Anasayfa Haber CHP’li Eren Erdem: IŞİD ve MİT 10-15 gün önce görüştü

CHP’li Eren Erdem: IŞİD ve MİT 10-15 gün önce görüştü

Paylaş

CHP Milletvekili Eren Erdem, DAİŞ ve Türkiye ilişkilerini daha da derinlemesine ortaya çıkaracak olan yeni belgeleri önümüzdeki günlerde açıklayacaklarını ifade ederek, DAİŞ ve MİT’in 10-15 gün öncesinde bir görüşme gerçekleştirdiğini ve DAİŞ’in MİT’ten kendilerine kolaylık sağlanmasını istediğini iddia etti.

 Ankara’daki katliamdan sonra gözler yeniden AKP-DAİŞ ilişkisine çevrilirken, CHP Milletvekili Eren Erdem, AKP-DAİŞ işbirliğine ilişkin yeni belgeleri önümüzdeki günlerde açıklayacaklarını söyledi. Katliamın Türkiye’nin DAİŞ’e açık desteği sonucu gerçekleştiğini, DAİŞ ve MİT’in 10-15 gün öncesinde bir görüşme yaptıklarını vurgulayan Erdem, DAİŞ’in MİT’ten kendilerine kolaylık sağlanmasını istediğini iddia etti.

Erdem’e göre, Türkiye canlı bomba eylemlerine çok da alışık değil bu nedenle de DAİŞ’in Türkiye yapılanması bu tür eylemlerin ortaya çıkmasında çok zorlanmıyor. Diyarbakır, Suruç ve Ankara’da katliam gerçekleştiren kişilerin birbirine çok yakın ve aynı hücrenin elemanları olduğunu belirten Erdem, “Bu katliamlarla birlikte çok açık mesajlar veriliyor. Buradaki en açık mesaj Türkiye’deki hücre ve örgütlenmesinin çok yaygın olduğunu, burada örgütlendiği ve yapılandığını dikkat çekiyor. Reyhanlı katliamı sonrası ‘Acilciler yaptı’ şeklinde hükümet bir açıklama yaptı. Arkasında da asker olan Utuk Ali Genelkurmay’a ait belgelerini casusluk faaliyetleri kapsamında tutuklandı. İddia edilen belgelerde o patlamaya dair askerin istihbarat raporlarıydı ve burada El Nusra’nın yaptığı geçiyordu” dedi. Acilciler üzerinden Türkiye’nin Suriye’ye girmesi için bir siyasal zemin oluşturulmak istendiğini söyleyen Erdem, “Acilciler üzerinden Esad’ı hedef gösterip, Türkiye’yi askeri bir müdahaleye zorlamaktı” dedi.

‘Türkiye DAİŞ’e lojistik destek oluyor’

Ankara katliamında hükümetin katliam yaptığı iddia ettiği yapılarla alakasının olmadığı, DAİŞ’in katliamı yaptığının ortaya çıktığını söyleyen Erdem, “Buradaki amaç neydi? Türkiye siyasetine müdahale etmek miydi? Siyasete farklı açılardan bir ayar verme girişimi miydi? 28 Şubat gibi demokrasiye ayar vermenin farklı bir türümüydü bu? Bu uluslararası bağı olan bir olay mıydı? Bunlar çok tartışılması gereken konular. Bu işin uluslararası bağlarının olmadığını söyleyemem. IŞİD çünkü taşeron bir örgüttür. Burada somut olarak Türkiye IŞİD’e silah ve mühimmat yoluyla bölgesel lojistik sağlamak yoluyla destek olmuştur. Bu destekler dünya gündemine geldikten sonra Türkiye Lahey korkusuyla geri vites yapmıştır” dedi.

DAİŞ’in MİT’ten istek iddiası

Erdem, DAİŞ ile Türkiye ilişkilerine ilişkin önemli bilgiler paylaşarak, “Aldığım bir bilgiye göre, IŞİD’in Rakka’da bulunan üst düzey komutanlarının MİT ile 10-15 gün önce yaptığı bir görüşme var. Deniliyor ki Türkiye bu sınır güvenliği konusunda toleranslı davransın, İncirlik Üssü’nü bize yönelik operasyonlara kapatsın ve bizimle alakalı Türkiye içerisinde ki operasyonları durdursun, bölgede tampon bölge oluşturma çabasını sürdürsün. IŞİD’in MİT’ten böyle bir talepte bulunduğunu öğrendim. IŞİD bu talepler üzerinden adeta Türkiye’yi tehdit etmiş. IŞİD Türkiye’nin kendisini güçlendiren stratejisine geri dönmesini istiyor. Bugün Türkiye içinden geldiği için mi IŞİD’e karşı kısmi olarak olsa da mücadele ediyor, yoksa istemeyip Lahey korkusuyla mı mücadele ediyor? Burada çok samimiyetsiz bir süreç vardır” diye konuştu.

‘Paralel olmayan savcılar gerçekleri ortaya çıkartacak’

DAİŞ’in Türkiye’de eylemlerin muhtemel olduğunu ve artabileceğini belirten Erdem, “Bu konuda her hangi bir tedbirin alınmadığı çok aşikardır” vurgusu yaptı. Türkiye’nin desteği ile bölgede DAİŞ’in önemli güç kazandığını ileri süren Erdem, DAİŞ’in şu anda bölgede çok ciddi bir güç kaybı yaşadığını, bu güç kaybının en önemli halkasının Kobanê’de direnişinde aldığı darbe ile gerçekleştiğini söyledi. Erdem, Türkiye’nin DAİŞ ilişkilerinde yeni belgeleri önümüzdeki günlerde açılayacaklarını söyleyerek, “ağır silahların nasıl Türkiye’den resmi kurumların onayıyla” DAİŞ’e sevk edildiğini ve paralel olmayan savcıların iddianameleri ile ortaya koyacaklarını dile getirdi.

