Anasayfa Haber Dilek Doğan iddianamesinde de bilindik yöntem

Dilek Doğan iddianamesinde de bilindik yöntem

Paylaş

Küçükarmutlu’da polis tarafından katledilen Dilek Doğan’ın ölümüne ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamenin ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı. İddianamede, Doğan’ın vurulmasına tanıklık eden 6 polis ifadelerinde olay anını görmediklerini öne sürerken, dikkat çeken bir diğer ayrıntı da, polis katliamlarında cezasızlık uygulaması için sık sık başvurulan yöntemlerden biri olan olay anına ait görüntülerin olmadığı iddiası.

İstanbul Küçükarmutlu’da 18 Ekim’de evine yapılan baskında özel harekat polisi tarafından katledilen Dilek Doğan’ın ölümüne ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamenin, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin ardından iddianamenin ayrıntıları da ortaya çıkmaya başladı. 16 sayfadan oluşan iddianamede, olay anı görüntülerinin deşifreleri ile olay anında neler yaşandığına yer verildi. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nca hazırlanan iddianamede, “DHKP-C”ye yönelik yapıldığı iddia edilen operasyonlar kapsamında 18 Ekim’de Sarıyer’deki adrese İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün çeşitli birimlerinde görevli 13 polis, biri zırhlı dört sivil araçla gidildiği, şüpheli polis Y.M.’nin aramaya katılan özel harekat grubunun amiri olduğu bilgileri yer aldı. 2’nci ve 3’üncü sayfalarında olay anının ayrıntılı olarak anlatıldığı iddianamede polislerin, Küçükarmutlu’da bulunan Doğan ailesinin evine gece saat 04.00 civarında girdiği belirtildi. İddianamede, baba Metin Doğan ile anne Aysel Doğan’ın ayakta bekler vaziyette oldukları ifade edilerek, şüpheli polis Y.M.’nin bu sırada odadan çıkan Dilek Doğan’a bakarak, “Bu kim?” sorusunu sorduğu, ağabey Mehmet Doğan’ın ise, “Kardeşim” diye cevap verdiği belirtildi.

İddianamede, bu konuşma sırasında anne-babanın durumu “protesto” ettiği şeklindeki polis anlatımına yer verildi. İddianameye göre, olay şöyle gelişti: “Dilek Doğan, şüpheli polis memurlarına “Ayağınıza galoş giyin” dedi. Şüpheli Y.M kendilerinin operasyonel birlik oldukları için galoş giymediklerini, ancak içeri girip evde arama yapacak memurların ayaklarına galoş giydireceğini söyledi. Arama yapan ekip, evin güvenli olduğunu anlayınca diğer birimlerden oluşan arama ekibini içeri çağırdı. Ayakkabılarını çıkararak içeri giren arama ekibinin çalışırken şüpheli Y.M.’nin dış kapı girişinde beklediği sırada aile mensupları arama işlemini ‘protesto’ etti. Şüpheli Y.M. sakin olmalarını, aramayı bitirip hemen ayrılacaklarını söyledi. Ancak Mehmet Doğan’ın polisler aleyhine söylenmeye devam etti, şüpheli Y.M., ‘Ben sana ne dedim’ diye karşılık verdi. Bilirkişi raporuna göre bu cümlelerin bitiminde ne olduğu tespit edilmeyen bir patırtı sesi geldiği, Dilek Doğan’ın, ‘Ya ne yapıyorsun’ dediği anda, bir saniye içinde silah ateş aldığı ve patlamanın duyulduğu ifade edildi.”

Sanık polis iki farklı ifade verdi

İddianamede, olayın şüpheli polis Y.M. tarafından iki kere farkı şekilde anlatıldığı, aile üyeleri anlatımı ile Y.M.’nin anlatımlarının farklılık gösterdiği belirtildi. Şüpheli polis memuru Y.M. ile Doğan ailesi tarafından olayın farklı şekilde anlatıldığı ifadelerinin yer aldığı iddianamede, patlama anına ait bir görüntü olmadığı öne sürüldü. İddianamede, olaya ait görüntülerin bulunduğu CD üzerinde inceleme yapıldığı ve olay yerinde olduğu tespit edilen altı polisin de tanık olarak ifadeleri alındığı bilgilerine yer verildi.

Doğan ailesi hakaret etmiş!

İddianamede, tanık 6 polisin olay anını görmedikleri iddialarına yer verilirken, Doğan ailesinin şüpheli polis Y.M.’ye itiraz ettiği iddiası da yer aldı. Şüpheli polis Y.M. ise ifadesinde, Doğan Ailesi’nin kendisine engel olmak istediğini, sürekli olarak küfür ve hakaret ettiğini öne sürdü.

‘Olay anı görüntüsü yok’ iddiası

İddianamede, bilirkişi raporunda videodan alınmış görüntülerden oluşan fotoğraflar olduğu ifade edildi. Videodaki görüntülerin çözümlerinin yer aldığı iddianamede, ilk olarak şüpheli polis Y.M. ile Dilek Doğan ve Mehmet Doğan arasındaki konuşmalara, ardından da silahın patladığı anda yapılan konuşmalara yer verildi. Buna göre, konuşmalar şöyle:

“Şüpheli polis Y.M: Ben sana ne dedim, ben sana ne dedim, ben sana ne dedim.
Cümle biter bitmez bir patırtı sesi duyuluyor. Sesin neye ait olduğu net anlaşılamıyor.
Dilek Doğan: Ya napıyosun?
Bir iki saniye sonra ikinci ses duyuluyor. İkinci sesin silah sesi olduğu net olarak anlaşılıyor.”

Dilek Doğan’ın ağabeyi Mehmet Doğan’ın ifadesinin de yer aldığı iddianamede, ağabey Doğan’ın polisle konuştuklarını ancak hakaret etmediklerini söylediği belirtti.

Aslan: İddianame şüpheli polisin beyanına göre hazırlanmış

İddianamede, şüpheli polis Y.M. hakkında “Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi” suçundan 20 yıldan 26.5 yıla kadar hapis talep edildi. Doğan ailesinin avukatları ise, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ne dilekçe vererek, şüpheli polis hakkında “kasten öldürme” suçundan dava açılmasını talep ederek, tutuklanmasını istedi. Avukatlardan Oya Aslan, DİHA’ya yaptığı değerlendirmede, iddianamenin sanık polisin anlatımına göre hazırlandığını söyledi. Aslan, Doğan Ailesi’nin 3 ferdinin anlatımlarının dikkate alınmadığını belirterek, bu yaklaşımın bile davanın gidişatına ilişkin ipucu verdiğini söyledi. Aslan, davada şüpheli polisin ceza alması için mücadele edeceklerini de sözlerine ekledi.diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here