Anasayfa Haber Beyhan Yılmaz Soma maden katliamında ‘Adalet yerini bulmayacak’

Beyhan Yılmaz Soma maden katliamında ‘Adalet yerini bulmayacak’

Paylaş

Soma’da meydana gelen faciada eşlerini kaybeden kadınlar, ayakta kalmak için mücadele ederken, diğer taraftan çocuklarının da babaları ile aynı kaderi paylaşmasından korkuyor. Eşini kaybeden 4 çocuk annesi Nurcan Güven, “Sürekli onlara baskı yapıyorum. Sizi de babanızı yaktıkları gibi yakmasınlar yerin altında. Çöpçü olsunlar ama yerin altına girmesinler” dedi.
680x680nc-mns-10-04-15-semiha-kilic3Soma’da geçtiğimiz yıl meydana gelen ve 301 işçinin yaşamını yitirdiği facianın ardından herkes köşesine çekilirken, acıları bir türlü dinmeyen aileler ise, bağladıkları karalar ile baş başa bırakıldı. Ev, iş ve maaş vaadinde bulunan devlet ve AKP hükümeti bunların hiç birini yerine getirmeyerek, işçilerin aldığı maaşı çocuklarına bölüşerek her ay çocuk başına 300 ya da 500 TL vermek ile yetindi. Ülkede ve yurt dışından yurttaşların yaptığı yardımların AFAD tarafından her aileye 156 bin TL olarak paylaşılması dışında bugüne kadar tek bir yetkili dahi ailelere el uzatmış değil. Meydana gelen faciada 11 cenazeyi alan Kınık ilçesine bağlı Elmadere köyünde ikamet eden aileler, içerisinde bulundukları çaresizlik ile adeta boğuşuyor. Hiçbir ekonomik gelirleri olmayan tek geçim kaynakları olan tarım ve hayvancılığında özel ve taşeron şirketler tarafından bitirilmesi nedeniyle çocuklarıyla ayakta kalma mücadelesi veren kadınlar, maden işçiliğine mahkum edildikleri için çocuklarının geleceğinden endişeli. Çocuklarının da babaları ile aynı kaderi paylaşmasını istemeyen kadınlar, eşlerinin canına mal olan madenlere çocuklarının da inmemesi için ellerinden geleni yapmakta kararlı.

Cenazelerini dahi rezillik içerisinde aldıklarını belirten aileler, sorumluluğunu yerine getirmeyen yetkililere ateş püskürürken, 13 Nisan günü görülecek duruşmadan da pek umutlu değil. Sistemin ve hukukun mağdurdan yana olmadığını düşünen aileler, adalet istediklerini ancak adaletinde suçluların yanında yer aldığını

‘İnşallah devlet devletliğini yapar’
680x680nc-mns-10-04-15-nurcan-guven2
Faciada eşi Ahmet Güveni kaybeden 4 çocuk annesi Nurcan Güven, sadece yurttaşlarını yanlarında olup yardım ettiğini belirterek, devletin kendilerine ev vaadinde bulunduğunu ancak onu bile yapmadığını kaydetti. Tek isteğinin sorumluların en ağır ceza ile cezalandırılması olduğunu dile getiren Güven, “Çünkü onlar yerin altında bizimkileri yaktılar. 4 tane küçük çocukla kaldım. Kimsem yok. 34 yaşındaki eşimi aldılar benden. Onlarında en ağır cezayı almalarını istiyorum. İnşallah devlette devletliğini yapar. Öyle 10-15 yıl ceza ile kurtulmalarını istemiyorum. İdam edilmelerini istiyorum. Para, ev istemiyorum. Sadece cezalarını çekmelerini istiyorum” dedi.

