Anasayfa Haber ‘Deniz’in özgürlük ve mücadele çağrısı bugün tüm Ortadoğu’da yankılanıyor’

‘Deniz’in özgürlük ve mücadele çağrısı bugün tüm Ortadoğu’da yankılanıyor’

Paylaş

68 Kuşağı’nın gençlik önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan, 6 Mayıs 1972’de idam edilmelerinin yıldönümünde İzmir’de düzenlenen etkinlikle anıldı. Katıldığı anma etkinliğinde konuşan HDP İzmir Milletvekili Adayı Ertuğrul Kürkçü, “Deniz Gezmiş’in özgürlük ve mücadele çağrısının bugün tüm Ortadoğu’da yankılandığını” söyledi.

Emek Partisi (EMEP) İzmir İl Örgütü, 6 Mayıs 1972’de idam edilen devrimci gençlik önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan’ı anmak için Bornova Büyük Park’ta anma etkinliği düzenledi. Çok sayıda yurttaşların yanı sıra HDP İzmir milletvekili adayları Ertuğrul Kürkçü, Hülya Güngör ve Özer Akdemir ile Deniz Gezmiş’in mücadele arkadaşı Mustafa Yalçıner’in de katıldı. Etkinliğin düzenlendiği salona ise “Hayatı örenlerin yanındayız”, “Kahrolsun AKP diktatörlüğü”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz” ile üzerinde Gezmiş, Arslan ve İnan’ın fotoğrafları bulunan “Bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm için işçi sınıfının yolundayız” yazılı pankartlar asıldı.

Etkinlikte özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler için yapılan saygı duruşunun ardından, üç devrimci önderin hayatını anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı. Gösterimin ardından konuşan Emek Gençliği MYK üyesi Pınar Çetinkaya, üç devrimci önderin Türk ve Kürt halklarının kardeşliği ve insanın insanı sömürmediği bir dünya için mücadele ettiğini belirterek, onların mücadelesinin bugünde devam ettiğini söyledi. Bu yüzden 6 Mayıs’ın bir yas günü değil, bir mücadele günü olduğunu vurgulayan Çetinkaya, “Bu 6 Mayıs’ta da görevimiz kendi özgür geleceğimizi kendi ellerimizle yaratmak, baskının, sömürünün karşısında mücadele etmek ve Deniz olup alanları doldurmaktır” dedi.

‘Türkiye devrim tarihi açısından trajik bir anı işaret ediyor’
Etkinliğe katılan HDP Milletvekili Adayı Ertuğrul Kürkçü ise yaptığı konuşmada, sözlerine Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını anarak başladı.
Denizlerin idam edilişinin Türkiye devrim tarihi açısından trajik bir anı ifade ettiğini söyleyen Kürkçü, “Keşke bundan 43 yıl önce giriştiğimiz eylemde başarılı olmuş olsaydık. Keşke bugün Deniz ile birlikte yaşlanıyor olsaydık. Bugün onların ne yazık ki önleyemediğimiz, önlemek için 10 arkadaşımızı şehit verdiğimiz idamlarının 43. yılında da bir aradayız. Bu Türkiye devrim ve sosyalizm tarihi, açısından son derece trajik bire anı işaret ediyor” ifadelerini kullandı.

‘Deniz’in Türkçe çağrısını Kürdistan devrimcileri kendi mücadelelerine tercüme ettiler’

