Anasayfa Forum Cumhuriyet davası Çağlayan’da: Dün mahkemede neler yaşandı?

Cumhuriyet davası Çağlayan’da: Dün mahkemede neler yaşandı?

Paylaş

Cumhuriyet gazetesi çalışanları dün hâkim karşısına çıktı

Cumhuriyet’in yayın politikasının suçlama konusu edildiği dava kapsamında Cumhuriyet’in 11’i tutuklu 17 yazar, çizer, muhabir, avukat ve yöneticisi, sansürün kaldırılışı nedeniyle Basın Bayramı olarak kabul edilen dün ilk kez mahkeme karşısına çıktı. Cumhuriyetçilerin yargılandığı ilk duruşmaya Akın AtalayKadri Gürsel ve Musa Kart’ın savunmaları alındı.

Alkışlarla karşılandılar

Tutuklu 11 Cumhuriyet çalışanı duruşma salonuna getirildiğinde alkışlarla karşılandı. Salonun darlığı nedeniyle girişte izdiham yaşandı. Duruşmayı uluslararası basın kuruluşları ve PEN temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda CHP’li ve HDP’li milletvekili izledi. Avrupa Parlamentosu milletvekilleri Arne Lietz ve Rebecca Harms da duruşmaya katıldı.

Hukuk cinayeti

Cumhuriyet Vakfı Başkan Yardımcısı Atalay savunma yaptı. ‘FETÖ’ sanığı savcının iddialarını tek tek yanıtlayan Atalay, “Cumhuriyet gazetesine yönelik soruşturma tam bir hukuk cinayetidir” dedi. Atalay, bu yargılamanın amacının Cumhuriyet’i ele geçirmek ve gazetecilere gözdağı vermek olduğunu söyledi.

Savcının haddi değil

Atalay, gazetenin yayın çizgisinin değişip değişmediğiyle savcıların ve mahkemelerin ilgilenmesinin “abes” olduğunu vurguladı. Atalay, “Bunun yapıldığı rejimler faşist rejimlerdir. Demokratik toplumlarda gazetelerin yayın politikasını değerlendirmek ve suçlama konusu yapmak savcıların haddi de hakkı da değildir” dedi.

Açıkça tahrif ettiler

Cumhuriyet yazarı ve yayın danışmanı Kadri Gürsel “Tutuklanmamı sağlamak için delil de uydurulmamış, erişime açık veriler açıkça tahrif edilmiştir” dedi. ByLock iddialarını da çürüten Gürsel, yeterli incelemeyi yapmadan iddianameye bunları koyanlar için “Ya görevi ihmal var ya da görevi kötüye kullanma” diye konuştu.

Düşene vurulmaz

Cumhuriyet çizeri Musa Kart ise iddianamedeki çarpıklıklara işaret ederek “Bu iddianame üzerine espri yapmayacağım. Çünkü nezaket çerçevesinde mizah yapanlar bilirler ki, düşene vurulmaz” dedi. Terör örgütlerine karşı en sert karikatürlere imza attığını vurgulayan Kart “Sadece bir örgüte yardım ettim: Ülkemin Tüm Çocukları” diye konuştu.

Büyük dayanışma

Gazeteciler, siyasi parti temsilcileri, sendikalar, sivil toplum örgütleri ve Cumhuriyet okurları Çağlayan’daki adliye binasının önüne akın etti. Sabah 8’den itibaren adliye önünde toplanan yüzlerce kişi gazeteciler için özgürlük istedi. Bir grup gazeteci de Cumhuriyet binasından adliyeye doğru yürüyüşe geçti.

Adliye önünde buluşan grup, “Gazetecilere özgürlük, Adalet” sloganları attı. Yapılan konuşmalarda, Türkiye’nin en çok gazeteci tutuklayan ülke olduğu hatırlatıldı, Cumhuriyet soruşturmasının delilsiz ve hukuksuz olduğu vurgulandı. Ellerindeki balonları özgürlük dileğiyle uçuran grup, gün boyu adliye önünde bekledi.

Hukuk dersi… Cumhuriyet iddianamesi ilk duruşmada çürütüldü

Gazetenin yayın politikasının suçlama konusu edildiği dava kapsamında Cumhuriyet’in 11’i tutuklu 17 yazar, çizer, muhabir, avukat ve yöneticisi, sansürün kaldırılışı nedeniyle Basın Bayramı olarak kabul edilen bugün ilk kez hâkim karşısına çıktı. Cumhuriyetçilerin yargılandığı ilk duruşmaya Akın Atalay, Kadri Gürsel ve Musa Kart’ın iddianamenin hukuksuzluğunu gözler önüne seren çarpıcı savunmaları damga vurdu.

