Anasayfa Ekoloji Beyza Üstün: AKP ekosisteme zararlı

Beyza Üstün: AKP ekosisteme zararlı

Paylaş

Antalya’da taş ocakları, termik santraller ve yanlış turizm politikalarıyla doğanın büyük tahribat yaşadığını belirten HDP İstanbul Milletvekili Adayı Prof. Dr. Beyza Üstün, ekosistemde geri dönülmez zararlar meydana geldiğine dikkat çekti.
Dünyanın en büyük Sedir ormanlarına sahip olan Antalya’da açılan binlerce taş ve maden ocağı çevreye ciddi zararlar veriyor. AKP iktidarı döneminde artan taş ocakları Finike, Elmalı, Korkuteli gibi ilçelerde tarım ve hayvancılığa ciddi zararlar verirken Türkiye’nin en önemli oksijen kaynağı olan Kaz dağlarında ise ciddi ekolojik tahribata yol açıyor. Yaşam odaklı değil kar odaklı politikaları ile doğaya verilen zararlar Orman Yasası ve Maden Yasası ile daha da katmerleşti ve şirketler istediği yerlerde geçici süreyle maden ve taş ocakları açabiliyor. Ekolojik tahribatın sonuçları ve iktidarın kar odaklı politikalarını HDP İstanbul 3. Bölge Milletvekili adayı Prof. Dr. Beyza Üstün ve Çevre ve Ekoloji Hareketi Avukatı Tuncay Koç’a sorduk.

‘Canlılar yok ediliyor’

Antalya’da ekosistemin yanlış politikalarla geri dönülmez zarara uğratıldığını belirten Üstün, “Maden ve taş ocağı şirketleri arama ruhsatı almaya gerek duymadan istediği yerlerde çalışma ruhsatını alıyorlar. Taş ocağı ve maden arama yapan şirketler dağı, taşı delik deşik ederek bütün o ekosistemi geri dönüşümsüz olarak tahrip ediyor. Diğer taraftan taş ocakları ile sadece dağlar, ormanlar yok edilmiyor. Kıyılarda ki kıyı yakasındaki canlılarda yok ediliyor” dedi.

‘Kıyılarda yaşayan canlıların yaşam alanları yok ediliyor’

Antalya’nın turistik bir yer olmasının kıyılarının betona kesileceği anlamına gelmediğini kaydeden “Belek, Kundu bütün bu kıyı olduğu gibi otel işletmecilerine açılmış durumda. Dolayısıyla bu otellerin yapılması için taş ocaklarına ve çimento fabrikalarına ihtiyaç var bu bölgede. Turizmle ilgili olan bu yapılanmalar taş ocaklarına bağlı. Bunlar birbirlerini besliyorlar” diye konuştu.

‘HDP ekosistemi koşulsuz koruyacaktır’

HDPnin ekolojiyi korumak için hazırladığı bildirgede tüm bu tahribata karşı önlemlerin olduğunu kaydeden Üstün, Ekoloji Bildirgesini, Ekoloji Meclisi üzerinde tartıştıktan sonra kesin kararlara bağladıklarını aktardı. Üstün, tartışmalar içinde kıyıların koşulsuz korunacağı, sanayi bölgelerinin tarım alanlarına ve kıyı şeridine açılmasına izin verilmeyeceği, tarım alanlarının, meraların, ormanların ve kıyı yakalarının yok edilmesine izin verilmeyeceği bununla birlikte kıyı yakalarının yok edilmesini sağlayan diğer işletmelere karşı mücadele edileceğinin yer aldığını söyledi. Üstün, “Kıyının sıfır çizgisinde bütün yaşamı yok eden, denizle yurttaşların bağını kesen sermayedarlara izin vermeyeceğiz. Bunlar zaten kıyıları yeterince işgal etmişlerdir. Ama yetmiyor bütün kıyıların sermayedarlara teslim edilmesini istiyorlar” dedi.

‘Taş ocakları bilimsel metotlara aykırı bir şekilde ruhsatlandırılıyor’

İktidarın ekolojiyi koruyan değil kar odaklı yasalar yaptığına dikkat çeken Çevre ve Ekoloji Hareketi Avukatı Tuncay Koç, AKP döneminde çıkarılan Maden Yasası ve Orman Yasası’na dikkat çekti. Bu değişiklikle birlikte 10 yılda 43 binden fazla maden ve taş ocağı ruhsatı verildiğini aktaran Koç, “Bu kolaylaştırma Türkiye’nin dağlarının sonu oldu” dedi. Koç, 43 binden fazla maden ocağının çoğu da ÇED gerekli değildir denilerek yapıldığını Antalya’da Elmalı, Korkuteli, Finike tarafında ki taş ocakları ÇED kontrolleri yapılmadan şirketlere çok sayıda ormanlık alan tahsis edildiğini vurguladı. Taş ocaklarının bilimsel metotlara aykırı olarak ruhsatlandırıldığını ifade eden Koç, işletme esnasında taş ocaklarının çevreye verdiği zararların çok olduğunu söyleyen, toz emisyonları bitkilerin üst katmanlarını kaplayarak fotosentez yapmasını engellediği gibi tarımda verimliliği düşürüp küçükbaş hayvancılığı da olumsuz etkilediğini söyledi. Koç, taş Ocaklarında dinamit patlamaları ile yeraltı su kaynaklarını kirlettiğini ve suyun yönünü değiştirdiğini kaydetti.

‘Yeni taş ocağı açılmasına kesinlikle izin verilmemeli’

Taş ocakları ve maden ocaklarının açılmasına izin verilmenin kolaylaştırılması sonucu birçok alanda açılan işletmelerin Antalya doğasını ve ormanlarını yok ettiğini söyleyen Koç orman alanlarına, tarım ve hayvancılık yapılan alanlarda kurulan taş ocaklarının kapatılması, Kaz dağları gibi Türkiye’nin en önemli oksijen deposuna ve ormanlık vasfının en yüksek olduğu alanlara altın arama izinleri verilmemesi, gerektiğini vurguladı.

‘Çevre ve ekolojiye en çok önem veren parti HDP’dir’

Diğer partilerle kıyasladığında çevre ve ekolojiye en çok önem veren partinin HDP olduğunu söyleyen Koç, özellikle nükleer santrallere karşı çıkan partinin HDP olduğunu söyledi. Doğa katliamlarının önlene bilmesi için bilimsel bir tavrın halkta ortaya çıkması gerektiğini söyleyen Koç, “Bunun içinde iktidar değişimi lazım. Çünkü mevcut iktidarın 12 yıldır hiçbir bilimsel veriye dayanmadan, hiçbir akılcı yönteme dayanmadan sadece kar mantığıyla baktığını gördük. Bu yüzden akılcı bilimsel politikaların planlı, programlı halkın yararına olması için ekolojik mücadelenin önündeki birinci hedef iktidar değişimidir. Başka bir engel görmüyorum” diye konuştu.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here