Anasayfa Haber Çelikkan: Hükümet Ağrı’yı siyasi çekişme aracı olarak kullanıyor

Çelikkan: Hükümet Ağrı’yı siyasi çekişme aracı olarak kullanıyor

Paylaş

Gazeteci Murat Çelikkan, çözüm sürecinin akamete uğramaması için Ağrı provakasyonunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde soruşturulması ve sorumlularının ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. Ancak bugün görülenin, hükümetin bunu “siyasi bir çekişme aracı” olarak kullanması olduğunu kaydeden Çelikkan, bu durumu barış için “ciddi bir tehdit “olarak değerlendirdi.

Fidan dikme şenliği için Ağrı’nın Diyadin ilçesine giden halkın üzerine askerler tarafından ateş açılması sonucu HDP Diyadin eski İlçe Eş Başkanı Cezmi Budak ve bir HPG’linin yaşamını yitirdiği provokasyon, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP hükümetinin sürdürdüğü ıslarlı yaklaşımlarıyla daha da derinleşiyor. Bu yaklaşımın tehlikeye soktuğu en önemli gündem ise ağır aksak yürüyen çözüm süreci. Çözüm süreciyle ilgili yaşanan gelişme ve eksiklikler ile bu eksikliklerin aşılmasına dönük çözüm önerilerinin yer aldığı “Çözüme Doğru: Olasılıklar, İmkânlar ve Sorunlar Üzerine Değerlendirme Raporunu”nun hazırlayıcılarından biri olan Gazeteci Murat Çelikkan, Ağrı provokasyonunun süreçte bugüne kadar yaşanan diğer kırılmalarla birlikte DİHA’ya değerlendirdi.

‘İzleme heyeti bu tür kriz dönemlerinin daha kolay aşılmasını sağlayabilecek’

STK’ların “çözüm süreci” ile ilgili çok fazla çalışmaları olmadığı için ve süreçle ilgili bağımsız bir değerlendirme yapmak adına raporu hazırladıklarını ifade eden Çelikkan, raporda da yer alan süreçte çeşitli kırılmaların yaşandığını belirtti. Kırılma yaşanmasının nedeni olarak görüşmelerdeki tıkanıklıkları ve hükümet tarafından atılmayan adımları gösteren Çelikkan, Kobanê eylemlerinde yaşanan ölümleri, Yüksekova olayı ve son olarak Ağrı’da yaşananların bu kırılmalardan sadece birkaçı olduğunu söyledi.
Süreç açısından Kürt tarafından ısrarla üzerinde durduğu İzleme Kurulu’nun kurulmasının bu tür kriz dönemlerinin daha kolay aşılmasını sağlayabileceğini ifade eden Çelikkan, “İzleme heyetinin aynı zamanda daha geniş toplum kesimlerinin sürece katılmasını da sağlayabiliriz. Bu konuda bugüne kadar yaratılmış olan bir tek Akil İnsanlar adımı ve uygulaması var. O da sürecin toplumsallaşması için başlangıçta yararlı bir uygulama oldu ama kesildi. Dolayısıyla bu tür önlemlerin alınması gerçekten ciddi ve önemli” diye konuştu.

‘Kriz dönemlerinde bağımsız araştırma yapılmadığı zaman barışı kalıcılaşamaz’

Barışın, çatışma sürecinden başka bir sürece geçildiğini işaret ettiğini dile getiren Çelikkan, eski alışkanlıklarla hareket ederek bu yeni durumu ve barışı derinleştirip sürdürmenin çok zor olduğunun altını çizdi.
Kobanê olayları sırasında meydana gelen yaralama ve öldürmeler konusunda şeffaf, açık, bağımsız yeterli soruşturmaların yapılmamış olmasını bu duruma örnek gösteren Çelikkan, Kobanê olaylarında olduğu gibi bu tür kriz dönemlerinde cezai yaptırım olması gereken konularda yeterli ve bağımsız araştırmanın yapılmadığı, failler cezalandırılmadığı zaman barışı kalıcılaşmasını sağlamanın olanağının da olmadığını ifade etti. Çelikkan, devletin bu tür yöntemlerini değiştirmesi gerektiğini belirterek, “Bu doğrultuda hem Bingöl olaylarında hem son gündeme gelen çatışmalarda açık, bağımsız araştırma yapma girişimlerini olumlu olarak görüyorum. Ancak devletin de burada rol alması ve üstüne düşeni yapması gerekir. Bunlar yapılmadığı sürece sağlam, sürdürülebilir kalıcı barışı önünden engeller oluşacaktır” dedi.

‘Ağrı’da yaşananlar şüpheye yer bırakmayacak şekilde soruşturulmalı’

Ağrı’da yaşananlarla da ilgili değerlendirmelerde bulunan Çelikkan, öncelikle savcıların şüpheye yer bırakmayacak şekilde soruşturma yürütmesi gerektiğini kaydetti.

Çelikkan, devamında olaya dair şu değerlendirmelerde bulundu: “Soruşturma süreçlerinin sonuçlarının şeffaf olarak topluma açıklanması gerekir. Biz, bu kadar siyasi irade belirtildiği halde bir çatışmayı neden yaşadık? Bunun emrini kim ve hangi gerekçeyle verdi? İddia edildiği gibi bugün hiçbir sorumluluğu ve yetkisi olmayan Efkan Ala tarafından mı yürütüldü operasyon? Hangi yetkiyle yürütüldü? Valinin hangi gerekçelerle ve kimden emir alarak bu tür bir operasyonu başlattığına ilişkin bir bilgi sahibi olmamız gerekir. Bu da ancak soruşturmayla mümkün. Ama ne yazık ki Türkiye’de yargı bağımsızlığı ve bağımsız soruşturmadan bahsetmek mümkün değil. Bu alışkanlıklar ve bu düzenle de barışı derinleştirmek çok zor.”

‘Ağrı olayını hükümet bir siyasi çekişme aracı olarak kullandı’

Ağrı’da yaralı askerlerin halk tarafından taşınmış olmasının barışın özellikle Kürtler arasında nasıl kabul gördüğünün işareti olarak görülmesi gerektiğini de dile getiren Çelikkan, bu durumun askerlerin yaşamlarını yitirmesini engellediğini söyleyerek, “Önlenemeyen noktalarda da bu olayların açıklıkla nereden kaynaklandığı, sorumluların kim olduğu belirlemeli. Ancak bugün gördüğümüz bu olay karşısında barışın önceliğinden çok bunu hükümetin de bir siyasi çekişme aracı olarak kullandığıdır ki bu barış için ciddi bir tehdit” ifadelerini kullandı.

‘Güven oluşturucu adımların atılması gerekir’

Bu değerlendirmelerin ardından barışın kalıcı hale gelmesi için taraflarda güven oluşturucu adımların atılmasının önemi üzerinde duran Çelikkan, “Örneğin, hasta tutsaklar meselesi hala çözümlenmiş bir mesele değil. Bu tür atılacak adımların barışın tarafları arasında güven oluşturacağını unutmamak lazım. Bunu dışında gündeme gelmiş ve açıklanmış olan yol haritasında belli talepler var. Bunlara ilişkin ne tür adımlar atılacağını henüz görmüş değiliz” diyerek bu tür taleplerin karşılanması gerektiğini söyledi. diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here