Anasayfa Emek Doç. Dr Çelik: AKP sendikacıları önemli ölçüde teslim aldı

Doç. Dr Çelik: AKP sendikacıları önemli ölçüde teslim aldı

Paylaş

TMMOB Sanayi Kongresi’nde konuşan Prof. Dr. Gamze Yücesan Özdemir, teknolojik gelişmelerle birlikte bilişim sektöründe yeni sömürü araçlarının doğduğuna işaret etti. Sendikal hareketin durumunu değerlendiren Doç. Dr. Aziz Çelik ise AKP’nin, sendikacıları önemli ölçüde teslim aldığını söyledi.

Makine Mühendisleri Odası (MMO) tarafından “Başka Bir Sanayileşme Mümkün” temalı “TMMOB Sanayi Kongresi 20015”, İMO Teoman Öztürk Konferans Salonu’nda 2’nci gününde devam etti. TMMOB Başkanı Kaya Güvenç başkanlığında yapılan “Sanayileşme ve emek” oturumunda konuşan Kaya, kongrenin önemine değindi.

Facebook sömürüsü

Bilişim endüstrisi üzerine konuşan Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gamze Yücesan Özdemir, teknolojik gelişmelerle birlikte, bilişim sektöründe yeni sömürü araçlarının doğduğuna işaret etti. İnternet kullanıcılarının sömürüldüğüne dikkat çeken Özdemir, “Web 2.0 uygulamalarıyla sosyal paylaşım sitelerini kullananların zamanı ve emeği reklam şirketlerine satılıyor. Kullanıcı emeğinin sömürüldüğü bir durum. Facebook’ta zaman geçirirken emeğiniz ve zamanınız reklam şirketlerine pazarlanıyor” dedi.

‘Çin’de 17 işçi fabrikada intihar etti’

Bilişim endüstrisinde farklı emek biçimleri olduğunu belirten Özdemir, “Süreç maden işçiliğine kadar dayanıyor. Son teknolojik aletlerde kullanılan madenleri, Afrika ülkelerindeki işçiler düşük ücretlerle çıkarıyor. Çocuklar bu madenlerde yoğun olarak kullanılıyor. Elleriyle madenleri çıkarıyorlar. Bilişimdeki ikinci emek biçimi ise montaj işçiliği. Özellikle Çin’de yoğun. Buradaki işçiler uzun saatler aynı işi yaparak çalışıyorlar. Çin’de 17 işçi fabrikada intihar etti. Herkes kullandığı teknolojide Steve Jobs’u biliyor; ancak ölen o 17 işçiyi bilmiyor” ifadesinde bulundu.

‘Alt düzey işçileri Hindistan ve Türkiye’de var’

Bilişimdeki emek süreçlerinde bilgi işçileri ve hizmet işçileri de olduğunu belirten Özdemir, “Bilgi işçileri alt düzey ve üst düzey olarak aralarında ayrılıyorlar. Üst düzey işçiler ABD’de yer alıyor, yüksek ücretlerle çalışıyorlar. Altı düzey olanlar Hindistan ve Türkiye gibi ülkelerdeler. Batıda hazırlanmış teknolojilerde basit kodlamalar geliştiriyorlar. Diğer bir işçilik türü ise hizmet işçiliği. Günlük yaşamımızda sıklıkla yüz yüze geldiğimiz, bazen öfkemizi onlara yansıttığımız, çağrı merkezi işçileri. Bu işçiler tek düze hayat yaşıyorlar ve günde ortalama 160 saniyenden 150, 200 arasında telefon görüşmesi yapmak zorunda kalıyorlar” diye konuştu.

‘Sendikacılık emek denetim mekanizması haline geldi’

2000’li yıllarda sendikal hareketin durumuna dair konuşan Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aziz Çelik, “AKP’li yıllarda işçi sayısında nicel bir artış yaşandı. Kayıtlı işçi sayınsında da artış yaşanmasına rağmen sendikalar emek denetim mekanizması haline geldi. Nitel açıdan sendikalar Demokrat Parti dönemine benziyor. İktidar güdümlü sendikacılık var. Siyasal iktidar tarafında yönlendirilen ve onun izin verdiği ölçüde sendikacılık yapan sendikal hareket oluştu. Metal işçilerinin son başlattıkları direniş, emek denetim mekanizmasına olan bir öfkedir” değerlendirmesinde bulundu.

‘AKP sendikalaşmayı engelliyor işçileri ehlileştiriyor’

Son yapılan Türk İş Kongresi’ne de değinen Çelik, AKP’nin, sendikacıları önemli ölçüde teslim aldığına işaret ederek, “Bunun son örneği Türk İş Kongresi oldu. E-sendika uygulamasıyla nicel açıdan sendikalı işçi sayısı artsa da bu kof bir sendikal üyeliktir. Bu üyelikler örgütlü, toplu pazarlıklı ilişkilere dönüşmüyor. Toplu pazarlıkla güvence altına alınan işçi sayısı oldukça az. 1 Milyon 400 bin işçi sendikalara üye. Bunların sadece 950 bin civarı toplu pazarlıktan yaralanabiliyor. Bu yeni yapılan üyeliklerin içinin boş olduğunu gösteriyor. Özel sektörde çalışan 500 bin civarında sendikaya üye işçiler ise sadece büyük işletmelerde ise çalışanlar toplu pazarlıktan yaralanıyor” diye konuştu.

AKP’li yıllarda sendikal harekette muhafazakarlaşma ve İslamizasyon yaşandığına dikkat çeken Çelik, İslamcıların ilk başlarda kendileriyle, sendikalar arasına bir mesafe koyduğunu, ancak sendikalar zorunluluk haline gelince, buralara el attığını ifade etti. Çelik, “Muhafazakar iklimli sendikacılık, sendikalaşmayı engelliyor ve işçileri ehlileştirme aracı oluyor” dedi.

Devam eden kongre değerlendirme ile son erecek.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here