Berna Ataş Yazdı : Çocukları İstismar Eden Sınav: TEOG

Paylaş

Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) sınavlarında maraton bugün bitiyor. Sınavlara 8. sınıfta okuyan yaklaşık 1.3 milyon öğrenci girecek. İlki geçtiğimiz kasım ayında yapılan TEOG’da ikinci dönem sınavları 27-28 Nisan tarihlerinde iki günde tamamlanacak. Sonuçları liselere yerleştirmelerde kullanılacak.

İki günde toplam 6 sınav olmak üzere yapılacak. Öğrenciler her gün 3 sınava girecek, 40’ar dakika sürecek her dersin sınavında 20’şer soru yöneltilecek.Evet, sonuçları çocukların geleceğini belirleyecek, İyi bir liseye yerleşemeyen öğrenci için okul hayatı yön değiştirmiş olacak. Çocuklar çocuk yaşta elenecekler bu durumun ne kadar farkında olduklarını bilmiyoruz.Olayın öznesi çocuk, failli milli eğitim TEOG sınavındaki çocuk istismarının özetidir. TEOG sınavı çocukları istismar eden, geleceklerine çocukken erken ipotek koyan bir sınavdır.Çok da ödev veren bir öğretmen olduğum söylenemez, aslında fakat buna rağmen anne baba olduğumuzu –sosyal yaşamımda kısıtlama olması sebebiyle-çocuğumun 4.sınıfa başladığında anladım. Çünkü Türk eğitim sistemi hepimizi farkında olmadan soruların içine, test kitaplarının şıklarına, rekabetin hırsına iteliyor. Dershane ile ev arasına bizi hapsediyor.

Sahi neydi bu Türk Eğitim Sistemi? Amacı, politikası neydi? Bundan 15-16 yıl önce üniversitede bir hocamızın söylediklerini meslek hayatım boyunca hep hatırladım. ‘’Türkiye’nin uygulanan uzun vadeli bir eğitim politikası yok’’ derdi. Eğitim sistemini öyle eleştirirdi hocam.  Şimdi düşünüyorum da belki de sistemli bir politikası var. Sınav bir eleme sistemi ise elek sıklaştırıldı.

Kamusal eğitim toplumsal yarar esasına göre yapılır. Kamusal düşünmeyenler eğitimi iki türlü ele alıyorlar. Eğitimi hizmet sektörü olarak tanımlayıp, öğrenciyi müşteri olarak tasarlıyorlar. Şirketlerin sahip olduğu özel okulların teşvik edildiği, kamusal eğitimin tasfiye edildiği planlı bir tercihtir. İkincisi ise yönetmesi kolay vasıfsız, robotlaştırılmış, itiraz etmeyen, sorgulamayan, ucuz işgücü olarak her işte kullanılabilecek insanlar yaratmak.

Oğlum 8.sınıfta ve bugün TEOG sınavına giriyor.

TEOG nedir?, TEOG bana göre ödevdir. TEOG dershanedir. TEOG özel derstir. TEOG özel okuldur. TEOG kamusal eğitim öğretimin bittiğinin kanıtıdır. Son iki yıldır TEOG mobingi yaşıyorum. Ve kendim yaşadığım gibi inandığım, savunduğum tüm değerleri unutup kendi çocuğuma da daha başarılı…!  mutlu bir geleceğe sahip olması adına TEOG mobingi ben uyguladım.

İki yıldır TEOG yaşantımızın kimyasını bozdu. Sosyal hayatımız neredeyse yok oldu. Her gün muntazam çocuğum ders çalışsın, ödevlerini yapsın, günlük ortalama çözmesi gereken soruyu çözsün, zamanında yatsın, aman hasta olmasın. diye düşünmeye başladım. En son oğlum şu soruyu sordu: Anne sınavdan sonra hasta olabilir miyim? Bu soru bana çocuğun toplumsal bir varlık olduğunu tekrar hatırlattı,. Kendimi sorguladım  ‘’yarışın içerisinde ne kadarda bencilleşmişim’’ Kazanma, kaybetme duygusu hangi hırsları, hangi egoları körüklüyor? Halbuki biliyorum bütün çocuklar kaybedecek..

Hayatlarımızı bu kadar müdahale eden TEOG okullarında içini boşalttı.

Oğlum TEOG 1 den önce 3 hafta TEOG 2 den önce 3 hafta okula gitmedi. sınav öncesi okula gitmemek gelenek oldu, okul anlamını kaybetti. Öğrenciler için devamsızlık meşru bir hak oldu. Her şey not, yüksek ortalama, parası olan için çözüm özel okul.

Çocuklar en çok oyun oynaması, kendini zihnen ve bedenen geliştirmesi gereken 13-14 lü yaşlarda oyun parklarını, basket sahalarını, sinema ve tiyatro salonlarını doldurmaları gereken yaşlarda evden çıkmadan odalarına kapanıp test çözdüler. .Çünkü ne kadar çok soru çözerse o kadar az yanlış yapacaktır!

Onların çocuk olmasına izin vermeyen Milli Eğitim Politikaları değişmeden çocukların geleceği belirsizdir. Çocuklarımızın hayatı 4 şıklı çoktan seçmeli sorulara bağlı.

Peki, 1.3 milyon öğrenci ve anne-babaların yaşadıkları bu sorunları yukarıda sorgulamaya çalıştım, ama bir türlü içinden çıkamadım. Aynı kısır döngünün içinde sizlerle düşüncelerimi paylaştım, biraz dertleşeyim istedim.

Tabi’ ki ben umutsuz değilim bir gün mutlaka bu politikaların dipten gelen güçlü bir dalgayla yıkılıp geçeceğine inananlardanım.

Bütün çocukların gözlerinden öpüyorum siz kaybetmeyeceksiniz…!

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here