Diyarbakır Barosu:’Mazlumlar için hepiniz mücadele etmelisiniz’

Paylaş

 Diyarbakır Barosu, kuşatma altında olan ilçelerin durumlarına dikkat çekmek amacıyla katledilen Baro Başkanı Tahir Elçi’nin dilinden yaptığı açıklamada, “Mazlumlar için hepiniz mücadele etmelisiniz” dedi.

Diyarbakır Barosu 28 Kasım’da Sur’da katledilen Tahir Elçi ve kuşatma altında bulunan ilçelerin durumuna ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Tahir Elçi’nin cesaret, vicdan, adalet ve hak savunuculuğunun abidesi olarak mazlumların kalbinde ölümsüzleştiği vurgulanarak, Elçi’nin diliyle şu ifadelere yer verildi: “Dostlarım, aranızdan koparılışımın üzerinden iki ayı aşkın bir süre geçti. Yeni yıl bile geldi, yeni yılın ilk karı da yağdı üzerime, toprağıma süzüldü. Benden sonra nice fidanlar düştü. Kendi vatanlarında, kendi şehirlerinde, kendi evlerinde acımasız silahlardan çıkan vicdansız kurşunların hedefleri oldular. Sur’da, yankısıyla Dört Ayaklı Minare’nin ayaklarını titreten top seslerinden kahroluyorum, derin uykum bölünüyor sizler öldükçe. Ama biliyorum; zulme karşı direnmenin, hepimizin adına korkmak yerine cesaret göstermenin, susmak yerine haykırmanın bir elzem olduğunu. İşte tam bu sebeple mazlumlar için hepiniz mücadele etmelisiniz.”Kürdistan’da 7 il 20 ilçeyi ve onlarca mahalleyi kapsayacak şekilde toplamda 56 kez sıkıyönetimin ilan edildiği ve toplamda 332 günü bulduğu ifade edilen açıklamada, yasakların Silopi, Cizre ve Sur’da bilfiil devam ettiği ve birçok ilçede çocukların ve ebeveynlerinin ölmesine yol açtığı kaydedildi.

İlçelerdeki son durum

Sıkıyönetimin devam ettiği 3 ilçeye dair son durum şu şekilde ifade edildi:

* Toplamda 5 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilen Cizre’de son yasak 14 Aralık 2015’te ilan edildi. 43 gündür devam eden ablukada 66 kişi yaşamını yitirdi. Cizre’de Temmuz 2015’ten bu yana 99 kişi hayatını kaybetti.

* Toplamda 2 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilen Silopi’de son yasak 14 Aralık 2015’te ilan edildi. 43 gündür devam eden ablukada 28 kişi yaşamını yitirdi. Temmuz 2015’ten bu yana Silopi’de 42 kişi hayatını kaybetti.

* Toplamda 6 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilen Sur’da son yasak 02 Aralık 2015’te ilan edildi. 54 gündür devam eden ablukada 19 kişi yaşamını yitirdi. Temmuz 2015’ten bu yana Sur’da bugüne kadar 21 kişi hayatını kaybetti.

* Bugüne kadar sadece uygulanan ablukalarda 196 yurttaş yaşamını yitirdi.

* Ablukaların halen devam ettiği Cizre, Silopi ve Sur’da son ablukalarda 13 Temmuz 2015’ten bu yana 162 sivil hayatını kaybetti.

* Suruç Katliamından bugüne kadar, yaşanan çatışmalı süreç 81’i çocuk, 78’i kadın olmak üzere toplamda 442 sivilin yaşamını yitirmesine neden oldu. (Bu sayıları TİHV ve HDP doğruluyor)

* Bu rakamsal tabloları ifade etmek inanın çok acı geliyor. Çünkü; bu rakamların her biri bir can, bir çocuk demek. Bilindiği üzere çatışmalar ve savaşların en acı yönünü ne yazık ki kadınlar ve çocuklar yaşamaktadır.

* Bu süreçte bütün temel hak ve hürriyetler askıya alınmış durumda. Başta yaşam hakkı olmak üzere, kişi güvenliği, eğitim, barınma, sağlık, seyahat, mülkiyet ve beslenme hakkı gibi birçok hak ihlal edilmekte. Öldürülmeleri bir yana eğitim, barınma, sağlık ve beslenme ihtiyaçlarını gideremeyen çocuklar ciddi anlamda ihmal ve istismara uğramakta. Silopi ve Cizre’de 46; Sur’da ise 54 gündür çocuklar okula gidememekte.

* Yaşanılanlar neticesinde göçen aileler ve dolayısıyla çocuklar bir anlamda mülteci konumuna düşürülmüş durumda. Sur ve diğer İlçelerden göçen aileler ya yakınlarının evlerine sığınmış, ya da kiraladıkları evlerde yere atılmış bir kilim üzerinde yaşamaktalar.

‘Devleti barışçıl çözüm yollarını kullanmaya davet etmek zorundayız’

Açıklamada, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 38. Maddesi’ndeki; “Silahlı çatışma hâllerinde uluslararası hukukun insani kurallarına uymak ve uyulmasını sağlamak, 15 yaşından küçüklerin çatışmalara doğrudan katılmasını önlemek için bütün önlemleri almak, silahlı çatışmalardan etkilenen çocuklara koruma ve bakım sağlamak üzere mümkün olan her türlü önlemi almak Sözleşme’ye taraf olan devletlerin temel yükümlülükleri arasındadır” ifadeleri hatırlatıldı.

Açıklamada son olarak, “Devleti, çocukların ve tüm sivillerin zarar görmesini engellemek amacıyla aldığı tedbirlerin neler olduğunu topluma açıklamaya, çocuk ve sivil ölümleri ile diğer hak ihlallerini durdurmaya ve sorunları çözmek için barışçı çözüm yollarını kullanmaya hep birlikte davet etmek zorundayız” ifadelerine yer verildi. diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here