[Haber görseli]

11’i tutuklu 17 Cumhuriyet yazar, çizer, muhabir ve yöneticisi 9 ay sonra hâkim karşısına çıktı.Silivri Cezaevi idaresi suçlama konusu manşetlere, kitaplara el koydu, kravatları topladı. Cumhuriyetçilerin yargılandığı davanın ilk duruşmasına Akın Atalay ve Kadri Gürsel’in ddianamenin hukuksuzluğunu gözler önüne seren çarpıcı savunmaları damga vurdu.

ALKIŞLARLA KARŞILANDILAR

Tutuklu 11 Cumhuriyet çalışanı duruşma salonuna getirildiğinde alkışlarla karşılandı. Salonun darlığı nedeniyle girişte izdiham yaşandı. Duruşmayı uluslararası basın kuruluşları ve PEN temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda CHP’li ve HDP’li milletvekili izledi. Avrupa Parlamentosu milletvekilleri Arne Lietz ve Rebecca Harms da duruşmaya katıldı.

HUKUK CİNAYETİ

Cumhuriyet Vakfı Başkan Yardımcısı Atalay, tarihe geçecek bir savunma yaptı. FETÖ sanığı savcının iddialarını tek tek çürüten Atalay, “Cumhuriyet gazetesine yönelik soruşturma tam bir hukuk cinayetidir” dedi. Atalay, bu yargılamanın amacının Cumhuriyet’i ele geçirmek ve gazetecilere gözdağı vermek olduğunu söyledi.

SAVCININ HADDİ DEĞİL

Atalay, gazetenin yayın çizgisinin değişip değişmediğiyle savcıların ve mahkemelerin ilgilenmesinin “abes” olduğunu vurguladı. Atalay, “Bunun yapıldığı rejimler faşist rejimlerdir. Demokratik toplumlarda gazetelerin yayın politikasını değerlendirmek ve suçlama konusu yapmak savcıların haddi de hakkı da değildir” dedi.

Cumhuriyet davası neden çok saçma? Akın Atalay tek bir örnekle anlattı: Parkecinin oğlunun yemek yediği restoran…

[Haber görseli]

AÇIKÇA TAHRİF ETTİLER

Ya zarımız ve yayın danışmanımız Kadri Gürsel “Tutuklanmamı sağlamak için delil de uydurulmamış, erişime açık veriler açıkça tahrif edilmiştir” dedi. ByLock iddialarını da çürüten Gürsel, yeterli incelemeyi yapmadan iddianameye bunları koyanlar için “Ya görevi ihmal var ya da görevi kötüye kullanma” diye konuştu.

[Haber görseli]

DÜŞENE VURULMAZ

Gazetemizin çizeri Musa Kart ise iddianamedeki çarpıklıklara işaret ederek “Bu iddianame üzerine espri yapmayacağım. Çünkü nezaket çerçevesinde mizah yapanlar bilirler ki, düşene vurulmaz” dedi. Terör örgütlerine karşı en sert karikatürlere imza attığını vurgulayan Kart “Sadece bir örgüte yardım ettim: Ülkemin Tüm Çocukları” diye konuştu.

[Haber görseli]

Büyük dayanışma

Gazeteciler, siyasi parti temsilcileri, sendikalar, sivil toplum örgütleri ve Cumhuriyet okurları Çağlayan’daki adliye binasının önüne akın etti. Sabah 8’den itibaren adliye önünde toplanan yüzlerce kişi gazeteciler için özgürlük istedi. Bir grup gazeteci de Cumhuriyet binasından adliyeye doğru yürüyüşe geçti.

Adliye önünde buluşan grup, “Gazetecilere özgürlük, Adalet” sloganları attı. Yapılan konuşmalarda, Türkiye’nin en çok gazeteci tutuklayan ülke olduğu hatırlatıldı, Cumhuriyet soruşturmasının delilsiz ve hukuksuz olduğu vurgulandı. Ellerindeki balonları özgürlük dileğiyle uçuran grup, gün boyu adliye önünde bekledi.

