Anasayfa Ekoloji Bağcılık kültürü taş ocağı kıskacında

Bağcılık kültürü taş ocağı kıskacında

Paylaş

Selçuk’a bağlı bağcılık kültürü ile ünlü Gökçealan köyünde taş ocağı açılması için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından verilen ruhsatın şaibeli olduğu belirtiliyor. Bu iddiayı dile getiren Gökçealan Köyü Kalkınma Sulama ve Tarımsal Kooperatifi Sözcüsü Erkan Esen, zeytinliklerin etrafında taş ocağı açılması yasak olmasına rağmen şirket nasıl ruhsat aldığını bilmediklerini söyledi.

İzmir’in Selçuk ilçesinde, şarap ve bağcılık kültürünü 5 bin yıldır yaşatan tarihi Gökçealan Köyü, taş ocağı tehlikesi ile karşı karşıya. Taş ocağı yapılması için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından gerekli ruhsatları alan özel şirkete karşı mücadele eden köy sakinleri ise taş ocağı yaptırmamak konusunda kararlı. Şirketin taş ocağı ile ilgili planlarda değişiklik yaparak taş ocağının yapılacağı alanı farklı bir yer gibi göstererek ruhsat aldığını belirten Gökçealan Köyü Kalkınma Sulama ve Tarımsal Kooperatifi Sözcüsü Erkan Esen, zeytinliklerin etrafında taş ocağı açılması yasak olmasına rağmen şirketin nasıl ruhsat aldığını bilmediklerini söyledi. Taş ocağı yapmak isteyen şirketin yetkililerin kendilerine “Konuşalım” yönünde bir çağrı yaptığını söyleyen Esen, “Biz konuşmak istemiyoruz. Bazı yerlerde mücadele eden insanlar, ‘Biz doğamızı korumak için istemiyoruz’ diyor, bazı yerlerde ‘Suyumuzu korumak için’ diyorlar. Biz tek şey diyoruz. Biz burada taş ocağı açtırmayacağız” vurgusu yaptı.
680x680nc-izm-180315-gokcealan-koyu-ayrinti-ercan
‘Evlat büyütür gibi ağaç büyüttük’

Gökçealan köyü sakinlerinden 63 yaşındaki Menfaret Harmancıoğlu, taş ocaklarına karşı mücadele ettiklerini, seslerinin duyulduğunu, ancak yetkililerin mücadelelerine karşı sessiz kaldığını belirterek, şirkete verilen ruhsatların iptal edilmesini istedi. “Köyümüzdeki ağaçları evlat yetiştirir gibi yetiştirdik” diyen Harmancıoğlu, “Doğamıza, köyümüze dokunmasınlar. Bizim buradan başka gidecek bir köyümüz yok. Taş ocağına iki üç işçi alacaklarmış. Almasınlar. Bizim çocuklarımız o şirketin taş ocağına da çalışmaz. Buradan gitsinler” dedi.

‘Ruhsat iptal edilsin’
680x680nc-izm-180315-gokcealan-koyu-ayrinti-harmancioglu
Bir diğer bölge sakini Pınar Çakmaklı da taş ocağını istemediklerini ve taş ocağına karşı mücadele edeceklerini ifade ederek, “Bizim köyümüzde illa bir yatırım yapmak istiyorlarsa bağımıza bahçemize yapsınlar. Üzümlerimize yapsınlar. Bizim çocuklarımız dahil hiç kimse burada taş ocağı yapılmasını istemiyor. Bizim sesimizi duyuyorlar ancak bir türlü ruhsatı iptal etmiyorlar. Şirketin ruhsatının iptal edilmesini istiyoruz” diye konuştu.

Dünyada sadece Gökçealan’da yetişen ‘Osmanlı Üzümü’ yok olacak

Censezer Ercan isimli kadın da taş ocağı yapılması halinde dünyada sadece Gökçealan’da yetişebilen Osmanlı Üzümü’nün yok olacağına vurgu yaptı ve şunları söyledi: “Üzümlerimiz yok edilecek. Zeytinliklerimiz yok edilecek. Bizim köyümüz de yok olacak. O zaman biz neden burada duralım? Köyümüzde taş ocağı yapmak için kimden izin aldınız? Biz bu köyde yaşıyoruz bize sordunuz mu? Biz o ruhsatın iptal edilmesini istiyoruz.”

Planlanan taş ocağı fay hattı üzerinde

Öte yandan, deprem uzmanlarının aktif fay hatlarından birinin Gökçealan köyünün altından geçtiğini kamuoyuna açıklaması da “Taş ocağı yeni bir depreme neden olur mu?” sorusunu akıllara getirdi. Taş ocakları ile ilgili yönetmeliklerde, “Taş ocakları aktif fay hatlarının üzerlerinde bulunmamalı” şeklinde uyarılar olduğu için bölgede kurulması planlanan taş ocağının can kaybı açısından risk oluşturabileceği de gündemde. İZMİR (DİHA)

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here