Anasayfa Haber Demokratik Suriye için ilk adım Derik’te atıldı

Demokratik Suriye için ilk adım Derik’te atıldı

Paylaş

 Rojava’nın Derik kentinde bir araya gelen Suriyeli muhalif siyasi, toplumsal ve askeri örgütlerden şahsiyetler, Demokratik Suriye Kongresi’ni düzenliyor. Kongrenin hazırlık komitesinden Aldar Xelil, “Birlikte özgür ve ortak yaşam ruhu ile birlik olmanın gönül bağları ile özgürlüğe yürüyeceğiz” diyerek, Suriye’nin gelecek projesini açıkladı. Aynı saatlerde Suudi Arabistan’ın Riyad kentinde Katar, Suudi ve Türkiye çete gruplarını meşrulaştırma toplantısı düzenliyor.

Rojava’nın Dêrik kentinde Suriyeli muhalif siyasi, toplumsal ve askeri örgütlerden 103 delegenin katılımıyla başlayan Demokratik Suriye Kongresi devam ediyor. Aynı anda Suudi Arabistan’ın Riyad kentinde ise KDP’nin Rojava oluşumu olan ENKS’nin de içinde yer aldığı Türkiye, Suudi ve Katar’ın çeteleri meşrulaştırma toplantısı devam ediyor.

Demokratik Suriye Kongresi için Kongre Hazırlık Komitesi üyeleri Aldar Xelîl, Îlham Ehmed, Ferhad Dêrîk, Îsmaîl Dêrîk, Salih Gedo, Nûbahar Mustefa, Mekiya Hiso, Deriya Remedan, Hikmet El-Hebîb, Senharîb Bersûm, Taha Xelîl, Ebdulselam Ehmed, Ebdullkerîm Umer, Elaeddîn El-Xalidîn, Betar El-Şerih ve Sîhanok Dîbo tarafından karşılanan heyetler, Derik’te alınan yoğun güvenlik önlemleri altında kongre çalışmalarına başladı.

Kongrede Rojava kantonları Genel Koordinasyonu adına açılış konuşmasını yapan Cizîr kantonu Yürütme Meclisi Başkanı Ekrem Hiso’dan sonra Kongre Hazırlık Komitesi ve TEV DEM Yürütme Kurulu üyesi Aldar Xelîl konuştu.

‘Ya özgür, ortak yaşam ya da yıkım’

Suriye krizine çözüm bulmak için geniş bir demokratik siyasi cephe kurmaya dönük ilk adımı attıklarını söyleyerek, sözlerine başlayan Xelîl, tüm katılımcıların ulusal yurtseverlik görevlerinin bilincinde olduklarını belirtti. Bu tarihi buluşmanın birleşik kolektif emeğin ürünü olduğunu söyleyen Xelîl, “Bu ortak ruh, kolektif emek olmasaydı şimdi burada olamayacaktık” dedi. Ortadoğu’da çok derin bir kriz yaşandığını dile getiren Xelîl, “Özellikle ülkemiz Suriye’de bu kriz çok daha tahripkar biçimde derinleşerek sürmektedir. Bu kriz çok tehlikeli bir yola doğru ilerlemektedir. Ya Suriye’de yaşayan halklar arasında özgür birlikteliğe dayalı ortak yaşamı koruyup geliştireceğiz, ya da ülkede şu ankinden çok daha büyük bir yıkım olacak. Suriye devriminde Arap, Kürt, Süryani, Asuri, Türkmen, Ermeni ve diğer tüm halklar, inançlar, dinler ve mezhepler tarih boyunca ülkelerini savunmak ve birliklerini güvenceye almak için büyük bedeller ödediler. Acılarını ve sevinçlerini ortak yaşadılar; iyi günde kötü günde birlikte oldular. Bugün de halklarımız her türden yeni işgalcilik biçim ve yöntemlerine karşı el ele verip mücadele etmektedirler. Katı merkeziyetçi Baas rejimine karşı mücadeleden DAIŞ, El-Nusra vb çete gruplarına karşı yürütülen savaşa kadar her alanda bu duruşunu sergilemiş, büyük direniş göstermiştir. Bütün direniş cephelerinde savaşçılarımızın kanları birbirine karışmış ve adeta tüm dünya için yürütülen bir onur mücadelesine dönüşmüştür” diye konuştu.

‘Üçüncü çizgi temelinde direndik’

Rojava ve Suriye halkının yürüttüğü direnişin büyük bir gurur ve onur kaynağı olduğunu vurgulayan Xelîl, “Hiçbir zaman zalimlere boyun eğmedik. Bu direnişimiz tüm insanlık adına yürütülmüştür. Demokratik Modernite cephesi adına terör canavarlarına karşı yürütülen bir direniş olmuştur. Tüm bunlar halkların kardeşliğini, özgür birlikteliğe dayalı ortak yaşamını esas alan ve özgür ve demokratik bir yaşam inşasını amaç edinen devrimimizin dayandığı ‘Üçüncü çizgi’ temelinde gerçekleşmiştir” dedi.

