Anasayfa Köşe Yazıları Ahmet~Elif Çarman birlikte yazdı : Dogmatizmi Cesaretimizle Yıkacağız

Ahmet~Elif Çarman birlikte yazdı : Dogmatizmi Cesaretimizle Yıkacağız

Paylaş

Başlamadan önce, Dogma ile Evrim tanımını hatırlayalım. “Dogma: Doğruluğu deneyden geçirilmeden, sınanmadan kabul edilen, olduğu gibi benimsenen ve bir öğretinin dayanağı yapılan sav.”
“Evrim: Biyolojide canlı türlerinin nesilden nesile kalıtsal değişime uğrayarak, ilk halinden farklı özellikler kazanma sürecidir.“
Dogmatizm de, bilimsel bir sonuç olmadığı halde kesin bir sonuca varılır. Fakat Evrim,  biyolojide kesin sonuçları olduğu halde bunu bilimsel bir dille iddia eder ve savunur…(Tartışmaya açıktır.) Asıl konumuza dönecek olursak Evrim bizim için neden önemlidir? Dogma bizim için önemli midir?
Evrim; insan yaşamını, insanın nereden geldiğini, nasıl oluştuğunu, zamanla nasıl değişikliklere uğradığını ve günümüze kadar nasıl ulaştığını net sonuçlar ile sunmaktadır.
Dogmatizmde böyle bir şey mevcut değildir. Çoğunluk tarafından benimsenen bazı kuralları, insanlara benimsetmeye çalışmaktan başka bir işe yaramamaktadır.
Akp’nin yapmak istediği de tamamıyla budur; Evrim’i yok etmeye çalışıp, Dogma’yı toy nesillere benimsetmek. Kısaca abesle iştigal etmektir! Bilimsel sonuçları bir kenara bırakıp toy beyinleri dogmalar ile fethetmeyi planlayan hükümet; sorgulamayan, araştırma yapma gereksinimi duymayan bir nesil istemektedir. Örneğin, zamanında bir televizyon programına katılan Prof. Dr. Bülent ARI (YÖK Denetleme Kurulu üyesi) şu sözleri sarf etmiştir; “Ben daha çok cahil ve okumamış tahsilsiz kesimin ferasetine (anlayış-sezgi) güveniyorum bu ülkede. Yani ülkeyi ayakta tutacak olanlar, okumamış, hatta ilkokul bile okumamış, üniversite okumamış cahil halktır.” bu fikri savunan, bu ülkenin Yüksek Öğretim Kurulu Denetleme üyesidir.  Akp zihniyeti ile toplumumuz bilimden vazgeçmek zorunda kalıp, dine yönlendiriliyor. Oysa bilmiyorlar ki, bilimden ne kadar uzaklaşılırsa, toplum o kadar yozlaşır. İnsanlar hayatı; sorgulayarak, araştırarak öğrenmektedir. Yüzyıllar önce olmuş veyahut olmamış hurafelere, hiç düşünmeden kafa yormadan inanmak zorunda bırakılarak değil.
Bu konuda ilk adımlarını okullarımızda; Fen derslerimizi 3 dersken 2’ye düşürmeleri, Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi derslerini ise 1 dersken 2’ye çıkarmalarıdır. İnsanlık tarihinin yükselişte olduğu bu çağda bilime daha çok önem verilmesi gerekirken Akp iktidarı daha çok gericiliğe önem vermektedir. İmam hatip okullarının artması buna en büyük örnektir.  Peki İmam hatipten mezun olan kadınlar ne olacak ? İmam olan bir kadın göremezsiniz. Önlerine  konulmuş olan, hayatlarını belirleyen sınavlar bir çoğunun boyunu aşmaktadır. YGS eleğinden geçip başarılı  olan kadınların birçoğu okumak yerine evinde oturmayı tercih etmektedir. Toplumda yaratılmış olan algı; “Kadın evinde oturur!” veya ”Kadının yeri kocasının yanıdır.” gibi absürt düşünceler yüzünden bir çok kadın, erkeğinin eline bakmaktan başka hiçbir iş yapamama durumuna gelmektedir. Bu da ataerkil aile yapısını ön plana çıkarmaktadır. Kadını metalaştırıp, dogmalara inandırmaktan başka hiçbir işe yaramamaktadır. İmam hatiplerden mezun olan erkekler ise; imam, müezzin veya diyanet vakfı gibi kurumlarda kolayca iş bulabilirken, kadınlara tanınan hiçbir iş imkânı yoktur.
Charles Darwin’in öne sürmüş olduğu Evrim teorisi, günümüzde ciddi ilerlemeler sarf etmiş ve halâ gelişimini sürdürmektedir. Sadece bir teori olan Evrim teorisi, artık bilimsel bir teori olmaya başladı…
