Anasayfa Kadın Deniz Bayram:’Kadının beyanı esastır’ ilkesi cinsel şiddetle mücadele etmenin en önemli ayağı’

Deniz Bayram:’Kadının beyanı esastır’ ilkesi cinsel şiddetle mücadele etmenin en önemli ayağı’

Paylaş

STANBUL (DİHA) – İstanbul’da devam eden “Cinsel Şiddete Karşı Kadın Konferansı”nda konuşan YDK üyesi Rahime Kavrar, cinsel saldırı ve şiddet suçlarında kadının beyanının esas alınması gerektiğini belirterek, bu ilkenin cinsel şiddetle mücadelenin
en önemli ayaklarından biri olduğunu söyledi.

Yeni Demokrat Kadın’ın (YDK), cinsel şiddeti tanımlamak ve cinsel şiddete karşı mücadele yöntemlerini tartışmak amacıyla Taksim Hill Otel’de düzenlediği “Cinsel Şiddete Karşı Kadın Konferansı” ikinci gününde, “Kadın beyanı esastır, aksini ispatlama yükümlülüğü erkeğe aittir” ilkesinin tartışılmasıyla devam etti. Moderatörlüğünü YDK’den Aslı Ceren Aslan’ın yaptığı oturumda Filmmor’dan Melek Özman, YDK’dan Rahime Karvar ve İstanbul Feminist Kolektif (İFK) avukatlarından Deniz Bayram sunumlarını gerçekleştirdi.

‘Cinsel saldırı ve şiddet suçlarında kadının beyanı esas alınmalı’
680x680nc-ist-22-02-15-yeni-demokrat-kadin-konferansi-ikinci-gun4-bayram

Oturumda sunumunu gerçekleştiren İFK avukatlarından Deniz Bayram, cinsel şiddet ve cinsel saldırı arasındaki farkı anlatarak, Türk Ceza Kanunu’nun bu suçlara nasıl baktığını değerlendirdi. Cinsel şiddet davranışlarının tamamının yasal olarak kriminalize eden davranışlar olmayacağını dile getiren Bayram, kadının sistematik olarak ev içi şiddete maruz kalmasını buna örnek verdi. Bayram, kadının sistematik olarak ev içi şiddete maruz kaldığını ancak yıllar süren psikolojik şiddettin de söz konusu olduğunu ifade etti. Tüm dünyada yapılan araştırmalara göre, cinsel saldırı suçunda ağırlıklı olarak etkilenenlerin kadın ve çocuklar olduğunu söyleyen Bayram, bu tür saldırıların “kapalı alan suçlar” kapsamında yer aldığını ve bu yüzden de çok az delillerin olduğu suçlar olduğunu söyledi. Bu gibi durumlarda kadının beyanının esas alınması konusunun devreye girdiğini belirten Bayram, “Örneğin, kadın asansörde tacize maruz kaldığında nasıl bir delil gösterecek. Bunu delillerle kanıtlamak zor.İşte o zaman kadının beyanı esas alınmalı” dedi.

‘İdam tartışması devletin sorumluluğunu üzerinden atmasıdır’

Tecavüzün sadece bir birleşme olmadığını, kadının bedenine yönelik erkeğin bir güç oluşturmasının da tecavüze girdiğini dile getiren Bayram, Özgecan Aslan cinayetinden sonra tartışılan idam ve kimyasal hadım cezalarının kadına yönelik şiddet olaylarını münferitleştirmesi anlamına geldiğini söyledi. “İdam tartışması devletin sorumluluğunu üzerinden atması ve olayı bireyselleştirmesidir” diyen Bayram, kimyasal hadım cezalarının da amacının erkeklerin cinsel isteklerinin azalması anlamına geldiğini ve bunun da yanlış bir politika olduğunu belirterek, “Cinsel şiddet eşitsizlikten doğuyor. Dolayısıyla hormonal ilaç yöntemleriyle yok edilecek politika değildir” diye belirtti.

‘Bu ülkede erkekler daha iyi bir şekilde inandırabiliyorlar’

“Biz, kadına yönelik cinsel şiddet eylemlerinde şunu söylüyoruz, kadın beyanı esastır, aksini ispatlama yükümlülüğü erkeğe aittir” diyen Bayram, şunları aktardı: “Çünkü bu ülkede erkekler daha iyi bir şekilde inandırabiliyorlar. Ama kadınların bu suçları rapor ettirmesi bile zorken bunu rapor ettiğinde polis, savcının çeşitli raporlarına maruz kalıyor ve özensiz bir araştırma söz konusu oluyor. Bu yüzden kadının beyanının esas alınarak etkili bir soruşturma yürütülmelidir.”

‘Kadının beyanı esastır’ ilkesi cinsel şiddetle mücadele etmenin en önemli ayağı’
680x680nc-ist-22-02-15-yeni-demokrat-kadin-konferansi-ikinci-gun5-karvar
Oturumda konuşan YDK’den Rahime Karvar da “Kadının beyanı esastır” ilkesinin cinsel şiddetle mücadele etmenin en önemli ayaklarından bir tanesi olduğunu söyledi. “Özgecan Aslan’ın vahşi bir şekilde öldürülmeseydi Özgecan bugün yaşıyor olsaydı toplumun yüzde kaçı ona inanacaktı? Yani esas sorulması kadınlar taciz ya da tecavüze uğradığında toplum buna ne kadar inanıyor?” diye soran Karvar, kadınlar olarak bu sözü hayata geçirmeleri, bunun için de ilk olarak erkek şiddetinin sistematik bir şiddet olduğunu kabul etmek gerektiğinin altını çizdi.

Konuşmaların ardından, konferans forum bölümüyle devam etti.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here