Çevre Örgütleri Kömürden Üretilen Elektriğe Alım Garantisine Tepkili

Paylaş

Son günlerde yerli kömürden elektrik üretimi için alım garantisi üzerinde tartışılıyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Mart sonunda verdiği bir röportajda “Biz de yerli  kömüre dayalı termik santrallerin daha fizibl olması için çalışacağız. Modeller arasında alım garantisi de olabilir” dedi.

Sektör temsilcileri arasında da kömürden elektrik üretiminde saat başına 8 cent (ABD doları) kilovasat alım garantisi talepleri yükseliyor.

Çevre örgütleri Greenpeace Akdeniz, TEMA ve WWF-Türkiye kömüre verilecek yeni teşviklere tepkili.

Ortak yapılan açıklamada kömürden elektrik üretimine sağlanacak alım garantisinin kömürün yaratacağı çevresel sorunları artırmanın yanı sıra, elektrik piyasalarındaki yatırım kararlarını olumsuz etkileyeceği, tüketiciye de ek yüklerin binmesine neden olacağı uyarısında bulunuldu.

Kaynak: TEİAŞ

Türkiye’de elektriğin yüzde 35’i hidrolik baraj ve akarsu, yüzde 28’i doğalgaz, yüzde 6’sı rüzgar, yüzde 0,4’ü güneş, yüzde 13’ü taşkömürü, yüzde 8’i ithal kömürden üretiliyor.

“Kömüre zaten teşvik üst düzeyde”

Greenpeace Akdeniz Finans Kampanyası Sorumlusu İbrahim Çiftçi, yerli kömüre zaten hali hazırda çok fazla teşvik verildiğini hatırlatarak alım garantisi teşviğiyle birlikte hedeflenen 80 santral sayısına ulaşmanın kolaylaşacağını söyledi.

“Şu anda kömür yatırımcısına TKİ ile anlaşmalı rödavans sistemi ve beşinci bölge teşvikleri veriliyor. Beşinci bölge teşviği dediğimiz en az gelişmiş bölgelerde verilen en üst düzey teşviktir. Ancak bu kömür için nerede yaparsan yap veriliyor. KDV istisnası, vergi muafiyeti ve SSK primlerine kadar belli oranda teşvik söz konusu.

“Şu anda saati 5,5 sent”

“Şimdi buna ek olarak kömürden üretilen elektriğe de alım garantisi verilmek isteniyor. Şu anda kömürden üretilen elektrik gün öncesi piyasasında satılıyor. Yani arz ve talebe göre belirleniyor. Fiyatı da saat başına 5,5 cent (ABD doları) civarında. Ancak bu kömür yatırımcılarının hoşuna gitmiyor. Çünkü yerli kömür yatakları kalitesiz, çıkarması da zor.

“O yüzden hem alım garantisi istiyorlar hem de 8 cent gibi çok yüksek bir fiyat. Yani ucuz enerji olarak lanse edilen yerli kömür rüzgardan daha yüksek alım garantisi alacak. Rüzgarda fiyat 7,3 cent. Gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde kömür alım garantisi yok.”

“Maliyeti vatandaşın cebinden çıkacak”

Çiftçi, kömürlü termik santrallerin iklim değişikliğine, sağlığa etkisinin yanında yeni teşviklerin de vatandaşın cebinden çıkacağını belirtti.

“Alım garantisi verirsen arz fazlası olur. Fiyatlar aşağı gider. Büyümenin yüzde 5, enerji talebinin de yüzde 6-8 artması bekleniyordu. Ancak büyüme de talep de düştü. Bundan bağımsız olarak zaten şu anda elektrikte toplam kurulu güç 74 gigawatt. 80 santral kurulduğunda arz fazlası olması kaçınılmaz. Bu ekomomiyi de enerji piyasasını da etkileyecek. En önemli sorun fiyatı kim ödeyecek. Alım garantisi verilirse 5,5 centin arz fazlası ile 4 dolara düşmesi lazım. Ancak 8 cent ile iki katı fiyat veriliyor. Vatadandaşın cebinden ödenecek.”

“Dünya kömürden vazgeçiyor, kimse fon vermiyor”

TEMA Vakfı Çevre Politikaları Bölümü Proje Koordinatörü Özlem Katısöz, küresel kömür tüketiminin 1990’lı yıllardan bu yana ilk defa düşüş gösterdiğini belirterek Paris İklim Zirvesi sonrasında kömür projelerinin kabulünün daha da zorlaştığını belirtti.

”Kömür talebinin azaldığı ve kömür tüketiminin darboğaza girdiği bir dönemdeyiz. Başta Çin ve Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere pek çok ülke kömür tüketiminini azaltırken, aralarında Dünya Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, OECD üyesi ülkelerin ihracat-ithalat bankaları, ING, Credit Agricole, JP Morgan ve HSBC gibi birçok özel banka, Axa, Allianz gibi özel sermaye fonları ve değeri 900 milyar ABD Doları’nı bulan Norveç Emeklilik Fonu’nun da bulunduğu finans kurumları ve yatırımcılar da kömür finansmanını istisnai koşullarla sınırlandırdıklarını veya bu yatırımlardan çekildiklerini açıkladılar.”

“Alım garantisi, rüzgar ve güneşi erteler”

WWF-Türkiye Doğa Koruma Yönetmeni  Mustafa Özgür Berke, “Başta rüzgar ve güneş olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarının maliyetleri büyük bir hızla düşerken on, on beş hatta yirmi yıl boyunca kömürden üretecek elektriğe alım garantisi sağlanması, tüketicinin yenilenebilir enerji teknolojilerinin maliyetlerindeki düşüşten faydalanmasının ertelenmesi anlamına gelecek, kamu maliyesini gereksiz bir yük altına sokacak” dedi.

Santralde sayı 80’e mi çıkacak?

Türkiye’de şu anda işletmede olan 19 santrale ek olarak yapılması planlananlarla birlikte toplam santral sayısının 80’e çıkması bekleniyor. Oysa Belçika’da son santralin de kapanmasının ardından Güney Kıbrıs, Luksemburg, Malta ve Baltık Ülkeleri (Estonya-Letonya-Litvanya) ile birlikte kömürsüz enerjiye geçen Avrupa Birliği üyesi ülke sayısı 7 oldu.

Yenilenebilir enerjide maliyet düşüyor

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’nın (IRENA) Yenilenebilir Kapasitesi İstatistikleri 2016 adlı raporuna göre, önümüzdeki 5 yıllık dönemde kurulu güce yapılacak eklemelerin üçte ikisinin yenilenebilir enerjiye dayalı olması bekleniyor. Rüzgar enerjisi maliyetleri 2010 yılından beri yüzde 45, güneş enerjisi maliyeti ise yaklaşık yüzde 80 düştü.

Türkiye’deki rakamlara baktığımızda ise 2015 yılında yenilenebilir enerjide kurulu güç 31,694 GW’a ulaştı. Türkiye’deki dağılım şöyle: hidroelektrik 25867 GW, rüzgar 4694 GW, güneş 249 GW, jeotermal 624 GW, biogaz 251 GW. (NV)

Nilay Vardar

Galatasaray Üniversitesi Gazetecilik mezunu. 2011 yılından beri bianet’te muhabir/editör olarak çalışıyor.

bia
Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here