Anasayfa Forum Çözümsüz Çözüm-Abdurrahman Koç

Çözümsüz Çözüm-Abdurrahman Koç

Paylaş

İzmir’de şehir içi ulaşımı sağlayan trenle işten eve dönüyordum. Atmış yaşlarında bir kadın durağın birinde trene bindi. Koltuğa otururken derin bir nefes çekti ve yüzündeki teri mendiliyle sildi. Belli ki büyük bir sıkıntıdan sona rahata kavuşanların halini yaşıyordu.

Benim gibi kendisini dikkatle izleyen onun yaşlarda başka bir kadın tam karşısına oturmuş ve nedense bir şeyler sorması gerektiğine kanaat getirmişti ki:

– Hayrola yorgun görünüyorsunuz? Diye sordu .Normalde şehir içi yolculuklarda birbirini tanımayanlar bu tür sohbetlere girmezdiler ! Bu yüzden kadın , yakınıymış gibi güler bir yüzle:

-Hayırlısıyla oğlanı demin  askere yolladık! Dedi. Karşısındaki:

-Allah kavuştursun! Nereye çıktı askerliği?

– Şükür yakın bir yere.

-Nereye?

-Aydın’a!

-Doğuya gitseydi yine şükretmeyecek miydin?Diye yarasına hançer sokar gibi  sordu. Güler yüzü birden bire dondu ve nasıl bir cevap vereceğini bilemedi ki bir süre sessizce hayretler içinde karşısındaki kadına baktı.

Kadının ince duygularından ziyade sorgu amiri gibi:

-Doğuya onca gidenler ana baba çocuğu değil mi? Diye sürdürünce karşısındaki:

-Ne yapayım anam? Oğlumuz İzmir’e yakın bir yere çıkmış diye sevinmeyelim mi?

-Ya doğuya gidenlerin anası ne yapsın? Diye sürdürdü.

Kadın söylediklerinden pişman olmuş gibi:

-Yoksa senin çocuğun doğuda mı?

-Hayır! İlla benim çocuğumun olması mı lazım?

Bunun üzerine kadın sinirlenip:

-Evet! Çocuğu asker olmayanın asker çocuğu annelerinin ne düşündüğünü bilemez! Dedi ve yerinden kalkıp trenin başka bir vagonuna doğru yürüdü!

Konuyu şuraya getireceğim; iki yıldan fazla oluyor bu ülkenin doğusuna (en son İŞİD saldırılarından)hala cenazeler gittiği halde batıya gitmemesi ülkede büyük bir rahatlamaya yol açmıştı. Tabi batıdakilerin doğuya neden hala cenazelerin gittiğinden ya haberleri yok ya da görmemezlikten geliyorlar.

Kürtler otuz yıldan fazla oluyor ki  şiddetli bir çatışmada yaşıyorlar;  babaları, anneleri ve evlatları gün yok ki ölsün, yaralansın , kaçırılsın ya da hapis olmasın! Batının insanları da iki yıl önceye  kadar o coğrafyada askerlik yapan, polis , öğretmen olan da aynı şekilde nasibini alıyor; ölüyor ya da yaralanıyordu!

“ Çözüm süreci “diye birileri ortaya çıktığında iki halk da çok sevinmiş ve desteklemişti.

Lafı fazla uzatmanın bir anlamı yok; son dönemlerde bu “çözüm “fiyaskoyla sonuçlanmış nitekim ülkeyi yönetenler otuz yıl önceki konumlarına geçmiş ,demokrasinin “ D” sinden dahi söz etmeden, on iki eylül yasaları azmış gibi, daha sert yasaları da dizayn ettikten sonra “silahları bırakın, gelin merhametime sığının!” diye garip bir çözümden söz ediyorlar!

Sizce bu çözüm mü yoksa çözümün çözümsüzlüğü mü?

Sizce yukarda  sözü edilen kadınlardan  asker annesi mi masaya oturmuş, yoksa karşısında oğlu bile olup olmadığı belli olmayan  “garip” kadın mı?

Ben ortada bir çözüm mözüm göremiyorum; zira demokrasinin değil “D” sini henüz gölgesini dahi göremiyorum!

“Mal meydanda” herkes biraz da bu pencereden baksa iyi olur!

Esen kalın!

Abdurrahman Koç

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here