Anasayfa Haber Acil barış için binler tek yürek oldu

Acil barış için binler tek yürek oldu

Paylaş

 

  • Barış Bloku, “Saray’ın savaşına karşı acil barış acil demokrasi” sloganıyla Bakırköy Halk Pazarı’nda büyük barış mitingi düzenledi.

Barış Bloku, “Saray’ın savaşına karşı acil barış acil demokrasi” sloganıyla Bakırköy Halk Pazarı’nda büyük barış mitingi düzenledi. 7’den 70’e binlerin akın ettiği mitingde, hep bir ağızdan sarayın savaşına izin vermeyeceklerini vurguladı. “Katil Erdoğan” diye haykıran binler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Seni iktidar, seni başkan yaptırmayacağız” mesajını verdi.

Birçok demokratik kurum ve birleşenin yer aldığı Barış Bloku’nun “Saray’ın savaşına karşı acil barış, acil demokrasi” şiarıyla 30’a yakın ilde gerçekleştirdiği mitinglerin finali Bakırköy Halk Pazarı’nda yapıldı. Yoğun güvenlik önlemlerin alındığı mitingde, Türkçe, Kürtçe, Ermenice ve İngilizce “Barış” yazılı dövizlerle alana akın eden binler, savaşın durması ve acil barışın gelmesi için haykırdı.

HDP milletvekilleri, sendika ve meslek örgütleri, demokratik kitle örgütlerinin de yöneticilerinin hazır bulunduğu mitingin startı, Suruç’tan Kobanê’ye, Cizre’den Gever’e hayatını kaybetmiş olan tüm devrimciler için yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla verildi. Şu anda açlık grevinde olan PKK ve PAJK’lı tutsaklar da selamlandığı mitingde Barış Bloku adına açıklamayı Nuray Sancar okudu.

“Biz zamanda Vietnam işgalini durdurmak için bütün dünyanın, ezilenleriyle birlikte barış için demokrasi için alanlardaydık, yine buradayız” diyen Sancar, bugünlerde ayaklarının altından kalan iktidarını içeride ve dışarıda gerilim, çatışma olmadan koruyamayacağını zanneden bir hükümetin ve başkomutanlık merkezi sarayının başlattığı bir kirli bir savaş ile karşı karşıya olunduğunu söyledi.

Sancar, devletin Kürdistan’ı kuşatmasını ise şöyle anlattı: “Coğrafyanın bir bölümü güvenlik bölgeleriyle kuşatıldı. Kürtlerin yaşadığı köyler ve kentler, birer birer ateş hattına alındı; hemen her gün insanlar ölüyor, gözaltılar ve tutuklamalar yapılıyor, insanlar evlerini boşatmaya zorlanıyor, sivil halkın tepesine bomba yağıyor, keskin nişancıların hedefi haline getiriliyor.”

‘HALKLARIN ÖZGÜRLÜĞÜNDEN VE EŞİTLİĞİNDEN KORKUYORLAR’

İki buçuk yıl süren müzakerelerin seçimlerden kısa bir süre önce askıya alındığını, Kürt halkının eşitlik ve özgürlük talebinin ile oturduğu masanın tek taraflı olarak devrildiğine işaret eden Sancar, “Çünkü korkuyorlar, Rojava direnişinin yükselttiği talepten korkuyorlar. Kobanê halkının IŞİD’de karşı dişiyle tırnağıyla verdiği mücadeleden; bu halkın yaptığı Anayasa’dan korkuyorlar. Başka halklara da eşitlik ve özgürlük için ortak mücadele yapabilmenin mümkün olduğunu gösterdiği, esin kaynağı olduğu için korkuyorlar. Türkiye halklarının, emekçilerinin bu mücadeleye duyduğu sempatiden dolayı korkuyorlar. 7 Haziran seçimlerinde kendi geleceklerinin pamuk ipliğine bağlı olduğunu gördükleri için korkuyorlar” dedi.

BU SAVAŞ YÖNTEMİ TUTMADI TUTMAYACAK

Herkes herkesin kurdu olsun diye, “anayurdun dört bir yanından ihbar şebekesiyle örülmeye çalışıldığı günlerden geçildiğini” de söyleyen Sancar, ancak bütün bu yöntemlerin tutmadığını ve tutmayacağını vurguladı. Türkiye’yi 90’lı yıllara götürmeye, evlere gelen asker cenazelerinden medet ummaya çalışan zihniyetin hiç hesap etmediği bir gerçekle karşılaştığını belirten Sancar, “Duvara çarptı çünkü asker aileleri bu yalanı yutmadı. Asker aileleri evlatlarının sarayın saltanatı için öldüğünü hükümetin yüzüne haykırdı” diye konuştu. Kimsenin istemediği bir savaşın mümkün olmayacağını altını çizen Sancar, “Bu savaşı yaptırmayacağız. Eşit, özgür, kardeşçe bir dünyada yaşamak, demokratik bir ülke kurmak için barışı biz inşa edeceğiz” dedi.

