Anasayfa Emek Alaaddin Dinçer ilk ders zili öncesinde Eğitim Sisteminin sorunlarını yazdı

Alaaddin Dinçer ilk ders zili öncesinde Eğitim Sisteminin sorunlarını yazdı

Paylaş

Eğitim Sisteminin Genel ve Güncel Sorunları

28 Eylülde ertelenen eğitim yılı takvimi başlıyor. Öğrenci, veli ve eğitim emekçilerini bekleyen genel ve güncel sorunları başlıklar altında ele aldığımızda eğitim bileşenlerinin çözüm bekleyen pek çok sorunla eğitim yılına başlayacağını tespit ettik.Bu sorunları genel ve güncel sorunlar başlığı altında sıralayarak eğitim sisteminin verili durum fotoğrafını çekmeye çalıştık.

Genel Sorunlar,

Yıllardır çözülmeyen geçmiş yıllardan birikerek bugünlere taşınan sorunlardır. Sorunların çözümü ile ilgili yapılmış 5 yıllık stratejik plan hedeflerinde de bu sorunların varlığı ve devam ediyor oluşu kayıt altına alınmıştır.
*Okullara ödenek verilmemektedir. Eğitim pahalı ve paralı bir hizmet olarak yurttaşlara verilmektedir. Bütçeler yetersiz, kişi başına yapılan eğitim harcamaları OECD ülkeler sıralamasında son sıralardadır.
*Eğitim sistemi farklı inanç ve kimliklere mensup toplum kesimlerinin taleplerine kapalı tekçi zihniyetin genel motifleri sisteme egemendir.Demokratik,eşitlikçi ve özgürlükçü değildir.
*Öğretmen ve diğer personel açıkları. Okulların bugün itibarı ile Bakanlığın verilerine göre 83 bin, bizim hesaplamalarımıza göre 125 bin öğretmene ihtiyacı bulunmaktadır. Okulların kadrolu hizmetli ve memur ihtiyacı en üst düzeydedir.İşsiz öğretmen sayısı 380 bine ulaşmıştır.Yönetimlerde siyasi kadrolaşma.Karar alma süreçleri ve işleyişin anti demokratik oluşu.
*Çağ nüfusunun okullaşma oranları. Çağ nüfusunun okulöncesinden başlayarak ilkokul, ortaokul ve liselerde okullaşma oranları olması gereken noktaya ulaşamamıştır.
*Derslik açıkları. Özellikle kalabalık sınıfların ve ikili eğitimin yaygın olduğu 11 büyük kent ve diğer kentlerde derslik açıkları vardır. Tam gün eğitim ve 30 öğrencili sınıflar için 120 bin dersliğe ihtiyaç duyulmaktadır.
*İkili eğitim.8 bin 317 ilkokul,5 bin 368 ortaokul ve bin 537 lisede ikili eğitim yapılmaktadır. İkili eğitim yapılan okulların büyük bölümü nüfus yoğunluğu artmış olan kentlerde yer almaktadır.
*Fiziki alt yapıda, eğitime destek mekanlarında yetersizlikler söz konusudur. Yeterli oyun alanı ve yeşil alan yoktur. Velilerin eğitim harcamaları katlanarak artmaktadır. Okullar engelliler eğitimine uygun olmayıp doğa olaylarına karşı korunaksızdır.
*Tatil süreleri uzundur. Türkiye’de eğitim alan çocuklar Avrupa’daki emsallerinden toplamda 450 saat daha az ders görmektedir.
*Okul terkleri ve sınıf tekrarı. Özellikle ortaöğretimde okul terkleri ve sınıf tekrarı oranları çok yüksek olup(%24,35) azaltmaya dönük çalışmalar henüz başarıya ulaşmamıştır.
*Sınava bağımlılık ve soru çözme oranlarındaki başarısızlık. Eğitim sistemi tamamen sınavlara bağlanmıştır. Eğitim yaşamı boyunca çocuklar 739 resmi sınava girmektedir. Çocuklar sınav yorgunu ve bezgini olmuşlardır.
*Müfredat çocukları kolektif, analitik ve yaratıcı düşünmeye yönelten,yaşama hazırlamak ve yetileri geliştirmekten yoksundur.İçerik olarak tekrara ve ezbere dayalıdır.Nitelik sorunu devam etmektedir.
*Eğitim emekçilerinin tamamı yoksulluk sınırının altında maaşlar ile çalıştırılmaktadır. OECD Ülkeleri arasında çalışma saatleri en yüksek ülkeler arasında yer almaktayız.nuce_30092012-092954-1348990194.15

Güncel sorunlar,
Eğitim sisteminin bugüne dair güncel sorunları bulunmaktadır. Gelişen ülke gündemlerine bağlı oluşmuş bu sorunlar çözüme kavuşturulmadan yaşanacak olası olumsuzluklar gelecekte onarılması güç kalıcı hasarlar yaratabilir. O nedenle bu döneme içkin oluşmuş güncel sorunlara mutlaka çözüm üretilmelidir.
-Yaşanan şiddet çatışma ortamından kaynaklı toplumsal gerilimlerin okullara taşınması.
-TEOG Sonrası okul yerleştirmelerinde yaşanan belirsizlikler. Tercih yapmayarak açıkta kalan 230 bin öğrencinin ne olacağının bilinmemesi.
-Okullara kayıt yaptırmada okulöncesinden başlayarak tüm düzeylerde velilerden “bağış” adı altında para talep edilmesi.

-Piyasada satılan sağlıksız eğitim materyallerinin denetlenmemesi. Bunun sonucu olarak bu sağlıksız ve ucuz ürünleri kullanan çocuklarda oluşacak sağlık sorunları.

-Okul dönüşümleri. Bir bölümü yargıya taşınan, bir bölüme ise velilerin tepki gösterdiği imam hatip okullarına dönüştürülen okullardaki belirsizlikler.
-Dershaneden temel liseye dönüştürülen okulların fiziki alt yapı ve donatı eksikliklerinin tamamlanmamış olması. Buna rağmen öğrencilerin bu okullara yönlendirilmesinin yaratacağı yeni mağduriyetler.

Sonuç olarak, her yıl olduğu gibi bu yılda okullar pek çok sorunla yüz yüze. Aslında sorunlarla yüklü eğitim gemisinin karaya oturmuş vaziyette olduğunu söyleyebiliriz. Sorunlar aşılmadan yüzdürülmesinin çokta olanaklı olmadığı bir gerçek. Öğrencileri zorlu yorucu ve yıpratıcı günler bekliyor. Yukarıdan ve bileşenleri dışlayarak alınan anti demokratik kararlar belli ki bu yılda sürdürülecek. Dershane tartışmaları, Cemaat okullarına yönelik operasyonlar, can güvenliği nedeniyle okullarına gidemeyen öğretmeler ve güvenlik gerekçesiyle asker polise tahsis edilen ve kapatılan okullar tartışmaların odağında yer alacak gibi görünmektedir. Umarız tüm bu tartışmalar yeni gerilimlere yol açmaz. Tüm eğitim bileşenlerine az sorunlu bir eğitim yılı diliyoruz.

Alaaddin Dinçer

Eğitim Sen eski Genel Başkanı

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here