Anasayfa Kültür-Sanat Carlos Farinha: Kadın gerillaları keşfetmek için onları resmetmek istedim

Carlos Farinha: Kadın gerillaları keşfetmek için onları resmetmek istedim

Paylaş

Bugüne dek Kobanê ve Kürtler üzerine üç tablo resmeden dünyaca ünlü Portekizli ressam Carlos Farinha, en son geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren Mako’lu dengbêj ve savaşçı Viyan Peyman’ı tasvir etti. Direnişini resmettiği Kobanê’nin insanlığın sembolü olduğunu söyleyen Farinha, “Şu an için tablodan ziyade en ama en önemli şey Kobanê’nin yeniden inşa sürecidir” dedi. Viyan Peyman’ın sesindeki büyünün kendisini mest ettiğini ve bu seste geleneksel Fado müziğinin tınılarını da hissettiğini belirten Farinha, “Katliam ve kıyımdan acı çektiği, barbarlığa kurban olduğu ve tıpkı Şengal Dağı’nda olduğu gibi köle pazarlarında satıldığı zaman, kadınların savaşta yer alması kaçınılmaz bir realite oluyor. Kadın kimliğine sahip olma hakkı için savaşan kadın gerillaları keşfetmek için onları resmetmek istedim” dedi.
680x680nc-mrkz-26-04-15-ressam-carlos-farinha1YPG ve YPJ güçlerinin özelde Kobanê’deki genelde ise Rojava’daki direnişi, tarihe not düşerken, dünyanın dört bir yanından aydın, yazar, akademisyen ve sanatçı da aylar süren direnişe kendi alanlarında desteklerini sunuyor. Bunlardan biri de Portekiz’in Santarem kentinde dünyaya gelen 44 yaşındaki dünyaca ünlü ressam Carlos Farinha. Genellikle çağdaş zamanları ve insanlığı resmeden tablolarıyla ün kazanan Farinha, Kürtler üzerine de şu ana dek üç tablo çizdi.

680x680nc-mrkz-26-04-15-ressam-carlos-farinha-lambedusaYeni yıla “Kobanê” adlı tablosu ile merhaba diyen sanatçı, tablosunda Kobanê’nin harabe sokaklarının birinde elinde silahıyla haykıran YPJ’li bir savaşçıyı resmetmiş. İkinci eserinde ise Kürtlerin yüzyıllık direnişi Newroz’a değinen Farinha, elinde balyozuyla ateşin üzerinden atlayan YPJ’li bir savaşçıyı betimlemiş ve tabloya da “Newroz” adını vermiş. Üçüncü tablosunda da son zamanlarda sesindeki büyüsüyle herkesin gönlünde taht kuran ve geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren Mako’lu YPJ savaşçısı Viyan Peyman’ı tasvir etmiş. Arkasında YPG bayrağıyla bir tepede oturup elindeki enstrümanıyla resme hayat veren Farinha, önümüzdeki günlerde Halepçe Katliamı üzerine de bir tablo çizmeyi planlıyor.
680x680nc-mrkz-26-04-15-ressam-carlos-farinha-kobane“Lampedusa” gibi insanlığı tasvir eden birçok tablosu bulunan, uluslararası arenada birçok ödül alan ve geçtiğimiz Şubat ayında Diyarbakır’da gösterime sunulan “Kürdistan” adlı sergiye de katılan ünlü sanatçı Carlos Farinha, sanatsal çalışmalarından Kürtlerin tarihi Kobanê direnişine kadar ajansımız DİHA’nın sorularını yanıtladı.
680x680nc-mrkz-26-04-15-ressam-carlos-farinha2
* Öncelikle bize zaman ayırdığınız için teşekkür ediyoruz. Sizi çok tanımayanlar için hayatınızdan kısaca söz eder misiniz?

Ben, 9 Mart 1971’de Portekiz’in Santarem kentinde dünyaya geldim. Hayatım boyunca sanata hep özel bir ilgi duydum. 1991 yılında Lizbon’un Das Galveias Sarayı’nda tablolarımı sergilemeye başladım. 2004 yılında Lizbon Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden mezun oldum. 1998 yılından beri Comics Amadora Festivali için skenografi çalışmasını sürdürmekteyim. Çeşitli sanat kurumlarının kurulmasına öncülük ederken, uluslararası arenada birçok kez de ödüle layık görüldüm. Genel itibariyle çağdaş zamanları resmetmekteyim. Halen başkent Lizbon’da yaşar ve çalışmalarımı burada sürdürürüm. Eserlerimi Fransa, İspanya ve İngiltere gibi birçok ülkede sergilemekteyim.
680x680nc-mrkz-26-04-15-ressam-carlos-farinha-viyan-peyman
* Bugüne dek Kürdistan’ın herhangi bir yerini ziyaret ettiniz mi? Kürt halkını nasıl betimleyebilirsiniz?

