Anasayfa Köşe Yazıları  Adaylar,Profiller,beklentiler-Mustafa Ş. Göçeroğlu

 Adaylar,Profiller,beklentiler-Mustafa Ş. Göçeroğlu

Paylaş

Geçtiğimiz günlerde partiler adaylarını açıkladı, partilerdeki kimi adaylar çeşitli sebeplerle adaylıkları çektiğinde 16 Nisan’da kesin listelerle karşılaşacağız ama mevcut aday profilleri bize yine parti politikaları ve vaatleri üzerinde bir perspektif çiziyor.Adaylar üzerinden oluşabilecek siyasi hattı tam tahmin edemezsek bile belirli sorunlar etrafında incelediğimizde bize önemli ipuçlarını verecektir.

İlk olarak 2015 yılında yapılacak bir seçim olması Ermeni Soykırım’ının yüzüncü yılını akıllara getiriyor.AKP’den Markar Esayan, CHP’den Selina Özuzun Doğan, HDP’den başta Garo Paylan olmak üzere bir çok Ermeni aday var.Ama asıl soru şu, her partide üst sıralarda Ermeni adayların olması, 100. yılında bu soykırımın tanınmasını, Hrant’ın katillerinin bulunmasını, toplumlar arası barışın sağlanmasını tesis edebilecek mi?Bir taraftan CHP içerisinden sert eleştiriler ve tahammülsüzlük gören bir aday, diğer taraftan tabanının Ermeni kimliğini görmezden gelerek ‘bizden kabul ettiği’ bir Markar Esayan var.Böyle bir tablo çok şekilci durmakla beraber pek işlevsel, sorun çözücü görünmüyor.Umarım tüm aday Ermeni vekiller 24 Nisan’da bir araya gelerek bizi bu umutsuzluktan kurtarırlar.Burada sorun CHP ve AKP nin Ermeni aday göstermesi  parti çıkarları olarak açıklanabilir. Fakat Ermeni adaylar hangi etik değerlere sahipler ki bu partilerden aday oldular?

İkinci olarak kadın sorunu yada erkeklik, erk sorunu da diyebiliriz.HDP 275 erkek, 275 kadın aday ile kadın-erkek temsil eşitliğini sağmaya yönelik güzel bir liste çıkardı.Baraj geçilince kaç erkek kaç kadın vekil olur bilinmiyor, orada da üç aşağı beş yukarı yakın olacak eğer orada da tam tutturabilirse seçim sonuçlarını da önceden doğru öngörmüş olacak.Ancak diğer partilerde bu yönde bir çalışma olsa da bir önceki dönemlere göre daha iyi ancak hala erkek dolu bir meclis vaat ettiler.,

Üçüncü olarak gençlikle ilgili olarak adayları göz önüne aldığımızda, hem 25 yaş sınırı hem erkekler için ‘zorunlu askerlik’ de bir baraj yaratması bu konuda yeterli atılımın gerçekleşmesi önünde büyük engellerdi.HDP’de birçok sıradan 30 yaş aşağısı genç aday kendine sıralamada yer bulabilmesine rağmen diğer partilerde bu konuda herhangi bir atılım gerçekleşmedi.Gençliğin önündeki barajların yıkılması için, gençliğin sesinin duyulabilmesi için kulaklarımız HDP’de olacak.

Dördüncü olarak LGBT ile ilgili olarak CHP ve HDP adaylar çıkardılar.Ancak burada ciddi bir sıkıntı göze çarpıyor.LGBT bireylerin bulundukları sıralamalar göz önüne alındığında önümüzdeki dönem mecliste olmaları bir hayli zor görünüyor ancak CHP’nin Ermeni adayda yaşadığı sıkıntıyı düşündüğümüzde HDP temsilen bir  LGBT aday’dan ziyade tüm adaylarda bu politikayı içselleştirmiş bir politika gütme yolunu seçti.CHP ise böyle bir politika da gütme eğiliminde görünmüyor. ,