[Haber görseli]

Çağlayan’da adalet ve özgürlük buluşması

Cezaevinden ‘savunmaya’ engel

AGİT’ten hükümete çağrı: Gazetecileri serbest bırakın

Cumhuriyet davası dış basında: Muhalif medya istenmiyor

Şık’ın annesi: Yemek yaptım almadılar

Adliyede okur nöbeti: Bu dava benim

Tarık Tolunay’ın çizgileriyle Cumhuriyet Davası

Fransız Libération’da 6 tam sayfa Cumhuriyet

Berberoğlu’ndan Cumhuriyet Gazetesi davasına çağrı: Haber almak insan hakkıdır

Cumhuriyet Davası’nda TRT’ye protesto

 

CANLI BLOG:

20.25 Çizerimiz Musa Kart’ın savunması sona erdi. Diğer savunmalar için duruşma yarına ertelendi.

20.23 Musa KartBu ülkede insanların kulakları, “Eeeyy!” diye başlayan cümlelere aşinadır… Ben de savunmamı, “Eeeyy Vicdan!..” diyerek noktalamak istiyorum.

20.13 Musa Kart:  35 yıllık karikatüristim akıl almaz iddialarla suçlanıyorum. Suçlamayı aynen iade ediyorum.

20.11 Musa Kart: Çalmadık, çırpmadık. Evimizden ayakkabı kutularına tıkıştırılmış dolarlar çıkmadı

20.10 Bodrum’da deniz manzaralı bir odada 3 gün kalmayı umarken, Silivri’de beton manzaralı hücrede 9 ay kaldım. Yaşadıklarım bir rezervasyon hatası diye geçiştirilebilecek gibi değil!

20.09 Musa Kart: Tatil için aradığım numara yüzünden Silivri’de 9 ay kaldım.Yanlış rezervasyon! Musa Kart’ın esprili savunmasına salon gülünce başkan, ‘İçinizden gülün’ diye uyardı.

20.04 Musa Kart: Ergenler yeni kelimeleri akranlarına anlatmayı severler. Ergen bilirkişimizin kelimesi de manipülasyon

20.01 Musa Kart: Karikatürle şiddete dayalı örgütlerin yan yana gelmesi eşyanın tabiatına aykırıdır.

19.58 Musa Kart’ın savunmasına geçildi. Kart’ın savunması bittikten sonra duruşma yarına ertelenecek.

19.48 Heyet üyesi Akın Atalay’a “sizce PKK ve DHKP-C terör örgütü müdür” diye soru sordu. Atalay, “Tahir Elçi’ye sorulan bu sorunun neticesini görmüştük” şeklinde yanıtladı. Atalay,”Bu soruyu cevaplamayı düşüklük sayarım” dedi. Heyet başkanı sorunun sorulmasına muhalif kaldı. Savcı ve iki üye sorulsun dedi. Akın Atalay’ın terör örgütü sorusuna cevabı, “Hayatım boyunca şiddete ve silaha başvuran tüm yapılarak istisnasiz karşı çıktım.”şeklinde oldu.

19.37 Akın Atalay’dan mahkeme başkanına: Siz bana Atatürkçülüğü öğretemezsiniz, dinlenen tanıklar da öğretemezler.

19.24 Heyet başkanından Akın Atalay’a: İddianame ve ifadelere göre Kurtlar Vadisi Pusu’daki Polat Alemdar’a benziyorsunuz.

19.11 Duruşmaya ara verildi. Ara sonrasında gazetemiz İcra Kurulu Başkanı  Akın Atalay sorulara cevap verecek.

19.07 Akın Atalay: Bu zorlu dönemde bunun bir diyeti vardı. Onurumuzla ve gururla ödüyoruz.

19.05 Cumhuriyet’in heykelini İ.Selçuk, U.Mumcu, M.Aksoy, B.Üçok, Ahmet Taner Kışlalı, Onat Kutlar’lar hayatları pahasına yonttular. Bizler burada yargılanan Cumhuriyet’çiler, bu nadide heykelin sıradaki nöbetçileriyiz.

19.00 Akın Atalay: Biz, bugünün muktediri öyle olmasını istediği için aylardır tutukluyuz.Esareti kabul etmeyiz, onurumuzdan,haysiyetimizden vazgeçmeyiz

18.58 Akın Atalay: Savcılığın hakkımızda istediği araştırmalarda sonuç hep lehimize ama savcı iddianameye koymamış.

18.50 Akın  Atalay:Atalay: Ortalama zeka sahibi biri; suçlamaya ve suçlananlara bakarak, ortada bir entrika olduğunu hemen anlar. Biz FETÖ’yle hiçbir dönemde aynı dağın yeli,aynı bağın gülüyüz demedik;onlarla aynı yoldan yürümedik,özümüz de farklıydı sözümüz de.Cumhuriyet gazetesi herkesin güvendiği bir bilgi kaynağıdır, tutuklanma nedenimiz de bu.

