Devrimci Yol liderlerinden Alfatlı: AKP’nin uygulamaları 12 Eylül ve 12 Mart’ı da aştı

Paylaş

Türkiye’de hem 12 Eylül, hem de 12 Mart darbesini yaşayan Devrimci Yol (DEV-YOL) hareketinin öncü kadrolarından Ali Alfatlı, bugün özellikle Kürdistan’da yaşananlar göz önüne alındığında var lan uygulamaların 12 Mart ve 12 Eylül’e de rahmet okutacak cinsten şiddetli ve vahşi olduğunu söyledi.

İktidara geldiği günden bu yana 12 Eylül darbesi ile yüzleşme söylemini dilinden düşürmeyen AKP hükümetinin, özellikle muhalif kesimlere karşı yeniden devreye koyduğu darbe uygulamaları ağırlaşarak devam ediyor. AKP’nin son dönemdeki uygulamalarının 12 Eylül’den daha ağır olduğu eleştirisi yapılırken Türkiye tarihinde demokrasiye vurulan en önemli iki darbenin etkilerini darbenin muhatabı olarak yaşayan Devrimci Yol (DEV-YOL) hareketinin önce kadrolarından Ali Alfatlı, bugün AKP ile yeniden gündeme gelen darbe uygulamalarını değerlendirdi.

‘Uygulamalar 12 Mart ve 12 Eylül’ü aştı’

1970’lerden bu yana mücadelenin içerisinde olduğunu belirten Alfatlı, 12 Mart ve 12 Eylül darbeleri ile kıyaslandığında günümüz uygulamalarının daha ağır olduğunu ifade etti. Alfatlı, “12 Mart’ı da 12 Eylül darbesini de gördük. Askeri faşist cunta zamanında halklar üzerinde belli baskılar uygulandı, insanlarımız katledildi, hapsedildi bir kısmı da sürgün edildi. Fakat bugün özellikle Kürdistan’da yaşananları göze aldığımızda, uygulamaların 12 Mart ve 12 Eylül’e de rahmet okutacak cinsten şiddetli ve vahşi olduğunu görüyoruz. En azından 12 Mart ve 12 Eylül’de mezarlıklar tahrip edilmedi, cesetler yollarda sürüklenmedi. Bugün onu da aşacak şekilde öldürülen arkadaşlarımızın cesetleri yollarda sürükleniyor. Kadın arkadaşlarımızın cesetleri çırılçıplak teşhir ediliyor” dedi.

Bugünün uygulamaları barbar ve vahşi bir faşizmdir”

Bu darbe uygulamalarının gelinen noktada artık batıya da nüfuz etmeye başladığına dikkat çeken Alfatlı, “Şiddeti biraz daha azalarak da olsa, bu dalga giderek batıya da nüfuz ediyor. Örneği Manisa’da 50’den fazla arkadaşımız tutuklandı. Hepsi HDP içerisinde demokratik siyaset yapan arkadaşlarımızdı. 10 Ekim Ankara Katliamı’nda bir arkadaşımızı kaybetmiştik. Onun cenazesine katılmak bile suç sayıldı. Artık babalarının cenazesine katılanlar bile tutuklanıyor. Kıyaslama yapmak yersiz belki ama yaşananlar, faşizmin şiddetini gördüğümüzde 12 Mart ve 12 Eylül’ü de aşıyor” diye konuştu.

‘Fatsa’dan bugüne devletin özyönetim korkusu’

Alfatlı, devletin halkın kendi kendini yönetme isteğine yönelik saldırılarının Fatsa’dan bugüne devam ettiğini de ifade etti.

12 Eylül darbesi sürecinde önce Fatsa’ya saldırılıp, ardından darbe yapılırken, bugün ise seçimler öncesi fiilen darbe yapıldığını, ardından da özyönetim alanlarına topyekun saldırılar başlatıldığına dikkat çeken Alfatlı, şu hatırlatmalarda bulundu: “Bugün önce fiilen darbe yapıldı. Sonrasında saldırmaya başladılar. Aslında 7 Haziran’dan önce MGK kararlarında Dolmabahçe Mutabakatı iptal edildi. Masayı devirdiler. Tayyip Erdoğan da seçimler öncesinde ‘İsteseniz de istemeseniz de rejim fiilen değişmiştir’ demişti.”

‘Kazananlar sadece direnenlerin içerisinden çıkmıştır’

Devletin özyönetim korkusunun saldırının asıl sebebi olduğunun altını çizen Alfatlı, “En şiddetli uygulamalarını Kürdistan’da görüyoruz. Cesetlerin teşhir edilmesine varıncaya, bodrumda yüzler insanın yakılmasına kadar Hitler faşizmini aratmayacak uygulamalar söz konusu. Bu uygulamaların esas amacı da özyönetimleri yani halkın kendi yönetimini tanımamaktır. Suriye’deki gelişmeleri ve Rojava’yı hesaba katınca buralar Türkiye’de yaşayan halklara bir örnek olabilir mi? Aynı statüyü isteyebilirler mi? şeklindeki korkuları bu şekilde saldırılara yol açıyor” dedi.

Tüm bu baskı ve başvurulan şiddete rağmen, tarihte kazananların mutlaka direnenler ve halklar olduğunu vurgulayan Alfatlı, son olarak şunları söyledi: “Bugüne kadar devrimcilerin, demokratların tavrı ortada, kimse baş eğmedi. Direnenler muhakkak hemen kazanacak diye bir kural yok, ancak kazananlar sadece direnenlerin içerisinden çıkmıştır. Geçmiş deneyimler, birikimler halkların örgütlü gücü her halükarda faşizmi geriletecektir. Bu da direnenlerin mücadele azmine bağlıdır.”

Ali Alfatlı Kimdir?

1952 yılında doğan Alfatlı, ilk ve orta öğrenimini Akhisar’da tamamlamasının ardından 1969 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini kazandı. Kızıldere Katliamı’na kadar Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde öğrenimine devam eden Alfatlı, öğrencilik yılları içerisinde DEV-GENÇ üyesi olarak faaliyet yürüttü.

1971 ve 1973 yılları arasın da THKP/C içinde yer alan Alfatlı, 1972 yılında ise 6 Mayıs’la ilgili bir eylemden dolayı 5 ay kadar tutuklu kaldıktan sonra Ankara Demokratik Yüksek Öğrenci Derneği (ADYÖD) yapılanmasında gençlik faaliyetlerinde bulundu. 1975 yılından sonrasında ise Türkiye’de kitleselleşen Devrimci Yol hareketinin kurucu ve öncü kadrolarından oldu.

12 Eylül darbesini en ağır yaşayanlardan biri olan Alfatlı, darbenin ardından 1981 yılında yakalanarak tutuklanan ve ağır işkencelerden geçirilmesinin ardından 10 yıl cezaevinde kaldı.

TURNUSOL

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here