Cizre ön inceleme raporu: Bodrumlarda hala cenaze olabilir

Paylaş

İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) başkanları tarafından Cizre’ye yapılan ziyaret sonucu Adli Tıp Uzmanı ve TİHV Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, ‘vahşet bodrumları’ tile ilgili ön inceleme raporu ortaya koydu

cizre_vahset_bodrumu_manset

3 Mart 2016 tarihinde İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) başkanları tarafından Cizre’ye yapılan ziyaret sonucu Adli Tıp Uzmanı ve TİHV Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı tarafından oluşturulan sınırlı gözleme dayalı ön inceleme raporu, ‘vahşet bodrumları’ ile ilgili önemli veriler ortaya koydu.

Rapordaki ilk bodruma dair şu bölüm “Dikkat çeken bir husus bodrumun ilk giriş kısmı ortada bu yanık kemiklere birkaç metre mesafede yanmamış halde yünlerin bulunmasıdır. Kemiklerde yer yer kömürleşme düzeyinde yanık meydana getirecek bir yangın ortamında yünlerin yanmamış olması beklenemeyeceğinden, bomba benzeri genel ve yaygın bir yangına da yol açacak bir patlayıcıdan çok, bodrumun bir bölümünde yanmış halde bulunan kemiklerin yüksek ısı oluşturacak bir sınırlı yangın ortamında kalmış oldukları kuşkusu oluşmuştur” dikkat çekti.

3 Mart’ta yapılan inceleme

5 Mart 2016 tarihini taşıyan raporda, insan hakları örgütleri olarak 3 Mart günü gidilen Cizre’de, HDP Milletvekili Faysal Sarıyıldız ile buluşmak için saat 13.00 sıralarında Cizre Belediyesine geçildiği ifade edilerek şöyle devam edildi:

  • Buluşmanın ardından, özellikle sivil ölümlerin söz konusu olduğu iddia edilen bodrumların gün ışığından yararlanılarak görülebilmesi için hemen yaya olarak ilk bodruma hareket edildi. Yol boyunca geçilen tün yerleşim bölgesinde (Cudi Mahallesi) evlerin ağır düzeyde tahrip olduğu, çok sayıda atış ile duvarların yıkıldığı, evlerin içindeki eşyaların atış dışında da ağır cisimlerle (Bazı binaların içine atılı görülen balyozlar ile olması muhtemel) tahrip edilmiş olduğu gözlendi.

İlk bodrum: Yanmış kemik parçaları

İlk bodruma ulaşıldığında pencere pervazı içinde bir adet tank mermisi olması kuvvetle muhtemel cisim gözlendiği belirtilen raporda, “Eşlik eden Milletvekili Faysal Sarıyıldız ve diğer halktan kişiler bodrumun olduğu binaya C. savcısının geldiğini, can güvenliği olmadığı gerekçesi ile bodruma inmediğini ve polislerin inmesine de izin vermediğini aktardılar. İçerisi karanlık olmakla birlikte cep telefonu fenerleri yardımıyla içeri girildi” denildi.

İçeride girişe göre sol tarafta bulunan duvarın dibinde tüm tabanı kaplayan çok sayıda yanmış halde kemik parçasının olduğu gözlendiğinin ifade edildiği raporda, şöyle devam edildi:

  • Kemik parçaları arasında özellikle üst kolları bulunmayan bir alt çene kemiği boyutları itibarıyla değerlendirildi. İlk gözlem amacıyla gelindiği için beraberimizde ölçek, yüksek çözünürlüklü kamera olmamakla birlikte cep telefonu kamerası ile fotoğrafları çekildi. Fotoğraflarda alt çene kemiğinin hemen yanında bulunan yanmış haldeki gözlük çerçevesi ile birlikte yerleri değiştirilmeden fotoğraflandı. Fotoğrafta da görüldüğü üzere bir erişkine ait olduğu boyutlarından anlaşılan gözlük çerçevesi yatay eksendeki uzunluğu ile alt çenenin yere paralel eksen uzunluğu karşılaştırıldığında, gözlük uzunluğunun alt çene uzunluğunun yaklaşık iki katı boyutunda olduğu görülmektedir. Gözlük yatay eksen uzunluğu yaklaşık yüz genişliği ve alt çene genişliği ile eşit olacağı düşünüldüğünde, eldeki sınırlı olanaklar ile yapılan değerlendirmede dahi bulunan alt çene kemiğinin yanmaya bağlı bir miktar boyut değişikliği olduğu öngörülse de, erişkin bir kişiye ait olamayacağı, yanma düzeyi itibarıyla yanığa bağlı kemik doku kaybı da gözetilerek 10-12 yaşlarında bir çocuğa ait olduğunun kabulü gerekmektedir. Diş çukurlarındaki yanmaya bağlı tahribat nedeniyle daha tanımlayıcı olabilecek bir şekilde diş gelişimine bakılarak bir değerlendirme yapmak mümkün olamamıştır.
  • Bodrumun bu bölümünde görüldüğü üzere çok sayıda kafatası ve diğer kemiklere ait yanmış halde kemik kalıntıları bulunduğu gözlenmiştir. Dikkat çeken bir husus bodrumun ilk giriş kısmı ortada bu yanık kemiklere birkaç metre mesafede yanmamış halde yünlerin bulunmasıdır. Kemiklerde yer yer kömürleşme düzeyinde yanık meydana getirecek bir yangın ortamında yünlerin yanmamış olması beklenemeyeceğinden, bomba benzeri genel ve yaygın bir yangına da yol açacak bir patlayıcıdan çok, bodrumun bir bölümünde yanmış halde bulunan kemiklerin yüksek ısı oluşturacak bir sınırlı yangın ortamında kalmış oldukları kuşkusu oluşmuştur. Bu kuşkuların aydınlatılabilmesi için bodrum içinde kapsamlı bir olay yeri incelemesi ve yanık alanlarının değerlendirmesinin yapılması gerekmektedir. Girilebilen ilk bodrumda, açık olması nedeniyle kesin olarak bilinememekle birlikte, heyetimiz girdiğinde herhangi bir silaha rastlamamıştır.