Ben geçen Şubat ayında Kürdistan’daydım. Amed’te gelirinin Kobanê’nin yeniden inşa sürecine bağışlandığı “Kürdistan” adlı sergiye katıldım. Ben de bu sergiye özel olarak davet edilmiştim. Çünkü Kobanê kentindeki bir YPJ gerillasının tablosunu çizmiştim. Bu tablo Kürt kamuoyunda beğeni toplamıştı. Kürt halkı beni oldukça iyi bir şekilde ağırladı. Kürtler, çok eğlenceli ve arkadaş canlısıdır. Kendi kimlikleri ile gurur duyuyor ve bundan yaşam sevinci kapıyorlar. Buna hayran kaldım. Burada, DİHA vesilesi ile Amed Belediyesi başta olmak üzere beni misafir eden herkese tekrar teşekkür ederim.

* Kobanê ve YPJ savaşçılarını resmettiğiniz tablolarınız oldukça takdir topladı. Peki, Kobanê veya Rojava direnişinden nasıl haberdar oldunuz?

‘Bu direniş, hak ve hukuk uğruna eşlik edilmiş ilk savaş olarak tarihe not düştü’
680x680nc-mrkz-26-04-15-ressam-carlos-farinha111Ben Kürt halkının yıllardır sürdürdüğü mücadeleyi zaten biliyordum. Ancak ilkin televizyon kanalları, kuşatılmış küçük bir sınır kentinin IŞİD tarafından saldırıya maruz kaldığını söylüyorlardı. Ben, buranın Kürtlere ait olduğunu bildiğim için merak ettim ve ardından daha fazla haber ve bilgi için araştırma yapmaya başladım. Nihayetinde, bir seferinde Türkiye tarafında Kobanê üzerine canlı yayın yapan bir televizyon kanalının programına rastladım. Günlük yayın akışları ile sosyal medyada YPG, YPJ ve müttefiklerinin, IŞİD unsurlarına karşı sergilediği amansız direnişe dair haberler ile ben de bu kahramanlığı fark etmiş oldum. Bu direniş, sıradan insanlar tarafından hak ve hukuk uğruna eşlik edilmiş ilk savaş olarak tarihe not düştü.

* Anıları ölümsüzleştirsin diye tablolarınızın birkaçını Kobanê’nin çatlak duvarlarında yapmayı düşünüyor musunuz?

‘Kobanê daha iyi bir gelecek için büyük bir umut olarak kaldı’

Aslında bu çok iyi bir fikir olur. Kobanê başlı başına insanlığın sembolü haline geldi. Ancak buna karar verecek olanlar, çok feci zamanlar geçirmiş olan Kobanê halkının kendisidir. Şu an için bir tablodan ziyade, en ama en önemli şey Kobanê’nin yeniden inşa sürecidir, okul ve hastane gibi temel hizmetlerdir. Kanımca onlar, sesi ve gücü olmayanları yerden yere vuran bir kibri taşıyan ve hoşgörüsüzlüğü benimseyen bir anlayışın kurbanlarıdır. Ama buna inat, Kobanê daha iyi bir gelecek için büyük bir umut olarak kaldı ve kalacaktır da. Ben, bura ile ilgili yaptığım ilk eserim olan “Kobanê” adlı tabloyu da, YPG ve YPJ direnişini takdir etmek amacıyla Kobanê Belediyesi’ne hediye ettim. Tablo, şu an Kobanê’dedir.

* Dayanışma tablolarınızda göstermiş olduğunuz desteğiniz dışında, Kobanê’ye gitmek ve orada sanat alanınızla ilgilenenlere en azından bir süreliğine ders vererek katkıda bulunmak ister misiniz?

Bu şuan için deyim yerindeyse imkansız. Çünkü önümde oldukça yoğun bir program var. Bunlardan en önemlilerinden biri de Halepçe Katliamı üzerine çizmeyi düşündüğüm tablodur. Halepçe Katliamı, insanlık tarihinin en korkunç zamanlarından biridir. Ama elbette, gün gelir Kobanê’yi de ziyaret edebilirim.