18.49 Akın Atalay: Üslup ve karakterleri kamuoyunca bilinen kişilerin hakkımdaki olumsuz fikir ve eleştirileri lehime çok kıymetli bir delildir.

  18.46 Akın Atalay: Savcılık soruşturmayı emniyete bile bildirmeden önce Cem Küçük’ü tanık olarak dinlemiş.Tanıkların ifadelerinin çoğu dedikodu,safsata. Atalay:Doktor ağır yaralı bir insana, örgüt mensubuysa tıbbi müdahalede bulunmayacakmış!Bulunursa suç sayılırmış.Batsın böyle bir zihniyet!

18.36 Akın Atalay: Güvenilir analizler gösteriyor ki Cumhuriyet’e günlük erişim 350-400 bin. En çok haber izlemede de 5. sırada.

18.31: Akın Atalay: Gazetenin günlük satış ortalaması ile aylık satış ortalaması arasında çelişki var.Basın İlan Kurumu aylık tirajı 1 milyon eksik yazmış. Matematikteki dört işlemi bilen herkes, gazetenin tirajıyla ilgili iddiaların da nasıl çürüdüğünü görür!..

18.24 Akın Atalay: Aydınlık Gazete ve Vatan Partisi’ndekilerin 7 yazısının yeri iddianame sayfaları değil çöp kutusudur. Cevap vermeyi zul sayarım.

18.11 Akın Atalay: Oda TV ve Ergenekon dönemlerinden bu yana değişen pek bir şey yok. Yapılanlar aynı, yalnızca yapanlar değişmiş

17.45 Duruşmaya ara verildi

17.20 – Bylock ile ilgili tüm iddiaları yanıtladım. Mutlu oldunuz mu? Tatmin oldunuz mu? Siz kendi konuşmalarınızı böyle açıklayabilir misiniz? Cumhuriyet’in 92’nci kuruluş yıldönümü için arayan gazetecinin telefonunu açıp 49 saniye konuşmam suç delili.

17.15 – Tam 6,5 yıl önce evimi yaptırıp ödeme yaptığım bir parkecinin oğlu üzerinden “fanstastik”çe suçlandım.

17.10 – Bedel karşılığı yapılan işlem bile şüpheli işlem olarak önümüze getiriliyor. FETÖ ile ilgili olduğu söylenen Kaynak Medya’dan 2014-16  arası 8 işlemde toplam 41 bin TL reklam almışız Evet 41.000-TL değilse de 37.000-TL’si doğru. Ama son on yılda Yeni Şafak’ta 309, Sabah’ta 286, Star’da 177, Akşam’da 138, Hürriyet’te 154.Habertürk’te 64, Türkiye’de 148, Yeni Akit’te 44, Milli Gazete’de 75 kez yayınlanmış Bank Asya reklamı. Aynı zaman diliminde Cumhuriyet’te ise 5 kez, evet sadece 5 kez yayınlanmış. Bu durumda bizim yayımladığımız reklam nedeniyle FETÖ/PDY  irtibatı iltisakı değerlendirmesi yapılıyorsa, diğer gazetelerin aralarındaki ilişkiyi tanımlamak için kullanılacak kelime bulmak epey güç olacaktır.

