Af Örgütü: Kürdisan’da 500 bin kişi göçe zorlandı

Paylaş

Sûr’da incelemelerde bulunan Uluslararası Af Örgütü, elde ettikleri ve resmi olmayan bilgilere göre yaklaşık 500 bin kişinin Kürdistan’da soykırım saldırılarının yapıldığı bölgelerden göçe zorlandığını belirtti.

Uluslararası Af Örgütü, Cizîr’de yapılan inceleme sonrası Amed’in (Diyarbakır) Sûr ilçesini yasaklı mahallelerinde yaptıkları incelemelerin ardından Dies Otel’de basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Af Örgütü Genel Sekreteri Salil Shetty, devletin Kürdistan’da halka ağır silahlarla saldırdığını söyledi.

‘Hasar ve zarar şok edici’

Kürt sorununun Af Örgütü’nün yabancı olduğu bir konu olmadığını söyleyen Shetty, “Yıllardır takipçisiyiz. Burada yaşayan insanların yaşamlarının bozulmasından endişeliyiz. Burada olmamızın birinci nedeni sahada ne olup bittiğini bizzat incelemekti. Bu sabah biz de Sur’da sokağa çıkma yasağının olduğu belli yerlere valiliğin özel izni ile gittik. Hasar ve zarar şok edici derecedeydi” dedi.

‘Zorla göç ettirilen insanlarla görüştük’

“Sokağa çıkma yasağı” adı altındaki kuşatma ardından bölgeden zorla göç ettirilen ilçe halkı ile de görüştüklerini dile getiren Shetty, “Sivil toplum kuruluşları ile görüştük. Aynı zamanda olanlar konusunda devletin ve yerelin bakış açısı nedir diye vali ve belediye eşbaşkanı ile de görüştük. Devletin belli bir güvenlik sorunu ile karşı karşıya olduğu aşikâr. Vatandaşların güvenliğini sağlamak devletin birinci güvenliğinden biridir. Ama son dönemde bölgede devletin tepkisi ve saldırısı çok ağır gerçekleşti” diye konuştu.

Shetty, incelemelerini 4 madde altında şöyle sıraladı:

1-Sürekli “sokağa çıkma yasağı” uygulaması ve uzun süre devam etmesi kolektif cezadır. Sürekli sokağa çıkma koşulları altında yaşayan halk için zorluk nedenidir.

2-Orantısız güç kullanımı tank toplar kabul edilemez bir şeydir. 24 saat sokağa çıkma yasağı olması ve ağır silah kullanılması bölgede göçe neden oldu. Elde ettiğimiz ve resmi olmayan bilgilere göre yaklaşık 500 bin kişi göçe zorlandı.

3-Karşı karşıya bulunduğumuz en temel sorun insanların ne zaman evlerine dönecekleri ve dönse de nasıl dönecekleri. Aileler hiç bir bilgiye sahip değil ve kamulaştırma, zorla almalar gündemde.

4-Hesap verilebilirlik ve şeffaflık.

Shetty, Baro Başkanı Tahir Elçi’nin katledilmesi ve Cizîr’deki vahşetin şeffaf ve bağımsız bir şekilde soruşturulması gerektiğini vurguladı.

Devletin sağlamakla görevli olduğu güvenliği tank, topla sağlayamayacağına dikkat çeken Shetty, “İnsan hakları ihlalleri açısından ağırlıklı olarak Güneydoğu’ya odaklandık fakat Türkiye geneli daralan bir insan hakları alanı var. Medya da bu daralma içine alınıyor. Devlete yaptığımız çağrılardan biri orantısız olan saldırıların ve sokak yasaklarının sona ermesi oldu. Sur’da operasyon olmasa da bölgenin diğer birçok yerinde operasyonlar devam ediyor” ifadesinde bulundu. Diha680x350cc-dyb-21-05-16-af-orgutu-inceleme-yapti1

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here