Anasayfa LGBTİ Cihan Erdal yazdı:HDP’nin Gökkuşağı Siyaseti

Cihan Erdal yazdı:HDP’nin Gökkuşağı Siyaseti

Paylaş
HDP’nin Gökkuşağı Siyaseti

Cihan Erdal

HDP’nin seçim beyannamesini açıklamasından bugüne kadar geçen süre içerisinde oldukça olumlu karşılanan, öte yandan manipüle edilen ve saldırılara maruz kalınan konulardan biri metnin “Bizler Gökkuşağıyız” başlıklı bölümü oldu.

LGBTİ’lerin eşit yurttaşlık mücadelesinin taleplerini hayata geçirmeyi öneren seçim programı, HDP için bütünüyle yeni sayılabilecek bir açılım değildi. HDK ve HDP zemini en başından itibaren bu konuda ikirciksiz bir yaklaşım ortaya koydu. 90’lı yıllardan başlayarak Kürt özgürlük hareketinin, sol, sosyalist partilerin ve çeşitli toplumsal hareketlerin LGBTİ hareketiyle ilişkilendiği, temasını geliştirdiği ve LGBTİ bahsinde kendilerini sorguladıkları, fikren yenilenmeye başladıkları bir dönemin ve elbette son kertede Gezi direnişinin birikimi neticesinde böyle bir sonuç ortaya çıkmış oldu. Diğer yandan HDP, güçlenmekte olan alan örgütlenmesinin de etkisiyle, önceki tüm deneyimlerin ötesine geçerek LGBTİ eşitliğinin ülkenin diğer kimlik, emek ve ekoloji problemleri kadar asli bir mesele olduğunu “Büyük İnsanlık” bildirgesiyle gösterdi.

H. Arendt “Çoğulluk yeryüzünün ilkesidir” der. HDP bu ilkeyi ciddiye aldıkça ve sahici anlamda hakkını vermeye çalıştıkça siyasetle umut arasındaki mesafenin kapanacağını anlatıyor. Nefret saçan tekçiliğin bekçilerine karşı aday profiliyle, sözüyle, gülümsemesiyle çokluğun siyasetini yapıyor. Görünürlük ve temsil politikasını aşan bir kavrayışla eşitlik temelli bir çözüm öneren HDP seçim programı, toplumsal ve siyasal alanda radikal demokratik dönüşümü amaçlıyor. ‘Büyük İnsanlık’ bildirgesinin her kelimesi, tek bir kimliğin hak ve özgürlük mücadelesinin merkeze alınmadığı çokluğun siyasetiyle gerçek manada özgürlük ve eşitliği kazanabileceğimiz umudunu yayıyor.

Seçim beyannamesinin “Biz’ler Gökkuşağıyız” başlıklı bölümünün odağında da eşitlik kavramı yer alıyor. Eşit yurttaşlığın gerçekleşmesi için öncelikli olarak yasal adımların atılması ve anayasal güvencenin sağlanması gerekliliği vurgulanıyor. LGBTİ’lerin eşit, onurlu ve insanca yaşam sürdürebilmeleri için tanınma hakkıyla birlikte sosyal eşitsizliklerin ortadan kaldırılması ve yasal mevzuatın bu yönde düzenlenmesi öneriliyor. Aynı zamanda LGBTİ’lerin kendilerine dair söz ve karar sahibi olabilmeleri, yerel ve merkezi idarede doğrudan yer alabilmelerinin önünün açılması söz konusu ediliyor. Öte yandan tüm yasal ve hukuki değişikliklere toplumsal kültürün dönüşümünün de eşlik etmesinin elzem olduğu belirtiliyor.

Kürt hareketinin, sol, sosyalist örgütlerin ve LGBTİ hareketiyle birlikte çeşitli toplumsal hareketlerin aynı çatı altında buluştuğu bir tarihsel buluşma olarak HDP, hayatın içerisindeki sınıfsal, etnik, inançsal ve cinsel çeşitliliği görerek bizzat hayatın özneleriyle yeni bir ortak tahayyül oluşturmayı deniyor. HDP’nin LGBTİ sözü de, böylesi bütünlüklü bir yeni yaşam siyaseti içerisinde değerlendirildiğinde anlaşılır olabilir. Zira muradımız, kabaca yan yana dizilen kimliklere bir de LGBTİ dosyasının eklenmesi değil, eşit olmak ve özgürleşmek isteyenlerin ortaklığının geliştirilmesidir.

