Askere sınırsız yetki vermek : ”kuralsız savaş, birikmiş öfke ” demektir

Paylaş

Milli Savunma Bakanlığı’nın yeni işkence ve katliamların önünü açan ve askerlere sınırsız yetki verme anlamına gelen tasarıya hukukçulardan tepki geldi. Prof. Dr. Mithat Sancar, tasarının otoriter rejime hızla gitmek, savaşı daha kuralsız bir biçimde ilerletmek, yaygın çatışma ve daha çok birikmiş öfke anlamına geldiğini belirterek, tasarıya karşı sokak mücadelesinin de örgütlenmesi gerektiğine vurgu yaptı. Avukat Hülya Gülbahar da, tasarı ile hukuk dışı bir düzene geçilmiş olacağını ifade ederek, “İç Güvenlik Yasa Paketi” ile polise katletme hakkı verildiği gibi burada da askerlere aynı hakkın verildiğine işaret etti.

Milli Savunma Bakanlığı’nın hazırlayıp Adalet Bakanlığı’na sunulan ve işkence ile katliamlar gerçekleştiren askerlerin yargılanmasının önünü alacak olan taslakta “Terörle mücadelede görevli tüm TSK mensuplarının izne bağlı olarak yargılanabilmeleri” yönünde düzenleme yapıldı. Taslağa göre askerler “silah kullanma yetkisini aşma, işkence, kötü muamele” gibi konularda suçlanmaları halinde ancak Başbakan ve Milli Savunma Bakanı’nın izniyle yargılanabilecek. Katliamları adeta aklayan taslağa ilişkin değerlendirmelerde bulunan hukukçular, yasanın Türkiye’yi felakete sürükleyeceğine dikkat çekerek, tasarının yasalaşmaması için mücadele edeceklerini belirtti.

‘Bunun adı kuralsız savaş, birikmiş öfke ‘

HDP Milletvekili Mithat Sancar, tasarıyı devlet organlarına dokunulmazlık sağlayan otoriter yönetimlerin tipik bir örneği olarak nitelendirdi. 12 Eylül’den sonra da benzer uygulamalar için harekete geçildiğini hatırlatan Sancar, “O dönemde de ilk yapılan şey, güvenlik güçlerine dokunulmazlık sağlayacak düzenlemeler yapmaktı. Bugün de benzer bir tasarı ile karşı karşıyayız” dedi. Askerlerin yargılanmasını engelleyecek yasa tasarısının iki anlamı olduğunun altını çizen Sancar, şöyle devam etti: “Birincisi otoriter rejime hızla gitmek, ikincisi de savaşı daha kuralsız bir biçimde ilerletmek. Hesap sormayı engelleyen her girişim daha kuralsız bir savaş, daha yaygın bir çatışma ve daha birikmiş öfke anlamına gelir.” Aslında yapılması gerekenin tam tersi olduğunu belirten Sancar, “Askerleri yargılamamak yerine yapılan katliamların aydınlatılması gerekiyor. Roboski’yi aydınlatmak, Cizre’deki katliamları aydınlatmak gibi. Her insanlık suçu ve ihlali yeni bir katliamın devamıdır. Hesabı sorulmayan her katliam yeni bir kutuplaşma toplumsal ayrışmadır” diye konuştu.

‘Tasarıya karşı Meclis’te ve sokakta mücadele edilecek’

Sancar, bu yasa tasarısına engel olmak için ellerinden geleni yapacaklarını ifade ederek, Meclis’te de gerekirse CHP ile birlikte ortaklaşarak tasarının Meclis’ten geçmemesi için çalışacaklarını söyledi. Eğer Meclis’ten geçerse tasarıyı Anayasa Mahkemesi’ne ve ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyacaklarını vurgulayan Sancar, tasarıya karşı sokak mücadelesinin de örgütlenmesi gerektiğine vurgu yaptı.

‘Vur ve yargılanma hakkı getiriliyor’

Avukat Hülya Gülbahar da, tasarının tamamen anti demokratik olduğunu ifade ederek, tasarının geçmesi ile yaşama hakkının tamamen ortadan kalkacağının altını çizdi. “İç Güvenlik Yasa Paketi” ile polise katletme hakkı verildiği gibi burada da askerlere aynı hakkın verildiğine işaret eden Gülbahar, “Askere, vurma ve yargılamama hakkı veriliyor” diye belirtti. “Demokrasinin minimum oranda dahi olduğu bir ülkede böyle bir yasa akıllardan dahi geçirilemez” diyen Gülbahar, şöyle devam etti: “Ancak ne yazık ki içinde bulunduğumuz sürece bakılınca Türkiye’nin hukuk bakımından geldiği nokta da göz önünde bulundurulduğunda bu yasa ile tamamen hukuk dışı bir döneme gidildiğini gösteren bir yasa tasarısı ile karşı karşıyayız.”

Nas: Son derece tehlikeli bir yasa

Anavatan Partisi kurucularından Nesrin Nas da, tasarıyı “tehlikeli” olarak nitelendirdi. Zaten mevcut yasalarda herhangi bir çatışma durumunda ne yapılacağına dair düzenlemeleri içeren maddelerin olduğunu hatırlatan Nas, bu yasa tasarısının Türkiye’yi felaketin eşiğine sürükleyeceği gibi büyük vahşetlerin yaşanacağı anlamına da geldiğini söyledi.

Türkiye’nin geri dönülmez bir sürece sokulacağına dikkat çeken Nas, yasa tasarısının otoriter rejimlerde görüldüğünü ve tasarıya karşı mutlaka mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı. diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here