Anasayfa Haber Dilek Doğan vurulduğu gün hakkında soruşturma açıldı.

Dilek Doğan vurulduğu gün hakkında soruşturma açıldı.

Paylaş

Vurulduğu gün hakkında soruşturma açılmış,Sarıyer’de evine baskın yapan polisler tarafından açılan ateş sonucu ağır yaralanan Dilek Doğan’ın avukatlarından Ebru Timtik, hiçbir dava dosyası bulunmayan Doğan’ın vurulduğu gün hakkında bir soruşturma açıldığını söyledi.

İstanbul’un Sarıyer Küçükarmutlu Mahallesi’ndeki evine 18 Ekim gecesi yapılan baskında polisin yakın mesafeden açtığı ateşle ağır yaralanan ve Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakımda olan Dilek Doğan’ın avukatları Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, ÇHD İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu üyeleri Onur Şahinkaya, Ebru Timtik ve Dilek Doğan’ın aile avukatı Günay Dağ katıldı. Toplantıya, Doğan’ın sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine Doğan Ailesi’nden kimse katılamadı.

‘Doğan yakın mesafeden vuruldu’Dilek Doğan’ın sağlık durumu hakkında bilgi vererek konuşmasına başlayan aile avukatı Günay Dağ, Dilek Doğan’ın ateşli silahla, polis kurşunu ile yakın mesafeden vurulduğunu söyledi. Olayın ardından bazı basın organları tarafından olayın üzerinin örtülmesi için manipülasyon yapıldığını kaydeden Dağ, Dilek Doğan’ın yaşadığı olayda bundan önce hukuksuzluk noktasında yaşadıkları bir durumla karşılaştıklarını dile getirdi Dilek Doğan’ın yaşadığı olayın çok açık olduğunu belirten Dağ, “Emniyet 38 saat sonra bir açıklama yaparak olayın bir kazayla hatta aile fertlerinden birinin silahı ateşlemesi ile gerçekleştiğini söyledi. Ama bu açıklama yaşanan olaydaki maddi gerçeği örtmek için yapılan bir senaryoydu” dedi.

‘Henüz etkili bir soruşturma yapılmadı’

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na olayla ilgili bir başvuruda bulunduklarını söyleyen ÇHD İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Onur Şahinkaya, bu kadar ciddi ve ağır bir olayda henüz etkili bir soruşturmanın yapılmadığına dikkat çekti. Yaptıkları şikâyetlerinde adli merciler arasında bir beklemede olduğunu belirten Şahinkaya, olayın resen yürütülmesi gereken ve birçok koruma tedbirinin alınması gereken, tutuklamaların olması gereken bir vaka olduğunu ifade etti. Henüz bu işlemlerin hiçbirinin gerekli merciler tarafından yapılmadığını söyleyen Şahinkaya, şöyle konuştu: “Son dönem hukukun bir sindirme aracı olarak kullanılması konusunda adli mercilerde idari mercilerde yoğunlaşan bir eğilim var. Bu da bu günlerde yaşadığımız gibi yakalama, g gözaltı gibi tedbirler ile uygulamaya sokulmuş durumda hukukumuzda resmen idam olmadığına göre bir kişiye verilebilecek en ağır ceza bu kişiyi kapatmak o kişiyi hapse atmaktır. Konu muhalifler, yurtseverler, devrimciler olduğu zaman bu işlemler yani hukuken uygulanabilecek en ağır işlemlerin en kolay uygulanabildiğini görmekteyiz bu günlerde işte bu tırnak içerisinde ‘terör’ operasyonu adı altında yapılan bu infazlarında bir fırsat olarak kullanılıyor.”

Doğan’ın haberleri ile ilgili basına tepki

Dilek Doğan’ın yaşadığı olayın ardından medya organlarında ortaya atılan iddiaların bilinçli bir şekilde yapıldığını söyleyen ÇHD İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Ebru Timtik de, “Doğan’la ilgili medyada çıkan şeyleri bugün Dilek’e soramıyoruz, ama Dilek’in İbrahim Çuhadar ile bir fotoğrafının olması bir kişinin öldürülmesi için yeterli gerekçe midir” diye sordu. Basın mensuplarının yaptığını anlayamadıklarını belirten Timtik, “Bugün Fethullah Gülen ile yan yana, elini öperken fotoğrafı bulundu diye, ‘Terör örgütünün lideriyle fotoğrafı var’ diye Başbakanı, Cumhurbaşkanı’nı, diğer parti siyasetçileri liderlerini öldürebilir misiniz? Ölümü bir tarafa bırakırsanız onların masumiyet karinesine bir şey söyleyebilir misiniz? Ama eğer böyle bir mantık yürütürsek vay halimize” dedi.

‘Velev ki terör örgütü üyesi vuracak mısınız?’

Türkiye’de hakkınızda “terör örgütü” üyeliğinden dava açılmasının çok kolay ve herkesin olağan şüpheli olduğunu ifade eden Timtik, “Hadi diyelim ki evinde annesi ve babasıyla saklanıyordu. Siz vurmak zorunda mıydınız” diye sordu. Kurşunun direkt Doğan’ı öldürme amacı ile ateşlendiğini söyleyen Timtik, “Bakın kurşun ayağına gelmiyor, koluna gelmiyor, karnına bile gelmiyor. Kalbine saplanıyor bu ne demek? Çekip vuracak mısınız? Velev ki silahlı terör örgütü üyesi, hayır vuramazsınız, çünkü siz yasalara bağlısınız” dedi.

‘Doğan’ı vuran polisin hakkında onlarca soruşturma var’

Doğan’ı vuran polisin 90’lı yıllarda işkencelere katıldığını ve hakkında soruşturmalar bulunduğunu kaydeden Timtik, şunları söyledi: “Dilek’i vuran polis doksanlı yılların ünlü daha önce işken dosyalarından yargılanmış polis memurlarından biri bu polis memurunun ismi bizim tarafımızdan biliniyor. Cumhuriyet Savcısı’nın açıklamasından sonra ismi bizde kamuoyu ile paylaşacağız.” Doğan’ın hakkında olay gününe kadar açılmış bir dava dosyasının olmadığını söyleyen Timtik, “Dilek ile ilgili yaptığımız sorgulamalarda olay gününe kadar hiçbir soruşturma ve dosya olmadığını öğrendik ta ki olayın yaşandığı güne kadar olayın yaşandığı 18 Ekim günü emniyetten gönderilmiş bir soruşturma dosyası ile karşılaştık” diye vurguladı.

‘Doğan’ın öldürülmesi politik oyunun parçası’

“Bize açıkça diyorlar ki biz evlerinize girip katlettiğimiz zamanlar vardı ya onları hatırlatıyoruz size” diyen Timitk, son olarak şunları belirtti: “Bu politik oyunun parçası yapıyorlar. İnsanlarımızın hayatını maalesef bunun başka açıklaması yok. Ama elbette ki bu halk doksanlardaki gibi değil bizde birçok şey öğrendik. Bugüne kadar bu yöntemlerle bir sonuç alamadılar bundan sonrada alacaklarını düşünmüyorum biz yine halkımızla beraber emekçiler ile beraber hakkımızı aramaya devam edeceğiz.”diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here