17.00 – Bank Asya reklamlarından Cumhuriyet’in aldığı gelirle diğer gazeteleri karşılaştırıyor. Yeni Şafak, Aksam gibi gazetelerde yüzlerce kez Bank Asya reklamı yayınlanırken Cumhuriyet’te 5 kez yayınlanmış.  Kaynak Medya A.Ş’den 3 yılda 8 işlemde 37.000TL’lik reklam alınmıştır. 10 yılda Yeni Şafak 309,  Star gazetesi 177 işlem var. Cihan Haber Ajansı’na yapılan ödemenin sebebi 2015’teki iki genel seçim sonuçlarının satın alınmasıdır. Bu hizmeti tüm kanallar almıştır. MASAK raporunda 6 yılda 9 şüpheli işlem tanımlanmış, toplam değeri cironun binde biri bile değil. Yine de tek tek açıklayacağım.Cihan Haber Ajansı’ndan ajans hizmeti satın alındı ve Kaynak Reklam A.Ş’den 37 bin TL reklam geliri elde edildi. Ama  aynı 10 yıllık süreçte Yeni Şafak 309 kez, Sabah 286, Yeni Akit 44 kez Bank Asya reklamı aldı. 2014’te “Özgür basın susturulamaz, gazetecilere özgürlük” isimli ilanı basmak için alınan para da şüpheli işlem sayılmış. Ülkedeki tüm medya kuruluşları gibi 2015’teki iki seçimde Cihan Haber Ajansı’ndan hizmet aldık ve bedelini ödedik. Bu şirketle başka bir ilişkim de olmadı. Mahkeme gerek duyarsa Kanal D, CNN Türk, Habertürk, Show TV, Star TV, Fox TV, Hürriyet gibi medya kuruluşlarına yazı yazarak 2015’teki seçimlerde Cihan Haber Ajansı’nden hizmet alıp almadıklarını ve ne kadar ödediklerini sorabilir. Feza Gazetecilik “Özgür Basın susturulamaz” ilanı vermiş. Bu ilanın bedeli almamış olsaydık belki o zaman kuşku duyulabilirdi.

16.50 – Duruşma verilen aranın ardından Akın Atalay’ın savunması ile yeniden başladı.

Akın Atalay’ın tarihi savunmasının tam metni

15.35 – Akın Atalay’ın savunmasının ardından duruşmaya 1 saat ara verildi.

15.30 – Atalay: Cumhuriyet korkmaz, pes etmez, teslim olmaz. Bu gazetenin tek faaliyeti meşru ve yasal gazeteciliktir.

15.00 – Atalay: Dosyada iki iddianame var. Basına bir gün önce sunulan ile size sunulan farklı. Haber yapınca bilirkişi raporu iddianameden çıkarıldı. Cumhuriyet dosyasındaki bilirkişilerden birinin ismi dosyada gizlenmiş. Gizli bilirkişilik hukukta yok ama savcıda var.

14.25 – Atalay: Yenigün A.Ş. borca batık degildir. Güveni kötüye kullanma suçu için ahlaken, mesleki olarak batık olmak gerekir. Kimseye kapı kulu olmadık. Biz havuz medyası gibi ahlaken batmadık. 25 yılık tüm bilançoları sunuyorum. Havuz medyası böyle şeffaf olsa görürüz fonlayanları. 5 yıldır zarar eden Cumhuriyet 2016’da kar etti ama biz kötü yöneterek zarar ettirdik diye tutuklandık. Cumhuriyet’in 25 yıllık toplam zararı, havuz medyasındaki çoğu gazetenin bir yıllık zararına ancak karşılık gelir. 9 aydir tum yöneticileri tutuklu olan Cumhuriyet gazetesi batırılamamıştır, gazete okurlarıyla ayaktadır.

14.15 – Atalay: Bizim gazetemizde editöryal bağımsızlık vardır ve patronlar yazı işlerine, köşe yazılarına karışmaz.

14.10 – Atalay:  Nadir Nadi sizden önce gazeteye müdahale eden apoletlilere haddini bildirdi. Biz de taviz vermeyiz, bedelini öderiz.

14.00 – Atalay: İddianamede yayın politikasının değiştiği yönünde değerlendirmelere yer veriliyor. Savcılığın bununla ilgilenmesi abes. Gazetelerin içeriğini ve yayın politikasını denetlemek savcıların görevi de değildir, haddi de değildir.

13.
45 – Atalay: Eski yönetimden 5 kişiden 2’si yeniden seçim yapılacak toplantı öncesinde istifa edip üçü de mazeretsiz katılmamıştır. Bu seçime istifa edip katılmayan iki kişi, (aleyhte tanıklar) sonra toplantı yeter sayısı yok diye sonradan başvuruda bulunmuştur.

13.40 – Atalay: 8 Şubat 2014 Vakıf Yönetim Kurulu yeniden seçimi için toplantıya kim katıldı kim katılmadı, onu anlatiyor. Katılmayanlar aleyhte tanık. Dışarıdan gelip gazeteye el konulduğu söylenen Orhan Erinç 1963 yılından beri bu gazetededir. En genci benim 1992’de girdim.