Demokratik federal Suriye için demokratik ve şeffaf diyalog

Suriye’nin coğrafi, etnik ve kültürel çoğulculuğunun ortaya çıkardığı gerçeklik temelinde önlerinde duran tek çözüm seçeneğinin kendi iradelerine ve özgüçlerine dayalı özyönetim olduğunu vurgulayan Xelil, şöyle devam etti: “Bizler demokratik, çağdaş ve federal bir Suriye’nin ancak demokratik ve şeffaf diyalog ve görüşme yöntemiyle gerçekleşeceğine inanıyoruz. Bu inancımız sivil topluma ve uluslararası yasalarla belirlenen meşru insan hakları ile halkların kendi kaderlerini tayin hakkına dayanmaktadır. Geride kalan üç yıl içerisinde birçok kazanımı elde ettik. Bölgede yaşayan halkların ortak yaşam modelini geliştirdik. Demokratik özerk yönetim içerisinde iç barışımızı koruduk. Rojava’ya ve özerk yönetime yönelik tüm şiddetli saldırılara karşı, kısıtlı imkanlar ve tecrübesizliğe rağmen özgürlükteki ısrarımızı sürdürdük. Kültür, sanat, siyaset ve sosyal alanda demokratik ve özgürlükçü çok bir yönlü düşüncenin önünü açtık. Verdiğimiz büyük emek ve şehitlerimizin büyük fedakarlıkları, halkların kardeşliği projesini geliştirmek ve her şehirde, her köyde hakikati gözler önüne sermek içindi. Bu yaklaşım, ‘şovenist iktidarın hükmünün sona erdiğine’ olan inancın göstergesidir. Bizim siyasi düşüncemizde parçalama gelişme değildir, ilerleme değildir. Bizim düşüncemizde parçalama, halklara barış, kalkınma ve gelişme getirmeyecek, aksine; gerilemeyi ve dağılmayı ve giderek iç savaş ve boğazlaşmayı getirecektir. Birlikte özgür ve ortak yaşam ruhu ile birlik olmanın gönül bağları ile özgürlüğe yürüyeceğiz.”

Kongre devam ediyor.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar ise Riyad’da organize ettikleri toplantıyla El Kaide bağlantılı çeteci gruplara uluslararası “meşruiyet” kazandırma peşinde. Geçtiğimiz günlerde ABD ve Rusya öncülüğünde 18 ülkenin katılımıyla Viyana’da yapılan toplantıda alınan kararlardan hoşnut olmayan Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar, Riyad toplantısına Ehrar El Şam ve Ceyş-ul İslam (İslam Ordusu) çetelerini de davet ettirerek, Özgür Suriye Ordusu ismiyle bu örgütleri yeniden sahaya sürmek istiyor. “Suriye muhalefetini tek çatı altında toplama” iddiasıyla yapılan toplantıya İstanbul merkezli muhalefet olarak bilinen ve Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) da katılıyor. İstanbul’da yaşayan SMDK Başkanı Halid Hoca toplantıya gitmeden önce yoğun bir diplomasi trafiği yürüttü. Türkiye’de birçok görüşme yapan Hoca, 3 gün önce de Hewlêr’de Federe Kürdistan’ın görev süresi dolan Başkanı Mesud Barzani ile görüştü. Görüşme sonrası açıklama yapan Hoca, “Kantonların şimdiki halini çok sağlıklı görmüyorum. PYD burada iyi bir siyaset yürütemiyor. Pêşmergeyi de kapsayan ulusal bir ordu kuracağız” diyerek, Rojava karşıtlığını bir kez daha dile getirmişti.
ENKS’liler yine Lozan’daki Kürtleri yolunda

Bugün Riyad’da yapılan toplantıya KDP’nin Rojava’daki temsilcisi olan Suriye Kürtleri Ulusal Meclisi (ENKS) de Kürtleri inkar etmeye devam eden katılıyor. Edinilen bilgilere göre ENKS’den Fuad Eliko, Mustafa Oso ve Abdulhekim Beşar toplantıya katılmak için Riyad’a gitti. ENKS daha önce de Cenevre görüşmeleri sırasında SMDK çatısı altında toplantılara katılmış ancak kendilerine söz hakkı tanınmamıştı. ENKS’nin bu hali Kürt kamuoyunda Birinci Dünya Savaşı sonrası Lozan Anlaşması’na giden Kürtlerin haline benzetilmişti.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here