Anasayfa Köşe Yazıları CHP’liler HDP’yi çok seviyormuş!

CHP’liler HDP’yi çok seviyormuş!

Paylaş
CHP’liler HDP’yi çok seviyormuş!
Saruhan Oluç 
saru74@hotmail.com
CHP Genel Başkanı, merkez yöneticileri, çeşitli radyo, tv ve gazetelerdeki CHP’li yazarlar, akademisyenler günlerdir HDP hakkındaki derin kaygılarını buğulu gözlerledile getiriyorlar. Bir kısmı, ‘aman HDP parti olarak seçime girer ve baraj altı kalırsa, çok yazık olur’ tadında görüş açıklıyor. Bir kısmı ise ‘HDP ile AKP anlaştı’ yalan rüzgarını estirerek bu koroya katılıyor. Ne yazık ki, bu yalanı yayanların başında da Sayın Kılıçdaroğlu ve yardımcısı Berberoğlu geliyor. Çok hazin bir durum. Bu ‘yalan rüzgarı’ yerel seçimlerden bu yana estiriliyor. Önce İstanbul’da Mustafa Sarıgül kazansın diye HDP’ye bu çamuru atanlar, ortaya seçim sonuçları çıkınca, ‘yanılmışız, özür dileriz’ deme erdemini bile göstermedi. O günlerde‘tatava yapmayın, Sarıgül’e verin’ diyenler, bugün Şişli Belediyesi’nde yaşananları, kendi belediye başkanları ile Sarıgül ailesinin kapışmasını görünce sadece susuyor.

Yetmedi, bu sefer Cumhurbaşkanlığı seçiminde de aynı hezeyanı sayıkladılar. ‘HDP zayıf aday çıkaracak’ yalanından başlayıp, HDPnin kendi adayını desteklemeyeceği yalanına kadar işi vardırdılar. Ama ortaya çıkan sonuç gösterdi ki, Sayın Demirtaş aldığı oylarla, sağladığı yükselişle bugünkü Cumhurbaşkanı’nın yaralı bereli seçilmesini sağlayan kişi oldu. Onlar ise Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesini sağlamak için olmadık bir adayla seçime girdiler ve işin ilk turda sonuçlanmasını sağladılar. Ama yine toplumdan özür dilemediler, yanlış yaptık demediler.

Peki şimdiki dertleri ne? HDP’nin her alanda bir ana muhalefet partisi gibi davrandığını görüyorlar. Meclis’te bütçe görüşmelerinde vekillerimizin kürsü kullanımı, yaptıkları konuşmalar ve Türkiye’nin her sorununa dair somut önerileriyle nasıl hazırlıklı davrandıklarını izliyorlar. Sokakta, toplumsal muhalefet alanında HDP’nin halkın taleplerini ve ihtiyaçlarını karşılamak üzere nasıl hareketli olduğunu gözlüyorlar. Daha önemlisi, toplumda gittikçe gelişen güven çemberini fark ediyorlar. AKP karşısında gerçek ve başarılı bir muhalefetin, bir halk hareketininbu kulvardan büyümekte olduğuna dair yayılan duygu ve düşünceleri gözlüyorlar. Telaşları da bundan kaynaklanıyor ve hemen ellerindeki en geçerli olduğunu sandıkları araca sarılıyorlar.

Peki bir kanıtları var mı? Yok. Ellerinde bir belge var mı? O da yok. Bu yalan rüzgarınıestirenler, CHP milletvekili Birgül Ayman Güler’in ‘partim seçimlerde Gülen Cemaati ile işbirliği yaptı’açıklamasına neden yanıt veremiyorlar? Ona yanıt vermek yerine, dikkatleri neden başka bir tarafa çekerek, gerçekleri açıklamaktan kaçıyorlar? CHP’li yöneticiler ve köşe yazarları HDP’yi düşündükleri için değil, demokrasi güçlerinin, barış, eşitlik ve adalet arayışında olanların HDP’yi izlemeye başlamalarından, HDP ile birlikte Türkiye’de yeni yaşam mücadelesini geliştirmeye yönelmelerinden korkuyorlar.

CHP’ye, AKP’yi durdursun diye oy verenler, artık bunun karşılığı olmadığını görüyor. İşte bu gelişme onları tedirgin ediyor. Gerçek bir halk muhalefetinin nasıl yapılması gerektiğinin ortaya çıkmasından rahatsızlık duyuyorlar. Demokrasi, eşitlik, adalet ve özgürlük umudunun peşinde olanların birlikte hareket edebilecekleri zeminleri büyütmek yerine, bu tür yalan rüzgarlarından medet ummak son derece hazin bir durum. Aslında bu tablo bile, AKP’nin sandıkta son 13 yılda 9 kez galip gelmesinin nedenlerini gösteriyor. HDP için kaygılanmayı, yaşlı gözlerle konuşmayı, yalan rüzgarlarından medet ummayı bir kenara bıraksalar; başka bir partinin seçimlere nasıl gireceğini tartışmak yerine AKP’ye karşı nasıl muhalefet edeceklerini düşünseler daha iyi olmaz mı?

‘Umuda yolculuk’ gibi sloganları alıp kullanmakla iş bitmiyor. O yolculuk için mücadele etmekgerekiyor…

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here