Ahmet Türk: Kürt halkı Güney hükümetinin yürüttüğü siyasetten rahatsız

Paylaş

Rojnews’in sorularını yanıtlayan Mardin Büyükşehir belediye eşbaşkanı Ahmet Türk Kürtlerin Güney hükümetinin yürüttüğü siyasetten rahatsız olduğunu söyledi. Rojnews’te yer alan röportajın tamamı şöyle;

7 Haziran seçimlerinden sonra Kurt halkına karşı kirli bir savaş başlatıldı. Bu savaş sonucunda birçok sivil insan katledildi. Siz 7 Haziran seçimlerinden sonra başlatılan bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ortadoğu’da büyük değişimler yaşanıyor. Tüm dünya halkları Kürtlerin Ortadoğu’da büyük bir aktör olduğunu görüyor. Halk politik bir halk. Eğer değişimler olsa da Kürtlersiz bir çözüm mümkün değil. Böylesi tarihi bir değişim sürecinde de AKP hükümeti Kürtleri susturmak istiyor ve Kürtlerin elde ettiği kazanımları kaybetmesi doğrultusunda vahşi saldırılar geliştiriyor. 1938 yılında Dersim’de nasıl ki Kürtleri bir katliamdan geçirmiş ve terbiye etmek istemişlerse, bugün de AKP Cizre, Silopi, Nusaybin, Derika Çiyayê Mazi ve Sur’da aynı siyaseti devreye koymak istiyor. Bu amaçla Kürt halkı hedef haline getiriliyor; Kürt kadınları ve gençleri vahşi bir şekilde katlediliyor.

‘Kürtler statüsüz bırakılmayı kabul etmez’

Kürt halkının Kuzey Kürdistan’daki özerklik ilanlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ortadoğu’da 40 milyon Kürt var. Böylesi önemli bir süreçte Kürtler statüsüz bırakılmayı kabul etmez. Kürt halkı da dünyadaki tüm halklar gibi statü sahibi olmak istiyor. Türk devleti de Kürtlerin Güney’de ve Rojava’da statü sahibi olduğunu görüyor ve “eğer Kürtler statü sahibi olursa biz birçok şeyi kaybederiz” diye düşünüyor. Biz de tüm halklar barış ve kardeşlik temelinde birlikte yaşayabilir diyoruz. Fakat Türkiye eskiden olduğu gibi Kürtleri köle statüsünde bırakmak ve onları eskiden olduğu gibi karanlık sessizliğe gömmek istiyor.

‘Kürt halkı statüsü için direnişini yükseltiyor’

İmralı’da 2 yıl kadar bir süreç boyunca PKK lideri Abdullah Öcalan ile çözüm yolunda görüşmeler yapıldı. Deyim yerindeyse bugün tam bir iç savaş yaşanıyor diyebiliriz. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
7 Haziran seçim sürecinde, yine barış görüşmelerinin sürdüğü bir dönemde AKP iktidar hesabı yapıyordu. Fakat Kürt halkı seçim sürecinde değerlerine ve siyasetine sahip çıkınca, Kürt halkının iradesine sahip çıktığını, Kürt siyasetinin gittikçe geliştiğini görünce AKP savaş sürecini devreye koydu. Bu savaşla faşist ve milliyetçi kesimlerin oylarını almak, Kürt siyasetini yenilgiye uğratmak istedi. Kürt halkı da bunu çok iyi bildiği için siyasal ve toplumsal statüsü için direnişini yükseltiyor.

‘Sorun hendek ve barikat sorunu değil’

Türk hükümeti sorunun hendek ve barikatlardan bu düzeye geldiğini iddia ediyor. Bu iddia bugün Kürdistan’da yürütülen savaşı ne kadar tanımlamaya yeter? Gerçekten asıl sorun hendekler midir?
Kürdistan’daki sorun hendek ve barikat sorunu değil. Sorun Kürtleri susturma sorunudur, bunun için de AKP vahşi bir biçimde Kürt halkına saldırıyor. Bölgede Kürtler Rojava’da statü sahibi oluyor. Eğer bugün Esad ben doğrudan Kürt düşmanlığı yapacağım derse o zaman Türkiye siyasetini değiştirir ve Kürtlerin amaçlarına, yine bir statüye ulaşmaması için Türkiye Esad ile dostluk ilişkisi kurar ve onu desteklemeye başlar. Türkiye’nin Ortadoğu’daki siyaseti Kürtlerin varlık ve yokluğu üzerinden yürütülüyor. Kürt halkının bunu iyi bilmesi gerekiyor. Eğer biz sessiz kalırsak, daha çok köleleştirileceğiz, üzerimizde daha çok zulüm uygulanacaktır. Bugünden itibaren Kürt halkının direnişten başka bir yolu kalmamıştır. AKP politikalarının asıl amacı, Kürt halkının geleceğini karartmaktır. Kürt halkı direnişiyle bu politikayı etkisiz hale getirmelidir.

