Anasayfa Haber Ayna: Halkta var olan barış umudu tükendi

Ayna: Halkta var olan barış umudu tükendi

Paylaş

Barış İçin Öcalan’a Özgürlük Platformu, PKK Lideri Öcalan üzerinde 5 Nisan’dan bu yana yoğunlaştırılarak sürdürülen tecrit gündemiyle toplandı. Platform, tecridin kaldırılması ve fiziki özgürlüğünün sağlanması amacıyla yeni kampanyalar başlatma kararı alırken, kampanyanın ilk ayağında sivil toplum örgütleri ve büyükelçiliklerle görüşülerek tecrit, dünya gündemine getirilecek.

Seçim öncesi AKP hükümetinin “çözüm masasını devirmesinin” ardından bu sürecin mimarı olan PKK Lideri Abdullah Öcalan da 5 Nisan’dan bu yana ne avukatları ne ailesi ne de İmralı Heyeti ile görüştürüldü. Günlerdir sokaklarda tecride tepki eylemleri yapan kamuoyu tarafından İmralı tecridi “sürece ihanet, özgürlüğe darbe” olarak değerlendirilirken, Barış İçin Öcalan’a Özgürlük Platformu da tecrit gündemi ile dün İstanbul’da toplandı.

Toplantıda ilk olarak sivil toplum örgütleri ve ülkelerin büyükelçilikleri ile Öcalan üzerinde devam eden tecridi görüşme kararı alındı. Bunun yanı sıra toplantıda alınan kararlar arasında 11 Temmuz’da, “Öcalan’a Özgürlük” çağrıcıları ile toplantı yapılarak, uygulanan tecridin bir an önce kaldırılması için çeşitli eylem ve etkinlerin planlanması kararı da var.

‘Bu tecrit bir halkın önderinedir’

Öcalan’a Özgürlük Platformu üyesi Zübeyde Teker, 89 gündür Öcalan üzerinde devam eden tecridin sıradan bir tecrit olmadığını, bir halkın önderinin tecrit altında tutulduğunu söyledi. Tecritle, aynı zamanda dört parça Kürdistan’a yaklaşımı da ifade eden politikaların startının verildiğini de ifade ettiğini belirten Teker, “Bunun da bizim açımızdan kabul edilir bir tarafı yok” dedi.
680x680nc-ist-02-07-15-ocalana-ozgurluk-platformu-teker
‘Tecrit hiçbir şekilde kabul edilemez’

Tecrit ve Öcalan’ın özgürlük koşullarının yaratılması gündemleriyle yaptıkları toplantıdan çıkan sonuçlara ilişkin bilgi veren Teker, aldıkları kararların barış ve özgürlük talebini yükseltmek eksenli olduğunu dile getirdi. Bu kapsamda da başta siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve büyükelçiliklerle görüşmeler planladıklarını paylaşan Teker, “Bizler barıştan yana olan güçler olarak kesinlikle ve kesinlikle tecridin karşısında, barışın yanında olmaya ve özgürlük talebini yükseltme kararlılığıyla planlamalarımızı oluşturduk. Bu temelde başta siyasi partiler olmak üzere, birçok sivil toplum kuruluşuna, birçok büyük elçiliğe ve geçmişte deklarasyon görüşmeleri yaptığımızda imza atan, atmayan bir çok kesimden bireylere tekrardan gitmeyi ve görüşmeyi planladık” diye kaydetti.

‘Herkes tecride hayır demeli’

Teker, barış ikliminin tekrardan yaşamsallaşması için herkesin elini taşın altına koyması çağrısında da bulundu. Teker, “Ortak vatanda özgür birliktelik iddiası olan herkesin tecride hayır demesi gerekiyor. Özgürlük koşullarının sağlanması için de mücadelede birlik ve mücadele yükseltme esasıyla bir araya gelmesi gerekiyor. Bizde bu temelde çalışmalarımızı bundan sonraki dönem için hızlandıracağız” diye konuştu.

’10 milyon insanın özgürlük talebi var’

Öcalan’ın özgürlüğü talebiyle 10 milyondan fazla imzanın toplandığını hatırlatan Teker, “On milyondan fazla insanın özgürlük talebi söz konusu. Bu talebin Türkiye devleti ve hükümetleri nezdinde görmezden gelinmesini kabul edemeyiz. Bu on milyon insanın sorumluluğunu alan platform olarak da onlar adına bu görüşmeleri gerçekleştireceğiz” dedi.

