Anasayfa Haber DİSK Genel Başkanı Kani Beko ‘İnatlaşmak için değil hesap sormak için Taksim’

DİSK Genel Başkanı Kani Beko ‘İnatlaşmak için değil hesap sormak için Taksim’

Paylaş

Türkiye halkları, Soma, Ermenek ve Torunlar katliamında yaşamını yitiren yüzlerce işçiyi anmak ve hesap sormak için; Türkiye siyasi tarihinin en kritik seçimleri öncesinde 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nde alanlara inmeye hazırlanıyor. 40’a yakın kent merkezinde düzlenecek olan 1 Mayıs eylemlerinin öncüsü DİSK’in Genel Başkanı Kani Beko, polisin günler öncesinden yığınak yaptığı Taksim’i bir inatlaşma değil, hesap sorma olarak gördüklerini belirterek, katledilen 37 işçinin katillerinin peşini bırakmamak için Taksim’e gideceklerini söyledi. 1 Mayıs’ın seçim öncesine gelmesinin önemine vurgu yapan TMMOB Genel Başkanı Mehmet Soğancı ise, “Bu 1 Mayıs AKP’ye uyarı olacak” dedi.

1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’ne günler kala, Türkiye ve Kürdistan’ın her ilinde, alanlarda emekçilerin taleplerini dile getirilmesi için başta DİSK olmak üzere KESK, TMMOB ve TTB öncülüğünde oluşturan 1 Mayıs 2015 Tertip Komitesi’nin çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Oluşturulan komiteye yüzlerce emek, meslek ve demokrasi örgütünün güçlü desteğini sunarken, emekçilerin yanı sıra toplumun tüm ötekileştirilen halklarının alanlarda olması bekleniyor. Polis müdahalesinin yaşanmayacağı her miting alanında emekçiler taleplerini haykıracak, buna karşın tüm Türkiye’nin gözü 1977’de 37 işçinin katledildiği ve bu yüzden DİSK’in vazgeçmediği; AKP hükümetinin yasaklama girişimi sonucu polisin işçilere karşı kurdukları barikatlar arkasında yığınak yaptığı Taksim alanına çevrilmiş durumda.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türkiye Tabipler Birliği (TTB) genel başkanları 1 Mayıs’a ilişkin DİHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

‘İnatlaşmak için değil hesap sormak için Taksim’

1 Mayıs’ta yüz binlerce işçiden oluşan kortejlerle alanlara çıkmayan hazırlanan DİSK’in Genel Başkanı Kani Beko, 1 Mayıs’ta öncülük edecekleri Taksim direnişinin bir inattan öte, katledilen 37 işçinin hesabını sorma anlamına geldiğini belirtti. 1 Mayıs’ta Türkiye ve Kürdistan’ın her kentinde alanında olacakları gibi, Taksim’de olmak istediklerini belirten Beko, Taksim’in kendileri için hem tarihi hem de hukuksal anlamı olduğunu söyledi. Beko, Taksim’de polis müdahalesi sonucu çıkan olaylardan kaynaklı AKP hükümetinin DİSK ve KESK’e dava açtığını, bütün davaların da emek örgütleri lehine sonuçlandığını belirterek, AİHM’in 1 Mayıs’ın alanını Taksim olduğuna dair kararını hatırlattı. Beko, verilen bu kararlarla emek örgütlerinin Taksim ısrarındaki hukuksal haklılığına vurgu yaptı.

77’de Taksim’de, polis panzeri altında can veren 4 aylık hamile Kıymet Kocabaş’ı anan Beko, “Sadece bir arkadaşımızın hikayesi… Arkadaşlarımızın katilleri bulunsun, hesap sorulsun” dedi.

‘Unutmayacağız’

Devletin yasakçı zihniyetinin altında, sadece Taksim değil, katliam ve faili meçhul cinayetlerle dolu olan bir tarihin halklara unutturmak istenilmesinin yattığını ifade eden Beko, “Devlet hiç olmamış gibi unutmamızı istiyor. Bizde, 1 Mayıs’ta Taksim’e her gittiğimizde ilk haykırışımız ‘Katledilen arkadaşlarımızın katilleri bulunsun, hesap sorulsun, adalete teslim edilsin’ oluyor. Devlet bundan rahatsız oluyor. Türkiye’nin katliamları Taksim’de yaşananlarla sınırlı değil. Çorum’dan Sivas’a faili meçhul cinayetlere kadar, yapılan her katliamın failleri bulunsun” dedi.

İşçi sağlığı için alanlara!

