Anasayfa Haber Doç. Dr. Bülent Küçük,’Saldırı, HDP’lileşen Türkiye’yi hedefledi’

Doç. Dr. Bülent Küçük,’Saldırı, HDP’lileşen Türkiye’yi hedefledi’

Paylaş

HDP’ye yönelik bombalı saldırılara, AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partiye dönük kullandığı dilin zemin hazırladığını söyleyen sendikacı, akademisyen ve hukukçular, saldırıların Ağrı’da yaşanan provokasyondan ve HDP’ye dönük sistemli saldırılardan ayrı ele alınamayacağını vurguladı. Doç. Dr. Bülent Küçük, “Saldırının hedefi, HDP’lileşen Türkiye” derken, KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen ise saldırının 1990’lı yıllardaki yöntemlerle gerçekleşmesine dikkat çekerek “Bunun ötesi suikastlardır, faili belli cinayetlerdir” dedi.

HDP yönelik sistematik saldırıların sonuncusu olarak ortaya çıkan ve katliamı hedefleyen Adana ve Mersin il binalarına dönük yapılan bombalı saldırılara tepkiler gelmeye devam ediyor. KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen, ÖHD Eş Genel Başkanı Avukat Ömer Güneş ve akademisyenler Erdem Yörük ve Bülent Küçük, saldırıların AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, HDP’ye dönük kullandığı dilin getirdiği sistematik saldırıların bir sonucu olarak meydana geldiğini ve saldırının sorumluluğunun seçim güveliğini sağlamakla yükümlü olan hükümet olduğunu söyledi.
680x680nc-ist-190515-ozgen
Özgen: Daha ne kaldı, bunun ötesi suikastlardır, faili belli cinayetlerdir

KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen, lanetlediği saldırıyı “kontravari” bir girişim olarak nitelendirdi. Saldırının, saldırılara açıklamaları ile zemin hazırlayan hükümetten bağımsız olmadığını belirten Özgen, “Özellikle hükümet yetkilileri, Başbakan, Cumhurbaşkanı’nın kullandıkları nefret dili, böylesi saldırılara zemin hazırladı. Sistematik bir saldırı durumu yaşanıyor. Bunun öncesinde Ağrı’da, Yüksekova’da provokasyonlar yaşandı. Halk tarafından boşa çıkartıldı. Ardından da HDP bürolarına saldırılara yöneldiler. Hükümet, HDP’nin barajı aşmasından kaygı duyuyor. Bu sadece onların zayıflaması açısından değil. HDP’nin barajı aşmasının Türkiye’de etkili ve güçlü bir şekilde ezilenlerin, ötekileştirilenlerin, parlamentoda öne çıkması anlamına geldiği için kaygılandırıyor” dedi.

Bombalı saldırılarla kitlesel ölümlerin hedeflendiğini kaydeden Özgen, partiye ymönelik önceki saldırıları da hatırlatarak, “Daha ne kaldı, bunun ötesi suikastlardır, faili belli cinayetlerdir” tepkisinde bulundu.

Hükümetin HDP’yi hedef gösteren yaklaşımının, kullandığı çatışmayı körükleyen nefret dilinin ülkeyi kaosa sürüklediğini de vurgulayan Özgen, hükümetin bir an önce bu dilden vazgeçmesi gerektiğini ifade etti.

Küçük: Saldırının hedefi, HDP’lileşen Türkiye
680x680nc-ist-190515-kucuk2
Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Küçük ise saldırı “barışa dönük bir saldırı” olarak tanımladı. Ağrı’da yaşanan provokasyonların ardından böylesi provokasyonların gelişebileceği uyarısının daha önce yapıldığını hatırlatan Küçük, saldırının amacının HDP’nin, barajı aşmasını ve Türkiye’nin batısı ile buluşmayı engellemek olarak bir bakıma “HDP’lileşen Türkiye”nin önünü kesmek olduğunun altını çizdi.
Saldırılara, partiye yönelik gelişen 60’ın üzerindeki saldırının hala faillerini bulmayan iktidarın zihniyetinin zemin hazırladığını da belirten Küçük, saldırının tarzını ise 1990’lı yıllarda yapılan saldırılara benzetti. Küçük, “Korkunun ecele faydası yok. Umarız AKP’nin istediğinin tam tersi olur ve HDP barajı aşar” dedi.

Yörük: Gün, dayanışma günüdür

Saldırıyı tekil bir olay olarak değerlendirmenin mümkün olmadığını vurgulayan Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erdem Yörük de saldırının 3 aydır HDP’ye gelişen saldırıların bir parçası olduğunu söyledi. Yörük, bunun nedenlerini ise şu sözlerle sıraladı:
“AKP’nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, HDP’yi hedef alan söylemleri ile paralel olarak gelişen saldırıların son halkasıdır. Saldırılarda niceliksel değil, niteliksel bir değişim oldu. Bu güne kadar olan saldırıların hiçbirisinden bağımsız değildir. Hükümet doğrudan sorumludur. Çünkü hükümet, seçim güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Merkezi olarak HDP’ye dönük planlanmış bu saldırı da bir an önce aydınlatılmalıdır.”
680x680nc-ist-190515-yoruk
Türkiye’nin tüm toplumsal kesimlerinin HDP etrafında kenetlenmesi gerektiğini de ifade eden Yörük, “HDP’nin barajı aşmaması durumunda Kürt kimliği ve barış süreci ciddi risk altına girecek. Türkiye toplumunun, demokratların AKP diktatörlüğünü durdurmasının tek fırsatı HDP’dir. Gün, HDP ile dayanışma günüdür” dedi.

Av. Güneş: Saldırının failleri bir an önce yargı önüne çıkartımalı

Özgürlükçü Hukukçular Derneği Eş Genel Başkanı Avukat Ömer Güneş de yine bu nitelikte bir saldırıya, partiye dönük iki aydır gelişen saldırıların ardından tek bir failin bile ortaya çıkartılmamış olmasının zemin hazırladığını söyledi.
Daha önce yapılan saldırı ve provokasyonlara da işraret ederek, “HDP’ye onlarca saldırı gerçekleşmiş, buna karşı hükümet hiçbir tutum geliştirmemiş tek bir güvenlik önlemi alınmamıştır. Askeri operasyonlar ve Ağrı provokasyonu gibi provokasyonlar da ortada. Daha önce denenip de deneyenlerin elinde kalan bu tür provokasyonların sonuncudur bu saldırı” diyen Güneş, tüm bunların hükümetin yarattığı siyasi ortamın sonucu olduğunun vurguladı.
680x680nc-ist-190515-gunes
Saldırının faillerinin bir an önce bulunup, yargı önüne çıkartılması gerektiğini kaydedip, hükümeti de saldırın sorumluluğundan kurtulmak için net bir tutum almaya davet eden Güneş, bunun hükümet için bir sınav olacağının söyledi.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here