13.35 – Atalay: Gazetecilik adına ödenmiş bedeller Bu miras ve sorumluluk nedeniyle bu gazetede çalışanlar ödün vermez boyun eğmezler. Ancak bir ironi metni olacak bir iddianamenin mahkemeye götürülmesi hem hukuka hem de mahkemeye saygısızlıktır. Son nefesimizi verinceye kadar gazetecilik mesleğine, mesleğin etik ilkelerine leke sürdürmeyecek,dik duracak ve pes etmeyeceğiz. Müebbetle yargılanan Savcı Murat Inam’ın iradesi ipotek altındadır. Bu baskı ile iddianame hazırlamıştır”

13.30 – Atalay: Soruşturmamızı yapan Savcı Murat İnam hakkında FETÖ üyeliğinden iki müebbet hapisle açılan dava sürüyor; ama hala görevdeler. Yayın politikasında laiklik ilkesi bulunan kadim bir gazeteye FETÖ suçlaması yapan Savcı, FETÖ’den sanık. Cumhuriyet’in boyun eğeceğini, ödün vereceğini düşünenler varsa yanılıyorlar.Bizi baskıyla korkutamazlar.Devlet içinde yuvalanmış çetelerle gazetenin ilişkisi yoktur.

13.25 – Atalay: Cumhuriyet Gazetesine yönelik soruşturma tam bir hukuk cinayetidir. İki amaç var: Cumhuriyet gazetesini susturmak ya da teslim almak, korkusuzca yazmaya devam edeceklere mesaj vermek. Bizi baskı, tehditle korkutamazlar. Örgütlerle ve devlet içinde yuvalanmış çetelerle gazetenin ilişkisi yoktur. Tek faaliyeti gazeteciliktir. Bu gazetenin adını Atatürk vermiştir. Yazarları bedel ödemiştir, katledilmiştir. Direncimizi kıramazlar. Bu operasyona maruz kalan, teslim alınmak, direnci kırılmak, pes ettirilmek istenen gazete öyle sıradan bir gazete değildir son nefesimize kadar gazetecilik mesleğine,etik ilkelere, onurlu geçmişe leke sürdürmeyeceğiz. Boyun eğmeyeceğiz. Bu gazete Cumhuriyet’tir ve bu gazete bir gazetecilik anıtıdır! Son nefesimizi verinceye dek dik duracağız. Bu gazetenin köklerinde, tarihinde ve hatta genlerinde bağımsızlık ve özgürlük tutkusu vardır. Soruşturma ve kovuşturma sürecine bakılınca, bu yargılamanın akla mantığa ne kadar aykırı olduğu görülecektir.

Bu haksızlığı yapanlar, asıl onlar çok korkuyorlar. Cumhuriyet korkmaz, teslim olmaz, pes etmez.

13.20 – Akın Atalay savunmasında, “31 yıllık avukatım ilk kez bir duruşmaya kravatsız geldim, çünkü geçen hafta kravatları topladılar. Savunmada kullanacağım kitapları sakıncalı diyerek getirmeme izin vermediler. ‘Suç Örgütleri’ isimli kitabı savunmamda kullanacaktım ama izin verilmedi. Bu dava Cumhuriyet’e ve gazeteciliğe saldırıdır.” dedi.

13. 15 – Aranın ardından Akın Atalay savunmasına başladı. Atalay, Cumhuriyet Vakfının ele geçirilmesine dair iddialara karşı tek tek ve barkovizyon yardımıyla yanıt veriyor.

13.00 – Kadri Gürsel’in savunması sona erdi. Duruşmaya 15 dakika ara verildi.

12.50 – Savcı, Kadri Gürsel’e iddianamede olmayan unsurlardan soru sordu. Savcının dosyayı okumadığı ortaya çıktı. Savcı, “Yönetim kurulu üyesi olmadığınızı mı iddia ediyorsunuz?” diye sordu. Kadri Gürsel, “Ben iddia etmiyorum, resmi kayıtlarda yok.Iddianame yanlış” diye yanıtladı.

12.45 – Mahkeme başkanı, Kadri Gürsel’e yayın danışmanı ile basın danışmanı arasındaki farkı sordu. Mahkeme başkanının sorusu salonda gülüşmelere neden oldu.

12.05: Kadri Gürsel’in savunması başladı. Gürsel, şunları söyledi: Bu iddiaların tamamı gerçek dışıdır. Bylock suçlaması akla mantığa aykırıdır. Böyle bir suç varsa tüm ülke zan altındadır. İddia makamı HTS kayıtlarıma bakmamıştır. Bu ihmal ya da kötü niyettir.

İletişim kurduğum iddia edilen 102 bylock kullanıcısından 85’i bana SMS atmış, 17’si beni aramış. İletişim kuran ben degilim.