‘Kürt halkı Güney’in yürüttüğü siyasetten rahatsız’

Güney Kürdistan bölge hükümetinin bu savaş karşısındaki tutumu nasıl olmalı? Yine siz onların mevcut tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Güneyli yetkililer için bir çağrınız var mı?
Türklerin en temel amacı tüm Kürtleri susturmaktır. Güney Kürdistan bölge hükümeti şunu çok iyi bilmeli; eğer bugün Kuzey sessizleştirilmeye çalışılıyorsa, yarın sıra Güney’e de gelir. Türkiye onların kazanımlarını onlardan almak için onlara da saldırır. Yıllardır biz bunu dile getiriyoruz. Eğer Kürt siyasetinde bir birlik yoksa, yine stratejik bir siyaset yürütülmeyecekse, bu kendisiyle birlikte büyük tehlikeler de getirir. Kürt halkı Güney ve Güney Hükümeti’nin yürütmüş olduğu siyasetten rahatsız. Biz ağır şeyler söylemek istemiyoruz. Ama Halepçe’de katliam gerçekleştiğinde Kuzey halkı Güney halkına sahip çıktı. Fakat bugün Türkiye vahşi bir biçimde saldırarak Kürt halkını katlediyor, ama Kürdistan bölgesi hükümeti sessiz kalıyor, Kuzey Kürdistan’da yürütülen katliamlara karşı tavır sahibi olmuyor. Biz bu siyaseti ve ortaklığı şiddetle kınıyoruz. Güney hükümeti bu siyasetten vazgeçmeli ve Kuzey Kürdistanlı kardeşlerinin yanındaki yerini almalı. Kürtler ortak bir siyasete sahip olmalı. Kuzey Kürdistan’daki savaş sadece Cizre ve Sur’a yönelik değildir, tüm Kürt halkına yöneliktir. Güney, Rojava ve Doğu bunu iyi görüp değerlendirmeli. Eğer Güney sessiz kalırsa, yarın sıra onlara gelecektir.

‘Tek eksiğimiz Kürtlerin birlik olmaması’

Siz Kürtlerin birliğini nasıl görüyorsunuz, değerlendiriyorsunuz?
Türkiye Ortadoğu’nun aktörü olamaz. Nerede bir Kürt varsa onları susturmak istiyor. Bizim bu yönlü Türkiye’den bir beklentimiz olamaz. Gerçekten de Kürt halkının varlığından korkuyorlar. Kürtler dinamik bir güç, Kürtler politikleşmiş, Kürtler gelecekleri için olabilecekleri görüyor. Fakat tek eksikliğimiz, Kürtlerin birlik olmamasıdır.

‘Ulusal kongrenin bu şartlarda toplanması çok zor’
Ortadoğu’da büyük değişimler yaşanıyor. Bu şart ve koşullarda Kürt Ulusal Kongre’sinin gerçekleşmesine ne kadar ihtiyaç var?

Kürt ulusal kongresi için birçok çalışma yürütüldü. Bana göre bu şart ve koşullarda ulusal kongre çok zor. Fakat ulusal kongreyi gerçekleştirmeye ekmek ve sudan daha çok ihtiyaç var. Güney siyasetine baktığımız zaman ulusal kongrenin toplanmasının mümkün olmadığını görüyoruz. Kürdistan tarihinde Kürt halkı hiçbir zaman savaş istemedi. Kürt halkı barış, diyalog ve müzakereler yoluyla sorunların çözümünden yana oldu. Tüm dünya da asıl savaş isteyenin AKP olduğunu biliyor. Kürtlere karşı yürütülen bu kirli savaş politikalarına karşı, gençler, kadınlar ve siyasetçiler karşı çıkmalı ve boşa çıkartılmalı.

aryen haber

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here