‘Çocuklarımı da yerin altında yakmalarından korkuyorum’

Çocuklarından 3’nün okuduğunu ve çocuklarının geleceğinden endişe ettiğini dile getiren Güven, şöyle devam etti: “Sürekli onlara baskı yapıyorum. Sizi de babanızı yaktığı gibi yakmasınlar yerin altında. Okuyun bir mesleğiniz olsun diyorum. Çöpçü olsunlar ama yerin altına girmesinler. Korkum olmaz mı? Eşimin de madende çalışmasını istemiyordum. Gitme diyordum ama geçinebilmek için başka çaresinin olmadığını söylüyordu. Onlar çocuklarının cebine 20-30 bin koyarken, benim eşim cebindeki çay parası olan 1 TL’yi çocuklarının cebine koyuyordu. Düşünmekten psikolojim bozuldu artık. Her gün haplar kullanıyorum. Sinir, stres. Çocuklarında babaları gibi yerin altına inecekleri korkusu büyüdü içimde. Çocuklarımla sonları babaları gibi olmasın diye her gün kavga ediyorum.”

Konuşmasına devam ederken göz yaşlarına hakim olamayan Güven, yaşananların unutulmadığını söyledi. Güven, adaletin yerini bulmasını istedi.

‘İnsanları bile bile öldürdüler’

Faciada eşi Turgut Yılmaz’ı yitiren 26 yaşındaki 2 çocuk annesi Beyhan Yılmaz, 2 çocuk ile yaşam mücadelesi verdiğini belirterek, “Her gün gözyaşı döküyorum. Çocuklar babalarını özlüyorlar. Babaları olsaydı bu durumda olmayacaklarını söylüyorlar. Bile bile öldürdüler. Bir kişi değil ki 301 kişiyi öldürdüler. Eşim bir kurdu bana” dedi. Beslediği 6-7 keçi ile çocukları ile yaşamlarını idame etmeye çalıştığını söyleyen Yılmaz, çocuklarının daha küçük olduğu için herhangi bir işte de çalışamadığını kaydetti. Eşini anlatırken duygulanan Yılmaz, şöyle devam etti: “Bir yıl olmak üzere ama hala gözümün önünden hiç gitmiyor. Bütün günümü ağlayarak geçiriyorum. Sanki bu dünya bana dar geliyor. Çocuklar baba dedikçe kahroluyorum. Sürekli babalarının mezarını ziyaret etmek istiyorlar.” Yılmaz tek isteklerinin sorumluların cezalandırılması olduğunu kaydetti.

‘Adalet yerini bulmayacak’

Köyü gezerken bulduğumuz ve görüştüğümüz diğer aileler yetkililere tepkili oldukları kadar faciadan sonra kendilerini unutan kamuoyuna da tepkili oldukları için görüş bildirmediler. Israrlarımız üzerine konuşan ancak görüntü vermeyen 3 çocuk annesi, faciada eşini ve kardeşini kaybettiğini belirterek, yaşananların asıl sorumlusunun Enerji Bakanı Taner Yıldız olduğunu 13 Nisan’da görülecek duruşmada adaletin yerini bulacağına inanmadıklarını kaydeden kadın, “Cezalarını bulmalarını istiyoruz ama mahkemelerden ceza almayacaklarını bizde biliyoruz. Adalete inanmıyorum ve yerini de bulamayacak zaten” diyerek tepki gösterdi. 2 gün boyunca eşine ulaşmaya çalıştığını ifade eden kadın, cenazeleri çıkarttıklarında ağızlarına maske koyarak yaralı olduğu izlenimi vermeye çalışıldığını kaydetti. Aileleri kandırarak cenazeleri yaralı çıkardıklarını söylediklerini belirten kadın, “Cenazeleri alıp üst üste bırakıyorlardı. Bir hayvan bile öldüğünde öyle davranıp kenara atılmıyor” diyerek, aynı şeyleri çocuklarının da yaşamasından korktukları için geleceklerinden endişe ettiklerini dile getirdi.

57 yaşındaki Seniha Kılınç ise, faciada çocuğunu ve 2 damadını yitirdiğini belirterek, geride 3 kadın ve 7 çocuk kaldığını kaydetti. 13 Nisan’da görülecek duruşmada hazır bulunacağını ve sonuna kadar davasının takipçisi olacağını söyledi.diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here