Ahmet Altan’ı babası Çetin Altan’ın vefatı nedeniyle aradım, telefonu da açmadı zaten. 112 kişi iddiası tamamen asılsızdır.

Yenigün Haber Ajansı imza yetkilisi ve Cumhuriyet Vakfı başkanı değilim. Fezleke iftiralarla doludur.

Yayın danışmanlığı karar verici bir merci değildir. 34 günlük bir yayın danışmanı olarak gazetenin yayın politikasını değiştirmem mümkün olamaz. Bunu kabul edilemez.

İşte Kadri Gürsel savunmasının tam metni                 

11.50: Av. Yıldız İmrek, duruşmada yargılanan kişi başına 3 avukat sınırlamasının savunma hakkının kısıtlanması anlamına geldiğini söyledi.

11.42: Gazetemiz avukatı Abbas Yalçın arkadaşlarımızın yaşadığı 9 aylık süreci özetledi. Yalçın şöyle konuştu:

Erişemediğimiz bir dosyadaki delilleri karartma şüphesiyle tutuklanıyorsunuz.
Şanslıysanız 5 ay sonra iddianame yazılıyor. Davanın açılması için aylarca bekleyeceksiniz. Bu hikayede ne hak, ne vicdan, ne de hukuk var.

11.40: Savunma için ilk söz Genel Yayın Yönetmenimiz Murat Sabuncu’ya verildi. Ancak savunma metninin içinde bulunduğu evraklara jandarma el koyduğu için savunmasını yarın yapacak.

11.32: ‘Cumhuriyet’çilerin kimlik tespiti bitti. İddianamenin özeti okunarak duruşma devam ediyor.

11.30: Duruşma salonunda bir askerin silahlı olarak bulunmasına avukatlar itiraz etti.

11.22: Ahmet Şık’a ‘Çocuğunuz var mı’ diye soruldu. Şık “Gurur duyduğum bir kızım var” diye cevap verdi. Şık malvarlığına ilişkin sorulan soruyu ise “tek dikili ağacım kızım” diye yanıtladı.

11.05: 
Duruşma kimlik tespitiyle başladı.

11.00: Duruma salonunda Kadri Gürsel’in oğlu Erdem babasına sarılmak için tutukluluların olduğu yere geldi. Jandarma komutanı baba oğulun sarılmasına izin vermedi.

10.55: Tutuklu ‘Cumhuriyet’çiler mahkeme salonda alkışlarla karşılandı.

10.30: Duruşma salonuna girişler başladı. Kalabalık nedeniyle avukatlar salona sığmadı.

Mahkeme başkanı KHK ile getirilen 3 avukat sınırlaması nedeniyle 57 avukatın savunman sıralarında yer alabileceğini belirtti.

10.00: Basın açıklamasının ardından, gazetcilerin ve Cumhuriyet okurlarının getirdiği balonlar özgürlük için uçuruldu.

[Haber görseli]

9.15: Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması yapıldı.

HDP’Li FİLİZ KERESTECİOĞU: İKTİDARA GÖRE MUHALİF HERKES TERÖRİST – VİDEO

HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, adliye önünde yaptığı açıklamada “Burada hukukçu meslektaşlarım ve gazeteciler, sadece mesleklerini yaptıkları için ve Cumhuriyet gazetesinde çalıştıkları için tutuklular. İktidara göre muhalif herkes terörist. Tek terörist olmayan kendileri” diye konuştu.

Cumhuriyet çalışanları hakim karşısında (Foto galeri)

UMUT ORAN: BİRLEŞE BİRLEŞE DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ – VİDEO

Soyalist Enternasyonal Genel Başkan Yardımcıı Umut Oran da yaptığı açıklamada meslektaşlarımıza destek verdi. Konuşmasında düşünce ve haber alma özgürlüğüne vurgu yapan Oran, “Birleşe birleşe direne direne kazanacağız. Bu ülkede demokrasiyi ve adaleti mutlaka egemen kılacağız.” dedi.

Basın açıklamasında konuşanlar şöyle:

IPI Medya ve İletişim Direktörü Ellis: Bu dava demokrasinin olup olup, olmadığını belirleyecek.

CHP’Lİ YARKADAŞ: BU İDDİANEME BALONDUR – VİDEO

CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, “Bu iddianamenin için aynen bu balon gibi bomboştur” diyerek elinde bulunan balonu patlattı.

CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat:

Gazetecilerin serbest bırakılmasını istiyoruz. Kurulan mahkeme muhaliflerin yargılandığı bir davaya dönüşmüştür. Cumhuriyet Gazetesi her zaman bedel ödemiştir. Tüm gazetecilerin özgürlüğe kavuşmasını diliyorum.