İkinci bodrum

İkinci bodrumun tümüyle moloz yığınlarının bulunduğu diğer yıkılmış binaların arasında bir alan olduğu ifade edilen raporda, “Bu alandan alınan molozların Dicle Nehri kıyısına döküldüğü, molozlar arasında insan bedenlerine ait parçalar bulunduğu ve bu bölgeye insanların sokulmadığı görüşülen kişilerce aktarılmış, molozlar arasında insan bedeni parçaları görünen fotoğraflar Milletvekili Faysal Sarıyıldız tarafından daha önce paylaşılmıştır” denildi.

Bu alan tümüyle moloz ile kaplı olduğundan bu bölgeden kaç cenaze çıkarıldığı, tamamının çıkarılıp çıkarılmadığı, dolayısıyla moloz yığınları altında hâlâ cenazelerin olup olmadığı ve gerçek ölüm sayısının belirsizliğini koruduğu belirtilen raporda, üçüncü bodruma ilişkin de “Üçüncü bodrum olarak anılan bina da girişe güvenli olmayacak biçimde tahrip olduğundan bu binadaki bodrumda da hâlâ cenaze bulunup bulunmadığı ve olay ile ilgili bir değerlendirme yapabilmek mümkün olmamıştır” ifadeleri kullanıldı.

TİHV Cizre merkezinin hali

Ön inceleme raporunda, bodrumlar görüldükten sonra TİHV’nin 18 Ekim 2015 tarihinde Cizre Referans Merkezi işlevi ile açılışını yaptığı, Şırnak Tabip Odası ile ortak kullanım alanı olan daireye gidildiği belirtildi. Raporda, “Bina dışarıdan çok hasarlı görünmemekle birlikte içeri girildiğinde dairelere çıkan merdiven boşluğunun molozlarla kaplı olduğu, kapıların kırılarak açıldığı, daire içlerinde eşyaların kısmen tahrip edildiği, içeride çerez ve alüminyum folyo yiyecek tabakları yığınlarının, merdivenlerde çekirdek kabuklarının bulunduğu, daire duvarlarında delikler açılmış olduğu, dairelerden birinde yerde bir balyoz durduğu görülmüştür. TİHV referans merkezinin olduğu dairede TİHV’e ait olan bölümde yerde dik olarak duran ve ne olduğu anlaşılamayan bir metal cisim görülmüştür. Kapı kırılarak girildiği anlaşılan dairede diğer dairelerden farklı olarak yanmaya bağlı yoğun is gözlenmiş, muayene masasının tümüyle tahrip edildiği görülmüştür. Bina girişinde dışarıda bulunan TİHV tabelası da indirilmiştir” denildi.

Sonuç: Ölü sayısı daha fazla olabilir

Raporun sonuç bölümünde ise şu ifadelere yer verildi:

  • 45495Bu ön rapor bundan sonra yapılacak olan incelemeler için yardımcı olabileceği düşüncesi ile hazırlanmıştır. İlk belirlemeler, ölü sayısının üç bodrumdan otopsi için gönderildiği belirtilen 178 rakamının üzerinde olabileceği kuşkusu uyandırmaktadır. Gidiş amacı ilk ziyaret, genel değerlendirme olduğundan gerekli ve yeterli inceleme yapabilecek, belgelemede kullanılabilecek malzeme götürülmemiş olduğundan sınırlı olanaklarla yapılmış olsa da, bir çocuğa ait alt çene kemiğinin bulunduğu ilk bodrum da dahil, tespit edilememiş ölümler yapılacak ayrıntılı bir incelemeyle ortaya konulmalıdır. İlk bodrumda saptanabilen en az bir çocuğun varlığı sivil ölümlerle ilgili iddiaları destekler niteliktedir. Yaşam hakkı ihlallerinin yanı sıra gidilebilen Cudi Mahallesi’nde bulunan binalardaki tahribat çok ileri düzeyde olup, binaların bir kısmı tümüyle yıkılmış, yıkılmamış olanlar da oturulamaz hale getirilmiş, barınma hakkı ağır biçimde ihlal edilmiştir.

Kaynak: Evrensel

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here