Anasayfa Köşe Yazıları Arzu Şimşek yazdı: Ateşli Su Birikintisi

Arzu Şimşek yazdı: Ateşli Su Birikintisi

Paylaş

Bazen  beklenmedik şeyler yaşanıyor hayatta.Beklenmedik çünkü gelenekler yoluyla aktarılan davranış biçimlerinin ve yargıların oluşturduğu içinde bulunulan gerçeklik sarsılıyor.Değerlerle dolu mantıklı normların aslında uyku hali olduğu beliriveriyor, bu yenilenme halinde.Tam olarak anlatamayacağımız, hep eksik kalacakların zamanla karşılık bulabileceği, hakikatların sarsıldığı  bir eylemlilik Gezi Parkı pasif direnişi.

Temasları engellenmiş, yalıtılmış hayat ve düşüncelerin, başkalık ve muhaliflikleriyle orda olarak mücadeleyi güçlendirdikleri, üst siyasetin ayrıştırılmışlarına karşı, sistem karşıtı toplumsal bir hareket..

Toplumsal siyaseti içselleştirenlerin ve bu ayaklanışı önemseyenlerin siyaset yapma biçiminde izlerinin kaçınılmaz ortaya çıkacağı en belirgin özelliği öfkenin mizaha, sanata dönüşmesiydi sanırım.Bu insanlar sadece yüksek binalara paraya mülkiyete eşitsizliğe karşı çıkmıyordu, bizlere gücü elinde bulunduranların dayattığı sanata karşı yaşama sanatlarını ortaya koyuyorlardı.Hayat için  olanak olmalıydı sanat..Bütün kültür alanlarına nüfus ederek hayatı ve aşkı öldüren toplumsallık biçimine karşı bir duruş.

Gezi direnişi ilk günlerinden sonrası başlayan ve devam eden bir sınavdan geçiyor.Şu statü orada nasıl olur ya da şu kimlik niye yoktu sorularında olduğu gibi, neye karşıysa onu yeniden üretiyor gibi olma riskinin sınavı.Tahakkümün her türlüsüne değil de hükümet karşıtlığına indirgeyenlerin baskınlığının, dışarıda bıraktıklarını sorgulamak, ancak anlamlı olabilirdi kendiliğinden olmuş böyle bir eylemlilikte. Aynı şekilde kontroller dışında oluşmuş bir toplumsal muhalefet hareketine kendinle sınırlı gerçekliğinin yöntemleri ile müdahaleci olmak, yine karşı durulanı üretmek değilse eğer, eski ve yeniyi birbirine yapıştırmak çabası; postmodern kültürün yansıması olabilir ancak.Siyaset için hayatı bir fırsat gibi görmek, biçimlendirmek, politikanın estetikleştirilmesi, tarihinde gösterdiği gibi gerici ve muhafazakarlığın güçlenmesi ile sonuçlanıyor.

Gezi’nin iki yıl sonrası ve seçimler öncesi bugün yine bazı tuhaflıklar gösteriyor ki,siyaset ile yaşamlar arası duvar etkisiz artık. Toplumsal vicdan,toplumsal sağduyu canlı,yaşıyor ve özgürlük diyor demokrasi diyor biz’ler diyor.

‘Nedir nihayetinde reklamları eleştiriden üstün kılan? Kırmızı, hareketli neon ışıklarıyla yazılan yazılar değil, yazıyı asfalttan yansıtan ateşli su birikintisi.’(Benjamin)

 



 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here