BEKO: BU TOPRAKLAR ARTIK KAN VE GÖZYAŞINA DOYDU

Basın açıklamasının ardından ilk sözü DİSK Genel Başkanı Kani Beko aldı. 7 Haziran’da Saray’ın amaçlarına ulaşamadıklarını ifade eden Beko, “Bu ülkeyi ateşe atan Saray’dan elbette bir gün hesap soracağız. Sizin ne kıymetli saraylarınız, koltuklarınız varmış, 7 Haziran’da kazanamadıkları iktidarı daha fazla kan, daha fazla ölüm ve savaşla kazanmaya çalışıyorlar. Buna işçiler, emekçiler ve halklar izin vermeyecektir” dedi. Kitleye dönerek, “Burada seni başkan yaptırmayacağız” diyenler olarak soruyorum sizlere teslim olacak mıyız?” diye soran Beko, “Hayır” cevabı aldı. Beko, “Sen başkan olamayacaksın, yeter artık. Biz bu toprakların insanları olarak sesleniyoruz daha fazla kan dökme. Bu topraklar artık kana ve gözyaşına doydu. Halkına savaş açan iktidarlar, dünyanın hiçbir yerinde ayakta kalamadığı gibi sen de ayakta kalamayacaksın” dedi. Kobanêli Aylan’ın ölümüne de savaşı çıkartanların sebep olduğunu ifade eden Beko, savaşı durduracak olanların emekçilerin olduğunu ve barışın emekle kazanacaklarını söyledi. Beko, “İşçiler yan yana gelmedikçe biz bu barışı durduramayız” diyerek DİSK olarak Suruç’ta, Hakkari’de Kürt halkının yanında yer alacaklarını vurguladı.

BU SAVAŞ HALKLARIN SAVAŞI DEĞİL

Beko’nun ardından konuşan KESK Eşbaşkanı Lami Özgen de, savaşın kimin tarafından başlatıldığını gayet iyi bildiklerini vurgulayarak, bu savaş bu ülkede yaşayan halkların savaşı olmadığını altını çizdi. “Bizim ortak talebimiz bir arada ortakça yaşamdır. Bunun yolu da onurlu bir barıştan geçiyor” diyen Özgen, “Kürt sorunun çözüm yolu demokratik çözüm yoludur. Ancak Cumhurbaşkanı ve AKP kendince bu çözümü savaşla, ölümle tekrar bozmak istedi” dedi. Özgen, dün Gezi ve Kobanê’de olduğu gibi Türkiye metropolleriyle Kürdistan direnişini birleştirerek savaşa karşı duracaklarını dile getirdi.

SAVAŞI DURDURMAK SARAYIN SALTANATINI YOK ETMEKTEN GEÇER

TMMOB Genel Başkanı Mehmet Soğancı da, kitleye, “İstanbul’da bu ülkenin Doğusu’na barışın sesinin yükseltmeye geldiniz” diyerek, bu coğrafyada barışı savunmanın, emeğin yanında durmaktan, sarayın saltanatını yok etmekten geçtiğini hatırlattı. Soğancı, “Haziran’daki çocuklarımız bize söylemişti şimdi biz de diyoruz, ‘Bu daha başlangıç, mücadeleye devam” diyerek sözlerini sonlandırdı.

TTB Merkez Konseyi İkinci Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel de, “Biz hekimler, ölü çocuklar, parçalanmış bedenler görmek istemiyoruz” diyerek, savaşların halk sağlığını tehdit ettiğini söyledi. Görev başındayken katledilen sağlıkçıları hatırlatan Tükel, sivillerin en güvenli şekilde sağlık merkezine ulaştırılması gerektiğini söyledi.

BARIŞ İÇİN SESE VERİN

Emek ve meslek örgütü temsilcilerinin ardından, Barış Annesi Sevdet Sadıkoğlu ve asker annesi Sevilay Koçbulut birlikte sahne alarak barış mesajı verdi. Koçbulut, “Ben bir asker annesiyim. Savaş istemiyorum. Annelere sesleniyorum. Barış için ses verin. Biz kardeşin kardeşi katledilmesine karşıyız” dedi. Gerilla annesi olduğunu söyleyen Sadıkoğlu da, savaşın Erdoğan’ın savaşı olduğunu ifade ederek, “Ne gerilla ne de asker ölsün istemiyoruz” dedi.

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Alevi Baki Düzgün de, barış mesajı vererek “Biz Aleviler diyoruz ki dünyada barış. Biz Aleviler kimsenin askeri olmayacağız” dedi.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here