‘Çıkar cübbeni siyasete gir’den cübbeli siyasete

Paylaş

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yüksek yargı organları başkanları ile ortak programlara katılması muhalefetin eleştirisi üzerine büyüyen tartışmanın yankıları sürüyor. Erdoğan, geçmişte yargının siyaset yaptığını belirterek, cübbelerini çıkarmasını isterken bugün kendisiyle siyaset sahnesine çıkan yüksek yargı organlarını ise savunmaktan geri kalmıyor. Erdoğan geçmişte söylediği sözlerle bugünkü pratiği birbiriyle tezatlık oluşturuyor.

Uzun süredir Türkiye’de tartışma konusu olan yargının siyasallaşması, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Rize programlarına yüksek yargı başkanlarının katılmasıyla yeniden alevlendi. AKP iktidarı ile birlikte özellikle 2009 yılından sonra muhaliflere karşı cemaat üyelerinin eliyle etkin bir araç olarak kullanılan ve daha sonra cemaat mensupları tasfiye edilerek, HSYK’da yapılan değişikliklerle denetime alınan yargı konusunda eleştiriler devam ediyor. yarginin-tepe-ismi-tartisma-yaratan-fotografi_x_8468390_53

Bu eleştirilerin tavan yaptığı bir süreçte hükümet sözcüsü Numan Kurtulmuş, “Yargı da Cumhurbaşkanına bağlıdır” sözleriyle yarattıkları fiili durumu ve yargının işlevsizleştirilmesini itiraf etmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’da muhalefetin eleştirilerine, “Bu duruma alışacaklar” sözleriyle cevap verirken, eleştirilerin odağında yer alan Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit ise, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı sıfatı ile devletin başı ve milletin birliğinin sembolü olduğunu söyleyerek, tutumunu savundu.

Erdoğan’ın yargının siyasi aktivitelere katılmasına yönelik “alışacaksınız” sözlerinin aksine, geçmişte birçok kez siyasete bulaştığını belirttiği yargıçlara, “cübbelerinizi çıkarıp siyaseten girin” eleştirilerinde bulunmuştu.

Cübbe çıkarın çağrısı

Erdoğan’ın yargıya yönelik bu anlamda en önemli eleştirilerinden biri 2010 yılında yapılan referandum değişikliği gündeme geldi. O dönem yapılan referanduma ilişkin yargının eleştirilerini cevaplandıran Erdoğan, 3 Nisan 2010 tarihinde yaptığı açıklamada, “Çok enteresandır, yargı şuan feryat ediyor. Bakıyorsun bizden çok siyasetçi olmuşlar. Hani yargı siyasallaşmıştı. Yargı siyasallaşmadı yargı siyasete soyuldu. Fark bu. Bakıyorsunuz, gayet rahat bir şekilde siyasete müdahale edip şunu söyleyebiliyorlar. Vatandaşlara çağrı yapıp sakın bu anayasa değişikliğini desteklemeyin! Yargı mensubu böyle bir çağrı yapabilir mi. Yahu bu işi bu kadar çok seviyorsan cübbeni çıkar siyaset meydanına çık. Meclis iradesini milletin iradesini meclisin iradesini mahkemelik yapmak ancak bu CHP’ye yakışır” şeklinde konuşmuştu.

Halk iradesini yargılatıyor

Erdoğan, “siyaset yapacaksanız cübbenizi çıkarın” dediği yargı mensupları ile üstelik “partili cumhurbaşkanı” gibi hareket ederek siyasi programlara katılırken, “Meclis’in iradesini ancak bu CHP mahkemelik yapar” sözlerine rağmen HDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılarak yargılanmalarının önünün açılması talimatını bizzat kendisi verdi. Erdoğan aynı konuşmasında “seçimleri erken yapmanın gelişmemiş ülkelerin tavrı olduğunu ve bir daha böyle bir girişime izin vermeyeceklerini” beyan etmesine rağmen 7 Haziran seçim sonuçlarını beğenmediği için Türkiye’yi 1 Kasım’da seçimlere götüren kişi oldu.

Yine Erdoğan, yargıçların siyasete karışmaması yönünde eleştirilerini Anayasa Mahkemesi’nin 2014 yılında aldığı bir karar nedeniyle sürdürmüş ve AYM’ye yönelik, “Anayasal kurumu çıkıyor milletin haklarını savunacağı yerde uluslararası şirketlerin ticari hukukunu savunuyor. Herkes konumunu bilecek, sınırlarını bilecek. Yüzlerce dosya beklerken, bunu acele acele karara bağlamak kendilerini birinci mahkeme yerine koymak millete yapılmış haksızlıktır. HSYK kararıyla ilgili böyle bir karar alınmıştır. Herkes yetkisini bilmeli. Siyaset yapmak isteyen cübbesini çıkarır siyasetini yapar. Bugün o koltuk, o cübbe sizleri güçlü gösterebilir ama bu ülkeye zarar verir. Birileri sizi alkışlayabilir ama yarın o birileri sizin yanınızda olmayacaktır” şeklinde konuşmuştu.

Erdoğan, bir başka törende de Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Fevzioğlu’nun yaptığı konuşma nedeniyle duyduğu rahatsızlığı 10 Mayıs 2014 AK Parti’nin Afyonkarahisar’da ki 22’nci İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda, “Danıştay Başkanı 25 dakika, bu beyefendi 1 saat konuşuyor. Konuyla ilgili değil baştan aşağı siyasi konuşma yapmak suretiyle orada kendine göre tatmin. Çıkar cübbeni. Siyaseti seviyorsan çıkar cübbeni. Herkes orada. Bir kısım da şakşakçılar var. Onlar da alkışlıyor. Onlarla da tatmin oluyor” şeklinde ifade etmişti.

diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here