Anasayfa Haber Dört Kentin ”Cumartesi”lerini Anlatıyorlar

Dört Kentin ”Cumartesi”lerini Anlatıyorlar

Paylaş

 

Galatasaray Meydanı’nda kayıplar bulunsun, failler yargılansın talebiyle 20 yıl önce başlayan mücadele Diyarbakır, Urfa, Batman, Cizre, Yüksekova’ya dek yayıldı. Dört kentten cumartesi eylemlerini İHD temsilcileri anlatıyor.

Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın kayıplar bulunsun, failler yargılansın talebiyle Galatasaray Meydanı’nda yaptıkları oturma eylemi 20. yılını tamamladı.

Son on yıl içinde aynı taleple Diyarbakır, Urfa, Batman, Cizre ve Yüksekova’da da Cumartesi saat 12.00’de oturma eylemleri başladı.

Eylemler, Diyarbakır, Batman ve Yüksekova’da her cumartesi, Urfa’da her ayın ilk cumartesi günü gerçekleşiyor. Gelecek cumartesi Diyarbakır ve Batman’da 329., Yüksekova’da 61. kez,.  Haziran ayının ilk Cumartesi günü ise Urfa’da 68. Kez buluşacaklar.

Diyarbakır, Urfa, Yüksekova ve Batman’daki İHD temsilcileri ile Cumartesi eylemlerini konuştuk. Bölgedeki devlet şiddeti nedeniyle eylemlerin yakın zamanlarda başladığını, katılımın gün geçtikçe arttığını ancak yargı sürecinde adım atılmadığını anlattılar.

Eylemlerin kayıplar bulunup failler yargılanana dek süreceğini vurguladılar.

Diyarbakır

Adnan Orhan (İHD temsilcisi, kayıp yakını): Yaşlandık ama sonuç alamadık

“1996’da, henüz çocuktum, İHD aracılığıyla, Diyarbakır’daki kayıp aileleri olarak Galatasaray Meydanı’na gitmiştik. O zamandan beri konuyla ilgili takibimiz devam etti, sesimizi duyurmaya çabaladık ama periyodik eylemler olamadı. Bölgenin şartları el vermiyordu. Devlet baskısı yoğundu, şu anda da var ama geçmiş yıllara göre daha farklı.”Koşuyolu’nda gerçekleştirdiğimiz eyleme belirli sayıda ailelerle başladık. Gittikçe duyarlı insanlar da destek verdi. Diyarbakır’da gündem her gün yoğun oluyor, muazzam bir katılım yok ama çok büyük destek var. Sivil topum örgütleri, siyasi partilerin dönüşümlü olarak destek veriyor.

“İlk başta polislerin bakışları bile çok tuhaftı. Kıskaca almışlardı, kameraya çekimler, TOMA’ların köşede durması… Artık TOMA’lar gelmiyor, sivil polisler geliyor, çekim yapıyorlar.

“Her yerdeki kayıplar için oturuyoruz. Her hafta bir kayıp öyküsü anlatıyoruz. Bu devlete bir suç duyurusu niteliği taşıyor. Ama savcılar hiçbir şekilde umursamıyor, soruşturma inceleme başlatmıyor.

“Orhanlar’ın davası zaman aşımına uğradı ama mahkemeden resmi yazı alamadık. İki yıl önce İstanbul’a gittiğimde İHD’dekiler ‘ O sen misin?’ dediler. ‘Maalesef benim’ dedim. Yıllar geçti, yaşlandık ama sonuç alamadık. Dosyamız Kulp’a gönderildi. Birçok dosya zamanaşımına uğradı, devam edenler de ilerleme kaydedilmiyor.

“Eylemlere devam edeceğiz. Biz kayıp aileleri olarak yüzbinleri bulan insan her anlamıyla mağdur edildik. Devlet özür dilemeli, Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurulmalı, gerçekler gün yüzüne çıkarılmalı. Devlet adım atmadıkça mücadeleyi bırakmayacağız.”

Urfa

Atilla Yazar / İHD Urfa şube başkanı: Yargıda on yıl önceki durumdayız

“On yıl önce başladık. Ondan öncesini devletin baskıları ile geçirdik. Urfa’da kayıplarımız diğer illere nazaran daha az, bize ulaşan 38 kayıp var.”Eylemi, Bahçıvan iş merkezi önünde kayıp aileleri ile her ayın ilk cumartesi günü gerçekleştiriyoruz. Başladığımızda sadece aileler katılıyordu. Şu anda sivil toplum örgütleri ve halktan insanlar da katılıyor.50 kadar sivil polis ve TOMA eylem anında orada oluyor.

“Her eylemde Urfa’daki kayıplardan birinin hikayesini anlatıyoruz.

