük yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybeden Berkin Elvan’ı vuran polislerin kimlik bilgilerinin açıklanması için soruşturmayı yürüten savcı Mehmet Selim Kiraz’ı Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’ndeki odasında rehin alan 2 DHKC’liye düzenlenen polis operasyonu, devlet yetkilileri tarafından “başarılı” olarak değerlendirirken, üç kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan operasyon ile ilgili ayrıntılar “kan dökülmeden de sorun çözülemez miydi?” sorusunu akıllara getiriyor.

Dört talep

Dün öğlen saatlerinde Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’ne giren DHKC’li Safak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol, savcı Kiraz’ın 6’ncı kattaki odasına çıkarak savcıyı rehin aldı. 12.36’da başlattıkları eylemlerini halkinsesitv.net adlı internet adresinden duyuran eylemciler, ardından taleplerini, “Berkin Elvan’ı katleden polislerin canlı yayına çıkarak itirafta bulunmaları; polislerin halk mahkemelerinde yargılanmaları; bugün kadar Berkin Elvan için yapılan eylemlere katıldıkları gerekçesiyle haklarında soruşturma açılan, işten atılan, tutuklanan herkesin suçlamalarının kaldırılması; bu üç saatin ardından güvenli bir şekilde ayrılmalarının sağlanması; oluşturulacak bir heyetle iletişim kurmak, oluşturulacak heyette bulunmasını istedikleri kişiler: Ümit Kocasakal, Sezgin Tanrıkulu, ÇHD’den bir avukat, Halk Meclisleri’nden bir kişi” şeklinde açıkladı ve taleplerinin 15.36’ya kadar karşılanmaması halinde savcıyı öldüreceklerini duyurdu.

Şüpheli polislerin fotoğraflarını kamuoyuyla paylaştılar

Eylemin duyurulmasının ardından savcının rehin bulunduğu adliyenin 6’ncı katına çok sayıda özel hareket timi sevk edildi. Eylemciler ile görüşmenin sağlanabilmesi için aralarında Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Ebru Timtik, Naciye Erden, İstanbul Baro Başkanı Ümit Kocasakal, Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan’ın bulunduğu heyet, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili eşliğinde adliyeye girdi. Adliyenin 6’ıncı katında oluşturulan kriz merkezinde eylemcilerle heyet arasında telefon görüşmeleri başladı. Berkin’i vuran polislerin kimlik bilgilerinin açıklanmasını ve halk mahkemelerinde yargılanmasını isteyen eylemciler ile heyet arasında görüşmeler devam ederken, savcının odasında bulunan Berkin Elvan’ın soruşturma dosyasındaki şüpheli polislerin fotoğrafları ve dosyadan bazı bölümleri sosyal medya hesapları üzerinden yayınlayan eylemciler, talepleri kabul edilene kadar eylemlerini sürdüreceklerini söyledi.

İsimler açıklansaydı…

Eylemcilerin verdiği süre 15.36’da dolmasına rağmen, İstanbul Emniyet Müdürü tarafından yapılan “görüşmeler sürüyor” açıklamasından sonra taleplerini görüşmek için süreyi uzattı. Görüşmeler devam ederken MedNuçe televizyonuna canlı yayına bağlanan eylemciler, emniyet ile görüştüklerini ve taleplerini ilettiklerini söyledi. Taleplerini canlı yayında bir kez daha sıralayan eylemciler, Berkin’in katillerinin açıklayacağı yönünde bir beyanda bulunulması görüşmelere devam edeceklerini de sözlerine ekledi. Savcı Kiraz’ın durumu hakkında da bilgi veren eylemci, Berkin’i vuran polislerin açığa çıkarılmasını ve canlı yayınca suçunu itiraf etmesini istediklerini söyledi.

‘Eylemciler, ‘Savcının yaşaması onların ellerinde’ demişti

Canlı yayın bağlantısı sırasında heyetle görüşmelerin yapıldığı telefon çalması üzerine telefona yanıt veren eylemciler ile Berkin’in babası Sami Elvan arasındaki diyalog canlı yayına yansıdı. Sami Elvan’a, “Sami amca” diye seslenen eylemciler, Elvan’ın odaya girme talebine olumsuz yanıt verirken, Berkin’in vuran polislerin açıklanması taleplerini bir kez daha tekrarladı. Kararlılıkları ses tonlarına yansıyan eylemciler, devletin Berkin’i bilinçli olarak vurduğunu ve emri veren ve vuran polislerin isimlerinin devlette olduğunu açıkladı. Konuşmanın sonunda Berkin’i vuran polislerin isimleri açıklanana kadar eylemi sürdüreceklerini belirten eylemciler, “Ölmemiz de yaşamamız da savcının yaşaması da artık onların elinde” diyerek telefon görüşmesini sonlandırdı.