Ayna: Halkta var olan barış umudu tükendi

Platform üyesi olan DBP Eş Genel Başkanı Emine Ayna ise, 28 Şubat’ta hükümet ile İmralı Heyeti arasında gerçekleşen Dolmabahçe görüşmesinin herkeste bir “tamam, bir yola giriyor” umudunun canlandırdığını, ancak 5 Nisan’dan bu yana bu umudun tepe taklak olduğunu söyledi.
Tüm Türkiye halkında savaşın tekrar başlayacağı kaygısının başladığını vurgulayan Ayna, şu vurgularda bulundu:
“Türkiye Cumhuriyeti Devleti, benzer deneyimlerle dolu bir tarihe sahip. Hiçbiri Kürtleri bitiremedi. Erdoğan hep, ‘Çiller beceremedi, ben beceririm’ yaklaşımıyla yaklaşıyor. ‘Demirel askeri operasyonlarla beceremedi, ben beceririm’, ‘Ordu, CHP’nin elindeydi, beceriksizlerin elindeydi, onlar beceremedi ben beceririm’ mantığıyla yaklaşıyor. Bugün de savaşı böyle önceliyor ve böyle önüne alıyor. Askerin kendi vesayeti altında olmasını bir demokratikleşme olarak görüyor. Ölümü, savaşı kimin eliyle başlattığı bizim için önemli değildir. Bizi bağlayan kısım savaşın bitmesidir. Savaş biterken ama Kürt halkının ulusal, siyasal haklarının kabul edilmesi ve anayasal güvenceye alınmasıdır. Düne kadar nasıl bir mücadele vardıysa bundan sonra da devam edecektir.”

‘Çözüm, Öcalan’ın özgürlüğü ile mümkündür’

Bu vurguların ardından AKP ve Türkiye devletinin, dünya deneyimlerini örnek alması gerektiğini söyleyen Ayna, “Biz platform olarak ısrarla şunu söylüyoruz. Çözüm iradesi olana, barış ve demokrasi iradesi olana söylüyoruz. Eğer bu irade varsa, çözme iradesi varsa bu ancak Öcalan’ın özgürlüğü ile mümkündür. Bunun başka yolu yordamı yoktur. Dünya deneyimleri ortadadır. Mandela tek başına Nobel Barış Ödülü almadı. Kiminle aldı, Güney Afrika Başbakanı ile birlikte aldı. Niye ortak iradeydi. Ondan öncekiler, siyahilerin katliamı üzerinden karar verenler ama tarih sahnesinden silindi. Bugünde olacak odur” dedi.

‘Savaş olursa Türkiye halkları kaybedecek’

Ayna, Öcalan ile görüşmelerin kesilmesi durumunda yeni bir savaşın başlayabileceği uyarısında da bulundu.

Yarın Kürtlere karşı bir savaş başlatıldığı zaman Kürdü ve Türkü’nün de öleceğini, bütün halklar kaybedeceğini dile getiren Ayna, “Bunun karar vericisi Erdoğan olduğu için başta Erdoğan bunun hesabını verecek. Türkiye, siyasi tarihine katliamcı diye kaydedilecek. Bunu göze alacak. Halkların verdiği mesaj doğru okunmuyorsa, hala faşizmde, hala savaşta ısrar ediyorsa, kaybedecek olan Türkiye Cumhuriyeti’nin bir bütünüdür. Kürtler kaybetmez, çünkü Kürtlerin bir kazancı yok kaybetsin. Kürtlerin şu anda ne bir siyasal hakkı var, ne de bir ulusal hakkı var. Kaybedeceği bir şeyi olmayan bir halk her şeye hazırdır. Kürtlerde bugün her şeye hazırdır. Barış için bütün ısrarını yürütüyor. Ama haklarını tanınmadığı sürece de, hakları temelinde mücadelesine devam edecek. Bu yüzden biz Öcalan’ın özgürlüğü vurgusunu özellikle yapıyoruz” ifadelerini kullandı.diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here