Anasayfa Haber Baluken: Barış, özgürlük ve demokrasi talebi dimdik ayakta

Baluken: Barış, özgürlük ve demokrasi talebi dimdik ayakta

Paylaş

1 Kasım sonuçlarını, HDP’lilerin fedakarca canını ortaya koyarak yarattığı sonuçlar olarak değerlendirmek gerektiğini söyleyen HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, “1 Kasım sonuçları, Türkiye coğrafyasının dört bir tarafında ortaya konan gerilim ve kutuplaştırma politikalarına rağmen HDP etrafında barış, özgürlük ve demokrasi talebinin dimdik ayakta olduğunun göstergesidir” dedi. Seçim sürecinde sadece siyasi bir parti ile değil topyekun devlet konsepti ile mücadele edildiğini söyleyen Baluken, tüm saldırı ve savaş konseptine rağmen HDP’nin Meclis’te yer almasının büyük bir başarı olarak değerlendirildiğini söyledi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili İdris Baluken, savaş ve çatışma ortamında gidilen 1 Kasım erken seçimlerinin sonuçlarını değerlendirdi. 1 Kasım seçim sonuçlarını, arkada bırakılan seçimlerle aynı dinamikler üzerinden değerlendirmenin yanlış olacağını söyleyen Baluken, “Seçim sonuçları, yaratılan savaş konseptine, Türkiye coğrafyasının dört bir tarafında ortaya konan gerilim ve kutuplaştırma politikalarına rağmen HDP etrafında barış, özgürlük ve demokrasi talebinin dimdik ayakta olduğunun göstergesidir” dedi.

‘Dünya siyaset tarihinde eşi benzeri görülmedi’

1 Kasım’a yaklaşılırken, seçim güvenliğinin yanı sıra can güvenliğinin olmadığı bir ortamda HDP’lilerin çalışma yürüttüğüne işaret eden Baluken, “Tüm HDP’lilerin fedakarca bir şekilde canını ortaya koyarak yarattığı bir sonuç olarak değerlendirmek gerekiyor. HDP’nin seçim dönemi boyunca maruz kaldığı saldırılarının eşi, benzeri dünya siyaset tarihinde görülmemiştir. Genel Merkezi, parlamento binası 1 kilometre uzaklıkta yakılmış, belediye eşbaşkanları ve üyelerinin cezaevlerine atılmış, 400’den fazla saldırıya uğramış ve medya tarafından ağır bir sansür ile karşılaşan bir partiden bahsediyoruz” diye konuştu.

‘Bir siyasi partiyle değil, topyekun devlet konseptiyle mücadele ettik’

Söz konusu ağır saldırı, baskı ve sansür tablosunda HDP’nin sadece bir siyasi parti ile mücadele etmediğinin altını çizen Baluken, “HDP, topyekun bir devlet konseptiyle mücadele etmiştir. Devletin bu saldırı ve katliamlarını arkasına alanlar aynı zamanda devletin bütün olanaklarını, kurum ve çalışanlarını seferber ederek seçim kampanyası yürütmüşlerdir. Dünya siyaset tarihinde bu kadar ağır koşullar altında bir partinin hala dimdik olacak şekilde ayakta durması büyük bir başarı olarak değerlendirilir” ifadesinde bulundu.

‘Halklar gerilim ve korku politikasına rağmen HDP’yi parlementoya taşıdı’

Aynı baskıların, aynı koşulların AKP için ortaya koyulması durumunda AKP’den eser kalmayacağına söyleyen Baluken, “Böylesi bir gerçeklik, böylesi bir realite var ortada. Türkiye halkları böylesi gerilim ve korku politikalarına rağmen HDP’yi parlementoya taşıyarak bu konudaki ısrarını kararlılığını ortaya koymuştur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakın şahıslar tarafından “Hoş geldin Başkanlık” şeklindeki yazı ve açıklamalara da değinen Baluken, “Bir kere bu seçimde ‘Başkanlık Sistem’i için referandum yapılmadı. Başkanlığın seçim meydanlarında kullanıldığı ve oylamaya sunulduğu seçim 7 Haziran’daydı. Ve 7 Haziran’daki tabloda Türkiye toplumunun büyük kısmının Erdoğan’ın bu dayatmasını kabul etmedi. 1 Kasım seçimlerinde meydanlarda ‘Başkanlık’ hiç dile getirilmiş, halkın onayına sunulmuş bir durum yok. Tekrar ısıtıp sanki halkın onayından geçmiş gibi sunmak, halkın iradesini hafife almak demektir. Halkın iradesine saygısızlık yapmak demektir ” değerlendirmesinde bulundu.

‘Baskı ve dayatmalara karşı güçlü bir muhalif hat oluşturacağız’

AKP gibi baskıyı, zulmü ve diğer toplumsal kesimleri sindirmeyi önüne hedef koyan bir partinin aldığı oy oranının kaygı vericiği olduğu dile getiren Baluken, ileriki dönemlerde gerek AKP, gerekse de Erdoğan’ın baskı politikalarını arttırma potansiyelinin olduğunu hatırlattı.

AKP ve Erdoğan’ın dayatmalarına karşı Meclis’te güçlü bir muhalif hat oluşturacaklarını söyleyen Baluken, şöyle devam etti: “Toplumsal kesimler AKP’nin bu uygulamalarına karşı sessiz kalacak ya da diz çökecek değil. Tam tersine o tarz dayatmalar olursa muhalefetin çok etkin bir şeklide AKP’nin karşısında duracağını ön görmek için Türkiye’nin demokrasi ve barış mücadelesinde ödemiş olduğu bedellere ve yaratmış olduğu değerlere bakmak gerekiyor. Türkiye halklarının endişe ve kaygı duyduğu bütün noktalarda çok güçlü bir muhalefet hattı oluşturacağız. Türkiye halklarının bu konuda rahat olması gerekiyor. “ANKARA (DİHA)

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here