Son olarak, seçimlere gidilirken meclisi, başkanlığı, geleceğin siyasetini HDP’nin seçimde ne yapacağı etkileyecek olmasından dolayı tüm gözler HDP adaylarındaydı.55-65 Vekil çıkarması beklenen, içerisinde farklı siyasi toplulukların, örgütlerin, halkların bulunduğu bir yapı.Her farklılığın HDP içerisinde olduğu gibi; mecliste ve bu topraklarda birlikte yaşayabileceğinin en iyi kanıtı gösterecek çoğulculuğu adaylara da yansıttı.Aslında bu çoğulculuğu 550 vekil anca paklardı ancak buna rağmen Süryani, Ermeni, Alev, Sünni, Kürt, Türk, ikisinden biri kadın olacak şekilde ‘kazanılacak’ denilen yerlerden aday olarak karşımıza çıktı.HDP’ye dışarıdan bakan herkese umut veren liste, bileşenlerden ‘kazanılacak yerden’; LGBT aday olmaması, ekolojist aday olmaması, Celal Doğan’ın-Dengir Mir Mehmet Fırat’ın aday olması gerekçeleri ile eleştiri aldı.

LGBT bir aday olması, ekolojist bir aday olması hepimizin istediği bir şey ancak şunu unutmamalıyız; Nerede, hangi kurumda olursak olalım kafamızda dahi kurduğumuz ancak karşı olduğumuz hiyerarşilerde emek verilmeden belirli kazanımlar elde edilemiyor.Aktif olarak çalışmasına yeni denebilecek bir dönemde başlanmış bu mücadelelerde gerek HDP içinde teorik içselleştirme çalışmasının yapılmasında gerek sokakta bu tabuların yıkılmasında bu fikriyatın yayılmasında çalışmanın daha gerilerde kalması böyle bir sonucu karşımıza çıkardı.Eğriye eğri doğruya doğru.Bu yüzden bu konuda suçu HDP’ye atmaktan ziyade suçu kendimizde arayıp, bu mücadelelerin toplumsallaşmasını sağlamak adına kendimize görev adledersek daha hızlı yol alabiliriz.

İki adayla ilgili gelen eleştiriler ise aslında çok farklı açılardan gelen eleştiriler; Dengir Mir AKP kurucusu ve yıllardır AKP nin Kürtler üzerindeki en etkili ismidir. AKP’den istifa  etmiş ve Çok geniş bir Kürt seçmen üzerinde etkili olacağı düşünülen  bir adaydır. ,HDP kitle partisiyse böyle isimlerin önceki durumundan vaz geçip  HDP ‘ye gelmesini önemsemesi doğaldır.AKP nin kaybetmesini istiyorsanız.Bu tür adaylar üzerinden HDP ye yüklenmek doğru değildir.Eleştiriler  ileriye yönelik  pozitif katkı sunması açısından anlamlıdır.

çoğulculuğun içindeki farklı bir renk.Celal Doğan ise CHP’de yer almış kendini sosyal demokrat olarak nitelendirmiş tanınmış  birisi.Sol içi tartışmalarda yıpranmış bir isim,68 yılların devrimcisi sonraki yılların  sosyal demokratı  esas eleştiri bu noktada olması gerekir.CHP de siyaset yaparken bu nokta es geçilmiştir.Bir çok sosyalist olduğunu söyleyen  grubun CHP’ liler le platformlar kurduğu günümüzde ,Celal Doğanın HDP ye gelmesi ,sosyal demokratlara kapı aralaması doğaldır.Bunu ötesinde bırakalım biz dert etmeyi, dertse biraz da  HDP de siyaset yapma cesaretini gösteren Celal Doğan dert etsin derim.

Velhasıl kelam HDP ilkelerine ilk önce bir bizler bağlı kalalım da her şey çok güzel olacak.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here