Soma’da yaşanan katliamın sorumlularının da Türkiye adalet tarihine uygun olarak ortaya çıkarılmadığını belirten Beko, Taksim başta olmak üzere tüm alanlarda Soma’da katledilen 301 madencinin katillerinin bulunmasını, sorumlu bakanların, TKİ yöneticilerinin yargı karşına çıkma talebini yineleyeceklerini söyledi. “Her yıl işçi sağlığı ve işçi güvenliği önlemlerinin alınmadığı için on binlerce arkadaşımız katlediliyor” diyen Beko, iş cinayetlerinin temel nedeni olan, Torunlar Center ve Ermenek madeninde de onlarca işçinin yaşamına mal olan taşeronlaşma ve özelleştirme uygulamalarının son bulması için alanlara çıkacaklarını belirtti. Beko, DİSK’in ekonomistlerle beraber oluşturduğu bin 800 TL asgari ücret, esnek ve güvencesiz çalışmanın durdurulması ve kıdem tazminatı taleplerini de sloganlarla, pankartlarla dile getirecekleri belirti.

Emekten, barıştan, kardeşlikten, sendikal hak ve özgürlüklerden yana olan tüm kesimlerle 1 Mayıs’ta alanlara çıkma çağrısı yapan Beko, yaklaşan 7 Haziran seçimleri için AKP’ye bir ders vermek istediklerini ve bunu da 1 Mayıs alanlarında göstereceklerini söyledi.

‘1 Mayıs’ın iki farklı anlamı var’

TMMOB Genel Başkanı Mehmet Soğancı ise, 1 Mayıs’ın kendileri için iki farklı anlam taşıdığını ifade ederek, “77 yılından bu yana ben insanım diyen herkes için Taksim’in, 1 Mayıs’ın bir anlamı var. Biz hem katledilen 37 arkadaşımıza duyduğumuz saygıyı ifade etmek, katillerin peşini bırakmamak için Taksim’de olacağız, hem de birlik, mücadele ve dayanışma gününde emekçilerle omuz omuza bir gün geçirmek için Türkiye’nin tüm alanlarında olacağız” dedi.

‘AKP’ye uyarı 1 Mayıs’ı olacak’

Bu yıl ki 1 Mayıs’ın önemli bir sürece denk geldiğini, Türkiye’nin en kritik seçim dönemine girerken yüz binlerce mimar, mühendis ve şehir plancısının alanlarda olacağını söyleyen Soğancı, “AKP’nin iktidara gelmesinin ardından bizim mesleklerimiz çok yıpratıldı. Bizim alanlarımız hayata değen bir noktadır. Bu ülkenin kentlerine, ormanlarına, akarsularına, madenlerine değen bir noktadır. AKP’nin uyguladığı neo-liberal politikalar insanın aleyhine ve yaşamın karşısındadır. Biz her dönem hazırladığımız seçim bildirgesini bu 1 Mayıs alanında da okuyacağız. İnsanların kardeşçe yaşadığı bir Türkiye talebimiz, kıyısına, havasına, suyuna, ormanına sahip çıkma talebimizi vardır. Bu 1 Mayıs, AKP’ye uyarı olarak geçecektir” diye konuştu.

Soğancı, 1 Mayıs’ın iş kazalarının cinayete döndüğü, Soma gerçeğinin olduğu bir ortamda düzenlendiğini belirterek, “İş cinayetlerine karşı ne yapılması gerektiğini alanlarda anlatacağız. Çözülemeyen, insanların yaşamlarına darbe vuran Kürt sorunun çözümünü, kardeşçe, barış içinde yaşama şansımızı bir kez daha dile getireceğiz” dedi.

‘Sağlık hakkı adına 1 Mayıs’a’

Hekim ve sağlık çalışanlarının yürüttüğü emek mücadelesinin diğer tüm alanlarla buluşması, ortaklaşması için 1 Mayıs’ın kendileri için oldukça önemli bir yere sahip olduğunu belirten TTB Genel Beyazıt İlhan da, “Sağlık hakkı adına alanlara çıkacağız. Sağlık iş kolunu diğer iş kollarında ayrı düşünmek mümkün değil. İşçilerin, emekçilerin sağlığı açısından Türkiye’de çok kötü bir noktadayız. İş cinayetleri, meslek hastalıklarının önüne geçilemiyor. Bu 1 Mayıs’ın ayrı bir önemi var” dedi. İlhan, taşeronlaşmanın ana gündem maddesi olacağı bu yılki 1 Mayıs mitinglerinde, devlet ve üniversite hastanelerinde taşeron tehdidi altında olan binlerce sağlık emekçisinin de taşeronluğa karşı alanlara çıkacağını söyledi.

İlhan, emekçilerin 77’de Taksim’de katledilen 37 yoldaşını anmasının çok önemli ve Taksim’i yasaklamanın utanç verici bir durum olduğunu belirterek, “Umuyoruz ki devlet, polisi, TOMA’sı, gazı ile emekçilere şiddet uygulamaz. Emekçilerin kaybettikleri yoldaşlarını anmalarına engel olmaz” temennisinde bulundu.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here