Deniz’in unutulmamasını sağlayan onun devrimci duruşu olduğunu ifade eden Kürkçü, “Türkiye’nin halkları Deniz’i asla unutmadılarsa, onu erdemin ve kahramanlığın anıtı olarak akıllarında saklıyorlarsa bu tarihin içerisinde günceli yakalamış olan bir duruşundan kaynaklıdır. Eğer bütün meselemiz bir rota tutturmaksa, Deniz’in çağrısı yalnızca Türkiye’de yankılanmakla kalmadı. Türkçe sözlerini, Kürdistan devrimcileri kendi hakikatlerine ve mücadelelerine tercüme ettiler. Bu sözler, Mezopotamya’nın başka yerlerinde hakikate büründü” dedi.
Kürkçü, bugün Kürt halkının da PKK Lideri Abdullah Öcalan gibi Deniz Gezmiş’i benimsediğini de ifade etti. Ardından da “Bugün nereye gitseniz Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yanında mutlaka Deniz’in remini görürsünüz. Bizleri Kürdistan özgürlük mücadelesiyle buluşturan sevgili yoldaşımızı asla unutmayacak olmamız bütün bu taşları yerinden oynatan kopuştan kaynaklıydı” diye konuştu.

‘Bu sonucu yaratanlardan hesap sormak boynumuzun borcu olsun’

Çeşitli siyasi çevrelerin Gezmiş’i mağdur gibi göstermeye çalıştığı üzerinde de duran Kürkçü, “Denizle yaşamış olan bizler, başka renkler altında da olsa tahayyül etmiş olsak, biz onu 12 Mart cellatlarının elinden ne kadar kurtarmak için uğraşmış olursak olalım, Deniz’in bu ihtimali her zaman hesap ettiği unutulmamalıdır. Deniz, klasik siyasi hesapların içerisinde anlamlandırılmaya çalışılamaz. Deniz Gezmiş’ten, onun hiç olmadığı ve olmak istemediği bir şey çıkarmak, onu cumhuriyet şehidi halini getirmek, ondan yeni bir tarihsel anlam çıkarma peşinde olanların tuzağına düşmemeliler” dedi.
Kürkçü son olarak, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını asla unutmayacaklarını vurgulayarak, “O Türkiye’nin bütün devrimci hayatının içerisinde Türkiye ve Kürdistan mücadelesinin oluşturduğu bir galerinin parçasıdır. Asla unutmayacağız. Keşke kurtarabilseydik, bu sonucu önleyebilseydik. Ama maden başaramadık, bu sonucu yaratanlardan hesap sormak boynumuzun borcu olsun” diye kaydetti.

‘Zaman içerisinde birbirimizin söylemediğini bile anlayacak duruma gelmiştik’

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarıyla tanışma sürecini anlatan Mustafa Yalçıner ise Denizleri anlatmanın en güzel ifadesinin “Devrim” sözcüğü olduğunu ifade etti. Yalçıner, “Devrim, devlet cihazının kırılıp atılması yerine yenisinin konulmasıdır. Bütün zorbalıkları devletleri ortadan kaldırıncaya kadar. Bu dünya tarihte hiçbir zaman sosyalizm için bugün ki kadar olgun duruma gelmedi” diye kaydetti.

‘AKP diktatörlüğünün yıkılması için HDP’

Son olarak AKP diktatörlüğünün yıkılması için 7 Haziran genel seçimlerinde HDP’yi desteklediklerini söyleyen Yalçıner, “İşçi sınıfıyla Kürt halkı arasındaki ittifak önemsenemeyecek bir ittifak değildir. Seçime gidiyoruz ve bu seçimde gericiliğin, AKP’nin diktatörlüğünün katmerleşmesinin önünün kesilmesinin HDP’nin barajı aşması ile gerçekleşeceğini kabullenecektir. Sandığa giden ne yapacak? Burada verilen karar önemlidir. HDP’nin geliştirilmesi için çalışabiliriz böyle yapacağız. Yoksa görüyoruz metal işçileri daha ilk gün AKP hükümetinin yasağı ile karşılaştılar. Ya yasaklara katlanacağız, boyun eğeceğiz yada eğmeyeceğiz. Eğer bir yol açacaksak bu seçimde az çok bir sosyalizmin yolunun açılmasına bağlıdır” diye konuştu.
Konuşmaların ardından etkinlik grup Yel Değirmeni’nin ezgileriyle devam etti.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here