Anasayfa Haber “Büyük İnsanlık, Büyük Barış” Talep etmek yasak, savaş ,kan,bomba, kaos serbest

“Büyük İnsanlık, Büyük Barış” Talep etmek yasak, savaş ,kan,bomba, kaos serbest

Paylaş

Ayhan Bilgen: HDPnin seçim çalışması imkansızlaştırılıyor

  • Ayhan Bilgen: HDP’nin seçim çalışması imkansızlaştırılıyorHDP’nin 1 Kasım seçimleri için hazırladığı “Büyük İnsanlık, Büyük Barış” seçim beyannamesine ilişkin Ağrı Sulh Ceza Hakimliği’nce toplatma kararı çıkarılmasına tepki gösteren HDP Parti Sözcüsü           Ayhan Bilgen,

HDP’nin seçim kampanyasını sürdürmesinin imkansızlaştırılmak istendiğini söyledi. Bilgen, doğal bir hak olan “öz yönetim” talebinin savunulmasının dahi yasaklanmasının Türkiye’yi bir yol ayrımına zorlamak olacağına dikkat çekti.

hdp_web_malzeme_calisma-01

HDP’nin “Büyük İnsanlık, Büyük Barış” sloganıyla hazırlattığı 1 Kasım seçim beyannamesine Ağrı Sulh Ceza Hakimliği tarafından beyannamedeki “özyönetim” vurgusu gerekçe gösterilerek toplatma kararı alındı. Hakimliğin gerekçe olarak gösterdiği “öz yönetim” vurgusu sadece seçim beyannamesinde değil aynı zamanda yıllardır HDP’nin Parti Tüzüğü’nde de yer alıyor. HDP’nin Parti Tüzüğü’nde ulusların özgür ve demokratik birliği ilkesi çerçevesinde, demokratik özerklik dahil olmak üzere halkların ihtiyaç duyduğu çeşitli yönetim biçimlerinin tartışılması öngörülüyor. Dün ortaya çıkan toplatma kararı bir kez daha 1 Kasım seçimlerinde HDP’nin sadece katliam, baskı ve saldırılarla karşı karşıya olmadığı aynı zamanda yargının da kuşatması altında olduğunu gösterdi.

‘Bir hakkı savunmayı yasaklamak yol ayrımına zorlamaktır’

Seçim beyannamelerinin toplatılmasını, “Türkiye’yi bir yol ayrımına zorlamak” olarak değerlendiren HDP Parti Sözcüsü ve Kars Milletvekili Ayhan Bilgen, “Gerekçe gösterilen öz yönetim bir haktır. Gerçek katılımcı doğrudan demokrasinin modern dünyadaki somut karşılığıdır. Bunu savunmayı bile yasaklamak Türkiye’yi bir yol ayrımına zorlamaktır. Bir siyasi partinin evrensel hukuka göre suç kabul edilmesi imkansız bir hakkı savunmayı engellemek aslında seçim çalışması yapmasını imkânsızlaştırmaktır. Türkiye demokrasinin ne kadar göstermelik olduğunu ortaya koymak için bu karar tek başına yeterlidir. Milyonlarca broşürün bulunduğu ev ve iş yerlerini de basmak hatta broşürleri internetten okumuşları bile fiilen suçlu kabul ederek gözaltına almak geldiğimiz noktanın son aşaması olabilir” dedi.

‘YSK’ya rağmen sandık taşıma provokasyondur’

HDP’nin seçim kampanyasını yürütmesinin önündeki engelin sadece beyannamelerin toplatılması olmadığını anımsatan Bilgen, YSK’nın Kürdistan’ın birçok kentinden gelen “taşımalı sandık” taleplerini reddetmesine rağmen halen kimi yerellerde bu kararda ısrar edilmesini de bir “provokasyon” olarak değerlendirdi.

‘Sandık taşımadaki ısrar Cumhurbaşkanı’nın cesaretlendiren söylemidir’

Bilgen, YSK’nın kararına rağmen yerelde geliştirilen Cizre başta olmak üzere kimi bölgelerde halen sandıkların taşınması yönünde alınan kararların anayasaya aykırı olduğunu ve bunun aynı zamanda HDP’yi seçim yarışının dışına itmeye dönük bir provokasyon olduğunu ifade etti. Bilgen, şöyle devam etti: “Diğer yandan da AKP açısından muhtemelen ortaya çıkacak hayal kırıklığında belli bölgelerdeki sandıklardaki seçim sonuçlarını iptal için bilinçli bir riskli alan oluşturma girişimidir. YSK’nın kararının bağlayıcılığı ortada olmasına rağmen bu yaşanan hukuksuzluğun sorumlusu siyasi irade ve Cumhurbaşkanı’nın cesaretlendiren söylemidir.”

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here