Anasayfa Haber Demirtaş’tan CHP’ye anti faşist blok çağrısı “Biz bu faşist bloka mecbur muyuz?”

Demirtaş’tan CHP’ye anti faşist blok çağrısı “Biz bu faşist bloka mecbur muyuz?”

Paylaş

ÖZGÜRLÜKÇÜ SOL-Halkların Demokratik Partisi (HDP) eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında konuştu. Demirtaş, saraya ve hükümete yönelik sert eleştirilerinin yanı sıra gündemdeki bir çok konuyla ilgili önemli açıklamalar yaptı. Demirtaş’ın konuşmasının satır başları şu şekilde:

Belediyelere Kayyum atanması

Diyarbakır Büyükşehir belediyesi İç İşleri Bakanlığı müfettişleri tarafından yıl boyunca denetleniyor zaten. Belediyede müfettişler için ayrılmış bir oda var, orda sürekli denetim yapıyorlar. Bu güne kadar bir tek usulsüzlük bile bulamadılar.

Tek bir belediyemizin kasasından dağa tek bir kuruş gitmemiştir. PKK’ye para verip belge mi alıyorlar? Böyle saçmalık mı olur?

Gerçi biz bunu istemeyiz ama mutlaka kayyum atanacaksa Diyarbakır Belediyesine değil, Ankara’yı parsel parsel satan şu Melih Gökçek’in yerine İstanbul’daki Kadir Topbaş’ın yerine atanması lazım. Bunların lideri de Sarayda oturuyor, bütün bu işlerin elebaşısı da o.

Bir başbakan olarak hiç mi utanmıyorsun? Çık de ki “Biz belediyeyi alamıyoruz, en iyi bildiğimiz yolla, hırsızlıkla alacağız.”

Cumhuriyet Gazetesi baskını

“Cumhuriyet gazetesine nasıl kayyum atayabiliriz” hesabı yapıyorlar. Teslim alınmamış tek bir odak bile onun için tehdittir.

Darbe süreci

Saray’daki sihirli bir laf bulmuş, “Kandırıldık, Allah bizi affetsin.” Allah sizin belanızı versin be!

Allah kimi affeder bilemeyiz ama, 14 yıldır gelen geçen bunları kandırmış. Ama halkın, öğretmenin, memurun kandırılabileceğini kabul etmiyorlar. Demek ki halk kandırılamayacak kadar akıllı ama bunlar keriz olduğundan hep bunlar kandırılmış.

Bank Asya’dan havale yapmış yurttaşın kandırılma hakkı yok. Niye? Çünkü halk zeki, ama keriz olduğunuz için sizi kandırmışlar

“Yargı süreci değil, bu rehin almaktır”

‘Tutuklama’ ve ‘Yargılama’ hukuksal kavramlardır. Bu kavramları hukukun işlediği ortamlar için kullanılır. Oysa arkadaşlarımız (Kışanak ve Anlı), şu an iktidarda olan bir çete tarafından kaçırılmış ve Kandıra’da rehin tutulmaktadır.

“146 yayın organı kapatıldı”

Şu an KHK ile 146 yayın organı kapatılmış. En çok korktukları şey “biz varız” diyenlerdir. Teslim alınmamış tek bir odak bile Saraydaki için tehdittir. Ülkenin Kürtçe yayın yapan tek gazetesini kapattılar. Ülkedeki tek kadın ajansını kapattılar.

CHP’ye eleştiri ve ittifak mesajı

Bizim bunları yenmemiz, tepetaklak etmemiz lazım. Sadece ayakta kalmak yetmez, herkesin bu dönemde karşı hamle yapması gerekir. İlk sandık kurulduğunda Türkiye’nin önüne demokratik bir iktidar seçeneği çıkarmak lazım. Neden bir araya gelip halka demokratik bir alternatif sunmayalım? Biz HDP olarak ilkeli bir güç birliği oluşturmaya uzak durmadık.

Saraydan size bir hayır çıkmaz. En yakın yol arkadaşlarını sata sata bu güne geldi. Sizi gerektiğinde darağacına göndermek için bir an bile tereddüt etmez.

AKP’ye fırsat veren, hep ana muhalefetin hataları oldu. Bundan ders çıkarmışlar mı diye bakıyoruz, buna dair bir işaret de yok.

Bu faşist blok biz %50 oy alırız diyor da, bizler neden bir araya gelip %60 oy alamayacakmışız? Bunun zamanı geldi de geçiyor

Açık söylüyorum, ilk sandık kurulduğunda güçlü bir demokratik blokla bunları devirmemiz lazım. Biz şu faşist bloğa mecbur muyuz?

İşkence görenin yanındayız

Bugün Silivri’de tutulan eski bir yüksek mahkeme üyesi kadın içerden mesaj gönderiyor ve günlerdir işkence altında olduklarını söylüyor. İşkence gören insanlar intihar etme noktasına kadar gelmiş. Hani siz “insanlık onuru işkenceyi yenecek” diye slogan atarken sizi döven o çevik kuvvet polisleri var ya, onlar da hapishanede işkence görüyor şimdi. Kim olursa olsun, suçu ne olursa olsun kimseye işkence yapılamaz. İşkence yaptığınız çevik kuvvet polisinin yanındayız, işkence yaptığınız yüksek yargı mensubunun yanındayız, işkence yapılan devrimcinin yanındayız. Bunun adına yargılama diyorlar, yargılamayla ilgisi yok. Yargılama adı altında yapılan şey siyasi linçtir. Avukatla savcının eşit olmadığı bir yargı süreci olamaz.

Rektörlük seçimlerin bile tahammülü yok

Seçim denildiğinde adamın aklına gelen tek şey sadece kendisinin seçilmesi geliyor. Rektörlük seçimlerine dahi tahammülü yok. Göreceksiniz genel seçim yasasını da değiştirmek isteyecek. Sadece kendisinin seçileceği bir sistem kurmaya çalışacak. Başarıları ortada olan okulları proje okuluna  dönüştürmeye çalışmak istiyor. Çünkü bu okullarda onun düşüncesine uygun olmayan düşünceler olur diye korkuyor.

Demirtaş’ın bugünkü grup konuşmasının tamamı:

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here