HDP’nin samimiyetini sorgulayanları, günlük siyasi kaygılara, oy hesabına yenileceğini düşünenleri yanıltan şey bu siyasal hareketi eski kodlarla okumaya çalışmak, değişimi ıskalamak oldu. Ulus-devlet fikrini reddedenler, demokratik ve özgürlükçü sosyalizmden yana paradigmasal bir dönüşümden söz edenler heteroseksizme karşı mücadeleyi de elbette esas alacak. Bizler biliyoruz ki, heteroseksizm ile mücadele, tekçilikten ve yok saymadan beslenen bütün sistemlerin karşısında yer alanların ortak meselesidir. Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli eşitliği savunmak, her şeyden önce bir varoluşun yok sayılmasını ve görmezden gelinmesini reddetmektir. Birimiz özgür değilse hiçbirimiz olamayacağız demektir.

HDP bugün LGBTİ’lerin eşit yurttaşlık mücadelesini amasız fakatsız savunan, açık kimlikli eşcinsel adayı olan tek partidir. HDP’yi düzen partilerinden ayıran noktalardan biri ise yalnızca bu konudaki ikirciksiz yaklaşımı değil, LGBTİ hareketi ve tüm ezilenlerle dışarıdan, birbirini destekleyen bir ilişkiden ziyade, dünyayı başkalarıyla paylaşmayı öğrenmenin ancak birlikte mücadeleyle gerçekleşebileceğinin farkında olan bir yoldaşlığı önermesidir. ‘Ben LGBTİ’ler için, LGBTİ’ler adına şunu yapacağım’ demeyen, bizzat LGBTİ hareketiyle beslenme ilişkisi içerisinde birbirini güçlendirmek isteyen dilidir.

HDP, LGBTİ haklarını savunması, Ermeni soykırımıyla yüzleşmeye davet etmesi, Diyanet İşleri Başkanlığıyla ilgili önerisi gibi birtakım ilkesel tutumları üzerinden özellikle iktidar ve yandaşları tarafından yürütülen saldırılar karşısında geri adım atmadı. Saldırı malzemesi haline getirilen bütün bu noktaların partinin varlığını anlamlı kılan ilkeler olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı, Başbakanı, yardımcıları, köşe yazanları koro halinde, HDP’nin LGBTİ politikasını, yaşam hakkımızı savunmak için kurulan sözleri kara propaganda yoluyla topluma pazarlamaya çalıştılar, çalışıyorlar. ‘Yeni’den de, Türkiye’nin gerçekliklerinden de epey uzak olan zihniyetlerinin adeta sınırlarını gösterip, demokrasiyi ve temel insan hak ve özgürlüklerini içlerine sindiremeyeceklerini her gün yeniden ilan etmiş oluyorlar. İşte helak olması gereken, HDP’yi zayıflatmak için homofobiden, transfobiden medet uman bu zihniyettir. Helak olması gereken, eşcinselleri yüksek binaların tepelerinden atarak infaz eden, katleden IŞİD zihniyeti ve bu karanlıkla işbirliği kuranlardır.

Nefretle beslenmekte beis görmeyenlere cevabımız 7 Haziran’daki başarımız olacak. 7 Haziran’da barajı aştığımız takdirde LGBTİ politikası yapan bir parti kazanmış olacak, LGBTİ hareketi ve tüm ötekilerden yana bir ilke siyaseti kazanmış olacak. Ortaya çıkacak olumlu sonuçla LGBTİ hareketine de ivme kazandıracak büyük bir adım atmış olacağız. Tam da bu yüzden, 8 Haziran’da üzerimizdeki kara bulutların dağılması ve gökkuşağının açması için sorumluluğumuz büyük. İnanıyorum ki, LGBTİ toplumunun HDP’nin siyasi çizgisine desteğiyle birlikte özgürleşme serüvenimiz oldukça güçlenecek ve bizler yarına dair çok daha umutlu konuşacağız.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here