‘Ülkemizi çok seviyoruz’

Ardından DİHA’ya da konuşan eylemciler, soruşturma dosyasında kriminal raporlar içinde adı belirtilen 21 polisten Berkin’in katili olduğunu düşündükleri üç polisin sicil bilgilerini görüştükleri heyete teslim ettiklerini, üç polisin isminin açıklanması için yarım saat süre verdiklerini açıkladı. İsimlerin açıklanmaması halinde 19.49’da görüşmeleri bitireceklerini açıklayan eylemciler, “3 saat süre vermiştik. Bu süre doldu, biz en başta bu üç saatlik süre sonunda savcıyı cezalandıracağımızı söylemiştik. Ancak görüşmeye devam etmemiz için yapılması gereken şeyleri söyledik. Daha doğrusu valinin yaptığı açıklamayı talep etmiştik. Yaptı ve görüşmelere devam etmiştik. Eğer bu yapılırsa görüşmelere devam edeceğiz. Yoksa görüşmelere sonlandıracağız. Bir süre verdik. Yarım saatlik bir süre verdik. Ve bir iki dakika önce başladı” dedi. Eylemciler görüşmenin sonunda, “Ülkemizi çok seviyoruz, ülkemizin bağımsız olmasını istiyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz. Onları çok seviyoruz. Onlar için ölümü dahi göze aldık” mesajını da kamuoyuyla paylaştı.

Silah sesleri patlama sesinin ardından duyuldu

Bağlantıdan yaklaşık yarım saat sonra görüşmeleri yürüten heyet, görüşmelerin sürdüğü 2’inci kattaki kriz merkezinden çıkarılarak, adliyenin ikinci katına indirildi. Heyet içinde yer alan Avukat Ebru Timtik, eylemcilerin polislerin isimlerinin açıklanması taleplerine, “İsimlerin açıklanması bizi aşar” yanıtı veren polisin yukarıda operasyon hazırlığına başladığını söyledi. Heyetin tahliyesinin üzerinden 20 dakika geçtikten sonra saat 20.25 sıralarında eylemin sürdüğü 6’ncı kattan şiddetli patlama sesleri duyuldu. Patlama seslerinin ardından eylemin gerçekleştirildiği 6’ncı katta 20 elin sütünde silah sesi duyuldu. Silah seslerinden sonra bir süre yaşanan sessizliğin ardından tekrar bağrışmalar eşliğinde 15 elin üzerinde ateş edildi. Eylemin sonunda DHKC üyesi 21 ve 28 yaşlarındaki Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol yaşamını yitirirken, savcı Mehmet Selim Kiraz’ın yaralı olarak hastaneye kaldırıldığı belirtildi hastaneden yapılan açıklamada ise Kiraz’ın hastaneye geldiğinde yaşamını yitirmiş olduğu açıklandı.

Operasyonda soru işretleri

Operasyonun hemen ardından adliye binası içinde basına açıklama yapan İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altıok ve Başsavcı Vekili Orhan Kapıcı, son ana kadar iletişim kanallarını açık tuttuklarını söyledi, operasyonun savcının odasından silah seslerinin duyulması üzerine başladığını iddia etti. Eylemin ardından Halkın Sesi Tv’nin Facebook adresinde eylemcilere ait ses kayıtlarının paylaşıldığı ses kaydı videosunda ise yetkililer tarafından yapılan, “Bir anda rehin almış oldukları başsavcımızın odasından silah seslerinin gelmesi üzerine, emniyet birimlerimiz güvenlik kuvvetlerimiz odaya operasyon yapmışlardır” şeklindeki açıklama ile ilgili soru işaretlerini arttırıyor.

Yaralıyken mi öldürüldüler?

Ses kayıtlarının paylaşıldığı videoda polis müdahalesinin başladığını belirten eylemcilerin, “Yaşasın devrimci halk kurtuluş cephesi” sloganları attığı duyuluyor. Devam eden yoğun silah ve “Açın kapıyı” sesleri arasında, “Varsa cesaretiniz gelin” marşını okuyan eylemcilerin, silah seslerine karşılık verdiği duyuluyor. Eylemcilerin vuruldukları ana ait ses kayıtlarının da bulunduğu videoda eylemciler vurulduktan sonra gelen “ah” seslerinin ardından silah sesleri kesiliyor. Kayıtlarda, eylemcilerin yaralanmasının ardından tekrar başlayan silah sesleri Yayla ve Doğruyol’un “polis tarafından yaralı halde mi öldürüldüğü?” sorusunu akıllara getiriyor.

 

Operasyonun ardından yapılan açıklamada, öldürülen eylemcilerin isimlerinin Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol olduğunu belirtti.

DHKP-C’ye yakın Twitter hesabı Halkın Sesi TV’den yapılan paylaşımlarda iki eylemcinin son sözlerinin ‘halkımızı çok seviyoruz’ olduğu ifade edildi.

Açıklamada “Savcı da operasyon düzenlenmesini istemiyordu bizim gibi BERKİN’in katilleri açıklansın sağ salim eve gitmek istiyorum diyordu” ifadelerine yer verildi.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here