‘Türkiye DAİŞ’e karşı net bir tutum almalı’

Erdem, bu yeni belgelerin süreci daha da derine götüreceğini kaydetti. DAİŞ’e karşı net bir tutumun alınması gerektiğini dile getiren Erdem, Lahey korkusuyla değil samimi bir şekilde tutum alınmasını ve gerekirse sadece DAİŞ’e yönelik bir tezkerenin Meclis’e getirilerek, onaylanmasını istedi. Erdem, “Bu ülkede gazeteciler, siyasetçiler telefon tapelerindeki en ufak konuşmalarından kaynaklı tutuklandı. Bu IŞİD’çilere bakıyoruz açık açık tehdit ediyor, eylem yapacağını söylüyor. Bunun yanında bu kayıtlar takip ediliyor, soruşturmalar açılıyor ve takipsizlik kararı veriliyor, serbest bırakılıyor. Bunlar kabul edilir şeyler değil, burada bir kasıt vardır” diye konuştu.

‘Ekmek almaya giden çocuğu öldürdüler, bomba eğitimi alana operasyon yapmadılar’

“Devletin genel refleksi böyle değildir. Üç kişi bir araya geldiğinde aralarına gaz bombaları atılıyor” diyen Erdem, şöyle devam etti: “Böylesi radikal bir tutumla sokaklarda şiddet ve tehdit oluştururken nasıl olurda bu kadar açık bir şekilde IŞİD terör örgütünün kamplarında bomba eğitimi aldığını telefonlarında dinlediğiniz, teknik takiple birlikte fiziki takipte yaptığınız ve bunu iki yıl yapıyorsunuz ama haklarında bir tek soruşturma yok. Ekmek almaya giden bir çocuğu sokak ortasında katleden devlet bomba ve mühimmat eğitimi alan ve ülkeye dönen bir kişiye nasıl olurda operasyon yapmadın. Ve adam Adıyaman’da kendi evine döndü. Başka bir yere de dönmedi. Nereye dönüldüğü de biliniyor” diye konuştu.

‘IŞİD hücreleri katliam için harekete geçmiş’

Tüm bunlara rağmen yaşananlara ihmal veya becerisizlik denilemeyeceğinin altını çizen Erdem, burada bir kastın olduğunu vurguladı. En geç Diyarbakır’daki katliam girişiminde bu saldırıların önünün alınabileceğini belirten Erdem, “Orhan Gönder’den önlemini alacaktın. Hücre harekete geçmiş görüyorsun. Onun bireysel bir eylem olmadığını biliyorsun. 21 kişilik liste elinde ve bunların Dokumacıların listesi olduğunu biliyorsun. Bunlara ilişkin iddianameler var. Bu listeden 2 kişi öldü ama 19 kişi dışarıda ve Türkiye’de ellerini, kollarını sallayarak dolaşıyorlar. Ankara, İstanbul, İzmir ve Diyarbakır’a dağılmışlar şimdi. Bunun üzerine kim ne hesap yapıyor? Nerede patlatacaklar kendini bunlar?” diye sordu.

‘Niye serbest bıraktınız?’

Erdem, raporlarında yer alan isimlerden Yakup Aktulum’un kamuoyuna açıklanmasının ardından Adıyaman’da gözaltına alındığını ve kendisinin verdiği ifadesinde, “Bir kere Suriye’ye gittim. İHH’ya tanıdığım bir kişinin aracılığı ile gittim” şeklinde beyanda bulunduğunu söyledi. Erdem, gözaltına alınan kişinin beyanlarını resmi kayıtlara geçtiğini ifade ederek, “O zaman Bu İHH’nin incelenmesi gerekmez mi? Ne yapıyor bunlar, nasıl faaliyet yürütüyor? Üzerinde durulması gerekmiyor mu? Bir devlet normalde bunu böyle yapar ama bizim ülkede bu vakıf vergiden muaf tutulmuş. Bu en imtiyazlı vakıftır bu. Bu vakıfın başkanı, Sedat Peker ve Cumhurbaşkanı aynı fotoğraf karesinde yer alıyor. Şimdi bu Yakup Aktulum’u gözaltına aldınız, sonra serbest bıraktınız, şimdi de yana yana 16 kişilik canlı bombanın içerisinde diye devinip, duruyorsunuz. Peki, niye serbest bıraktınız?” diye konuştu.

‘İstifa etmezlerse vebali sırtlarında’

Erdem, istihbaratın bugün Türkiye’de eylem yapacak canlı bombaların iç çamaşırının rengini bile bildiğini söyledi. Ankara katliamının baş sorumlusunun İçişleri Bakanlığı, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu olduğunu, istifa etmezlerse bu vebali sırtlarında taşıyacaklarının altını çizdi.

‘MİT sırları ne zaman MGK gündemine girdi?’

Katliam dosyasındaki yayın ve gizlilik yasağına da değinen Erdem, bir soruşturmaya gizlilik kararının getirilmesi için devlet sırrı olması gerektiğini ifade etti. Erdem, son olarak şunları söyledi: “Devlet sırrı olması içinde MGK gündemine girmesi gerekir. MİT TIR’ları ne zaman MGK gündemine girdi, nasıl devlet sırı oluyor? Bu Erdoğan’ın sırrıdır, Saray’ın sırrıdır. Ne zamandan beri Saray’ın kirli kararları bu ülkenin kararları arasına girmiştir. Burada bir devlet sırrı ifşa olmuyor. Burada Erdoğan’ın sırları konuşuluyor. Erdoğan’ın sırları halktan gizleniyor.”

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here