“Yargı sürecinde eylemlere başlamadan önceki durumdayız, hiçbir kazanç elde edemedik. Ailelerin bize getirdiği belgeleri savcılığa iletmemize rağmen yargı konusunda ciddi bir adım atılmadı. Sadece 20 yıl sonra zamanaşımı olduğunu bildiriyorlar.

“Eylemlerimiz devam edecek. Failler bulunup yargı önüne çıkarılıncaya dek bu işi yürüteceğiz.”

Yüksekova

Muhyettin Önal / İHD Yüksekova temsilcisi: Davalar diğer şehirlere naklediliyor

“Genelde Hakkari’de, özelde Yüksekova’da insna haklarının ayaklar altına alınmadığı gün geçmiyor. Geçtiğimiz yıl Hakkari’de başladığımız eylemleri, birkaç hafta sonra faili meçhullerin sayısı yüksek olduğu için Yüksekova’ya taşıdık.”Hakkari’de altı aileyle başlamıştık, Yüksekova’da 13 aile başladık. Haftalar geçtikçe ilgi görmeye ve diğer aileler de katılmaya başladı. Sanat sokağında bir araya geliyoruz, amacına uygun, kimseyi rahatsız etmeden programımızı sürdürüyoruz. Sivil toplum örgütleri, siyasi parti temsilcileri, kanaat önderleri de destek veriyor.

“Birkaç hafta sivil polisler gelip gitti. Beni ve arkadaşlarımı takibe aldılar, haberleştirildi, suç duyurusunda bulunduk. Fiziksel anlamda tahrik edici bir şey yaşanmadı. Eylemlere de gelmiyorlar. İlçe kaymakamı ve emniyet müdürü ile görüşerek eylemimizin demokratik, adalet arayışında olduğumuzu anlattık. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık.

“Yüksekova’da tespit ettiğimiz 74 faili meçhul var, Hakkari merkez ve ilçelerle bu sayının 300’ü aşacağını düşünüyorum.

“Her yerdeki kayıpların hikayelerini paylaşıyoruz. Yüksekova’daki kayıpları henüz tamamlamadık, zaman aşımına uğrayan dosyaları da aralara aldık.

“Yargı sürecinde elle tutulur bir şey yok. Davalar başka şehirlere nakledilebiliyor.

“Kayıp yakınları her hafta failleri deşifre ediyor. Yalan söylüyorsam hakkımda dava açın diyorlar, failler her yerde geziyor. İHD olarak faillerin bir an önce yargı önüne getirilmeli diyoruz.

“İHD ve kayıp yakınları olarak kayıplar bulunsun failler yargılansın şiarıyla, kayıp yakınları bize geldiği, talepte bulunduğu sürece meydanlarda olacağız.” Bianet

Batman

Mehmet Bahadır / İHD Batman şube başkanı: Toplumsal hafızanın oluşmasına dönük eylemler

“Can güvenliği tehlikesi 1998’lere dek yüksek boyutlardaydı. İnsanlar öğleden sonra dükkanını kapatıp eve kapanıyordu, kaybedilmeler sürüyordu.”2000’lerden sonra eylemlere başladık. Kayıp yakınları katılıyor, sivil toplum örgütleri, aktivistler yalnız bırakmıyor. 50 kişiden 300 kişiye değişiyor katılım. Genelde 100-150 kişi oluyor.  Sivil polisler etkinliğe mani olmuyor ama izliyor, kamera kaydı oluyorlar. Bu da katılımın az kalmasına etkili oluyor.

“Batman’da bize ulaşan kayıp sayısı 29 ama sayılar değişken. Sadece Batman’daki kayıplar için eylem yapmıyoruz, neden insanların kaybedilmesine dönük politikalar var, neden cezasızlık uygulaması var diye soruyoruz.

“Geçmişle yüzleşilmedikçe,  bu politika terkedilmedikçe bunlar herkesin başına gelebilir. Kobanê olaylarında 50 kişi yaşamını yitirdi, tek tutuklu yok. Diyarbakır emniyet müdürünün faili açıklanmadı. Bingöl emniyet müdürünün failleri diye başkaları öldürüldü.

“Dosyalar zaman aşımına bırakılmış durumda. Ciddi hiçbir soruşturma yok. Faillerin illa ceza alması değil, özür diliyorum demesi bile önemli. İnsanların mezarı olsa yara kapanır ama kayıpken o yara hep açık.

“Bu eylemler toplumsal hafızanın oluşmasına dönük eylemler. Biliyoruz kozmik oda arşivleri aşılmadıkça delillere ulaşmak kolay değil, zamanaşımları sürecek ama en azından toplumsal hafıza oluşsun.”bianet

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here