Anasayfa Forum Cem Terzi ” O da insan demek yetmiyor”

Cem Terzi ” O da insan demek yetmiyor”

Paylaş

 

Yeşil Sol Akademide ”Ortadoğu da savaş ve Mülteciler”konuşuldu. Yeşil Sol Akademinin Düzenlediği ‘Ortadoğu da savaş ve Mülteciler’Konusunun konuşmacıları Cem Terzi,Bahar Şahin Fırat Eğitimci Çiğdem Özbaşın Moderatör olduğu bölümde Mülteci sorunları tartışıldı.

 Cem Terzi: O da insan demek yetmiyor..

Yeşil Sol Akademide Konuşan Halkların Köprüsü Derneği’nin Başkanı Cem Terzi’ye göre “Türkiye sosyal entegrasyona sadece Suriyeliler için ihtiyaç duymuyor.” Mültecilere statü tanınmasının önemine işaret eden Terzi  “İnsan hakları açısından herhangi bir vatandaşla, ülkesini savaş yüzünden bırakıp buraya gelmiş bir mülteci, göçmen, sığınmacı arasında hiçbir fark yoktur.”

6 yıldır Suriyeliler dışında Iraklılarla, Afganlarla ve pek çok başka ülkeden yaklaşık 4 milyon mülteci ile birlikte yaşıyoruz. Ve çok iyi biliyoruz ki Suriyelilerin artık geri dönme olasılıkları yok, artık ‘misafir’ değiller. Dolayısıyla başta devletin olmak üzere bütün toplumun mültecilerle birlikte yaşamı yeniden kurmak üzere harekete geçmesi lazım.Cem Terzi  Konuşmasında  ‘Suriyeliler dahil tüm yabancılara öncelikle mülteci statüsü verilmeli ve isteyen herkese de vatandaşlık hakkı tanınmalı.’ Bizce bunlar, birlikte yaşam için atılması gereken ilk adımlar olmalıydı. Biz dernek olarak baştan beri ülkemize gelen mültecilere ‘koşulsuz olarak hoş geldin’ demek gerektiğini söylüyoruz. Halkların mültecilerle ilgili etik, ahlaki pozisyonunu koşulsuz konukseverlik olarak tanımlıyoruz. Yani devletin vatandaşlık hakkını ihtiyaç duyduğu  doktor, mühendis gibi meslek sahibi olan mültecilere, yatırım yapacak para sahibi mültecilere değil, asıl ihtiyacı olan milyonlara örneğin  tarım sektöründe mevsimlik işçi olarak çalışan yoksul mültecilere ve isteyen herkese vermesini savunuyoruz. Şunu da unutmamak gerekir: Türkiye’de bu statüsüzlük yüzünden kötü durumda olan sadece Suriyeliler değil onlardan daha kötü durumda olan Afganlar, Iraklılar gibi yabancılar da var. Eğer bir ülke savaştan kaçanlara insani gerekçelerle kapılarını açtığını iddia ediyorsa ki Türkiye pozisyonunu başından beri böyle tanımlıyor, nasıl o gün kapıların, sınırların açılmasını ve insan yaşamlarının kurtarılmasını savunuyorsak bugün de Suriyelilerin bu ulusa giriş ve bu ulusla birlikte yaşam hakkını savunuyoruz. Artık bunun nasıl olacağını ve nasıl hayata geçirileceğine dair düşünmek ve çalışmak zamanı.

İmparatorlukların ve ulus devletlerin göç, nüfus ve iskan politikaları her zaman insan hakları çerçevesinde şekillenmiyor

Bugün karşılaştığımız bu büyük göçü toplumsal olarak nasıl karşılayacağımız ile ilgili dersleri tarihimizden çıkarmaya çalışmak için. İmparatorlukların ve ulus devletlerin göç, nüfus ve iskan politikaları her zaman insan hakları çerçevesinde şekillenmiyor. 19’uncu Yüzyıl ortasından sonraki kitlesel göçler Osmanlı’da ve ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin başlangıcında Anadolu’daki Türk Müslüman nüfusunu oluşturmada çok önemli rol oynamıştır. Devlet hem Osmanlı’da hem Cumhuriyet’in kuruluşu aşamasında Anadolu nüfusunun Türk ve Müslümanlaştırılması için göçleri kullanmıştır. Örneğin 1850’den itibaren Kırım ve Kafkasya’dan Tatar ve Çerkezler geliyor. 93 harbi olarak anılan Osmanlı Rus harbinden sonra Rumeli göçmenleri adı verilen Romanya, Yunanistan ve Bulgaristan’dan Türk Müslüman kökenliler geliyor. 1860-1922 arasında dönem dönem gelen Kırım Tatarlarının sayısı bir milyonu aşıyor. 1859 -1879’da gelen Çerkez nüfusa baktığımızda 2 milyon civarında. Daha sonra devlet anlaşmalarını görüyoruz. Bulgaristan’la 1893-1902 döneminde yapılan anlaşmalarda 80 bine yakın Müslüman ve Yahudi alınıyor Anadolu’ya. Osmanlı özellikle zirai alanda çalışacak insan gücünü bu muhacir akımına toprak ve sermaye vererek değerlendiriyor. Ancak bir süre sonra göçmen sayısı öyle bir noktaya ulaşıyor ki bu gelenlere toprak ve sermaye vermek imkansızlaşıyor.

Cem Terzi Mülteciler konusunda Akademisyenlerin kullandığı dilde eleştirdi. Irkçılık ve milliyetçiliğin yanı sıra,ucuz emek pazarı oluştuğunuda ifade etti.

Sosyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Bahar Şahin Fırat ise  Cem Terzinin Görüşlerine katıldığını ifade etti.

Avrupa birliğini eleştiren  Fırat Türkiye’nin mülteci politikalarınıda eleştirdi soru cevap şeklinde  konuşmalar deva etti.

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here