Anasayfa Forum AKP PARADOKSU VE 2. MECLİS-Mehmet ÇİÇEK

AKP PARADOKSU VE 2. MECLİS-Mehmet ÇİÇEK

Paylaş

 

Cumhuriyet tarihi boyunca Kemalistler, modernleşme adına tekçiliği, kendi gibi olmayan herkesekendini dayatmayı bir yöntem olarak kullandı. Kendi gibi olmayan hiç kimseye fazla yaşam hakkı da tanımadı. 2001 krizinde Kemalist zihniyetin ürettiği bütünbu siyasal anlayışlar dibe vurdu.

Bu atmosferde AKP, yeni bir umut olarak3 Kasım 2002′ de iktidara geldiğinde,müesesses nizamın hışmına uğramış; bütün ötekiler için demokratik, özgürlükçü, Avrupa birliği söylemleriyle; başta İslami çevreler olmak üzere, diğer bütün ötekilerin çoğu içinise, bir umut oldu.

Onlara oy verenler sadece ana akım İslami gelenekten gelen oylar değildi. Aslında 80 yıllık İslami gelenekten gelenlerin kendi kabuklarını kırdıkları ; tekçi, zorba Kemalizmin ittihatçı yoruma dayalı pratiğini aştıkları , yeni bir yaşam vaadiyle verilen oylardı.

Her ne kadar, zaman zaman ötekilere tahammülsüzlüğü pratiklerine yansıtsalar da (örneğin; kadında olsa çocuk da olsa gereken yapılır söylemi) 2007’ye kadarki söylemlerinde ve pratiklerinde geniş kitlelere bir çokumut vaat ettiler.

Ne zaman ki askeri statükoyudenetimlerine aldılar, devletin bütün kurumlarına sınırsız bir tahakküm oluşturdular,  o zaman sınırsız iktidar sarhoşluğu AKP nin kimyasını bozdu. Kemalistlerin 80 yılda elde ettikleri iktidar sarhoşluğuna, ne yazık ki AKP 10 yılda kendini kaptırdı.

Bu durum Kemalistlerin 1. Meclisteki konumlarına çok benzerdir.

1.Mecliste Kürtler, İslamcılar, sosyalistler, saltanat yanlıları herkes birlikte ortak vatan için demokratik bir birliktelik sağlayarak 1921 Anayasasına imza attılar.

Kemalistlerin ve ittihatçıların bütün söylemleri bu dönemde herkesi kapsayıcı, demokratik bir dil egemenliğidir.

  1. Meclisin Türkiye’nin en demokratik meclisi olduğu konusunda, bütün tarihçiler hemfikirdirler.

Bu dönemde meclis koridorlarında heybesinden zeytin ekmeğini çıkarıp karnını doyuran, birçok fedakarlık gösterip buraya gelen mebuslar vardır.

Ama 2.Meclis öyle değildir. İttihaatçılar, ne zaman ki ipleri eline aldılar, o zaman kendi gibi düşünmeyen herkesi tasfiye ettiler. Zamanla bu İttihatçı mantık Mustafa Kemalide tasfiye edip kendilerini Kemalistler olarak pazarlamalarına neden oldu. Kemalistlerin 90 yıllık pratikleri, Mustafa Kemal’e rağmen oluşan bir paradigmadır.

1.Meclis ne kadar demokratik ve kapsayıcı ise, 2. Meclis de o kadar antidemokratik ve despotiktir.

  1. Meclis 1921 Anayasasını, 2. Meclis 1924 Anayasasını temsil etmektedir. 1921 Anayasası bir arada yaşamayı, demokratik bir birlikteliği temsil ederken, 1924 anayasası ise tekçiliği, ırkçılığı ve bütün ötekileri yok etmeyi temsil etmektedir

Günümüz AKP ‘si de1920 lerin 1. ve 2. Meclislerine çok benzemektedir. İktidara gelmek ve statükosunu sağlama almak için bütün demokratik söylem ve haklara sahip çıkıp, iktidarını sağlama aldıktan sonra kendini herkese dayatıp bütün ötekileri tasfiye edip sarayda yalnız kalması, Mustafa Kemal’in son dönemlerinde yalnız kalmasına çok benzemektedir.

Günümüzün AKP’ si 2007 öncesi AKP’ si değildir. 2. Mecliste olduğu gibi, günümüz meclisinin yeni Neo Kemalistlerine dönüşmüştür.

Günümüzdeki çatışma;  Neo Kemalistler denilen AKP zihniyeti ile, 1. Meclis mantığını savunanların yani bütün farklı etnik, dinsel grupların kendilerini ifade ettiği, bir arada yaşamayı isteyenlerin,  yeni yaşam bildirgesi olarak ortaya koyduğu, tam bağımsız ve özgürlükçü bir paradigmaya sahip olan HDP arasında olacaktır.

HDP kendi içindeki çoğulcu yapısıyla 1. Meclisi ifade ederken, AKP ise 2. Meclisteki tekçiliği temsil ediyor görünüyor.

Biri özgürlükleri, diğeri sınırsız tahakkümü savunuyor.

Biri tektipleştirmeyi, merkezileşmeyi ve tek adama mahkum etmeyi, ötekileri yok etmeyi savunurken, diğeri bütün farklılıkların kendini ifade edecek bir bir çoğulculuğu savunuyor.

Aralarında bu kadar çelişki varken bu iki anlayışın ittifak yapacağını söyleyenler çok yanıldıklarını 7 Haziran sonrası göreceklerdir.

O yüzden AKP iktidarı,  HDP nin barajı geçmemesi için her şeyi yapacaktır.

HDP barajı geçerse eğer; CHP sosyal demokrat bir çizgiye kayacak, AKP sınırsız tahakkümünden  vazgeçmek zorunda kalacak, MHP ise etnik temelli bir milliyetçilikten, ülke ve vatan temelli bir milliyetçiliğe kayacaktır.

HDP barajı geçemez ise; eski Türkiye ısrarla var olmaya, bütün ötekiler mağdur olmaya devam edecektir.

Bu yüzden 7 Haziran seçimleri Türkiye tarihinin en belirleyici seçimi olacaktır. Hadi hayırlısı.

 

Mehmet ÇİÇEK

rohat30@hotmail.com

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here