Haziran Hareketi adına Deniz Demirdöğen:

Bugün yapılacak yargılamanın bir hukuki yargılama olmayacağını biliyoruz. Ülkemiz çok karanlık bir dönemden geçiyor. Bu rejim gerçekleri yazan herkesi cezalandırmak istiyor. Cumhuriyet yazarları gerçekleri yazdıkları için bugün içerideler. Buradan bir kere daha söylüyoruz. Gerçekler yargılanamaz.

Dışarıdaki Gazeteciler adına yapılan basın açıklamasında ise tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması talep edilerek, “Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet” ifadelerine yer verildi.
[Haber görseli]

Cumhuriyet Davası Koordinasyonu tarafından yapılan açıklamda, 5 gün boyuncu Çağlayan Adliyesi önünde nöbet tutulacağı belirtildi.

9.00: Tutuklu gazetemiz yazar ve yöneticileri bugün hakim karşısına çıkıyor. Milletvekilleri, gazeteciler, hak savunucuları, Cumhuriyet okurları ve çok sayıda yurttaş davanın görüleceği Çağlayan Adliyesi önünde sabahın erken saatlerden itibaren toplanmaya başladı. Gazetemizin Şişli’deki binasının önünde toplanan aralarında Cumhuriyet çalışanları ve TGS temsilcilerinin de bulunduğu bir grup Çağlayan Adliyesi’ne doğru yürüyüşe geçti.

[Haber görseli]

Fethullahçı Terör Örgütü’ne üyelik suçundan sanık savcı Murat İnam’ın başlattığı gazetemizi susturma amaçlı soruşturma kapsamında 267 gündür tutuklu bulunan Genel Yayın Yönetmenimiz Murat Sabuncu, İcra Kurulu Başkanımız Akın Atalay, Kitap eki Yayın Yönetmeni Turhan Günay, yayın danışmanı ve yazarımız Kadri Gürsel, okur temsilcimiz Güray Öz, çizerimiz Musa Kart, yazarımız Hakan Kara, avukatlarımız Bülent Utku ve Mustafa Kemal Güngör ve yöneticimiz Önder Çelik 267, 206 gündür tutuklu olan muhabirimiz Ahmet Şık ve tutuksuz yargılanan gazetemiz İmtiyaz Sahibi Orhan Erinç, yazarlarımız Aydın EnginHikmet Çetinkaya, muhasebe çalışanımız Günseli Özaltay ve eski çalışanımız Bülent Yener İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıkıyor. Gazetemizin eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar hakkında ise soruşturma aşamasında yakalama kararı çıkarılmıştı.

17 Cumhuriyet çalışanına haber, köşe yazısı ve sosyal medya paylaşımının haricinde herhangi bir delil bulunmayan iddianamede, açık kaynak taramaları, gazetemiz hakkındaki iftira niteliğindeki tanık beyanları ile FETÖ/PDY, PKK/KCK ve DHKPC’nin eylemlerini meşru göstermeye yönelik yayın yapmak suçlamasıyla hapis cezaları isteniyor. Savcılar Mehmet Akif Ekinci ve Yasemin Baba’nın hazırladığı iddianamede, Orhan Erinç, Akın Atalay ve Önder Çelik’in 11,5 yıldan 43 yıla; Hikmet Çetinkaya, Bülent Utku, Musa Kart ve Hakan Kara’nın 9.5 yıldan 29 yıla; Aydın Engin, Ahmet Şık, Murat Sabuncu, Kadri Gürsel, Günseli Özaltay, Bülent Yener’in 7.5 yıldan 15 yıla; Turhan Günay’ın 8.5 yıldan 22 yıla; Mustafa Kemal Güngör’ün ise 9.5 yıldan 29 yıla kadar hapisleri talep ediliyor. Gazetemizin muhasebe servisi çalışanı Emre İper ise Cumhuriyet’e yönelik saldırının devamı niteliğinde bir operasyonla 109 gündür tutuklu bulunuyor. Cumhuriyet iddianamesini hazırlayan savcılardan Yasemin Baba’nın yürüttüğü başka bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunan İper’in dosyasında kısıtlama kararı bulunduğundan savcının herhangi bir işlem yapıp yapmadığı bilinmiyor.

[Haber görseli]

[Haber görseli]

kaynak T24 ve cumhuriyet

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here