Anasayfa Köşe Yazıları Celal Başlangıç : Başbakan’a Rojava’dan mektup getiren ‘Akil’ de gözaltında’Dolmabahçe sürecinde Rojava’dan...

Celal Başlangıç : Başbakan’a Rojava’dan mektup getiren ‘Akil’ de gözaltında’Dolmabahçe sürecinde Rojava’dan mektup getiren akil de gözaltında’

Paylaş
 Dolmabahçe Süreci biteli çok oldu. O gün, Kürt Sorunu’nda müzakere masası terk edildi ve yeniden silahlar konuşmaya başladı.
Celal Başlangıç
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da dahil çok sayıda HDP’li siyasetçi tutuklandı ve cezaevine konuldu.

Son olarak, Akil İnsanlar Heyeti’nin bir üyesi sıfatıyla Kobane Kantonu Eşbaşkanı Enver Müslim’in dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’na gönderdiği mektubu, Dolmabahçe toplantısı sırasında okuyan Celalettin Can gözaltına alındı.

Konuyla ilgili bir yazı kaleme alan Artıgerçek yazarı Celal Başlangıç, 2014 Ekim ayındaki toplantı sırasında Can’ın, Müslim’in Davutoğlu’na gönderdiği mektubu okuduğunu hatırlatıyor ve ekliyor:

“Müslim’in Davutoğlu’na mektubu “Kobane’den saygıyla sevgiyle selamlıyorum” diye başlayıp “Türkiye için risk faktörü değiliz. Türkiye ile barış içersinde yaşamak istiyoruz” sözleriyle sürüyordu.

Müslim, Davutoğlu’ndan “Kobane’ye açılan Mürşitpınar sınır kapısının normal gümrük kapısı haline getirilmesini, bunun için hem ticari, hem yardımların ve insanların rahat geçişlerinin sağlanması kolaylığının gösterilmesi”ni istiyordu.

“Kobane kazanımlarımızı kolay elde etmedik, kolay da bırakmayacağız, bu konuda kararlıyız” diyen Müslim, Davutoğlu’na yazdığı mektubunda “Tanınmak istiyoruz” talebini de dile getiriyordu.”

Mektuptaki taleplerden birinin de, Türkiye’nin Nusaybin ve Kızıltepe Şenyurt askeri kapılarını yardım ve insani geçişler için açılması olduğuna dikkat çeken Başlangıç, benzer şeklide zeytinyağı üretimi ile bilinen Afrin’in zeytinyağının dünyaya açılmasında Türkiye’nin yardımının istendiğini de hatırlatıyor.

Ardından, Can’ın 20 yıl boyunca cezaevinde yattığını bu nedenle Akil İnsan Heyeti üyeliğini kabul etmesinin kolay bir süreç olmadığına değinen Başlangıç, bu hususta şunları ifade ediyor:

“Yaşamının 20 yılını bu devletin cezaevlerinde geçiren bir insanın, sonuçta yine bu devlet tarafından gelen “Akil İnsan” olma teklifini kabul etmesi çok kolay değildi. Ama “Kürt sorunu”nun çözümü için diyaloğa, barışa ve demokrasiye inanıyordu Can. Bu teklifi kabul etmesindeki en önemli etken de buydu.”

Başlangıç, AKP’nin “Kürt sorunu” karşısında nereden nereye geldiğini anlamak için Celalettin Can’ın bugün nerede olduğuna bakmak gerektiğine işaret ediyor.

Can’ın bir haftadır gözaltında olduğunu hatırlatan Başlangıç, “Yine dün Kuzey Suriye’nin en güçlü siyasi oluşumu PYD’nin geçenlerde görevinden ayrılan, öncesinde Türkiye’nin davet edip önüne kırmızı halı serdiği Salih Müslim de AKP iktidarı tarafından İnterpol’ün kırmızı bülteninde “kellesine” dört milyon lira verilen bir “suçluya” dönüştürüldü” yorumunu yapıyor.

Türkiye’nin Afrin Operasyonu’nun ilçenin etnik dağılımı nedeniyle Türkiye’de de yansımaları olacağını belirten Başlangıç şöyle devam ediyor:

“…Ancak altının çizilmesi gereken bir nokta vardı HDP’nin geçtiğimiz pazar Ankara’da yaptığı kurultayda. Ne diye bağırıyordu kurultaya katılanlar: “Yaşasın Afrin Direnişimiz”

Kime karşı direniyor Afrin’in halkları.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve besleyip büyüttüğü ÖSO’culara karşı…

TSK’nın Genelkurmayı nerede?

Ankara’da.

Nerede bağırıyordu HDP’liler “Yaşasın Afrin Direnişimiz” diye?

O da Ankara’da.

İşte burnunun ucunu bile görmekten aciz AKP iktidarının Türkiye’yi getirdiği uçurumun kıyısı budur.”

artı gerçek

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here