* YPJ savaşçılarını çizdiğiniz tablolarınızdan anlaşılacağı gibi kadın savaşçılardan etkilendiğiniz söylenebilir. Kadınların savaşta yer alması hakkında ne düşünüyorsunuz?

‘Köle pazarlarında satıldıkları an, kadınların savaşta yer alması kaçınılmaz bir realite’

Doğrusunu söylemek gerekirse, masum insanlar katliam ve kıyımdan acı çektiği zaman, IŞİD tarafından uygulanan barbarlığa kurban olduğu zaman, tıpkı Şengal Dağı’nda kadınlar köle pazarlarında satıldığı zaman, kadınların savaşta yer alması kaçınılmaz bir realite oluyor. Kadınların bu vahşete maruz kalması benim için özellikle şok ediciydi. Kadın kimliğine sahip olma hakkı için savaşan kadın gerillaları keşfetmek için onları resmetmek istedim. Kadınların bu geleneği bir sembolü temsil etti ve ben de buradan onları resmetmeyi bir zorunluluk olarak hissettim.

* En son çizdiğiniz dengbêj ve savaşçı Viyan Peyman’ın tablosu herkesin gönlünde ayrı bir yer edindi. Bize bu tablo hakkında neler söylemek istersiniz?

‘Viyan Peyman beni mest eden bir sese sahipti’

Kürtler üzerine şuana dek üç çalışmam var; birincisi “Kobanê”, ikincisi “Newroz” ve üçüncüsü ise “Viyan Peyman” adlı tablo. Ancak özellikle “Lampedusa” gibi insanlığı tasvir eden birçok tablom da var. Ancak, Viyan Peyman’a dönecek olursak, ülkem Portekiz’de, “fado” adlı geleneksel bir müzik çeşidi var. Sanatçı ve aynı zamanda savaşçı Viyan Peyman’ın sesinin ilk duyduğumda, bana bizim geleneksel müziğimiz ile aynı yoğunluğu ve duyguyu aşıladı. Siz kelimelerin, sözlerin ne anlama geldiğini bilmiyor olabilirsiniz, duyguların dili evrenseldir. Viyan Peyman beni büyüleyen, mest eden bir sese sahipti. Onun zamansız ölümü beni çok üzdü.

* Sizce, Kobanê dünyaya neyi anlattı?

Kobanê, barbarlığa, korkuya ve cehalete karşı bir sembol haline geldi. Kürt halkı, dünyanın en azılı, insanlık karşıtı teröristlerine karşı savaşan gerçek ve haklı bir halk olduğunu tüm dünyaya açıkça gösterdi. Tüm dünya halkları da bu temelde Kürtleri bir ulus olarak kabul etmeli ve onlara saygı duymalıdır. Beni bir yabancı ve aynı zamanda bir ebeveyn olarak inanıyorum ki dünya tüm farklılıklar için saygı temelinde bir yer olabilir. Tıpkı Kobanê’de görüldüğü gibi. Kürt, Müslüman, Hıristiyan veyahut kadın olmak, istek ve iyi niyetten öyle olduğuna inanmaktır. Sadece böyle doğuştan gelen bir durumdur. Ne kölelik içinde bir hayat ne de ölüm cezası değildir.

* Bir sanatçının sanatıyla insanlığa mal olmasını ve insan hakları gibi evrensel değerlere katkıda bulunmasını nasıl değerlendirirsiniz?

‘Sanat Kobanê’de olduğu gibi insanlığa hizmet etmelidir’

Sanatçının sanatıyla insanlığa mal olması, katkıda bulunması benim için elzemdir. Karanlık ve kirli güçlerle savaşmanın oldukça yolu vardır. Şüphesiz ki bunlardan biri de sanattır. Sanatla toplumda müthiş bir farkındalık uyandırabilir veya yaratabilirsiniz. Ben de inandığım davayı, misyonu tablolarımla anlatmaya çalışıyorum. Ama biliyorsunuz ben bir politikacı değil, yalnız başıma konuşan biriyim. Ben insanlık tarihi ve medeniyetinin Tiber ve Fırat nehirleri arasında doğduğunu, yaşam bulduğunu bilen sıradan bir insanım. Sanat, tarih ve bıraktığı miras, tıpkı Kobanê’de olduğu gibi insanlığa hizmet etmelidir.diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here