Bilimde; kesin sonuçlara varıldığı halde keskin ifadeler kullanılmaz. Kullanılmama sebebi ise; teorem ile teorinin farklı anlamlara sahip olmasıdır. Örneğin: 2+2=4″tür, matematikte kesin bir sonuçtur. Fakat teoride böyle sonuç elde edilemez çünkü süre gelmekte ve bilgi üstüne bilgi koyma yolunda ilerlemektedir. Ama gelin görün ki Akp iktidarı ve onun değnekçileri yüzünden Biyoloji profesörlerimiz bile, Dinci(Dogmacı) tayfa ile birlikte evrim düşmanlığı yapmaktadır. İnsanlık tarihinden beri ortaya atılmış olan fikirler veyahutta görüşler günümüzde farklı fikirler ile değiştirilmek istenmektedir. Darwin’in, Tesla’nın, Einstein’ın fikirleri önemsizleştirilerek, kendi fikirlerini yüceltme çabaları içerisinde çırpınmaktadırlar. Cübbeli Mahmut hocanın düzmece hikayeleri ile genç bireylerin beyinlerini yıkamayı amaçlamaktadırlar.
Müfredattan Evrim kaldırmalarının sebebi; araştırmayalım, sorgulamayalım bize ne gösterilir ne dayatılırsa kuşkusuz sualsiz inanalım istiyorlar. Lâkin böyle bir şey mümkün değildir ve hiçbir zaman mümkün olmayacaktır. Bilimin parlak ihtişamlı yolunda emin adımlarla yürümeye  devam edeceğiz buna engel olamayacaklar! Nasıl ki Evrim günümüze kadar sürmüş ve devamlılığını koruyorsa bizde bu şekilde haraket  edeceğiz. Gelenek haline gelmiş olan mücadelemizi devam ettireceğiz. Bunun karşısında hiçbir güç duramaz…
Akp’nin yapmış olduğu hizmetleri Genel olarak “Cadı kazanı” olarak adlandırabiliriz. Gazetecilere, akademisyenlere karşı yapmış oldukları ataklar her ne kadar şuan hoşlarına gidecek durumda olsa da, unutmasınlar ki tarih her zaman tekerrür eder! Zamanın Almanya’sın da komünistlerin tutuklandığını ve Marksizm kaynaklarının toplanılarak yakıldığını, imha edildiğini çoğumuz biliriz. Ama Marksizm fikirlerinin yakılarak yok edilmediği gün gibi ortadadır. Onlar Evrim’i, bilimsel bilgileri ne kadar yok etmeye çalışırlarsa o kadar başarısız olacak, Akp ve onun yancıları; tarihin tozlu raflarına kaldırılacaklardır!
Kendilerini “Devrimci Partiyiz” diye nitelendiren Akp hükümeti, dindar ve kindar bir nesil yetiştirmek için kollarını sıvamıştır. İlk adımlarını Cihat propagandası ve bilimsel eğitim düşmanlığını hedef alarak başlamıştır. Yapmış oldukları Cihat propagandası, ilk meyvelerini vermeye başladı. Bir ilkokul öğrencisi ile röportaj yapan gazetecinin, “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusuna öğrencinin vermiş olduğu cevap bunu açıklar niteliktedir… “Hedefim büyük ve artacak. Basamak basamak” diyerek sürdürüyor, “Muhtarlıktan başlamayı düşünüyorum. Sonra belediye başkanı, sonra milletvekili, sonra bakan, sonra başbakan, sonra da cumhurbaşkanı olacağım.” diyor. Muhabirin “Peki ne yapacaksın cumhurbaşkanı olunca?” demesi üzerine, “Anayasayı değiştireceğim. Darbeciler yüzünden bir sürü sorun yaşıyoruz. Bu yüzden idam getireceğim. Anayasada geriye dönmüyormuş ama ben geriye döndüreceğim.” bu ve bunun gibi örnekler çoğalmadan buna engel olmak zorundayız. Dogma değil, bilimsel bilgiyi rehber edinen bir eğitim sistemi oluşturmalıyız.
Bizim üzerimize düşen her zaman ki gibi mücadele etmektir. Bizim ideallerimizi, gücümüzü ve geleceğe, aydınlık günlere hırslı bakışlarımızı kimse engelleyemeyecektir. Bizi ne kadar kısıtlamaya, susturmaya, güçsüzleştirmeye çalışırlarsa tam tersi olacaktır. Bu zor ve tekçi düşünceli, görüşü kabul etmeyip, ilerici, özgür ve bilimsel düşünceleri kabul ettirmeliyiz.  Bu düşünceleri kabul ettirene kadarda elimizden ne geliyorsa yapmalıyız. Aydınlık yarınlar için bugünün karanlığını yok etmemiz gerekiyor. Bağımsız bir dünya kuruncaya kadar, ilk olarak ülkemizde sonra ise diğer ülkelerde mücadeleye devam edeceğiz. Asla karanlığa, teslim olmayacağız yoldaşlarım…

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here